ADALET GÖKTE BARBARLIK YERDEDİR
Dursun Ali Küçük-18.1.2012-
Türkiye yeni yıla Uludere katliamı ile girdi. Yılın ilk ayında Hrand dink davasında aranan adalet bulunmadı. KCK adıyla devlet Kürdistanın siyasi iradesini kırmak ve kitle gücünü dağıtmak istiyor. Her önüne geleni artık tutukluyorlar. KCK yasal bir örgütlenme değildir diye BDP’yi fiilen ve cebren çalıştırmıyorlar. Aslında kapatılmıştır BDP. Bu ve benzer nedenlerle adalet hala göklerdedir, barbarlık ise Türkiye’de kol geziyor.
ERMENİ SOYKIRIMININ ÜSTÜNE YATANLAR HRANT’IN DAVASINDA ADALET DAĞITAMAZLAR
Arkel Dink doğruya parmak basıyordu: Bir çocuktan katil yaratıyorlar.
Türk mahkemesinin verdiği karar tam uyduruk ve soykırıma uygun bir davranışın ürünüdür. Savcılar cinayeti işleyen örgüt ve çetenin üstüne gidemiyorsa hakimler eline verilen canavarlaştırılmış çocukla yetiniyorsa bilin ki bu olayın arkasında devlet vardır.
Cumhuriyet, Ermeni sözcüğünü hakaret olarak kullanan bir toplum yarattı. Soykırım Ermenilere yapıldı ama pratikte anlatılan ve yazılan çizilende 1. Dünya savaşında Rusyaya karşı alınan cephedeki askeri yenilgi ve yaşadıkları bütün kayıpların sorumlusunu Ermeniler olarak göstermeye devam ediyorlar. Çarlık ordusuna tek laf yok.
Bitir yoket ve sonrada Türkiye de kalan kılıç artıklarını boy boy hedey yaptır. Hrant Dink Sabiha Gökçen’in bir Ermeni kızı olduğunu yazdığında ve sonrassında şimşekleri üzerine çekti.
Erdoğan Dersim katliamı ve özürden söz etti, ama Sabiha Gökçen adı İstanbul havalimanında duruyor. Dersim halkına bomba yağdıranlardan biridir.
Akel Dink haklıdır. BİR ÇOCUKTAN KATİL YARATIYORLAR. Sahiha Gökçen de Ermeni soykırımında sağ kalanlardan ve o ve onun gibiler katil yapılıyor. Bu katilleri yaratan devlet ve izleyen örgütleriri ve çeteleridir.
Türk adaleti “YÜCE” dir. Zaten her şeyin başına ya yüce ya ulu ya büyük koyuyorlar. Sözünü ettikleri adalet ise sadece göktedir. Yüceliklerin seyredildiği neresi varsa orada alçakça planlar ve cinayetler yürürlüktedir.
Neyse Yüce Türk adaleti tecelli etti. Bana çok şaşırtıcı gelmedi. Örgüt ve çete yoktur. Hrant’ı devletin yarattığı bir katil ve azmettiricisi sadece vurmuştur. Şaşırmayın Türk adaleti tamda budur.
Dink davsı bitmedi. “BİZ BİTTİ DİYENE KADAR BİTMEYECEK”...
Uludere katliamında TÜRK ADALETİ DEVREDEDİR
Evet devrededir. Yanlış söylemiyorum. Uluderede yasalar Kürtlere karşı tıkır tıkır çalışıyor.
İktidar ve devlet Uludere katliamını yapan, vuran Türk hava kuvvetleri, bilgiyi verenleri, kaçakçı köylüleri vurmak için koordinatları ve yeri, yine talimatı verip uçakları kaldıranları bildiği halde susmaya devam ediyor. Üstelik ordunun başı Kimyasal Necdet’e Erdoğan teşekkür etti.
Ama katliamın hezeyanı ve tepkisiyle kaykama yönelen kişiler hemen tutuklandı. Devlet isterse döver isterse söver ve isterse sever. Devlet büyüktür. Uludur(!) Şeriatın kestiği parmak acımaz....
Sorun sadece kaymakam mı, birde katliamdan sağ kurtulan üç kişiyi karakol sınırı yasadışı geçmek ve kaçakçılık yapmaktan ifadeye çağırıyor.
Herşey bilindiği halde katliam konusunda adalet suskundur. Katliamdan kurtulan üç kişiye Türk adaleti hemen işliyor.
Ermeni soykırımı yaptınız diyenler içeri konuluyor, Türkçülüğe hakaret olarak kabul ediliyor. Soykırıma uğrayan ve ötekileştirilenlere yapılan cinayetler ise geçiştiriliyor.
PARTİLER SERBESTTİR -BDP FİİLEN VE CEBREN KAPATILMIŞTIR
Kürdistan ve Kürtlere gelince de adalet tıkır tıkır işliyor. Bu gün Urfada KCK dalgası daha var diye medya yazıyor. Uludere*Roboski katliamını protesto edenler KCK dalgası adı altında toplanıyor. Artık Uludere katliamını protesto edenler vb KCK adı altında örgüttten yatırılıyor.
Evrim Alataş kanseden yaşamını yitirdi, Diyarbakır savcılığı KCK bağlantısı nedeniyle ifadeye çağırıyor. Mezarda da KCK aramaya başlarlarsa şaşırmayınız.
KCK operasyonları adı altında yasal siyaset alanına asıl operasyon yapılıyor. Bu bir siayasi operasyondur. Meşru Kürt mücadelesine karşı polisiye ve askeriye biçiminde sürdürülen Kürdistan siyasetini yasal alandan kovma hareketidir.
Hemen yönelmedik hiç bir alan bırakmadılar. Eski kapatılan partilerde ve şimdiki BDP’de görev alanların çoğu hedef haline getirildi. KCK adı altında binlere varan Kürt siyasetçisi şimdi zindanlara tıkılmıştır.
Gizli örgütlenen KCK üzerine değil, hernedense bağlantılar arıyorlar. Eskiden PKK ye yardım ve yataklıktan insanlar senelerce yatırlıldı. Merhaba demişsen ve kapını açmışsan suçlusun damgası halka vuruldu. Şimdi de her taşın altında KCK aramaya başladılar. Hayre alamet bir durum değildir.
Tamamen 12 Eylül zihniyetidir. Tansu Çiller ve Mehmet Ağar’ların, Demirellerin ve Ergenekoncuların yaptığına geri dönmektir.
Dünyanın birçok yerinde bunlar yaşandı. Eğer demokrasi var diyorsan insanların ve siyasetçilerin gönül bağını kesemezsin. Tek ölçü şiddete karışıyormu karışmıyor mu olacaktır. Şiddet ve şiddeti aşan olaylar dışında insanlar görüşlerini ve siyasetlerini savunurlar. Kaldıki hala Kürtlerin statüsünü tartışmak, ayrılmak ve federasyon türü birleşmeleri konuşmak yasaktır. Düşünce ve siyaset serbestliğini, örgütlenme serbestliğini oluştur, devleti ırkçı uygulamlardan kurtar, o zaman “şiddet ve teröre karşıyız” demenizin bir numarası olur.
Kendin eskisi gibi askeri operasyonlara ve şiddet uygulamaya devam et, ateşkes ve barış yapmalara yanaşma, sadece tek taraflı PKK silahları bırakıp gelsin demek en hafififinden aymazlıktır. Barbarlığınızdan zerre kadar ödün vermiyorsunuz.
BDP’nin kapatılması gündeme gelir diye tartışılıyor. Yasal olarak var ama bana göre fiilen ve cebren çalıştırılamaz duruma getiriliyor. Filin ve cebren kapatılmıştır.
Böylesi ortamlar yaratarak dalgalar halinde insanları tutuklar ve zindanlara koyarsanız, sorunda eskiye dönüş yapmışsınız demektir. Y a da eskiden ne zaman vazgeçtiniz ki? Sanki vazgeçmişsiniz havası yaratıp devleti olduğu gibi alıp kullanıyorsunuz.
Askeri çözüm ve siyasete operasyon düzenlediğiniz için Kürdistan ve Kürtlerin meşru direnme hakları vardır. Sözlü yazılı, sivil direniş ve demokratik yollarla, veya Arap baharı gibi kendilerini savunacaklardır.
Birkaç sözde KCK yöneticilerine olsun. BDp ve yasal siyaset alanına KCK üyelerini bulaştırmak veya içinde çalışmasını sağlamak ciddi bi hatadır. Diyeceksiz ki, bu gerekçedir. Bu olmazsa başka şeyi kullanırlardı. Olsun saplan samanıı birbirine karıştırmanın doğru olmadığı açıktır. Sapla samanın ayrı yerleri olduğunu geç anlamaya başladınız.
Ama ne olursa olsun bu durum, sivil siyeset alanına TC nin asıl operasyon yürütmesini haklı çıkaramaz.
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir



Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için