ORTAK PAYDAMIZ APTALLIK
Benisa Erdem /Bireysel desteklerle yapılmış en etkili bağımsız yapım olan Aptallık çağı filmi özet olarak şöyleydi: Acil önlem alınmazsa iklim değişikliğinin yaratabileceği felaketlere dikkat çekiyor ve gelecek nesillerin içinde yaşadığı yaşadığımız bu çağı nasıl adlandıracağı sorgulanıyor 21 yüzyıl tarihe bu felakete izin veren insanların yaşadığı Aptallık çağı olarak mı geçecek? diyor. Aptallıklar Çağı , bana bu yazımda ilham kaynağı oldu , aptallığın ön görememenin zayıflığıdır dedim ve bu konu üzerine yoğunlaşarak, düşünmeye çalıştım.
İnsan , içgüdüleri ile doğan hayvanın aksine ,sırılsıklam salak olarak dünyaya geliyor .Yeni olmayan bu teorinin yanı sıra ,sipnoza felsefesinde de, hayvanların, tüm yaşantıları önceden kurgulandığı için mükemmel yaratıklar olarak görülür ve İnsanlar kendilerini geliştirmek için bir kültür oluşturmak için dünyaya gelirler...
Albert Einstein Aptallık üzerine yaptığı yorum ise: Aptallık"Aynı şeyi yapıp farklı sonuç beklemek"tir.
Bir çok örnek verilebilir. En çarpıcı olanı, Süriye devlet başkanı Başşer Esat ın Libya lideri Kaddafi'nin halkına yönelik saldırılarını, kendi ülkesinde uygulayarak farklı sonuç bekleme misali ....Geothe , en büyük tehlike ,yarı aptallarla yarı akıllılar arasına yatar.derken Kendini akıllı sanan herkes aptaldır demiş Voltaire.
Boxselin teorisine göre ise zeka ile aptallık arasındaki ilişki ilk bakışta göründüğünden daha çok komplike.Bir kere bu iki kavram birbirinin karşıtı değil . Yani zeka yoksunluğu , aptallık anlamına gelmiyor . Tam tersine aptallık zekayı besliyor . Zeka kıtlığı aptallıkla eş anlamlı olmamakla birlikte, mizah duygusu yoksunluğu pekala aptallıkla eş değerde sayılabiliyor.
Kısacası yüzyıllardır filozoflar aptallık üzerine düşünüp, anlamaya çalışmışlar ve bedelini de aptallar yüzünden ağır ödemişler....
Günümüz dünyasında yaşanan aptalıkllar hayatı zorlaştırdığı gibi günümüz Türkiye'sinde aptallık, milli felaket olmuş. Gözden kaçan veya karikatürize olmuş bir çok politik ve güncel aptallıklarla sık karşılaşıyoruz .Yalan ve göz boyamayla zigzaglarla büyüsekte, bence Türkiye akıllılar için fazlası ile çılgın bir ortam , uçamayan yaya kalır misali. Bu duruma huzursuzlanarak buruk gülümserken, bazen de acı duyuyorum...
Son günlerde en aptalca bulduğum gündem , CHP partisinin yemin etmeme üzerine direttiği ayak ve çıkış bulamama sonrasında, hiçbir şey olmamış gibi mahcubiyet duyarak ettikleri yemine yuh demeden geçememdi....
Kısa bir süre önce aptalca bir felaket daha yaşandı. Aynur doğan'la Caz festivali kapsamında düzenlenen ve Buika,La shica,sandra carrascoyer aldığı "suyun kadınları"-Mujeres de Agua adlı konserde kürt sanatçı Aynur doğan kürtçe şarkılarını söylediği sırada dinleyiciler arasında ırkçı aptalların çıkardığı olaylar nedeni ile sahneden indirilmesiydi.
Karşısındakini aptal yerine koymaya çalışanlardan da, örnek vermem gerekirse: futbol şike soruşturmasın da, başkan Aziz Yıldırım' ın sorguda verdiği ifadeydi. Hamdım ,piştim yandım....
Bunların yanı sıra, tehlikeli boyuttta olanları veya farkında olmadığımız ama var olan, karanlık aptallıklarda var. Bana göre , aptallık iyi hesaplanmayan benciliktir ve herkes te aptallık mevcuttur. Ayrıca bu yazımı yazarken kendi aptalıklarımıda sorgulamadan geçmiyorum ...
Eskilerin dediği gibi bolca ekmek yemekten olamaz, ama kendimce yorumum ,aptallık boş umutlara yapılan hamlelerdir.. Kürt çözümü sürecinde nedense, kendimi hep aptal hissettim veya aptal durumuna düşürüldüm .
Gerçi hayatım boyunca yaşadığım başarısızlıkları kader, başarılarımı da kendi üzerime alındım ama , sonradan anladım ki en iyi mazaretleri de üretenler aptallarmış. Aptallık konusunda madalyonun diğer yüzünden değerlendirme yapacak olursam. Aptallık bence hayatın ritmi olarak görülmedir. Akılılar şöyle der .Hayatta doğruyu öğrenmenin üç yolu vardır. Birinci ve en iyi yol, aklını kullanıp doğruyu bulmak .İkincisi doğru olan bir şeyin tekrarını yapmak. Üçüncüsü ve en acı verini ise, aptalca davranıp doğruyu bulmak veya acı çekerek doğruyu öğrenmektir. Aslına bakarsanız günümüz dünyasın da,en temel sorun : Aptalların kendilerinden son derece emin, akıllıların ise devamlı şüphe içinde olmalarıymış...
Ama, bilinmesi gereken gerçek ise, her iki kavramında bir arada yaşamak zorunda olmalarıdır...
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir


