Çözümsüzlüğün sonu felakettir
A. kerim Saruxan / Arap dünyasında iş,aş ve özgürlük talepleriyle başlayan ve bazı yönetimlerin yıkılmasıyla sonuçlanan halk ayaklanmaları özellikle orta doğu’da yayılmaya,diktatörleri korkutmaya devam ediyor.ABD ile İran arasındaki çekişmeler her an çatışmaya dönüşecek bir şekilde sürerken,Suriye’ye ültümatomlar yağıyor.Gerginliğin bundan sonra izleğeceği seyir merak konusu.
Suriye ve İran’da küçük bir azınlığın direnişlerinin dışında ,muhalefet halen param parça ve değişimi yaratacak güçte değil.Bunun için durum görünümde tamamen B.Esad ile Ahmedinecat’ın lehine gelişmektedir.Dışarıdan gelen saldırılara karşı halk rejime bağlılığını gösterileriyle ,Yine,bölge güçleri mevcut krizden duydukları memnuniyetsizliklerini ve endişelerini çok açık bir dille ortaya koymaktaktadırlar.
Gerek İran gerekse Suriye bu dengeleri göz önünde bulundurarak hesaplar yapmaktadırlar.Ancak,Kürdistan sorunu tüm bu olumsuzluklara rağmen her zamanki gibi dengeler üzerinde büyük rol oynamaktadır.Doğru adımların atılması sorunların çözümünü daha da kolaylaştırır.
Türkiye’de hem siyasi,hem askeri,hem ekonomik hem de kültürel durum istikrarsız ve çok kafa karışıklıklarıyla doludur.Görünürde Kürdistan sorunu ve Türkiye’deki demokratikleşme sorunlarının çözümü doğrultusunda ciddi ve somut bir adım yok.Son MGSB ile alınan gizli kararlar son hızıyla uygulamaya konuluyor.Gerek devlet güçleri,gerekse sivil toplum kuruluşları ve siyasi dinamiklerin neyi ve kimi temsil ederse etsin yürüttükleri tartışmalar ve çözüm önerileri görüntüyü kurtarmayı aşmıyor.Yeşil kürklü,mavi gözlü,sarı saçlı egemen güçlerin ellerinde bir oyuncağa dönüşen Türkiye’nin geleceği konusunda hiçkimse net değil.Kürdistan sorunu şüphesiz devleti eskisinden daha çok zorlamaktdır.Ancak,devletin tehlikeli ve gözü doymaz politikaları barışın sağlanmamasında ve mevcut sorunların çözülememesinde en büyük etken olmaya devam edeceğe benziyor.
Damat RT Erdoğan’ın sabrımızı taşırıyorlar,cezalarını çekecekler açıklaması devletin geleceğe yönelik eğilimlerinin göstergesidir.Mevcut ortadoğu dengelerinde hile şantaj ve çıplak zorla ayakta kalacaklarını sanıyorlarsa aldanıyorlar.Sorunların ağırlığı ve insanlık dışı yaklaşımlarının Türkiye’yi nereye sürükleyeceği ve hangi gelişmeleri beraberinde getireceği açık açık ortada.Çok zor bir süreç yaşanıyor.Son dönemlerdeki yaygın tutuklamalar,askeri operasyonlar işin vahametinin belirtileridir.
Sömürgeci egemen güçlerin Kürdistan Gerçeğini Kürdistani siyasi dinamikler ve gerilla gerçeğini,savaş gerçeğini kabul etmekten kaçışı ulusal ve demokratik sorunlarımızın çözümünü daha da zorlaştırıyor.MGK toplantılarında uygulamaya konulmak istenen savaş kararları alınmakta ve planlar yapılmaktadır.Son 30 yıllık savaş süreci bu tarz uygulamalarıyla sonuç alamayacaklarını gösterdiği halde tasfiye mantığı terk edilmiyor.Kürt halkını,gerillayı zayıflatarak işlerinin kolaylaşacağını sananlar özellikle Çiller Güreş ortaklığı ve sonrasına bir göz atmalılar.Temizledik,çökerttik,bitirdik söylemleri gerçekçi olmadığı gibi baskının ve sömürünün devamı anlamını taşıyor.Bu da Türkiye’yi tamamen çukura yuvarlamak,felaketlere yol açmak demektir.
Tüm bunlara rağmen Kürdistan sorunu artık acil çözüm aşamasına gelmiştir.Son günlerde nasıl bir çözüm tartışması gündemdedir.Bu çok önemlidir.Ancak,çözümü Kürtlerin teslimiyetleri ve kölelik statüsüyle sınırlamak dünyanın en dar,en geri ve en barbar görüşüdür.Kürdistan gerçekliğinin gözardı edilmesinin doğurduğu sonuçlar Türkiye’nin 90 yıldır sürdürdüğü çözümsüzlük politikasının iflasını beraberinde getirmiştir.Kürdistanda yaşanan savaşta kirliliklerini devam ettiren sömürgeciler yenilgilerini ve çürümüşlüklerini saklamaya çalıştıkça batıyorlar.Türkiye devrimci demokratik güçleri ve AKP tabanında da verilen sözler ,ama yapılmayan icraatlardan rahatsızlık duyan kesimler günden güne artıyor.
O halde barış ve demokrasi güçlerine düşen görev ve adı geçen güçlerden kurtulmanın tek yolu devleti nasıl ele geçirdikleri ve onların ilişkiler yumağının iyi bilince çıkarılması,gerekli tedbirleri alarak halklarımızı aydınlığa kavuşturmaktan geçer.
A: Kerim Saruxan


