Korkunun ecele faydası yok

korkuA. Kerim Saruxan / 12 Haziran seçim sonuçlarının yarattığı kriz ile ilgili hep elastiki konuşmalar dur durak bilmiyor.Böylesi  garip ve yavan konuşmaları yalnız ve yalnız çözümsüzlükte diretenler yapabilirler.Bir yandan T.C cumhurbaşkanı sayın Abdullah Gül ‘’yemin krizini’’ çözmek için devreye gireceğini,öbür yandan T.C başbakanı sayın R.T.Erdoğan meclise gelip yemin etsinler ‘’ondan sonra görüşelim.Çok yaşa.Bravo doğrusu.Kürtleri hep enayi yerine koymaya iyi alışmışsınız.Bir yandan havuç,öbür yandan sopa.Sakın babalar duymasın.

Birileri de kalkmış ara seçim yapılırsa meclise gelir yemin ederiz demektedirler.Ne yapmak istedikleri, nereye varmak istedikleri meçhul.Yesinler böyle halkın vekillerini.Hani 15 hazirana kadar adım atılmazsa kıyamet kopacaktı.Hani eşit şartlarda eşitlik temelindeki yasal statümüz.Hani bizim demokratik özerklik talebimiz

Niçin yerel parlementomuzu başkentimiz Amed’te oluşturmuyoruz.Niçin özerklik ilanımızı yapmıyoruz.Halklarımızın acı çekmesine daha ne kadar izin vereceğiz.Herkesi hoşnut etmeğe çalışıyoruz ancak kiseyi doyurmuyoruz.Başta Kürt halkı olmak üzere tüm Anadolu ve Kürdistan halklarını aldatmaya çalışan konuşma ve açıklamalar.

 

Halklarımız yapılan seçimlerin olumlu bir hava yarattığını ve birşeyleri açığa çıkarması gerektiğinin beklentisi içindeydi.Oysa,zulüm ve talan devam ettiriliyor.Şu ana kadar halklarımızın hiçbir talebine açıklık getirilmediği gibi cevap ta olunmadı.İşin doğrusu biz Kürtlerin önceden de düşündüğümüz ve bildiğimiz filmi bize tekrar izlettiriyorlar.Bu açıklamalar ister devlet erkanından isterse halkın vekillerinden gelsin onların maddi ve manevi durumlarının yansımasıdır.

T. C devleti halklarımızın onurlu bağımsızlık ve özgürlük mücadeleleri karşısında uğradıkları felaketle cin çarpmışa dönmüş.Gelecek için nasıl korkuya kapıldıklarını her şeyleriyle ortaya koyuyorlar.Bu da onların karşı karşıya oldukları felaketi önliyemezlerse,nasıl oyalıyacakları konusundaki şaşkınlıklarını gösteriyor.Kendi yarattıkları handikaplarla kendi hain,asimilasyoncu,jenositçi siyasetleri ve uygulamalarının  alevlendirdiği ateşle dolap beygiri gibi sayısız çelişki içinde yuvarlanıp duruyorlar.Korku sendromuna kapılmışlar.Yaralara  yanlış ilaçlar sürerek mevcut karışıklıklardan kurtulmak için bizleri oyalıyorlar.Ancak,korkunun ecele faydası yoktur.Ylusal demokratik sorunlarımız ya çözülecek.Ya çözülecek.

Halklarımızın tümünü etkileyen ciddi yanlışlar ve abartmalar da var.Fakat,buna rağmen her şeyin yavaş yavaş,azar azar yola gireceği  umudunun pompalanmasına son verilmesi gerekmiyor mu?Halklarımızın ve ülkelerimizin prestijini  korumak için acil ve somut adımların atılması,halklarımızın kutsal değerlerine saygılı olunması gerekmiyor mu?Tır filoları dolusu demagoji ile ülkelerimizin içindeki hoşnutsuzluğu yatıştırmak mümkün mü?

Çözüme halklarımızın lehinde kavuşturulmazsa T.C devleti ile Kürdistan ve Türkiye halkları arasındaki çelişkiler daha da keskinleşecek,derinleşecektir.Hiçbir ilaç içlerinin acısını dindiremiyecek kan ağlamaya devam edecektir.

Vicdan sahibi hiçkimsenin halklarımızı karanlık labirentlerin içerisine çekmeğe ne hakkı ne de yetkisi vardır.Tarih bir sorumluluk yüklemişse gereği yapılmalıdır.Yalan,iftira ve zulüm kampanyalarının figüranları kaos fotoğrafı  içerisinde kendilerine alan açacaklarını,onun sayesinde ömürlerini biraz daha uzatacaklarını sanıyorlarsa aldanıyorlar.Çünkü,kan kaybı onların da sonunu getirir.

Son olarak diyeceğim başta Kürdistan halkları olmak üzere Türkiye halklarına güven verebilecek adımlar geciktirilmeden atılmalı barış,demokrasi ve emek umutlarına daha fazla gölge düşürülmemelidir.

 

A.Kerim Saruxan

Yorum ekle