Anasayfa Haberler Kürdistan Özel savcılar PKK infazlarını soruşturuyor

Özel savcılar PKK infazlarını soruşturuyor

 

guclu-bozyel-batmanli-elciK. Aktuel-Türkiye'nin özel savcıları "failimeçhul" ama faili devlet olan cinayetler için sözde harekete geçmişler. Bu arada soruşturmanın PKK nin iç infazlarına kadar uzatılması yönünde Özel yetkili savcıların harakete geçtiği görülüyor.

Faaili devlet olan hiç bir cinayet daha aydınlatılmadı. Bu devlet kendi generallerini ve subaylarını vurdu. Bu gün bunların devlet içindeki güç odaklarının yaptığı netleşiyor. 20.000 faili devlet olan cinayet var ortada.

Ergenekon soruşturması sadece hükümete yapılmak istenen darbeyi soturmakla sınırlı kaldı. Kürdistandaki faili meçhullere uzanmadı. Kürt siyesetinde çoğunluğu oluşturan siyasi çevreler bu işin üzerinde ciddi durmadılar.

TC özel yetkili savcıları sadece siyasette kullanmak için PKK iç infazları peşine düşüyorlar. Yorumcuların değerlendirmeleri bu yönlüdür.

Selim Çürükkaya'ya özel savcılardan dolaylı istek geldi ve Selim Çürükkaya bunu kabul etmedi. Bazı Kürt siyasetçilerinin TC özel yetkili savcılarının soruşturma girişimlerine sıcak baktıkları ve kimisi bazı endişelerine karşın katıldığı ve olumlu gördüğü görülüyor.

Selim Çürükkaya PKK içi infazları ggündemleştiren bir yazar. Ama bunun TC özel yetkileri savcıları eliyle yapılmasına karşıdır. Bu konuda ki görüşü şöyledir:

 

"Dün Akşam Ülke TV. nin Ana haber bülteninin genç  Moderatörü Ersoy Dede, beni arayarak,  sormak istediği bazı sorularının olduğunu, Skype aracılığıyla canlı yayına katılıp katılmayacağımı sordu. "Konu ne?"  Diye sorduğumda; Bazı Türkiye gazetelerinde bu gün bir haberin geçtiğini, özel yetkilerle donatılmış savcıların PKK içinde işlenen cinayetleri soruşturmak istediklerini, bu konuda benimde ifademe başvurma niyetlerinin olduğunu aktardı. Ersoy beye Programa katılmak istediğimi bildirdim.

Yarım saat kadar sonra Skype aracılığıyla canlı yayına bağlandım. Orada açıkça savcılara ifade vermeyeceğimi söyledim. Gerekçemi de şöyle açıkladım. Faili meçhul binlerce cinayet var. Bu cinayetlerin bir kısmını, Türk ordusuna bağlı kurulan Jitem, bir kısmını polis bir kısmını askerler, bir kısmını köy korucuları, bir kısmını Hizbillah  işledi. Hepsini yine ordu tarafından kurulan Ergenekon organize etti. Cinayetlerin diğer bölümü ise Abdullah Öcalan ve ona bağlı çeteler tarafından işlendi. Öcalan’ ı da kontrol eden devlettir. Bütün bu PKK içi infazları devlet ona işlettirmiştir. Yani faili meçhul olarak bilinen cinayetlerin failleri Türkiye Cumhuriyeti devleti ile Abdullah Öcalan’ dır. Savcıların varsa bir yetkileri, bunu açığa çıkarsınlar,  Kürt ve Türk halkını bilgilendirsinler ve bu oyuna son versinler."

 

Ayrıca özel yekili savcıların soruşturma çabalarına yönelik gazetede çıkan bazı şahsiyetlerin görüleri şöyledir:

“İbrahim Güçlü: Kürt siyasetçileri, aydınları, sivil toplum örgütleri, kanaat önderleri, hatta BDP, Ergenekon ve benzeri örgütlerin infazları hakkındaki soruşturmaların, Fırat'ın bu tarafına geçmemesinden şikâyetçiydi. Aslında BDP, bu iddiayı ileri sürerken politik davrandı ve çok gönüllü değillerdi. Çünkü Kürt bölgelerindeki infazların, Ergenekon, JİTEM ve benzeri örgütlerin yanı sıra PKK ve Hizbullah tarafından da gerçekleştirildiğini çok iyi biliyorlardı. Diyarbakır savcılığının varacağı sonuçlarla ilgili endişe ve şüphelerim olmasına rağmen somut vakalarla birlikte görüşlerimi sunacağım. Bu konuda PKK'nın 12 Eylül öncesinden hedef seçtiği ve arkadaşları katledilen Kürt örgütleri yöneticilerinin ve PKK'dan ayrılan şahsiyetlerin görüşlerine başvurulması için koşulların oluşturulması gerektiğini düşünüyorum.

HAKPAR Genel Başkanı Bayram Bozyel: Türkiye, tarihiyle yüzleşmeli. PKK'nın faili meçhulleri de bu kapsamda araştırılmalı. Tarafsız ve medeni şekilde bunların hesabı sorulmalı. Güzel bir adımdır bu gelişme elbette. PKK'nın faili meçhullerinin iyi soruşturulması için demokratik ve barışçıl bir zemin oluşturulmalı. Çünkü bölgede hâlâ mağduriyetler var. Bu mağduriyetler olduğu zaman diğer sorunlar göz ardı oluyor. Aksi takdirde yapılacak soruşturma ve atılacak adımlar, siyasi adımlar olarak değerlendirilebilir.

 

Sercavan internet sitesi editörü eski PKK yöneticisi Şükrü Gülmüş: Devlet ile PKK savaşan iki güç. Bir tarafın bunları soruşturması doğru değildir. Ama savcının kendisi eğer Türkiye'deki demokrasinin bir göstergesi olarak böyle bir şeyi gündemine almışsa nihai bir durum olarak bu bir örnektir. JİTEM'i bir kurum olarak görmüyorum. Devletin kendisi, PKK ve Hizbullah üç ana güç olarak bu savaşa bizzat iştirak etmiştir. İştirak eden güçlerin işlediği faili meçhul cinayetleri kim ele alırsa alsın benim onlara yaklaşımım şu olur: Eğer memleketime gelebilirsem aynı şekilde tanıklığımı da savcıya bildireceğim. Eğer infazları ele alacaksak bir bütünlük olarak devletin, PKK'nın ve Hizbullah'ın yapmış oldukları ama herkes kendi teşkilatları içerisinde olanları söylemeli.

 

Kürt Devrimci Demokratlar Hareketi Sözcüsü Halim İpek: PKK'nın infazlarına yönelik soruşturmanın yıllardır açılması gerekiyordu. Geç de olsa çok önemli bir adım atılmış oldu. Adil soruşturmaların bizi aydınlığa götüreceğine inanıyorum.Hatalarla yol alamayız.Bunu gerek devlet adına yapanlar olsun gerekse örgütün yapmış olması bir şeyi değiştirmez.Kirlilik üzerine bir şey inşa edilemez.Bu soruşturma, bir yüzleşmedir. Örgütün kendisiyle, yaptığıyla yüzleşmesi de olacaktır.Bu yüzleşme önümüzü açacaktır. Ben sorunun çözümü için çok umutluyum.Çözümün de yaklaştığına inanıyorum.

Dicle Fırat Diyalog Grubu Başkanı Muhittin Batmanlı: PKK'nın öldürdüğü binlerce insan var, bunların ortaya çıkarılması gerekir. Hizbullah'ın öldürdüğü insanlar, korucular ve JİTEM'in öldürdüğü insanlar var. Bunu yapanlar 'araştırılsın' diyor, sanki kendileri yapmamış gibi. Bu konuda komisyon oluşturulabilir. PKK 'akil adamlar' diyor, bunu demeye hakkı yok.Hizbullah'ın bunu demeye hakkı yok.Bunu ancak ölümlere bulaşmamış kişiler söyleyebilir.

Şerafettin Elçi-Diyarbakır Milletvekili: Bir cinayet varsa bu cinayetlerin araştırılması gerekiyor.Ama ciddi delil melil yokken birini yıpratmak veya birilerini yıpratma hesaplarına yargıyı alet etmem doğru değil. Ama ciddi delil varsa elbette bir cinayet kimin olursa olsun bu cinayetin aydınlatılması ve soruşturulması lazım.”

Yorum ekle