PKK ve Sol analiz edilmelidir 9
Çetin Güngör / Ayrıca birçok gurup ve vatandaşında PKK'ye ilişkin gözlemleri vardır. PKK deneyini iyi kavrayabilmek için andığımız kaynakları bir araya getirmek Kürdistan ve Türkiye halklarının devrimci gelecekleri açısından paha biçilmez değerdedir. Keşke bu çaba gerçekleştirilebilinse. 12 Eylül öncesi çeşitli çevrelerin PKK olayını ele almalarına rağmen çözüme ulaştıramamış olmalarını büyük tahlissizlik olarak değerlendirmek gerekmektedir. Çünkü bugün PKK deneyi hakkındaki tartışmayı yapmak için toparlanmasını istediğimiz kaynakların bir araya getirilmesi oldukça zordur.
Zaman geçtikçe de daha da zorlaşacağı açıktır. Bununda nedenleri ortadadır; ilkin PKK, bazı olayları açıklığa kavuşturmak için gerekli olan arşivi kamuoyuna açmak istemeyecektir.
Sonra PKK'nin hala karanlıkta kalmış faaliyetlerini bilen birçok arkadaş ya ölmüş, yada faşizmin zindanlarına düşmüştür. Diğer bazıları da korkudan da olsa gerekli bilgileri verecek durumda değildir.
Bu durumda PKK'nin ortaya çıkış sürecinin uygulayageldiği taktikleri bu bugün geldiği aşamayı iyi kavrayabilmek için gerekli olan kaynakların eksikliği giderilebilinir ve bu kaynaklar toparlanabilir mi? Orasını fazla bilemiyoruz. PKK'nin geçmişinde olup bitenlerin tümünü en güçlü ve bugüne ışık tutacak bir şekilde yorumlanıp özetlenmesinde kime güvenilebilinir? Gerçek muhtevayı kim, nasıl yorumlayabilir? Bu anda bizim aklımıza gelen, karar çıkarıp uygulayabilecek tek imkan devrimci kamuoyunun oluşturacağı bir soruşturma komisyonudur. Birçok açıdan PKK sürecinin açıklığa kavuşturulması görevinin altından kalkabilecek tek yöntem şimdilik bu görünmektedir.
Şu an PKK temel alınarak yapılmasını istediğimiz tartışmaların ayni zamanda Marksizmin yaşayan canlı ruhunun geri bir dogmatizm ve sapıklıklıklarla ilgisinin olmadığını gösterilmesi açısından olumlu bir ürece tekabül etmesini dilemekteyiz. Bunun için yapılan ve daha da yapılması istenen tartışmaların, sonuna kadar PKK ile sınırlı kalmaması, giderek onuda aşan bir biçime dönüştürülmesi gerekmektedir.
Devrimci hareketin başına illet olmuş bu sorunun aramızda tartışılmasının “yan sakıncaları” ne olursa olsun, kendimizi yeniden tanımlama sürecine canlılık katacağı için aktif olarak savunmakta yarar vardır. Bir şeyimizi kaybetme korkusuna düşmeden (zaten sol olarak kaybedecek neyimiz kaldı ki?) bu tartışma cesurca başlatılmalıdır.
Tartışmanın kapsamanın dar tutulması gibi aksi bir yola başvurulması halinde “olayın” kavranmasında ciddi eksiklik ve yetersizlikler baş gösterebilir. Ancak derinlemesine ve genişlemesine doğru yol alan bir metot ile sol'daki olumsuzluklara karşı gelişme sürekli olabilir ve bir yükselme sağlanabilir.
Biraz da Ülkemiz Kürdistan'nın tarihi, sosyal ve siyasal çarpık ilişkilerinden ötürü örgütlere yansıyan, her an daha tehlikeli gelişmelere yol veren, Marksizmi kabaca kavrama mantığından uzaklaşıp bilimselliğe varmanın bundan başka bir çözümüde yoktur. Bu türden bir yol izleme sağlanabilirse ancak o zaman sol hareket içinde “karanlıkta” kalmış, çözülmesinde “zorluk” çekilen bazı örgütlenme ve mücadele sorunları aydınlığa kavuşturulabilir.
Bu bir bakıma, faşizme karşı önemli birçok sorun varken, “niçin sol'un iç sorunlarıyla uğraşılıyor veya zaman kaybettiriliyor” gibi söylentiler çıkarılıyor, ya da öyle gösterilmek isteniyorsa da, Aslında başka bakımlardan devrimci harekete aydınlık ve kuvvet kazandıracaktır. Ve devrimciler açısından sorun ele alınırken, asıl bu ikinci noktanın üzerinde durulmalıdır. Biz kendi payımıza bu yöntemin doğruluğuna duyduğumuz inanç ile PKK'ye karşı bilinen polemikler içine girmek zorunda kaldık.
PKK'de en açık biçimiyle ortaya çıkan ama maddi ve tarihsel kökleleri çok derin olan olay önemi bu şekilde kavranabilirse, ancak bir anlam ifade edecektir. PKK deneyi ve devamı, bu tehlikeli mantığın sol hareket içinde neden ve nasıl ortaya çıktığını, geliştiğini ve birçok örgüte egemen olduktan sonra nasıl yıkılacağının öyküsü olmalıdır. Evet sırf bu nedenledir ki, devrimci hareket dikkatli ve objektif olmak zorundadır diyoruz.
Devam edecek


