Anasayfa Kültür ve Sanat Öykü TÜRK ULUS DEVLET ANLAYŞI VE KÜRTLER !

TÜRK ULUS DEVLET ANLAYŞI VE KÜRTLER !

altAli Buran/ Vikipedi’ye göre ‘’Genellikle ulus devletin Fransız Devrimden sonra   1789   görülür .  Tarih sahnesine çıkmış olduğu kabul edilir. Bu aynı zamanda feodalizmden kapitalizme geçiş sürecini belirleyen dönemdir.’’ Poulantzas´a göre;  Sürekli bir değişim içinde olan hakim dünya siyasetine paralel olarak devlet biçimlenmeleri de değişmek zorundaydı. Poulantzas´a göre yirminci yüz yılın ikinci yarısındaki devlet modellerini “otoriter devlet” olarak adlandırmak mümkündür .

Ona göre bu eğilimin temel argümanı, siyasal demokrasi kurumlarının köklü bir biçimde zayıflaması ve resmi özgürlükler olarak adlandırılan şeylerin çok yönlü bir biçimde manipüle edilmesiyle birlikte, devlet kontrolünün sosyo-ekonomik hayatın her alanı üzerinde yoğunlaştırılmasıdır. Anti-demokratik ideolojiye büyük manevra alanı sağlayan bu yapılanma içinde resmi ideoloji ve devlet partisi kavramları önemli yer tutar (Birikim dergisi, felsefe ve siyasi incelemeler-7-9-2007)  


Ulus devletleri Mustafa  Kemal’inde  bahsettiği gibi Ulus  devlet en güçlü devletlerdir. Dünyadaki en tehlikeli ve güçlü devletler hep resmi ideolojiye dönüşen ulus devletler  olmuştur.Küresel dünyanın de gördükleri   en tehlikeli  devletler ulus devletleridir. Yani tek Irk,tek Bayrak,Tek Dil ve tek Toprak. Örneğin deniliyor ki; TC gönül bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür Peki gönül bağından ne anlıyoruz ?.Eğer bir halk iradesi dışında tüm ulusal değerleri yasak edilmiş ise buna gönüllü bağlılık denilir mi? Burada Ulus devlet kavramı/anlayışı ayni zamanda hakim Ulus ayrıcalığı olduğu gibi Uniter devlet anlayışında beraberinde getirir.Çünkü çoğulculuğu ret eder ve izin vermez.Örneğin, bazı Kemalistlere  göre Uniter Devlet Türkçe dışında okul,Radyo ve TV  açamaz.Bu anlayış Ulus  devlet sadece kendi dinini, dilini, tarihini Kültürünü ve resmi ideolojisini aşılar/öğretir. Görevi  ASİMİLE etmektir.


80- yıla yakındır TC  bu resmi ideoloji ile kendini ayakta tutuğu gerçeğidir. Ulus Devlet, Sınırları belirlenmiş yasal güç kullanma hakkına sahip ve yönetimindeki halkları  bütünleştirip  ortak kültür, simgeler, kendi ulusal değerlerini  yaratıp gelenekler dahil tüm  kökenleri kendi içinde eriten bir resmi ideolojidir…Ancak her yönü ile sorunlarını çözmüş  refaha kavuşmuş, herkesin  ve  her etnik grubun özgürce yaşadıkları ülkelerde  nispeten  Ulus Devlet anlayışı benimsenmiştir.


Yani yüz yıllara aşkın bir süredir tartışılan Ulus Devlet belki ilk yüz yıllar içinde ilercilik,çağdaş ve modern devlet tanımı uygun olurdu.Ama günümüz global /Küreleşmenin hızla yaygın olduğu  dünyamızda  TC  gibi bir ülkede  Ulus Devletti savunmak gericilik  ve modern ırkçılıktır.Burada  belirleyici olan otoriter devlet anlayışıdır.Örneğin,CHF Başkanı  M. Kemal 1927 Seçim için yayınlandığı bir tamimde 316 Milletvekilinin seçilmesinde  tek belirleyici olan kendisidir.CHF tüzüğüne göre M. Kemal ömür boyu Cumhurbaşkanı ve  Parti başkanıdır.Özetle o günden bu güne resmi ideoloji devletin egemenliğini elinde tutmaktadır.’’EĞEMENLİK KAYTSIZ ŞARTSIZ  MİLLETİNDİR’’ Sözü yazıldığı gibi değildir.Gerçek egemenlik MGK ‘dır.Burada, özellikle Kürt sorunu gündeme geldiğinde  daha çok  Askerler, Genel Kurmay ve kuvvet komutanları daha çok söz sahibidirler.Dikkat edilirse  başta Kürt açılımı denilen çalışmalara giderek Kürt kelimesi aşındırıp Demokratik açılım söylemi yerini aldı.Denilebilir ki Hükümet yüz yıllara aşan bu sorunu kamuoyunu alıştırma tepkileri azalma yönünde taktik değiştirebilir.buda gayet doğaldır.Ama görünen ok ki  bu Ulus Devlet safsatası daha çok gündemde kalıp resmi ideolojiyi ayakta tutmaya çalışacaktır.Kürtlerde birlik ve beraberlik için tüm örgütsel ve bireysel düşüncelerini/çıkarlarını bir yana bırakıp Kürt ve Kürdistan çıkarları için çalışmalıdırlar.


Ali BURAN