Anasayfa Haberler Kürdistan Faili meçhul değil, faili devlettir

Faili meçhul değil, faili devlettir

 

bozyel faili devletHak ve Özgürlükler Partisi (HAK PAR) Genel Başkanı Bayram BOZYEL, Dîyarbekîr´de JİTEM'in sorgu ve infaz merkezi olarak kullandığı alanda süren kazılarda şu ana kadar 20´den fazla insan kafatasının bulunması vesilesiyle yaptığı açıklamada Türk hükümetine şu çağrı ve uyarıda bulundu:


Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK PAR) Genel Başkanı Bayram BOZYEL, Dîyarbekîr´de JİTEM'in sorgu ve infaz merkezi olarak kullandığı alanda süren kazılarda şu ana kadar 20´den fazla insan kafatasının bulunması vesilesiyle yaptığı açıklamada Türk hükümetine şu çağrı ve uyarıda bulundu:”

“Her şey için çok geç olmadan, kayıplarımız bulunsun, tetikçilerden başlayarak dönemin sorumlularından topyekûn hesap sorulsun. Böyle bir adım, aynı zamanda yüzyıllık Kürt sorununun barışçıl ve eşitlikçi çözümüne kapıyı aralayabilir belki..”

BOZYEL, “İçkale” de Kamuoyuna dönük yaptığı basın açıklamasında şunları kaydetti:
”Faili meçhul cinayetler, Kürt halkının bedeninde açılmış hain bir hançer yarasıdır. Faili meçhul kayıplar ise bu derin yaranın hiç dinmeyecek sızısıdır. Kayıp canlarımız bulunmadan, onların katillerinden hesap sorulmadan bu yaranın kabuk bağlaması ve onun acısının dinmesi mümkün değil. Birkaç günden beri (arkamızdaki) Diyarbakır İçkale bölgesinde yapılan kazılarda sayısı her geçen gün artan insan iskeletleri çıkartılıyor. İçkale sıradan bir yer değil.Eski cezaevinin ve daha çok da JİTEM’in merkezinin olduğu bir mekan. O JİTEM ki her gün onlarca Kürt insanının sağ olarak girip ölü olarak dışarı atıldığı, ya da tümden kaybettirildiği bir yer.Kürtler için bir ölüm kavşağı ya da zebanilerin ölüme doymadığı bir cehennem.

Bugün Kürdistan’ın her yerinden faili meçhul kurbanların cesetleri, o cesetlerden geriye kalan kemikler fışkırıyor. Bu kadim ülke ölüm tarlalarına dönüşmüş durumda. Zengin bir tarih ve farklı uygarlıklara beşiklik etmiş bu coğrafyanın haritası, artık barındırdığı toplu mezarlarla anılır hale geldi.

Şimdi bir kez daha, sayıları on binleri bulan faili meçhul cinayetlerin ve kayıpların gerçek faillerinin kim olduğunu sormak istiyoruz, Kamuoyuna yansıdığı gibi bu cinayetleri gerçekleştiren tek başına JİTEM denen bir katiller güruhumudur? JİTEM’in bunca cinayet ve vahşeti Diyarbakır 7. Kolordu’dan, İkinci Ordu’nun komuta kademesinden, Genel Kurmay Başkanlığından habersiz işlediği söylenebilir mi? Kürt halkına kan kusturan uygulamaların, bir rutine dönüşen cinayetlerin MGK’nın bilgisi dışında, dönemin siyasi iktidarına rağmen gerçekleştirildiği iddia edilebilir mi?

Oysa hafızasını yitirmeyen, vicdan sahibi insanlar bütün çıplaklığı ile gerçeğin farkındadır. Dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Ağar bin operasyona imza attığını söylemedi mi? Dönemin Başbakanı Tansu Çiller infaz edilecek Kürt isimlerini içeren listelerle ortalıkta dolaşmadı mı?

Dönemin Milli Güvenlik Kurulu yeni bir Kürt kırımı konseptinin hayata geçirilmesi için oturup kararlar almadı mı? Geçen yüzyılın son çeyreğinde Kürt halkını sindirmeyi amaçlayan bir plan, hiyerarşik bir düzen içinde hayata geçirildi. Bu hiyerarşik düzen devletin derini ya da hukuk dışına taşmış olanı değildi. Bütün kurum ve kurullarıyla devletin ta kendisiydi.

Önce sağlıklarından nicedir umut kestiğimiz bütün kayıplarımızın mezarlarını istiyoruz. Onlarla insani bir bağımız olsun diye. Bırakın, kendi meşrebimize göre yaslarını tutalım. Hunharca infaz edilen kurbanların katilleri yargılansın ve hesap sorulsun istiyoruz. Belki o zaman, barış, kapımızı çalma yüzünü bulabilir kendinde. Esas olarak da Kürt halkının varlığını, onun özgürce yaşama hakkını yok sayan, onun hak taleplerini düşmanca karşılayıp vahşice bastıran zihniyetle yüzleşişsin istiyoruz. Çünkü her gün bir yenisi ortaya çıkan toplu mezarlar söz konusu ırkçı ve inkârcı zihniyetin eseridir. Üstelik bu zihniyetin ilk cinayetleri de değil yaşadıklarımız. Cumhuriyetle başladı, Uludere Roboski katliamı ile devam ediyor, Kürt halkına düşman bu anlayışın icraatları.

Her şey için çok geç olmadan, kayıplarımız bulunsun, tetikçilerden başlayarak dönemin sorumlularından topyekûn hesap sorulsun.Böyle bir adım, aynı zamanda yüzyıllık Kürt sorununun barışçıl ve eşitlikçi çözümüne kapıyı aralayabilir belki. 31.02.2012

Bayram BOZYEL

Hak ve Özgürlükler Partisi Genel Başkanı"

Yorum ekle