Rüya gibi

a1Aysel Çürükkaya / 22 Mayıs 2006 da 72. Uluslararası PEN Kongresine ailece davetli olduğumuz için, iki gün önce Berlin'e gittim. Çünkü 20 Mayıs 2006 da Şivan Perwer Kültür vakfının düzenlediği "Gegen gewalt an frauen“ konseri vardı. Konserin düzenlendiği "Tempodrom“ bina olarak çok romantikti. Bu binanın yapısını burada anlatmak istemiyorum. Fotoğrafını vermekle yetineceğim.

Yalnız şunu söyleyebilirim; Şivan'ın müthiş sesi ve Rojin'in kıpır kıpır dansları bu mekanla birleşince beni başka dünyalara götürdü.

Aldığım bilgilere göre konseri yaklaşık 2000 kişi izlemişti

 

Konserin sunuculuğunu iki zarif, narin, ses tonları gayet tatlı iki Kürt kadını yaptı. Hevîdar Zana, güzel ve akıcı Kürtçesiyle şiir okur gibi anlatmak istediklerini anlattı. Gülçin Xan almancasıyla sunuculuğa başka bir hava kattı. Konserin en renkli siması hiç kuşkusuz Hero Xan dı.

 Yıllarca Kürdistan dağlarında gerilla olarak mücadele veren, zerafetinden hiç bir şey kayıp etmeyen, Hero Xanı First Lady olarak sahneye davet ettiklerinde, saçlarına aklar düşmüş bu onurlu kadın, ak bir kelebek gibi sahneye çıktığında bütün heyecanım ve coşkumla onu alkışladım. Sahnedeki mütavazi duruşu, çok kısa ve duru bir Kürtçeyle konuşması bende hayranlık uyandırdı. Hero Xan sahneden inip yanımdan geçip bir kaç koltuk ilerimde oturunca, Hevidar Rojin'i sahneye davet etti.



Rojin'in türkülerini daha önce dinlemiştim. Ama kendisiyle ilk olarak karşılaşıyordum. Akpak elbiseleri, beyaz sarığıyla modern çağın sahnesine bir melek gibi çıktı. Tek kelimeyle harika bir ses, modern kürt müziğinin ilerdeki ilahesi gibiydi. Böyle pırıl pırıl yetenekler karşında gurur duydum. Dansları, müziği ve birçok dilden söylediği şarkılarıyla kıpır kıpırdı. Rojin fırtınasını estirip sahneyi terk edince, "Kardeş Türküler Gurubu“ sahneyi doldurdu. Davulları vardı, zurnaları, kemanları sazları, darbukaları, neyleri, ritmleri, jestleri, mimikleri, tiyatro, dans müzik şarkıları, farklı dilleriyle tam bir kardeşlik bahçesi gibiydiler.



Bu Kardeşlik bahçesinin tam ortasına bir de Şivan düştü. Ses tellerinden ameliyat olduğunu duyduğumda çok üzülmüştüm. "eyvah o harika sesi yitirdik“ diye düşünmüştüm. Ama o gece dinlediğimde kendimden geçtim, hiç bir zaman sesi o geceki kadar güzel değildi.
Bilmem neden bana öyle geldi?
Mekanın güzelliginden mi?
Yoksa onun o geceki özel çoşkusundan mı?
„Kîne em“ le bütün duygularımı şaha kaldırdı!
"Helepce“ katliamını anlatan baladiyla beni Kürdistan dağlarındaki siperlere götürdü.


"Xanima min“ ile beni gençligime götürdü.
Onu son olarak dinlediğimde anladımki halkımın sesi Şivan tek başına bir orkestra gibidir.

Uzun yıllardan beri böyle harika bir geceyi ilk olarak yaşadım. Gecenin geç saatlerinde Berlin'i dolaştım. Memleket yemeklerinin yapıldığı bir lokantada müzik dinleyerek yemek yedim.



 Birgün sonra Xece Xan ile Hero Xan'ın kaldığı otele gitmeye karar verdim. Çünkü bu iki kadına karşı benim bir can borcum vardı. Kızım Soma Madiya'yı bu iki kadın ölümden açlıktan, yoksulluktan, felaketten kurtarmıştı.

Ve ben kırkımdan sonra bu iki kadın sayesinde güzel kızıma kavuşabilmiştim. Hero Xan'ın yanında, Kürdistan'dan gelmiş başka Kürt kadınları da vardı. Lüks bir otelin lobisinde diplomat Kürt kadınları ile buluşmanın zevkini de yaşadım. Ulusal ozanımız Şivan'la ilk olarak konuşma fırsatı buldum.

Birlikte fotoğraflar çekildik. Arayıpda bulamadığım pek çok arkadaş ve dostla saatlerce süren sohbetlerim oldu. Pirconun annesi Berîvan'in unutulmaz gözleri, Fahriye'nin güzel nükteleri, Sibel'in ürkek masum ceylan duruşu, Songül'ün dostca güzel bakışları hala gözlerimin önünde ve kulaklarımda.

Burada kötü bir haber aldım.

Dostumuz Alman parlementosunda milletvekili Gıyasettin Sayan Neo Nazilerin saldırısına uğramıştı. Saldırganlar kafasına vurduklarında “pis Türk demişler” bu haberi duyduğumuzda eşim: “yahu Gıyasettin Sayan tertemiz pırıl pırıl bir Kürttür, neden naziler onu pis Türk yaptılar ki?” dedi.

Otelden ayrılarak Murat'ın arabasına bindik, Xece ile birlikte hastahaneye gittik. Gıyasettin'in odasına girdiğimizde Rıza rengarenk çicekleri Gıyasettin'in yattığı yatağın karşısındaki masaya bıraktı. Geçmiş olsun dileklerimizi sunduk. Halhatır sorduk ve ayrıldık. Enternasyonal 72. PEN kongresine katıldık. Ben burada noktalayacağım çünkü PEN kongresini Selim anlatacak.
Aysel Çürükkaya

1 Resim berlinde Şıvan' ın konser verdiği salon.
2 Hero Xan
3 Soldan sağa, ses sanatçısı Rojin, Hero Xan, Ayaktaki Aysel çürükkaya

Yorum ekle