Wan Gibi Olmak ..
Elif ORHAN
". ... bugün Wan’lıyım..
Biliyorum, çok soguk üşüyorlar.
..yüreğim oradakidaki yaşıtlarımla atıyor…
Keşke onları yüreğime aldığım gibi sırtımada alabilseydim..
Wan Gibi Olmak ..
.. Bugünlerde her kes diyor ki“ Nasılsın“ cevap değişmiyor;“ inan Van gibiyim, nasıl olunur ki..“Bu nasıl bir söz, duyan, his edenin gözleri dalıyor, duraklıyor..
Bana dokunup yüreğimi dağlıyor, ciğerlerimi sızım sızım sızlatıyor..
„Nasıl olabilirim ki, evet güzel dostum, tam da bu sıralar Wan gibiyim..“
Wan’da kalmıştım..diyebilirim ki babaocağı Dersim dışında yaşamak, görmek ve özlediğim ikinci diyarım..
Ben hep ikinci yerleşeceğim diyar olarak olarak gördüm, özledim.. orada kaldım, harika dostlarım oldu..anılarını hep saklı tuttum....
Kaç gündür kendi kendime diyorum ki „ sakın bu deprem benim anılarımı, dostlarımı o acımasız, beklenmeyen enkazın altında bırakıp beni tekrar yüreğimde yaralamasın mı..?“
Acaba bu korkunç enkazların altında evinde ekmek yediğim, kahvesini içtiğim, ya da geceler boyu sobanın başında birlikte sabahladığım hangi hangi dostum, hülyalı arkadaşım kaldı..?
Korkuyorum..
Burası Wan.
....umutsuzluk, kan kokusu, göz yaşı, kimsesizlik sarmış bu güzelim diyarı..
.İnsanlar toprak altında ölüyor..
Ve düşününce dağların kuytularında karlar içinde vurulmuş serçe gibi kıvranıyor, acı duyuyorum..
Yıkılan binaların enkazları aldtında. insanlar var, ben varım..
… acı çeken bir kent.. kaçan kaçana.. yer altında insan uğultuları..
Kimisi kulağını çaresizlikle yağan kar’a aldırmadan, soğuktan titreyen çenelerin sesine inat yer altında gelebilecek nefes, sevdiğinin kokusunu bir daha almama korkusuyla dinliyor..
Yürekler pırpır atıyor..tuhaf bir korku hakim..
Ölüm sesizliği, viranelik, kimsesizlik dört bir yanını sarmış.. çocuklar aç, anaların memelerinde süt yok, gençler çaresizce üşüyen ellerini oğuşturup, nefes almadan demirden oluşan molozu yana atıp, toprağın derinlikliğinde can arıyorlar.
Burası Wan diyarı, enkaz altında yaralı çıkarılan küçücük bebek parmağını emiyor, aç, birazdan soğuktan ölecek..
Burası Wan, çaresizlik diz boyu, bir kadın ağlıyor, üç çocuğun başında.. başka çocuklarını acıyla arıyor.. çıkarılan cesetlere bakınca derin nefes alıp tekrar çıkarılanların başına koşuyor..
… hiç bu kadar çaresizlik yaşanmamış gibi suskunluk var..
Bir yanım Wan olmuş.. geceler boyu bana rahat vermiyor....
.
.ağlıyorum soğuktan ölen mahsum mu mahsum ölen küçücük bebeğe..
Burası Wan..
Dostlarım oradaydı..
Deprem anıları, anılarımın üzerinde silindir gibi geçip, içine alıp yuttu mu?
Evet ya, bir yanım Wan gibi yaralı, enkaz altında sesimi duyuyorum..
Masal kitaplarına göz attığımda benim doğduğum Diyarlarda çocukların enkaz altında çığlıkları geliyordu..
Zulümdür, tuhafdır..
Wan gibi yaralı, acı çeken yanım sızlıyor..
Bilemezler ki, çocuklar kar altında üşüyorlar..
Burası Wan..
.. içindeki inci tanesi gibi duran Göl ve etrafında küçük büyük dağlar, haa birde o gizemli, kutsanmış masal kalesi.. onunla ilgili ne güzel, gizemli hayallerimiz vardı..
..bugün Wan gibi yaralıyım, Wan’lı yüreğimle his etmek, duymak, klamlarını ağıtvarı söylemek istiyorum..
Bugün Wanlıyım..
Bugün ben yanlızca Wanlıyım.. gizemlerimle Wan kalesinin yanında sırtımı soğuk taşlara dayamış yitik kendime bakıyor, iç çekiyorum.. dilimde o gizemli klam, Dapire Keje’nin duasıyla „ne olur sakın ölmeyin, ha biraz daha gayret, belli mi olur, sıcak bir el bileklerinize yapışır, bir söz kulaklarınızda, „geldim, ha gayret“..diyebilir..
Bugün ben Wanlıyım.. yanımda olmayan insanlara sesim çıkana kadar bağırıyor, hesap soruyorum..
Burası Wan..
Enkazın altında kalan Türkiye, seyirci kalan insanlık, medeniyet ülkeleri oldu..
Wan halkı bu falaketi bir şekilde atlatır, acaba seyirci kalan insanlık, o hep büyüklüğüyle,, övünen Türkiye Cumhuriyeti bunun vebalini nasıl kaldırır?
Dünyanın bir çok ülkesinde çok daha büyük çaplı yer sarsıntıları oluyor, hiç bir bina-yapı zarar görmez, insanlar ölmez, enkaz altında günlerce mahsurda kalmıyor..
Ve günlerce enkaz altında yaşam mücadelesi verip inadına yaşayan insanlar dışarıya çıkarılıp açlık, soğuğa teslim edip öldürmezler..
Bu mu islam bir ülkenin sicili, büyüklüğü, gelişen ekonıomısının halka yansıması..?
Ya da oradakiler nasıl olsa terörislere ekmek verenler, xainler mi diyecekler, milyonların gözüne baka baka televizyonlarında söylüyen spikerleri bu kültürü, ziyniyeti nerede aldılar ki?
Kontrolsüz, gelişi güzel, altyapısız, deprem bölgesinde yapılan binalar kağıt gibi yere çarpılmış..Devlet bunun vebalini taşımadığı gibi suçluları arama derdinde değil.. O bölgedeiki insanları kendi halkında görmediği ortada..
Vurulan gencecik askere bende ağlıyorum, insanların ölmesine, vurulmasına, baskı görmesine, hemde iki tarafın gencecik çocuklarının savaşa sürülmesine karşıyım..ancak sanki devlet gibi Türk halkıda Wan felaketine seyirci kalmış, üzülmüyor, enkazın altında daha kaç canlı var kaygısını taşımıyorlar..
Tuhaf, tartışmalı olanda uluslar arası yardımları kabul etmemeleri, yani ölenler babaların kesesinde gidenler mı?
Belkide diyorlar ki „ onlar halis muhlis Türk kanlarınıda taşımıyorlar, sonra kimisinin çocukları dağlara giden töröristlerdi.. Terörüstlere ekmek de belki vermiştiler, ya o afacan çocuklarda taş atmıştılar.“ .Onun için yeteri kadar üzülmedikleri, yardım etmediklerini söylemek abartılı değildir..
Wan depreminde insanlık kaybetti..AKP hükümedi sınıfta kaldı.
.
. Bir çocuk gözüme ilişiyor…, pek bizim diyarların insanına, giysileride benzemiyr, üzgün, kırgın..nenedini soruyorum, diyor ki;
„.. ben çok uzak diyarlardanım.. fakat bugün Wan’lıyım..
Wan için ağlıyor gözlerim, yüreğim oradakidaki yaşıtlarımla atıyor…
Keşke onları yüreğime aldığım gibi sırtımada alabilseydim..
Biliyorum.. çok soğuk, üşüyorlar, nefesimle ısıtmak istiyorum..“
Ve....
Sonra güler yüzlü, gencecik bir yüz gözlerimin önünde şekilleniyor..üzerinde isim yazlılı…Gözlerimle, yüreğimle bakıyorum..
Cem Emir..
Bu fotoyu görünce yüreğim burkulup gözlerime yaşlar hücum ediyor..
Bu ne ilk ne de son, bunuda biliyorum..
..
Dersimli bir çocuk..gazeteci, genç yaşına bakmadan haber peşinde koşan gözünü budaktan esirgemiyen, güleç yüzlü.. enkaz altında kalmış..
Artık yaşamıyor, gülen gözleriyle ne Dersim diyarına ne de Wan’a bakamaz..
O güleç yüzlü çocukta artık nefes almıyor, sevdikleri dokunamıyor..
Sevgili Cem Emir söylüyecek çok sözcük var dilimin ucunda.. söylesem sahibini bulamaz ki, ya ne demeliyim, tamam oldu ..Dapır'lerimiz gibi "yapanlara kalmasın mı" demeliyim.
Bilmiyorum ki sevgili Cem Emir..
Seni tanımadım, tanımışım kadar acı verdin.
..acımla, isyanla şimdilik yanlızca bunu söylemek istiyorum;
.
"Başta ailenin olmak üzerei, halkının, dostların, insanlığın başı sağolsun.."
Bugün Wan gibiyim..
Elif ORHAN


