PROGRAM TASLAĞI 1
Mehmet Cahit Şener / I- GÜNEY-DOĞU KÜRDİSTAN DEVRİMİ
ULUSAL KURTULUŞ SİYASETİNİN TEMEL İLKELERİ
1- DEVRİMİN KARAKTERİ
Güney-Doğu Kürdistan Devrimi, bir demokratik halk devrimi olup, Kürdistan halkının kendi kaderini özgürce tayin etme esprisi içinde, Kürdistan’da demokratik yönetimini kurmayı hedefler.
Güney-Doğu Kürdistan halkı, gerçekleştireceği devrim ile, içinde bulunduğumuz koşullara bağlı olarak, iradesini ya bağımsız, demokratik bir cumhuriyet kurma ya da Irak’ın Arap halkıyla tam eşitliğe dayanan bir federasyon oluşturma doğrultusunda kullanacaktır.
2- DEVRİMİN YÖNTEMİ
Bir halk devrimi olan Güney-Doğu Kürdistan Devrimi, halkın gücünü harekete geçirerek ve halk savaşı stratejisi uygulanarak gerçekleşecektir.
Halk savaşı basit mantığa dayalı bir savaş değildir, basitten karmaşığa doğru gelişen bir çok taktiği de içerir. Halkımızın uzun mücadele tarihi ve yakın tarihteki deneyleri dikkate alındığında, Güney-Doğu Kürdistan devriminin, büyük bir taktik zenginlği içinde barındırarak gerçekleşeceği görülecektir. Elbette hangi somut taktiğin kullanılacağı ve uygulama alanı bulacağı, içinde bulunduğumuz somut siyasal ve askeri koşullara göre netlik kazanacaktır.Buna göre,
1.Gerilla savaşı olarak başlayıp, klasik halk savaşında görüldüğü gibi, giderek daha fazla savaş birliklerinin katılımıyla halk ordusunu oluşturmaya yönelebilir ve daha büyük halk kitlelerinin desteğiyle halk savaşı özelliği kazanabilir.
- Toplu halk ayaklanması yoluyla da tüm Kürdistan ve Irak’da iktidarı ele geçirme yoluna gidebilir.
3- DEVRİMİN GÜÇLERİ
Güney-Doğu Kürdistan’da, özellikle yakın tarihimizin pratiğinde de açıkça görüldüğü gibi, Irak’daki faşist Baas iktidarıyla çelişki içinde olmayan bir tek toplumsal kesim bile yoktur. 91 Ayaklanması sırasında, bu ya da şu şekilde, Baas iktidarına baş kaldırmayan hiç bir güç kalmadı. Ancak bu, bütün sınıf ve tabakaların, devrime aynı oranda bağlı olduğunu ve aynı oranda kurtuluşu istediğini göstermez.
Güney-Doğu Kürdistan’ın bugünkü sosyal ve siyasal yapısı göz önüne alındığında, devrime en çok ihtiyaç duyan ve devrimden en çok kazanç sağlayacak olan güçler şu şekilde belirlenebilir:
- DEVRİMİN TEMEL GÜÇLERİ
Güney-Doğu Kürdistan devriminin temel güçleri, oran olarak küçük olmakla birlikte, proletarya, topraksız köylüler, az topraklı geniş köylü yığınları, şehirlerdeki işsiz kitleler, şehir küçük burjuvazisi ve gençlik kesimidir.
- DEVRİMİN İKİNCİL KUVVETLERİ
Kırsal alanda orta köylülük, şehirlerde orta ticaret burjuvazisi ve orta mülk sahipleridir.
- DEVRİMİN ÜÇÜNCÜL KUVVETLERİ Büyük mülk sahipleri ve bir ayağı kırsal alanda, bir ayağı şehirde
olan büyük toprak ağalarıdır.
4- DEVRİMİN MÜTTEFİKLERİ
Halkımızın Güney-Doğu Kürdistan’da, Kürdistan’ın öteki parçalarına oranla, daha fazla haklara sahip olduğu, bu hakların meşruluk kazandığı ve resmi anlaşmalarla olmasa bile, uluslararası planda tanındığı bir gerçektir. Bu durum, Güney-Doğu Kürdistan devrimine güç ve destek sunacak kuvvetleri bir hayli arttırmakta ve çeşitlendirmektedir. Bununla birlikte, Güney-Doğu Kürdistan devriminde halkımıza en büyük desteği sunacak ve halkımızla güç birliği içinde olacak güçler, Irak’ın Arap halkı ve Kürdistan’ın öteki parçalarında yaşayan halkımızdır.
Bu gerçeği göz önünde tutarak devrimimizin müttefikleri sorununu ele aldığımızda şöyle bir tabloyla karşılaşırız:
- DEVRİMİN BİRİNCİL MÜTTEFİKLERİ
a- Irak’ın Arap halkı:Ülkemizi yöneten sömürgeci, faşist Baas rejimi, bugün, en az halkımız kadar, Irak Arap halkını da amansız bir baskı altında tutarak ve sindirmeye çalışarak, insanlıktan tamamen uzak bir durumda yaşamaya mahkum etmiştir. Irak’ın Arap halkı da Kürdistan halkı kadar demokrasiye muhtaçtır ve özellikle son 91 ayaklanmasında görüldüğü gibi, büyük bir savaşkanlık göstererek, bu doğrultudaki talebini açıkça ortaya koymuştur.
Güney-Doğu Kürdistan demokratik halk devrimi, Irak demokratik devrimiyle at başı gidecek ve iç içe geçecektir. Faşist Baas rejiminin yıkılışı ve ortak kurtuluş, her iki halkın da topyekun mücadelesini zorunlu kıldığından, Irak Arap halkı Güney-Doğu Kürdistan devriminin birincil müttefikidir.
b- Kürdistan’ın öteki parçalarındaki halk güçlerimiz: Kürdistan’ın sömürgeci ülkeler arasında yapay bir şekilde parçalanmışlığı, güney, kuzey ve doğu Kürdistan’da gelişen mücadeleyle, yavaş yavaş ortadan kalkmakta ve savaşın yarattığı zeminde, halkımızın ulusal birliği yadsınamaz bir gerçek olarak ortaya çıkmaktadır.
Güney-Doğu Kürdistan devrimi, 20-30 yıl önce olduğu gibi, ülkemizin öteki parçalarında yaşayan halkımızdan soyut değildir. Savaşın ortaya çıkardığı güçler ve ulusal kuvvetlerimizin, sömürgeci güçlerin sınırlarını aşan, geniş bir alanda manevralar yapmaya başlaması, pratikte halkımızın birliğini sağlamıştır.
Bunun yanında, ülkemizin topyekun kurtuluşu için, her parçadaki mücadelenin yaşamsal bir önem taşıdığı, her bir parçada, düşmana karşı verilecek mücadelenin başarılı olması için, bütün parçalarda yaşayan halkımızın gücünü birleştirmesinin zorunlu olduğu kavranmıştır. Bu, aynı zamanda, bütün sömürgeci devletlerin halkımıza karşı uyguladıkları birleşik kuvvet stratejisine karşı, halkımızın geliştirmesi gereken birleşik kuvvet stratejisinin vazgeçilmez koşuludur.
Bütün bu gerçekler, Kürdistan’ın öteki parçalarındaki halk güçlerimizi, Güney-Doğu Kürdistan devriminin birincil müttefiki durumuna getirmektedir.
Devam edecek


