Bazılarına adalet yok
Adaletin gerçekten yerini bulmasını zaten beklemiyorlardı. Buna rağmen Ermeni asıllı gazeteci Hrant Dink’in 2007’de öldürülmesiyle ilgili tartışmalı davada karar açıklandığında, ailesi ve avukatları şoke oldu. Yargıç, ‘silahlı terör örgütüne’ üye olma suçlamasından 19 sanığın hepsini beraat ettirdi. Sadece biri, gündüz gözüyle sokak ortasında Hrant Dink’i öldürmek için komplo kurmaktan müebbet hapse mahkûm edildi. İstihbarat servisleri için muhbir olarak çalışan bir diğer zanlı ise bundan aklanıp, onun yerine 2004’te Trabzon’da bir McDonald’s restoranını bombalatmaktan 10 yıl hapis cezası aldı. Ailenin yakını ve avukatı Fethiye Çetin, davayı ‘başından sonuna bir komedi’ olarak niteledi. Dink’in yüzü taşa dönen eşi Rakel’in yanında açıklama yapan Çetin, “Dalganın en büyüğünü en sona saklamışlar” diye ekledi.
1915’te 1.5 milyon Ermeninin Osmanlılarca katledilmesi etrafına örülen mitleri çözen Dink, bunu ‘soykırım’ diye nitelediğinde yetkililerle zıt düşmüştü. Kendisini ‘Türk kimliğine hakaret’le suçlayan bir dava silsilesi, Dink’in üzerine püskürtüldü. Bir diğer suçu da Atatürk’ün evlatlık kızı Sabiha Gökçen’in Ermeni kökenlerini ortaya çıkarmasıydı. Dink, yetkililerce hizaya girmesi yönünde uyarılmasının ardından, bir dizi köşe yazısı kaleme alarak kendi trajik sonunu öngördü.
Hükümet sınavı geçemedi
Dava, AKP hükümetinin hukukun üstünlüğüne bağlılığı açısından bir sınav olarak görülüyordu. Türkiye’deki 60 bin Ermeni açısından Dink için adalet, geçmişin yaralarına merhem olabilirdi. Mahkemenin kararı içinse bir Ermeni işadamı, “Ermenilerin meşru hedef olduğuna dair net bir mesaj veriyor” dedi. Başbakan Erdoğan ise sonucun ‘kamu vicdanını rahatsız ettiğini’ ve temyiz sürecinin açık olduğunu söyledi. Müttefikleri bile Türkiye’nin yasal sisteminden endişeli. Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammarberg, Dink davasını da andığı raporunda, ‘devleti korumayı, insan haklarını korumanın üzerinde tuttukları’ için Türk yargıç ve savcılarını kınadı. Hammarberg, dava öncesi tutukluluk sürelerinin 10 yıla varan uzunluğunu eleştirdi.
Son olarak Adalet Bakanı Sadullah Ergin, -Abdullah Öcalan’ı övmek gibi- varsayılan terör suçlarıyla ilgili cezaları indiren ve tutuklamalara gerekçe gösterilen kanıtlar için çıtayı yükselten reformlar açıkladı. Bunlar iyi karşılansa da mütevazı adımlar. Ve demir parmaklıklar ardında bulunan onlarca gazeteci, yüzlerce öğrenci, binlerce Kürt siyasetçi ve protestocu için çok geç kaldılar. (21 Ocak 2012)


