Bir Kadın bir portre (Aysel Çürükkaya)
Mezopotamya kadını üzerine yapılan araştırmalarda , bundan 4000 yıl önce kadının statüsünün bir çok açıdan bu günkünden daha ileri düzeyde olduğunu gösteriyor. Araştırmacılara göre kadınlar, yüzlerini kapamazlar, erkeklerle birlikte toplumda yer alır ve kendi toplum hayatlarına erkeklerle eşit olarak katılırlar…Ayrıca ben Kürt kadınını öleceği zaman bir tür ateş olup kendini yakan ve kendisinden yeniden doğan Anka kuşu gibi görürüm.
Bu nedenle “Bir kadın bir portre” adlı çalışmamın ikinci bölümünde, güçlü iradesi ile öne çıkan ve 30 yılı aşkın süre içerisinde, verdiği politik mücadele nedeniyle, ailesinden bir çok kayıplar vermiş, acılar çekmiş önemli bir figür olan Aysel Çürükkaya ile sürdürmek istedim.
Kendisi ile yaptığım samimi ve sıcak sohbet içerisinde,
Zaman zaman gözyaşlarımıza hakim olamadık , Zaman zaman da gülümsedik. Bu gün Aysel Çürükkaya’yı , mutlu ve gülümser görmek beni de umutlandırıp, sevindirmiştir. Öncelikle, bana ayırdığı zaman ve içtenliği için, kendisine çok teşekkür ediyorum. Ayrıca , beni kırmayıp eşi hakkındaki düşüncelerini , duygularını paylaşan Selim Çürükkaya ya da, teşekkürlerimi sunuyorum.
-Aysel Çürükkaya kimdir?
- Tekrar gündeme gelen, dedemlerin katledildiği , kemiklerinin mağaralarda farelere yem edildiği, o yörenin, Dersim’ in Taptik köyünde dünyaya geldim, zulme ve hayasızlığa karşı koyan Kadınların , kızların nasıl teslim alınamadığını nenemden dinleyerek büyüdüm.
Dersim de orta öğrenimimi tamamladıktan sonra Öğretmen okuluna gittim .
Orada ilk defa devrim ve sosyalizm kavramları ile karşılaştım.
Daha sonra Deniz’leri, İbrahim Kaypakayaları öğrendim.
Deniz Gezmiş asıldığında babamın gözyaşlarına anlam veremeyecek yaşlardaydım.
Çatışmalara anlam veremiyordum.
İnsanların tutuklanıp arabalara bağlandıkları ve ölene kadar sürüklendiklerini de anlamıyordum.
Kısacası bu zulmü anlamıyordum. On altı yaşıma geldiğimde ilk siyasi kitapları okumaya başlamıştım .
Her şeyi bilmek istediğim bir döneme girmiştim.
Orada ilk defa devrim ve sosyalizm kavramları ile karşılaştım.
Daha sonra Deniz’leri, İbrahim Kaypakayaları öğrendim.
Deniz Gezmiş asıldığında babamın gözyaşlarına anlam veremeyecek yaşlardaydım.
Çatışmalara anlam veremiyordum.
İnsanların tutuklanıp arabalara bağlandıkları ve ölene kadar sürüklendiklerini de anlamıyordum.
Kısacası bu zulmü anlamıyordum. On altı yaşıma geldiğimde ilk siyasi kitapları okumaya başlamıştım .
Her şeyi bilmek istediğim bir döneme girmiştim.
Daha sonra kimlik arayışım başladı, kendime sorular sormayı ve cevap bulmayı öğrendim.
O dönemde sınıf arkadaşım olan Selim Çürükkaya ile tanıştım.
Okul bitmeden onunla aşkı tanıdım. Bana devamlı okumam için kitaplar tavsiye ediyor ve temin ediyordu.
Benim Kürt olduğumu ülkemin Kürdistan olduğunu ilk ondan öğreniyordum. Ve Ulusal bilinç ediniyordum.
O dönemde sınıf arkadaşım olan Selim Çürükkaya ile tanıştım.
Okul bitmeden onunla aşkı tanıdım. Bana devamlı okumam için kitaplar tavsiye ediyor ve temin ediyordu.
Benim Kürt olduğumu ülkemin Kürdistan olduğunu ilk ondan öğreniyordum. Ve Ulusal bilinç ediniyordum.
O zamanlar kendilerine, Kürdistan devrimcileri denen küçük bir gurupları vardı ve sık sık taşlı sopalı kavgaları olurdu…
Bende, bu guruba sempati duymaya başlamıştım.
Sınıf arkadaşım Selim Çürükkaya ile daha sonraları, tartışa tartışa ulusal bilince daha çok vardım.
Daha çok aydınlandım, anladım artık kürdün kimliğinin olmadığını veya daha önceki sorularımın cevaplarını bulmuştum .
78 dönemleriydi okulu bitirmiştik. Sınıf arkadaşım , dava arkadaşım olan Selim Çürükkaya ile evlenmeye karar verdik.
Dolayısıyla o sünni, ben aleviydim bu seferde ,ailelerimizle olan çelişkileri aşmaya çalıştık.
Ayrıca örgüt engeli de çıkmıştı ama, aşık olmuştuk. Her şeye karşı geliyorduk …Sonuçta evlendik.
Sınıf arkadaşım Selim Çürükkaya ile daha sonraları, tartışa tartışa ulusal bilince daha çok vardım.
Daha çok aydınlandım, anladım artık kürdün kimliğinin olmadığını veya daha önceki sorularımın cevaplarını bulmuştum .
78 dönemleriydi okulu bitirmiştik. Sınıf arkadaşım , dava arkadaşım olan Selim Çürükkaya ile evlenmeye karar verdik.
Dolayısıyla o sünni, ben aleviydim bu seferde ,ailelerimizle olan çelişkileri aşmaya çalıştık.
Ayrıca örgüt engeli de çıkmıştı ama, aşık olmuştuk. Her şeye karşı geliyorduk …Sonuçta evlendik.
Evlendikten sonra siyasette daha aktif rol almıştım.
Seyit Rıza nın dediği gibi, torunlarımız hesabımızı soracak mantığı ile hareket ediyordum .
Seyit Rıza nın dediği gibi, torunlarımız hesabımızı soracak mantığı ile hareket ediyordum .
--- Siyasette kadın olmak zordur. En fazla neler zorladı?
--- O dönemde devrimcilik yapmak bir kadın için zordu gerçekten, kötü gözle bakıyorlardı bize.
Ailemle, çevremle çatışma halindeydim. Üzerimde baskıları vardı, bu şartlarda mücadelemi sürdürdüm.
Daha sonra , evliliğim özgürlüğüm oldu. Siyasette daha örgütlü daha profesyonel hayatım başlamıştı.
Evliliğim henüz bir yılını doldurmamıştı.
Mazlum Doğan Yıldırım Merkit ve bir Urfalı bir arkadaşla birlikte Mardin yol ayırımı üzerinde sahte kimliklerle yakalandık.
Ailemle, çevremle çatışma halindeydim. Üzerimde baskıları vardı, bu şartlarda mücadelemi sürdürdüm.
Daha sonra , evliliğim özgürlüğüm oldu. Siyasette daha örgütlü daha profesyonel hayatım başlamıştı.
Evliliğim henüz bir yılını doldurmamıştı.
Mazlum Doğan Yıldırım Merkit ve bir Urfalı bir arkadaşla birlikte Mardin yol ayırımı üzerinde sahte kimliklerle yakalandık.
Urfa cezaevinden sonra, Diyarbakır cezaevine götürüldük.
Bir hafta sonra da bir gece yarısı beni aldılar Deve geçidi denilen işkence merkezine götürmek istediler.
Bir hafta sonra da bir gece yarısı beni aldılar Deve geçidi denilen işkence merkezine götürmek istediler.
O gece devlet güçlerine karşı gelmiştim. Kadın başıma beni nereye götürüyorsunuz diye dirensem de sürüklemeye çalıştılar.
Ben “kahrolsun Sömürgecilik” diye bağırmaya başladım. Herkesi uyandırmayı başarmıştım. Benimle birlikte bir çok kişi de, haykırmıştı…
Ben “kahrolsun Sömürgecilik” diye bağırmaya başladım. Herkesi uyandırmayı başarmıştım. Benimle birlikte bir çok kişi de, haykırmıştı…
On gün kadar bir süre, bir kadının görebileceği en ağır işkencelere maruz kaldım . Bu arada hamileydim. Bebeğimi kaybettim ve bir daha çocuğum olmayacaktı. Gördüğüm işkence sonucunda ben artık kendimi tanımıyordum. Kimliğimi de unutmuştum. Kendime geldiğimde onlara sık sık söylediğim bir söz vardı zihnimde. “Vücudum elinizde ama ruhumu asla teslim alamazsınız “ fazladan bir tek söz bile söylememiştim.
Bir süre, 1 nolu cezaevinde kaldım. Daha sonra 5 nolu cezaevine alındım. Burada gördüğüm işkenceler tamamen dengemi bozmuştu
6 ay yatalak yaşadım. Bu arada PKK ya sempati duyan kadınlar tutuklanıp getirilmeye başlanmıştı.
Hakkari’ li bir bayan vardı. Ana oğul beraber tutuklanmıştı . O kadın bana çok iyi baktı.
Hakkını asla unutamam, psikolojim bozulmuştu, doktora götürülmüyordum. Hakkarili bayan, beni kendi eliyle beslerdi . Bana her konuda güç verdi . Kısacası diğer arkadaşların yardımı ile tekrar ayaktaydım…
Hakkını asla unutamam, psikolojim bozulmuştu, doktora götürülmüyordum. Hakkarili bayan, beni kendi eliyle beslerdi . Bana her konuda güç verdi . Kısacası diğer arkadaşların yardımı ile tekrar ayaktaydım…
12 Eylül gelmişti. Cezaevleri dolup taşıyordu. Biz kadınlarda çoğalmıştık .
Sayımız yüzü geçiyordu. 5 yıl boyunca bu cezaevinde kaldım.
Her türlü insanlık dışı işkenceyi gördüm.
Bize uyku yoktu, amaç bizi teslim almaktı .
Onlar baskı uyguladıkça biz karşı geldik. Zorlandık ama direndik. Kimliğim açığa çıkmıştı zaten.
Bu defada Selim Çürükkaya yüzünden işkence gördüm. Bitmek, tükenmek bilmiyordu protestolarımız.
Sayısını bilmediğim kadar açlık grevleri ve Ölüm orucuna yattık. 1ncisi 30 gün sürdü 2ncisi 49 gün sürmüştü.
Sayımız yüzü geçiyordu. 5 yıl boyunca bu cezaevinde kaldım.
Her türlü insanlık dışı işkenceyi gördüm.
Bize uyku yoktu, amaç bizi teslim almaktı .
Onlar baskı uyguladıkça biz karşı geldik. Zorlandık ama direndik. Kimliğim açığa çıkmıştı zaten.
Bu defada Selim Çürükkaya yüzünden işkence gördüm. Bitmek, tükenmek bilmiyordu protestolarımız.
Sayısını bilmediğim kadar açlık grevleri ve Ölüm orucuna yattık. 1ncisi 30 gün sürdü 2ncisi 49 gün sürmüştü.
Son ölüm orucunda doktor damarlarımdan kan çekemiyordu, afallamıştı.
Benim hayatta olmam şaşırtmıştı onu , önlüğünü fırlatıp atmıştı .Bu nasıl bir inançtır ,nasıl olurda hayattasın demişti.
Zaman zordu, belki kazandık, belki kaybettik, bazen de teslim alındık ama, irademizi elimizden alamadıklarını söyleyebilirim.
Benim hayatta olmam şaşırtmıştı onu , önlüğünü fırlatıp atmıştı .Bu nasıl bir inançtır ,nasıl olurda hayattasın demişti.
Zaman zordu, belki kazandık, belki kaybettik, bazen de teslim alındık ama, irademizi elimizden alamadıklarını söyleyebilirim.
5.5 yıl içerde kaldım 19 şubat 1986 tarihinde de şartlı
tahliye oldum.
Eşimin ailesinin yanına gittim. Henüz iyileşmemiştim .
O ara verem hastalığına yakalandım.
Beni hasta yatağımdan alıp tekrar tutukladılar.
Benim götürülüş halimi gören köylüler,
ayaklandı köyde okulun önünde arbede yaşanmıştı .
Ben o gün yemin etmiştim .
Sizin için sağ kalacağım , ölmeyeceğim diye.
tahliye oldum.
Eşimin ailesinin yanına gittim. Henüz iyileşmemiştim .
O ara verem hastalığına yakalandım.
Beni hasta yatağımdan alıp tekrar tutukladılar.
Benim götürülüş halimi gören köylüler,
ayaklandı köyde okulun önünde arbede yaşanmıştı .
Ben o gün yemin etmiştim .
Sizin için sağ kalacağım , ölmeyeceğim diye.
Bu defa , tüm iddiaları red ettim, susmayı tercih ettim.
15 gün hücrede kaldım.
Sanırım beni ya öldüreceklerini, yada öleceğimi düşünerek beni tutmadılar.
Kısa sürede bıraktılar.
15 gün hücrede kaldım.
Sanırım beni ya öldüreceklerini, yada öleceğimi düşünerek beni tutmadılar.
Kısa sürede bıraktılar.
Benim için köyde veya şehirde yaşam hakkı kalmamıştı,
artık karar vermiştim. Dağa çıkacaktım.
artık karar vermiştim. Dağa çıkacaktım.
- Dağda kadın olmak nasıldı veya PKK da kadın olmak?
--Dağlarda yaklaşık 6 yıl kaldım.
Dağa ilk çıktığımda yaygın bir savaş yoktu, sadece keşif gurupları vardı.
Kendi kuralları olan kürdi bir PKK vardı .
Süreç içerisinde, Şamdan talimatlar geldi ve ters gidişler başladı.
Ben ise, anti demokratik uygulamalara dayanamıyordum, kaldıramıyordum, kendimi hep ikna ettim.
Kabullenmeye çalışmıştım. Elbette ki, disiplin olmalıydı karşı değildim ama, süreç sanki özgürlüğümü benden alıyordu .
Orada tek tip Kürt yaratılıyordu.
Her şeye rağmen sesiz kalmak zorundaydık .
PKK da Kadın olamıyorsun, kadın gibi gülmek, kadın gibi yürümek yasaktı.
Süreç içerisinde köleleştiğimin farkına varmıştım.
Dağa ilk çıktığımda yaygın bir savaş yoktu, sadece keşif gurupları vardı.
Kendi kuralları olan kürdi bir PKK vardı .
Süreç içerisinde, Şamdan talimatlar geldi ve ters gidişler başladı.
Ben ise, anti demokratik uygulamalara dayanamıyordum, kaldıramıyordum, kendimi hep ikna ettim.
Kabullenmeye çalışmıştım. Elbette ki, disiplin olmalıydı karşı değildim ama, süreç sanki özgürlüğümü benden alıyordu .
Orada tek tip Kürt yaratılıyordu.
Her şeye rağmen sesiz kalmak zorundaydık .
PKK da Kadın olamıyorsun, kadın gibi gülmek, kadın gibi yürümek yasaktı.
Süreç içerisinde köleleştiğimin farkına varmıştım.
Oysaki ben ulusumun özgürlüğü ve kadının kaderini değiştirmek için dağa çıkmıştım.
Kadınların kaderini değiştirmek için taşları kendime yastık toprağı kendime döşek yapmıştım.
Ama yaşadığım her şey bana korkunç bir oyun gibi geliyordu ve ölümle dans ediyorduk.
Kadınların kaderini değiştirmek için taşları kendime yastık toprağı kendime döşek yapmıştım.
Ama yaşadığım her şey bana korkunç bir oyun gibi geliyordu ve ölümle dans ediyorduk.
¬--Evliliğinizin onbirinci yılından sonra , Selim Çürükkaya ile nasıl karşılaştınız?
-Selim ile 11 yıl sonra karşılaştım . Ben bir askerdim, kendime ait hiçbir şeyim yoktu.
İlk defa Bekka da, akademide karşılaştık . Ne elini sıkabildim , nede sarıldım .
Duygularım sanki kaybolmuştu, robot gibi kalmıştım karşısında.
Selim beni o halde görünce çok tepki gösterdi “Ne biçim bir kültürle yönetiliyorsunuz ,
size bunu yaptıran bana yaptıramaz, sizi köle haline getirmişler ” diye isyan ediyordu.
Duygularım sanki kaybolmuştu, robot gibi kalmıştım karşısında.
Selim beni o halde görünce çok tepki gösterdi “Ne biçim bir kültürle yönetiliyorsunuz ,
size bunu yaptıran bana yaptıramaz, sizi köle haline getirmişler ” diye isyan ediyordu.
Ben çok ürkmüştüm , onu sakinleştirmeye , ikna etmeye çalışıyordum.
O hala tanıdığım Aysel bu değil diye büyük bir hayal kırıklığı yaşayarak, tepki gösteriyordu.
Ben ne yapacağımı nasıl davranmam gerektiğini bilmiyordum.
Ona başımıza gelenleri dağlardaki tutuklanmaları, zalimliği, örgüt içindeki komploları anlatamıyordum.
Bunları söyleseydim Selim’in hemen açıkça karşı koyacağını biliyordum.
İhanetle suçlanıp arkadaşlarımın başına gelen akibete uğramaması için çabalıyordum.
O hala tanıdığım Aysel bu değil diye büyük bir hayal kırıklığı yaşayarak, tepki gösteriyordu.
Ben ne yapacağımı nasıl davranmam gerektiğini bilmiyordum.
Ona başımıza gelenleri dağlardaki tutuklanmaları, zalimliği, örgüt içindeki komploları anlatamıyordum.
Bunları söyleseydim Selim’in hemen açıkça karşı koyacağını biliyordum.
İhanetle suçlanıp arkadaşlarımın başına gelen akibete uğramaması için çabalıyordum.
-Apo nun ayetleri kitabında , senden şöyle söz etmişti:
“ben hastaydım, yerde kıvranırken Aysel beni yalancılıkla suçlamıştı:
“ benim öğrenmek istediğim o anki ruh halin nasıldı, neden öyle davranmıştın?
Öyle davranmak zorundaydım. Çünkü ortam onu gerektiriyordu.
Ben zaten yaşayabilmek için çoktan ortama uymuştum.
Artık eski Aysel yoktu, değişmiştim ,iradem teslim alınmıştı .
Ben o zaman farklı bir cümle kullanamazdım, ikimizinde başına çok şey gelirdi..
Çok ürkmüştüm ihanetle suçlanmayı göze alamıyordum .
Sonuçta bir ideoloji militanıydım.
Aslında, o ruh hali iki cümle ile anlatılacak bir şey değil, belki ilerde anılarımı yazdığımda detaylı anlatırım.
Ben zaten yaşayabilmek için çoktan ortama uymuştum.
Artık eski Aysel yoktu, değişmiştim ,iradem teslim alınmıştı .
Ben o zaman farklı bir cümle kullanamazdım, ikimizinde başına çok şey gelirdi..
Çok ürkmüştüm ihanetle suçlanmayı göze alamıyordum .
Sonuçta bir ideoloji militanıydım.
Aslında, o ruh hali iki cümle ile anlatılacak bir şey değil, belki ilerde anılarımı yazdığımda detaylı anlatırım.
- Bu gün kendinizle nasıl hesaplaşıyorsunuz? Geçmişle ilgili neler düşünüyorsun?
-Ben şimdi şöyle düşünüyorum, Kültürel bilinçleri eksik insasanlar malzeme olarak kullanılarak,
başlarına bir despot geçirilerek oluşturulan bir örgüt yaratıldı ve başımıza bela oldu.
başlarına bir despot geçirilerek oluşturulan bir örgüt yaratıldı ve başımıza bela oldu.
Artık daha sağlıklı düşünebiliyorum , yanlışlarımı görebiliyorum,
değerlendirmeler yapıyorum ve kadınlığımı tekrar kazanmaya çalışıyorum. Yeniden kadın olmak istiyorum.
değerlendirmeler yapıyorum ve kadınlığımı tekrar kazanmaya çalışıyorum. Yeniden kadın olmak istiyorum.
- Avrupa süreci nasıl gelişti ?
- Hastalığım tekrar nüks edince, beni Bekaadan Avrupa ya tedavi için gönderdiler.
Bu fırsatı değerlendirmek istemedim ve tedavi sürecini red ettim .
Tekrar dağlara dönmek istiyordum.
Selim in Bekaa da tutulduğu hapishaneden kaçtığını duyduğumda ise, bu seferde Selimin kaçışı beni çok kaygılandırmıştı.
Biliyordum ki, bu iş beni de kapsayacaktı..
Selimin bir gün beni arayacağını düşünerek beklemeye başladım.
Bu durumun iç yüzünü öğrenmek istiyordum. Bu arada şunu belirteyim,
Bekka da, kendisine takındığım tavrımdan dolayı beni bağışlamadı, benden nefret ediyordu. Bekaa da bana şöyle demişti:
“Bir zamanlar, Dersim de bir ağacın altında başlayan aşkımızı,
Bekaa da ,bu taşların arasında ve bu ağacın altında bitiriyorum” ve parmağındaki yüzüğü çıkarıp fırlatmıştı.
Bu fırsatı değerlendirmek istemedim ve tedavi sürecini red ettim .
Tekrar dağlara dönmek istiyordum.
Selim in Bekaa da tutulduğu hapishaneden kaçtığını duyduğumda ise, bu seferde Selimin kaçışı beni çok kaygılandırmıştı.
Biliyordum ki, bu iş beni de kapsayacaktı..
Selimin bir gün beni arayacağını düşünerek beklemeye başladım.
Bu durumun iç yüzünü öğrenmek istiyordum. Bu arada şunu belirteyim,
Bekka da, kendisine takındığım tavrımdan dolayı beni bağışlamadı, benden nefret ediyordu. Bekaa da bana şöyle demişti:
“Bir zamanlar, Dersim de bir ağacın altında başlayan aşkımızı,
Bekaa da ,bu taşların arasında ve bu ağacın altında bitiriyorum” ve parmağındaki yüzüğü çıkarıp fırlatmıştı.
-Avrupa da, Selim Çürükkaya ile ilk görüşmenizde neler yaşandı?
-Selim in kardeşleri beni suçluyorlardı , bana tepki gösteriyorlardı .
Bu durumu düzeltmek için bir gün kardeşinin yanına ziyarete gittim.
Durumu anlatıp anlamak için, tesadüf bu ya Selim’den kardeşine tel geldi .
Ben aldım telefonu, hapisten kaçtım dedi, bende iyi halt ettin dedim.
Şimdi ne olacak diye kaygılarımı söyledim.
Bu durumu düzeltmek için bir gün kardeşinin yanına ziyarete gittim.
Durumu anlatıp anlamak için, tesadüf bu ya Selim’den kardeşine tel geldi .
Ben aldım telefonu, hapisten kaçtım dedi, bende iyi halt ettin dedim.
Şimdi ne olacak diye kaygılarımı söyledim.
Benden istediği sadece onu dinlememdi, bende kendisini dinledim.
Şimdiye kadar kimselere anlatamadıklarını yazdığı kitapta her şeyi anlattığını söyledi,
sonuçta haklılığına beni ikna etmişti .
Kısa bir süre sonra, örgütü arayıp ilişkimi bitirdiğimi bildirdim. .
Şimdiye kadar kimselere anlatamadıklarını yazdığı kitapta her şeyi anlattığını söyledi,
sonuçta haklılığına beni ikna etmişti .
Kısa bir süre sonra, örgütü arayıp ilişkimi bitirdiğimi bildirdim. .
Bu arada , kendisine maddi manevi destek olmaya çalıştım .
6 ay sonra tekrar bir aradaydık. ilk gün konuşalım dediğimde,
hayır ben bu kitabı (Apo’nun ayetleri) okuyacağım ve sen dinleyeceksin demişti .
6 ay sonra tekrar bir aradaydık. ilk gün konuşalım dediğimde,
hayır ben bu kitabı (Apo’nun ayetleri) okuyacağım ve sen dinleyeceksin demişti .
Kitabı bitirdikten sonra bana dediki:
“ben bu kitabı yayınlayacağım, halkımız ancak on yıl sonra bu anlattıklarımı anlar,
eğer bu Avrupa da on yıl hapis hayatı yaşamayı göze alıyorsan benimle birlikte kalabilirsin,
yok diyorsan özgürsün”
“ben bu kitabı yayınlayacağım, halkımız ancak on yıl sonra bu anlattıklarımı anlar,
eğer bu Avrupa da on yıl hapis hayatı yaşamayı göze alıyorsan benimle birlikte kalabilirsin,
yok diyorsan özgürsün”
Avrupa da 10 yıl hapis hayatı yaşadık.
Hiç kadın arkadaşım olmadı, hep irademe yüklendim.
İçimde kopan fırtınaları hep kendim dindirdim. Hep geçmişimle hesaplaştım. Yanlışlarıma kızdım .
Bu gün geriye dönüp baktığımda ise, tarih haklı çıkarmış Selim’ i ….
Hiç kadın arkadaşım olmadı, hep irademe yüklendim.
İçimde kopan fırtınaları hep kendim dindirdim. Hep geçmişimle hesaplaştım. Yanlışlarıma kızdım .
Bu gün geriye dönüp baktığımda ise, tarih haklı çıkarmış Selim’ i ….
- Daha önce söz etmiştin, uğradığın işkence sonucunda bir daha anne olamaycaktın,
şimdi çok güzel bir kızınız var. Kızınızdan Kısaca söz edebilirmisin?
şimdi çok güzel bir kızınız var. Kızınızdan Kısaca söz edebilirmisin?
- Bana dağların hediyesi olan kızım Soma Madiya (Soma soranicede göz nuru,
Madiya zazacada biz bulduk )sayesinde anne oldum .
Bu arada, şunu da öğrendim. Sadece doğum yaparak anne olunmuyormuş.
Bu hediye sayesinde anneliğin nasıl bir duygu olduğunu anladım.
Özelikle, senin aracınla annemden af dilemek istiyorum .
Ülkemi kurtarmak amacıyla anneme çok acılar çektirdim.
Yeni vefat eden kayınvalidem den de, af dilemek istiyorum .
O da bu uğurda , çocuklarını yitiren bir anne, yanlarında olamadığım için beni bağışlasınlar istiyorum.
Madiya zazacada biz bulduk )sayesinde anne oldum .
Bu arada, şunu da öğrendim. Sadece doğum yaparak anne olunmuyormuş.
Bu hediye sayesinde anneliğin nasıl bir duygu olduğunu anladım.
Özelikle, senin aracınla annemden af dilemek istiyorum .
Ülkemi kurtarmak amacıyla anneme çok acılar çektirdim.
Yeni vefat eden kayınvalidem den de, af dilemek istiyorum .
O da bu uğurda , çocuklarını yitiren bir anne, yanlarında olamadığım için beni bağışlasınlar istiyorum.
- Bu günkü Türkiye ye, dönmek istermisin veya ne durumda dönmek istersin?
- Aslında bu süreçte dönmek istemiyorum.
Döndüğümde başım dik olmalı. Kürt halkının haklarının alınmış, özgür bir ülkeye dönmek isterim.
Şayet dönebilirsem, saçlarım ağarmış, elimde baston Dersim de olmak isterim.
En büyük arzum ise, Kürdistanın her parçasındaki renk renk çiçeklerle Jitem’in kaçırdığı,
gözlerini oyup kulaklarını kestiği, kafa derisini yüzdükleri kız kardeşim Ayten imin,
Selim in kardeşi Hasan ın, Ömer inde mezarlarını ziyaret etmek istiyorum,
rahat uyuyun demek ve bakın zülüm bitti demek isterdim…
Döndüğümde başım dik olmalı. Kürt halkının haklarının alınmış, özgür bir ülkeye dönmek isterim.
Şayet dönebilirsem, saçlarım ağarmış, elimde baston Dersim de olmak isterim.
En büyük arzum ise, Kürdistanın her parçasındaki renk renk çiçeklerle Jitem’in kaçırdığı,
gözlerini oyup kulaklarını kestiği, kafa derisini yüzdükleri kız kardeşim Ayten imin,
Selim in kardeşi Hasan ın, Ömer inde mezarlarını ziyaret etmek istiyorum,
rahat uyuyun demek ve bakın zülüm bitti demek isterdim…
- Türkiye sürecinden söz etmen gerekirse, neler söylemek istersin?
-Açıkçası çalıştığım için gündemi fazla takip edemiyorum.
Fakat Ergenekon da ki gelişmeleri takip ediyorum. ilk zamanlar gelişmelerden çok umutlanmıştım.
Bir şeylerin değişeceğine inanmıştım ama, bu gün o umudumu yitirdim.
Fakat Ergenekon da ki gelişmeleri takip ediyorum. ilk zamanlar gelişmelerden çok umutlanmıştım.
Bir şeylerin değişeceğine inanmıştım ama, bu gün o umudumu yitirdim.
Devletin Kürt sorununu çözmek istediğine inanmıyorum. Yani 70 yıldır aynı, değişen bir şey yokmuş…
- Politik çalışmalarınız var mı ?
- Hayır politik olarak aktif değilim. Özel bir hastahanede çalışıyorum .
Evin geçimi, çocuğumuzun bakımı benim üzerimde.
Evin geçimi, çocuğumuzun bakımı benim üzerimde.
- Neler yapıyorsun , yaşamın nasıl geçiyor?
- Ben kendim için hiçbir şey yapmamıştım.
İlk defa kaybettiklerimi kendi kızımda yeniden yaratmak istiyorum.
İlk defa kaybettiklerimi kendi kızımda yeniden yaratmak istiyorum.
Onun daha sağlıklı yaşaması için çalışıyorum . insanlara yardım ediyorum.
Kendim için bir şeyler yaşadığımı düşünüyorum.
İnsanileştim, yeniden kişiliğimi bulma çabasındayım.
Gülmeyi bilmiyordum, yeniden gülmeyi öğrendim.
Kaşlarımı çatarak ta bakmıyorum artık, şarkı dinleyebiliyorum.
Artık renkleri de seviyorum ….
Kendim için bir şeyler yaşadığımı düşünüyorum.
İnsanileştim, yeniden kişiliğimi bulma çabasındayım.
Gülmeyi bilmiyordum, yeniden gülmeyi öğrendim.
Kaşlarımı çatarak ta bakmıyorum artık, şarkı dinleyebiliyorum.
Artık renkleri de seviyorum ….
-Kürt kadını nasıl olmalıdır. İdolün var mı?
-Kürt kadını, geçmiş tarihinden beri kendi kimliği ile vardır.
Sahip çıkan, düşünce üreten, onurlu bir şekilde erkeğin gözlerine gözünü diken kadın olmasını istiyorum .
Kürt kadını eser yaratmalı , kadın ilkeli olmalı, aşka , sevgiye inanmalı.
Bana göre, sevginin olmadığı yerde kötülük vardır.
İdolüm ü soruyorsan, politik olarak yok.
Ama Nenemi söyleyebilirim.
İdol olarak kişiliği olan kadındı , söz sahibiydi, sözünü dinletirdi, hatipçe söylemleri vardı.
Sahip çıkan, düşünce üreten, onurlu bir şekilde erkeğin gözlerine gözünü diken kadın olmasını istiyorum .
Kürt kadını eser yaratmalı , kadın ilkeli olmalı, aşka , sevgiye inanmalı.
Bana göre, sevginin olmadığı yerde kötülük vardır.
İdolüm ü soruyorsan, politik olarak yok.
Ama Nenemi söyleyebilirim.
İdol olarak kişiliği olan kadındı , söz sahibiydi, sözünü dinletirdi, hatipçe söylemleri vardı.
-Aşka inanıyor musun?
-Aşklara inanıyorum.
Onsuz hayat güzel değildir, sevgisiz bir dünya, sevgisiz bir insanı düşünmek bile istemiyorum.
Bütün kötülüklerin kaynağı sevgisizlik ve aşksızlıktandır.
Onsuz hayat güzel değildir, sevgisiz bir dünya, sevgisiz bir insanı düşünmek bile istemiyorum.
Bütün kötülüklerin kaynağı sevgisizlik ve aşksızlıktandır.
- Siz Selim Çürükkaya ile bir aradasınız ve birbirinize desteksiniz ,
Bu konuda bir şeyler söylemek istermisin?
Bu konuda bir şeyler söylemek istermisin?
-Selim sınıf arkadaşım, dava arkadaşım, hapis arkadaşımdır birlikte yaşıyoruz, duruşuna da saygı duyuyorum.
- Gündemleşen Dersim katliamına ilşkin ne düşünüyorsunuz?
- Dersim katliamıyla ilgili yaptığı açıklamalardan dolayı CHP Hüseyin Aygün e tavır aldı.
Hüseyin, öldürülen kız kardeşim Ayten in Avukatıydı ve benim için önemli biridir.
En azından gündem Yaratığı için, kendisine teşekkür ediyorum.
Hüseyin, öldürülen kız kardeşim Ayten in Avukatıydı ve benim için önemli biridir.
En azından gündem Yaratığı için, kendisine teşekkür ediyorum.
- Aysel Çürükkaya sizin zihninizde nasıl biridir?
-Selim Çürükkaya: Alevi ,sünni çelişkisinin olduğu bir dönemde, Aysel i sevdim, aşık oldum, evlendim .
Bu evlilik Sünni Alevi çelişkilerini ortadan kaldırmak için önemliydi benim için.
Bu evlilik Sünni Alevi çelişkilerini ortadan kaldırmak için önemliydi benim için.
O dönem çok az bayan siyasette aktifti .
Aysel mücadele uğruna, çevrenin bakışlarına, tüm engellere karşı gelerek, savaş veriyordu.
Bu durum , az sayıda kadına nasip oluyordu.
Bende ona destektim. Aysel in, her süreçte ki tavrı, benim için, kayda değer ve önemlidir.
Beraber çok acı çektik. Erkeklerin zulüm altında teslim olduğu yıkıldığı zamanlarda o direnen bir örnekti.
Her şeyi göze aldık, isyan ettik, yenildik, yeniden direndik zorluklara karşı geldik.
Acılarımızı, bir kuru ekmeğimizi paylaştık. Aysel benim "Ağrı dağım, Cudi dağımdır."
Aysel mücadele uğruna, çevrenin bakışlarına, tüm engellere karşı gelerek, savaş veriyordu.
Bu durum , az sayıda kadına nasip oluyordu.
Bende ona destektim. Aysel in, her süreçte ki tavrı, benim için, kayda değer ve önemlidir.
Beraber çok acı çektik. Erkeklerin zulüm altında teslim olduğu yıkıldığı zamanlarda o direnen bir örnekti.
Her şeyi göze aldık, isyan ettik, yenildik, yeniden direndik zorluklara karşı geldik.
Acılarımızı, bir kuru ekmeğimizi paylaştık. Aysel benim "Ağrı dağım, Cudi dağımdır."
Benisa Erdem
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir



Yorumlar
Slav û rêz ji te ra.
Aysel hanım ile aynı millete mensup olmaktan da, onur ve şeref duydum. Kendisine ve ailesine mutlu bir hayat diliyor, halkı için vermiş olduğu kutsal mücadele uğruna yaşadığı tüm acılarını paylaşırken, onun varlığı ile gururlanıyorum. Saygılarımla.!
Mam Recall / U.S.A.
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için