BU NASIL İNSANLIK, BU NASIL VİCDAN?

jitem 74050Kalender Şahin /1980 lı 1990 lı yıllarında Jitem ve devletin diğer resmi kurumlarının gözaltına aldıkları ve yargısız bir şekilde infaz edilen insanların kemikleri bir bir çıkıyor, nereye kazma vurulsa orada insan kemikleri çıkıyor, hangi karakolun ve Jitem merkezinin bahçesine baksanız orada katledilen, kayıp edilen insanların cansız bedenleri yatmaktadır.
Resmi rakamlara göre kayıp insan sayısı 17.500 fakat bilinen bir gerçeklik var gerçekten kayıp sayısı bu resmi rakamların çok çok üstündedir.
Bu kayıp insanlara birde PKK nin kayıp ettiği ve katlettiği insanları sayacak olursak bu rakamlar iki üç katına kadar çıkar.
Bunu bizat Abdullah Öcalan açıklamıştı bizdeki iç infazlar 15 bin civarında diye?
Bu günlerde yapılan kazılarda çıkartılan insan kemiklerinin sanki tek adresi JİTEM olarak gösterilmeye çalışılıyor bu kısmen doğru ama JİTEM Devlettin kurduğu Jandarma Kuvetler komutanlığına bağlı bir ordu ve devlet kuruluşudur. Doğan Güreş, Tansu Çiller, Süleyman Demirel, Mehmet Ağar, Veli Küçük dönemlerine damgasını vurdu Jitem zaten daha evel Gladio, Kontgerilla olan kurumun adı değiştirildi ve o dönemlerde bilinen ve bilinmeyen binlerce tetikçiysi vardı ve bu tetikçiler bizat devlet tarafında görevlendirilmiş maaşalarıda devlet tarafında ödenmekteydi hata Jitem,in varlığı eski PKK li ve sonrada itirafçı ve Jitem elemanı olan Abdulkadir Aygan,ın maaş bodrolarını deşifre etmesiyle devlet Jitemi kabullenmişti.
İnsan kemikleri her kazma vuruluşunda toprağın üstüne fışkırırlarken başta insan hakları kurumları olmak üzere toplumsal muhalefette ciddi bir tepki yok Demvrimci muhalefet olup bitenler karşısında ne yapacağını bilmiyecek durumda zaten bir çoğununda kendilerini yaşatmaları dışında pek bir takatlarıda yok?
Bu olayların açığa çıkartılmasında en çok emeği olanlar yüreği yanmış kayıp yakınlarıdır yaklaşık 16 yıldır bıkmadan usanmadan kayıp edilen oğulları, kızları, abileri, kardeşlerinin birer resmiyle alanlardalar, dövüldüler, kovuldular, tutuklandılar her türlü işkenceye maruz kaldılar ama onlar yakınlarının akibetlerinin aydınlanması ve sorumluların açığa çıkartılıp yargılanmaları için ısrarcı oldular oluyorlar.
Bu kazılardan çıkan manzaralar karşısında en çok ses vermesi gereken PKK ve BDP ölüm sessizliğine bürünmüşler nede olsa onlar yıllar önce söylemişlerdi bu 17.500 failli meçhulu, yargısız infazı ve kayıpları unutmaya hazırız demişlerdi sanırım o söylemlerine uygun davranıyorlar ve sadece derin devletin, Jitemin kayıp ettiklerinide değil PKK diyor bizim katletiğimiz ve kayıp ettiklerimizide unutun kimse kayıp ettiklerimizi katletiklerimizi aramasın sormasın diyor eğer arayan soran olursa onların başınada benzeri durumlar gelebilir gibi yaklaşımlar içerisindedir.
Devlette bu söylemi yıllarca söyledi durdu hata bir çok askeri faşist yönetimle yönetilen devletlerde bunu yaptı ama gerçekler inaatçıdır kardelenler gibi en zor dönemlerde ve en zor yerlerde yeşerir hiç kimsenin yaptığı zalimlik, adaletsizlik, insan hak ihlali ve insan yaşam gaspı kimsenin yanında kalmadı kalmayacakta yeterki bu gün bir avuç insanda olsa yapılanlara karşı seslerini haykırmalı, körlere, sağırlara, neme lazım diyenlere karşı haykırmalı, kayıp edenlerin, yargısız infaz yapanların suratlarına tükürmeli, gerçekleri suratlarına vura vura durmalı durabilmeli?
Bir avuçta olsak, yanlızda kalsak kayıp edilen, yargısız bir şekilde katledilen kardeşlerimizin, abilerimizin, ablalarımızın çığlığı olmalı olmalıyız bu bir insani duruştur bunun karşısında sessiz tepkisiz kalanların insanlıkları sorgulanır, bu failli meçhulleri yapanlar bunca canımızın kayıp edilmelerine sebep olanlar kimin yada kimlerin adına hareket edildiklerine bakılmasızın yaptıkları aynı katilliktir, caniliktir ve bunlar açığa çıkartılıp gereken hukuki ve insani cezalara çarptırılıncaya kadar peşlerini bırakmayacağımızı onların suratlarına haykırmalıyız.
Hele hele bir davanın savunucusuyum deyipte sonrada bu failli meçhulleri, kayıpları unutmaya hazırız demek anlaşılır bir yaklaşım değil tabi yarında birileri çıkar PKK nin kayıp ettiklerinide unutmaya hazırız der, onların yakınlarının ve mensubu oldukları ulusunda haklarına hukuklarına kalem çekmeğe hazırız der ama unutulmasınki bu kayıp ettiklerinizin yakınları yakanızı bırakmayacaklardır, kim olursanız olun bu halk, bu halklar,  insanlık sizden hesap soracaktır.
PKK Balkanlar örgüttü tarafında balkanlarda kayıp edilen kardeşim Aydın ve üç arkadaşı için başta PKK nin Balkanlar Örgüttü, Avrupa Örgüttü ve başkanlık konseyide dahil olmak üzere baş vurmadığım kurum kuruluş kalmadı, Kızıl Haç, Af Örgüttü, Yunanistan içişleri ve dış işleri bakanlıkları, Bulgaristan içişleri ve dış işleri bakanlığı ve bu ülkelerdeki bir çok insan hakları kurum kuruluşu ve İnsan hakları derneği (İHD), Uluslararası gözaltında kayıplara karşı mücadele komitesi (İCAD), Mazlum Der ve Türkiyeli Kürdistanlı devrimci demokrat örgütleri, partileri kurum ve kuruluşları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AHİM) baş vurmadığım kurum kalmadı ama bu kayıpların akibetlerini aydınlatamadık, aydınlanmıyor, kardeşime ait bir kemik parçası olsun dahi bulamadık, bir gün gidip sarılıp ağlayacağımız,teselli olacağımız bir mezartaşı yok? 
Kimi kurumlar yaptığımız araştırmalarda bir sonuca varamadık, kimisi karşımızda resmi bir kurum kuruluş yok diyor, kimisi vatandaşı olduğunuz ülkenin iç hukuk yollarına baş vurun ve iç hukuk yolları tükendikten sonra bize baş vurun deyip durdu en son TBMM İnsan hakları inceleme komisyonuna baş vurdum ve başvurum kabul edildi inceleme başlatıldı sanırım dinlemeleri için ifademede başvuracaklardır bir davet geldiğinde hiç teredütsüz gideceğim ve bu karanlık kayıp olayının ayrıntılı tüm bildiklerimi anlatacağım ve oradanda bir sonuca ulaşmadığımda tekrar AHİM Başvuracağım çünkü o zaman tüm iç hukuk yoları tükenmiş olacak sanırım.
Tabi bu arada farklı basın yayın kuruluşları olaya duyarlılık gösterdi basında çeşitli haberler çıktı birileri bu kez farklı bir tarzda bu yaptığın doğru değil, kime başvuruyorsun, niye başvurdun gibi söylemler ve eleştiriler yöneltiyor soruyorum arada geçen 13 yılla rahmen bu olay aydınlanmıyorsa, aydınlatılmıyorsa siz olsaydınız ne yapardınız?
Vicdan sahibi ahlak sahibi olanların söyleyecekleri bir şey olmalı PKK lilere BDP lilere sormak istiyorum eğer bu TBMM İnsan hakları inceleme komisyonu işlevsizse, başvurmamamız gereken bir yerse siz oraya neden üye veriyorsunuz? Sayın Ertuğrul Kürkçü,nün orada işi ne?
Bu meclis ve parlemento işlevsizse sizin milletvekillerinizin orada işi ne? Beni eleştirmeye kalkan devrimci örgütler, partiler sizleri kaç kez topladım yada kaç kez bunu gündeminize getirmeye çalıştım, İnsan hakları kurumları sizlere kaç kez başvurdum neden halen bu kayıp olayını gündeminize almadınız? Bu kayıpların tek bir resmini neden bir gün ellinize alıpta sormadınız bu kayıplar nerede diye?
Biraz insanlığınız, vicdanınız varsa siz utanmalısınız ben değil?
Tabi utanacak yüzü olan varsa?
İnsan yaşamında, insan haklarında ısrar edenlere saygılarımla.
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
  

Yorum ekle