Kaos hallerindeyim dibe vuruyorum
A. Kerim Saruxan / Son zamanlarda siyasetçisinden gazetecisine,devlet başkanlarından sıradan vatandaşa kadar herkesin dilinde dolaşıyor, popülerleşiyor bu söylem. Kaos hallerindeyim, dibe vuruyorum.
Günlerce neden böyle oldum diye sayıklıyorum yeni paradigmalar ortaya koymaya başlıyorum. Bir yerlere, bir şeylere sığınmaya çalışıyorum, olmuyor. İnandırıcılığımı sorguluyorum zaman zaman o da olmuyor. Tedirgin oluyorum, özgüvene duyulan hasreti sorguluyorum nafile...
Kıymete bindirilen yeşil ergenekon rantçılarından kurtulmaya çalışıyorum o da nafile. Kürt halkını savunmasız ve legal siyaset alanının dışında tutmak için hukuksuz gözaltılar ve rehin almalar yetmiyordu skandal sorgulara imza attım. Nafile çünkü kaos hallerindeyim, dibe vuruyorum.tüm sevdiklerim bana sırt dönmüş bir başıma kalmışım yani kısacası sıfıra yaklaşıyorum.
Oysa bu hikayenin sonu değil, kilit noktasıdır. Ne yazık ki bunu bir başlangıc noktası yapamıyorum.
Özür dilemek bir erdemdir doğrudur ve güzeldir. Ancak kirli amaçlarıma hizmet etmesini sağlamak için TC devletinin Dersimde yaptığı soykırımı dile getirerek şov yaptım. Belki de biraz bencilce
davranıyorum beni sevenlere, bana güvenenlere karşı yaptığım tahribatları görmüyorum.
Devletin sömürgeci faşizan gücünü kullanarak hiç bir kaide, kural tanımadan katliamlara karşı
ninnilerle büyüyen yiğit delikanlılar ve genç kızları hain diyerek kimyasal gazlarla öldürtüyorum.
Zalim ve zorba bir zihniyete öncülük yapıyorum. Çünkü kaos hallerindeyim dibe vuruyorum.
Yaşamaktan yorgun düşmüşüm. Umudum kırılmış. Karanlığın en dibindeki noktaya, tükenişe doğru
gidiyorum. Kemalizmin teorisi ile bilimsel sınırları zorluyorum. Van Minut kavramıyla soyutlanıp
gökyüzüne çıkıyorum.
Oysa o parıldayan göz kamaştıran ışık kümesi gerçek anlamda bir illizyondu.
Siirt te deşifre oldum, Diyarbakırda sihir bozuldu. Beni var eden bütün kutsal değerlerden koptum.
Denize düşenin yılana sarılması gibi demokratik cumhuriyetin limanına sığındım! Çok acı, çok trajik,
çok utanç verici bir şekilde Arap devletlerinden Avrupaya oradan Amerikaya kadar yaşam dilenciliği
yapmaya başladım. Demokratik cumhuriyetin ideoloğu kesildim. Her söylenene, her yapılana
balıklama atladım. Güneşi görebilmek, yaşama anlam katabilmek için bir derviş oldum bazen,
yolllara düştüm. Bazen de bir hancı oldum. Ruhum yoruldu.
Çünkü kaos hallerindeyim dibe vuruyorum.
Bazen ince sınırlara dikkat edemedim, bazen yerin dibine girmekle sonuçlanan söylemler dillendirdim,
eylemler yaptım.Gittikçe hayattan kendimi soyutladım. Beyaz bir sayfa açmak için hayata tüm gücümle
asıldım, hayallerime ulaşmaya çalıştım yapamadım, kursağımda kaldı.Olumlu yönde motive olamadım.
Boğuluyorum, kimsesiz hiç bir şeysiz kaldım,Yanlış seçimler yapmakta ısrar ettim karanlığın
en dibindeki noktayım. Korkmadım kötülükten sorgulamaya keşfetmeye çalıştım ömür boyu
ancak özgürlüğümü aldılar elimden her türlü hak ve hukuku cebe indirdim. Çok okuyor, çok çalışıyor,
çok çabalıyorum çıkış yolu aramaya çalışıyorum kötü gidişata dur demek için çok kereler uyarıldım
anlamadım ya da etkili olamadım yeterince. Çekişmeler ve çatışmalar devam ediyordu bile bile
bir yandan Diyarbakır surlarına bakarak timsah gözyaşları dökerken, aynı anda bizzat verdiğim
emirlerle Kürdistan dağlarını ve köylerini bombardıman ettirdim. Derin bir sessizlik sürüyordu
her tarafta herkes çok üzgün dürüst davranılmıyordu var olan değerlere çözümlere odaklanıyordum
ancak kaybetmiştim. Bunun için intihara kalkıştım çünkü kaos hallerindeyim dibe vuruyorum.
Yukarıdaki anlatılanlardan anlaşılacağı üzere bazen kötü, bazen de güzeldir dibe vurmak birincisi
hayatı sıfırlayıp her şeye yeni bir başlangıç yapmak bu en güzel yükselme yoludur.İkincisi de
en kolayı kafaya silah dayamak bu da en kestirme olanı....
Sonuç olarak diyorum ki, canınızın istediğini seçmekte özgürsünüz.........
Benim için doğru olan Kürdistan ve Türkiye halklarının sömürgeci canavarlara karşı tek yumruk gibi
tekrar şahlanması bağımsızlık ve özgürlüğü yakalamasıdır.


