Anasayfa Manevi Yazarlarımız Çetin GÜNGÖR

Çetin Güngör

HASTA KAFALI YÖNETİCİLER 3

soru_isaretiÇetin Güngör / Birçok devrimciye yönetiminde hastalıklı kafaların bulunduğu dengesiz bir örgüt göstermek istediğimde aklıma gelen tek isim vardır: "PKK." PKK, 1970-80 siyasal kuşağında Kürdistan'da ortaya çıkan ama bu kuşağın olumluluklarından az yararlandığı için yozlaşan ve giderek tehlikeli olmaya başlayan bir örgüttür.

 Kürdistan tarihinde yığınla işlenmiş hataları kendisine örnek alan, sonradan çıkan "boynuzun kulağı geçtiği" misali gericiliğini kanıtlayan PKK'nin şimdiki durumu, eğer dikkat edilmez ve toplumsal mücadelenin yasaları iyi izlenmezse başlangıçtaki niyetleri nasıl olursa olsun bir örgütün zamanla nasıl yozlaşıp dogmatık ve anti demokratikleşeceğine dair örnek olan bir ibret vesikasıdır.

"Doğmatik örgüt” 2

imagesCA1WLMWQÇetin GüngörPKK yönetimi, kendi çıkarına denk düşen her türlü şeye devrimcilik çıkarına ters düşen şeye de karşı-devrimcilik adını vermektedir. Kendisine karşı içinden ve dışından oluşan duyarsızlık ve mezar sessizliğine övgüler düzerken, yapılabilecek herhangi bir eleştiriye ise sadece "ölüm nişanı"nı layık görmektedir.

 Bugün birçok örgüt PKK'nin mevcut tutumundan ve gelecekte alacağı biçimden endişe duymaktadır. Ayrıca, PKK'de kadrolar çoğunlukla gözle görülmeyen ama kimi zaman da görülebilen bir baskı altındadır. Bu kadrolar açısından örgüt içinde ellerinde kendi kişiliklerinden başka hiç bir şey kalmamıştır.

Kamuoyuna 1

gungorÇetin Güngör / 1920-1970 ile 1970-I980 arasında iki değişik evreden geçen toplam 60 yıl, Türkiye ve Kürdistan halkının ulusal bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm savaşımı yolunda kendisine devrimci kişilik kazandırma çabalarıyla dolu sıkıntılı yılları kapsamaktadır.

Günümüz koşullarının var olan siyasal guruplaşmaları yaşanmış ve geçmişte kalmış bu iki evrenin çeşitli anlayış ve uygulamaları konusunda genel olarak farklı iki açıdan bakan mantığa sahiptirler. Bazı guruplaşmalar geçmişin anlayış ve uygulamalarını kritik edip doğru bulmazken diğer bazı guruplaşmalar da bütünüyle sahip çıkıp övgüye layık görmektedir.

SON SÖZ:"Eğer yakalanırsam poliste çözülmeyi öneriyorum"13

demisEnver ATA ile Zülfü GÖK arkadaşların ölümleri, yaşadığımız günlerde devrimci hareketin ortak ve genel mücadelesini yakından ilgilendiren çok önemli tartışmalara neden oldu. Şimdi cinayetleri işleyen örgüt PKK, bu tutumlarından ötürü bütün yönleriyle kamuoyunca yeniden ele alınmakta ve değerlendirilmektedir. Her kişi Ya da gurup, kendi bulunduğu noktadan hareketle PKK'nin bir yerinden tutmakta ve nihai kararını vermektedir.


 Biz bu raporumuzla, kamuoyunda PKK'ye yönelik yapılan tartışmalara (PKK'de yaşayanlar olarak) ışık tutmayı amaçladık. Buraya kadar yazdıklarımızla da PKK'yi kısmende olsa anlattığımızı sanıyoruz.

Öcalan Muaviye benzerliği 12

kuranÇetin Güngör / Ama bu hiçte öyle yeni bir taktik olmayıp, Muaviye ile Ali arasında ki çatışmadan kalma oldukça eski bir taktiktir. PKK'nin bugün muhaliflerine karşı ileri sürdüğünü, o yıllarda Muaviye'nin Ali'ye karşı yaptığından ayırmak olası değildir. Sıffın'de, askerlerinin mızraklarının başına Kur'an sahifelerini iliştiren Muaviye:


 “bize karşı savaşırsanız Kur'ana karşı gelmiş olursunuz” biçiminde tehditler savurarak, Ali'nin askerlerini korkutarak moral gücünü kırmış ve savaşı kazanmayı becermiştir. İşte, nasıl ki, Sıffın savaşında en kutsal olan Kur'an siper edilerek başarı elde edilmiş ise, PKK yönetimi de örgüt-içi ve dışı sorunlarında, direniş ve şehit gibi hassas kavramları öne çıkararak üstün çıkmaya çalışmıştır. Evet Muaviye Kur'anı, Apo'ise "Mazlum”u aynı iğrenç amaçla istismar etmiştir (2)

Diğer Makaleler...