Bu Gün
Tarihi bir gündü. Belkide ilk kez Kürtler kendi geleceklerini tayin etmek için dünya kamuoyunun gözleri önünde böylesine oy kullandılar. Kürdistan TV'den Sayın Berzani`nin seçime ilişkin mesajını Kürtçe olarak dinledim. Ayrıca aynı mesajı bazı gazetelerden okudum. Televizyondan mesajı dinlerken, yüreğim yerinden hopladı, kalp atışlarım hızlandı, sevincimden mest oldum.
Gazeteleri okuduğumda gözlerim doldu, taşan damlalar satırları görmeme engel oldu. Bir müddet sonra düşündüm: Sayın Mesut Berzani`nin „ Kürtler bu seçime katılarak, şehitlerin mezarına gül bıraksınlar,“ sözü beni derinden etkiledi.
"Bir daha kimsenin gelecekte kimyasal silahlarla halkımızı yok etmemesi, köylerin bir daha yıkılmaması için“ yapılan çağrı beni de ayaklandırdı.
Hemen dışarı çıktım. Açık olan Bahnhofun çiçekcisinden bir demet karanfil satın aldım, evime döndüm onları vazoma yerlerştirdim. Sigaramı tütürerek halkımın zaferini içimde kutladım. Hasret olduğum özgürlüğe kavuşmuş gibi rahatladım.
Bugün çoğu Kürt gibi benim de mutlu günümdü. Gülerek güne merhaba demiştim. Gün boyu gözlerim TV ekranlarındaydı. Kanallar arasında mekik dokudum. Çeşitli dillerden haberleri izledim.
Patlayan bombalar, ölen insanlar, dökülen kanlar keyfimi bozamamıştı. Çünkü bütün bunların karşısında Halkım kadınlı erkekli özgürlük türküleri söylüyor, halayları ile raks ediyordu.
Biliyordum ki özgürlük onların hakkıydı. Bu yer yüzünde bu güneşin altında onlar kadar özgürlüğe ve bagımsızlığa muhtaç başka bir halk yoktu.
Onlar bugün şehitlerimizin mezarlarına renga renk gül bırakmakla kalmadılar, benim evimi ve kalbimi de güllerle süslediler.
Bugün halkıma kutlu olsun!
Her biji Kurdu Kurdistan!
Aysel Çürükkaya
30 Ocak 2005


