Ey Rakibin Sesi
Öğrettin bize
Toprakları sulayan
Doğa’ya can katan
Dolananı olgun başaklar boyunca
Ab’ı Hayatı
Cehennem deresinden
Kasrik boğazına kadar
Derin vadiler açarak
Köklere taşıyan
Gizlenmiş döl yatağından Fışkıran kanı
Öğrettin bize
Ölümcül zenginliğin
Karanlık hecelerinde tutulan
Yüreğimizin gürleyen sesini
Ayaklarımızdaki pranga
Ellerimizdeki kelepçelerle
Katık etmeği
Kaplan kafesleri içinde canımızı
Korumak için onuru
Öğrettin bize
Ayakta tutmayı kendimizi
Ferhat’ın alevleri arasında
Ortak coşkunluğun verdiği hızla
Ve
Ekliyerek sesimizi
Gittikçe yükselen sesine Ey Rakibin
Öğrettin bize
Bazen hüzünlü
Bazen mutlu bir çocuk gibi olmayı
Berrak ve derin
Uygarlığın
Bitmek bilmiyen,kırlarda yürürken
Uzadıkça uzayan ormansı beşiğini
Okyanusların derinliklerini andıran gökyüzünü
Huzur veren ve her yana dağılan güzel kokuyu
Öğrettin bize
Ses veryordu gizlenen herşey
Bir türkü gibi
Yüreğin derinliklerinden söylenen
Bitmişti beklentiler
Çatlamıştı toprağa atılan tohum
Bir doğum başlamıştı birden
Baharda tomurcuğa duran bitkiler gibi
Düşmüştü kaynağına
Binlerce yıllık yapraklar.........
A.Kerim Saruxan


