Apo nun Avukatlığını ilk üstlendim, işbirlikçiliği açığa çıkınca ilk çekildim 10

 

 sefaAv. Medeni Ayhan / Buna karşın Şemdin Sakık ın kendi sitesinde yayımlanan yazılarında, www sercavan com sitesinde;”Şemdin Sakık ın Yakalanma Anı” başlığı ile yayımlanan yazısında,Tuncer Günay nın 2OO5 yılında;” Şemdin Sakık tan Mektuplar” başlığı altında yayımladığı kitabında,www haber7 com sitesinde muhabir Ferit Aslan nın ;”Şemdin Sakık;Beni Yeşil Yakaladı” başlıklı haberinde,ayrıca Şemdin nin avukat Vedat Erten nin röportajındaki iddiaya göre,Şemdin Sakık ı Türkiye ye getiren kişi Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım dır, 16 Mayıs 2OO1  yılında Malatya da düşen askeri uçaktaki Yeşil ile kendisini getiren diğer elemanlar da ölmüştür. Şemdin Sakık ın anlatımları nazara alındığında;KDP ye o güne kadar kimseyi Türkiye ye teslim etmemiş olması nedeni ile sığındığını,daha önce gerilla saflarında bulunan ve kendisinden önce KDP ye sığınan Aziz adlı arkadaşı ile karşılaşması sonrasında çok yardımlarını gördüğünü,Aziz in kendisinin teslim edilmesinde sorumluğu bulunmakla birlikte, söz konusu yardımları nedeni ile Azize kızgın olmadığını,ara sıra Duhok ta tepeye çıkarak telefon görüşmeleri yaptığını,KDP yetkililerinin kendisine;oluşturacakları askeri bir birimin başına geçmeyi önerdiğini,ayrıca Türkiye ye yönelik örgüt kurma fikrinin olması halinde ise, buna da yardımcı olabileceklerini söylediğini,ancak kendisinin şimdilik evlenmeyi düşündüğünü söyleyerek geçiştirdiğini,bir süre sonra KDP  nin Duhok  temsilcisinin bugün yada yarın

 

Başkan Barzani nin yanına gidip görüşebileceğini ilettiğini,bunun üzerine hazırlanıp süslenerek,Başkan Barzani ye ne söyleyeceğini tasarlamaya başladığını, saat sabah O5   de yola koyulduktan bir süre sonra da şoförlerinin aracının hava yaptığını söyleyerek aracı durdurduğunu,bu esnada küçük bir su dökeyim düşüncesi ile araçtan biraz uzaklaştığını,ancak araçlarının arkasına bir aracın yanaşıp durduğunu ve iki kişinin silahlı şekilde üzerine gelirken, 3 kişinin de araçlarının üzerine yürüdüğünü, kendisine; ”Korkma seni götüreceğiz,ama öldürmeyeceğiz. “ denmesi üzerinde tabancasına davrandığını, fakat kafasına aldığı darbe ile yığıldığını,kendisine darbe vuranın Yeşil olduğunu, i ğne yapılmasından sonra uçağa bindirildiğini, ve uçağa bindikten sonra rahatladığını söylemektedir. Şemdin Sakık ile Albay Mithat Işık ın anlatımları birbirini tumamaktadır.Mithat Işık, Şemdi Sakık ın iki araç ile seyir ettiğini söylerken ve arkasından üç araç ile takibe aldıklarını belirtirken,Şemdin Sakık tek araç ile yola çıktıklarını, ve bir tek aracın yolda duran araçlarının arkasında durarak araçtan inmiş olması neden ile kendisine müdahale ettiklerini anlatmaktadır.Ayrıca Mithat Işık özel kuvvetler komutanlığında komutası altında çalışan resmi elemanlarının operasyonu yaptığını söylerken,Şemdin Sakık ise,Yeşil in operasyonu gerçekleştirdiğini söylemektedir.Yeşil kod adını kullanan Mahmut Yıldırım ın olayda yer aldığının ispatlanması halinde,özel kuvvetler komutanlığına bağlı olarak çalıştığının da kabulü gerekmektedir. Yakalanış şeklini de  farklı anlatmaktadırlar.

 

Albay Mithat Işık ile Şemdin Sakık ın beyanları arasında çelişkili olmayan(yani örtüşen)  tek şey ise,Şemdin nin yakalanarak getirilmiş olduğudur.Oysa Şemdin Sakık ın(Şemo nun) yakalanarak getirilmesi yerine,öldürülmemek ve idam edilmemek yanında pişmanlık yasasından yararlanmak üzere bir anlaşma dahilinde gelmiş olduğu sonucuna varıyorum Şemdin Sakık ın bir anlaşma dahilinde geldiğini ileri sürmemin nedeni;bir tek gerillayı örgütlemeye çalışmadan PKK saflarından kaçması olgusu ile hiçbir iddiasının kalmadığının ispatlı olması,KDP nin saflarında kurulacak bir birliğin komutanı olma, veya yeni bir örgüt kurma önerlerini de evlenme söylemiyle geçiştirerek red etmesi, ve PKK nin suikast yapma ihtimali karşısında da can derdine düşerek, TC ye teslim olmayı tercih etmiş olmasıdır.Şemdin Sakık açısından PKK nin suikast ihtimali karşısında TC ye sığınmış olmak bir korunak olmuştur.Apo Şemdin Sakık ı kaçırtma ve örgüt karşısında öldürülecek suçlu konuma sokma sürecini hazırlarken,kendisinin bir Mehmet Şener olmaması,örgütsel ve ideolojik politik derinliğinin bulunmaması karşısında, herhangi bir alternatif yapı yaratmasının da mümkün olmadığını ön görebilecek durumdadır. Şemdin Sakık ın pişmanlık yasasından faydalanmak için başvurduğunu ise; sitesindeki yazılarında;”Pişmanlığıma pişman oldu” şeklinde sömürgeci devlete sitemini dile getirmiş olmasıdır.Öyle görülüyor ki, anlaşma gereğince Şemdin Sakık operasyonun sürecinde ve sonrasında öldürülmemiş,idam kararı üzerinden de yaşam hakkı elinden alınmamış,ancak yargılamadan bir süre sonra tahliye edilme vadi de yerine getirilmemiş olmaktadır Şemo nun sitemi bunadır.Şemdin Sakık ın bu vaatler karşılığında ve PKK suikastından kurtulma korkusu ile teslim olduğunun diğer verilerini şu şekilde aşağıda sıralıyorum.

 

Birincisi,Şemdin kendisinden önce PKK saflarından kaçıp KDP de komutan olan Aziz isimli arkadaşının da, kendisinin Türkiye ye teslim edilmesinde rolü bulunduğunu ileri sürmek ile birlikte,kendisine yardımlarının olması karşısında Aziz e hiçbir tepkisinin bulunmadığını yazmış olmasıdır.Gelmek istemeyen insan,kendisini satmış insan ile geçmişe ilişkin hukuk ne olursa olsun tepki duyacakken,Şemo nun bir tepkisi bulunmamak ile anlaşmalı olarak gelmiştir.İkincisi,TC elemanlarının kendisini uçağa bindirmeleri üzerine,yıllarca kaçtığı bu uçaklardan birine binmek üzerinde rahatlamış olduğunu yazmış durumdadır. Bu rahatlama PKK nin yapacağı bir suikasttan kurtulmanın doğurmuş olduğu rahatlamadır.Üçüncüsü,gerek PKK nin ve gerekse devletin Şemdin Sakık ı KDP den istemesine rağmen,geleneksel uygulamalarına aykırı olması gerekçesi ile vermemiş olduklarını açıklamış olmalarıdır.Mithat Işık ın, taleplerine rağmen,KDP nin vermeye yanaşmamış olduğunu belirtmesi bu durumu doğrulamaktadır.Daha önemlisi ise KDP; Mehmet Şener,Sarı Baran,Osman Öcalan,Nizamettin Taş,Halil Ataç gibi merkez komite üyelerini vermediğinden,Şemddin Sakık ı teslim ettiği yolundaki söylemi gerçekdışıdır.? Şemdin Sakık ın anlatımlarına göre dahi,KDP tarafından kendisine kurulacak yeni bir birliğin kuruluş çalışmalarını başlatıp komutanlığını yapma,yada Türkiye nin hakimiyetindeki Kürdistan parçasına yönelik bir örgüt kurabilmesine yardım etme önerilmesine rağmen,kendisinin evlenme istemini gerekçe göstererek red etmesine rağmen,bilahare Barzani nin görüşmek üzere davet etiğini de yazdığından,Güneyli güçlerin kendisini Kürdistan siyasetinde tutma çabasında olduklarını ispatlamaktadır.Güney Kürdistanlı güçler Şemdin Sakık a bu önerilerde bulunmasına rağmen,neden kendisini teslim etisin ki?Bu olgular Şemdin Sakık ın,PKK nn suikast hedefi olmaktan korktuğunu ve T.C. nin bazı vaatleri karşılığında da teslim olmayı tercih ettiğini göstermektedir.Beşincisi,Güneyliler Şemdin Sakık a daha fazla koruma önermelerine rağmen,kendisinin istemediğini belirtmiş olmasıdır.Yanında sadece iki peşmergenin bulunduğunu söylemektedir.İsteseydi daha fazla korumanın verileceği de açıktır.Altıncısı;Duhok tan Hevler e (Erbil e) yola çıkış saatinin sabah O5 OO olduğu açık olduğuna göre,Şemdin Sakık ın yolun çok tenha olacağı bu tür bir saati tercih etmesinin nedeni nedir? Yolda ulaşımın sıklaşmaya başladığı bir saate Şemdin Sakın alınmasının mümkün olmayacağı, yada çok zor olacağı açıktır.Ayrıca Duhok tan Hevler e olan yol hızlı gide bir araç ile bir buçuk saati alırken,yavaş yol alan bir araçta ise,en  fazla iki saat alabileceği açıktır.Mithat Işık,Şemdin Sakık ı yakalamalarının 3 dakikayı aldığını ve Silopi ye getiriliş ile birlikte toplam bir saati aldığını söylemektedir.Bu durumda Şemdin nin aracının yavaş yol aldığını varsaydığımızda dahi Hevler de olması gerekirdi.Oysa Mithat Işık, Şemdin nin tenha bir noktadan ve yoldan alındığını söylemektedir.Her halükarda Şemdin nin aracının yavaş yol aldığı açık olduğuna göre,hem yolun tümden tenha olduğu bir saatte,hem d sabahın köründe yola giderken,aynı zamanda çok yavaş bir hızla yol alınmasının nedeni nedir?Şemdin Sakık saat O5 OO te yola çıkarken,Hevler in hızla yol alan bir araçla sabah O6 3O da ve yavaş seyir eden bir araç ile de saat O7 OO de varacağı açıkken ve bu saatlerde de Barzani nin makamında olmayacağı da tartışmasız iken,yolun bu kadar tenha olduğu bir saati nedeni tercih etmiştir,neden aracı yavaş seyir etmiştir,evden çıkmasına rağmen kısa bir süre sonra ulaşacağı Hevler de su dökmek yerine,yolda su dökmek için neden araçtan inmektedir?Neden korumalar istememiştir? Bütün bunlar yoldan alınmak için oluşturulmuş koşullara ilişkindir,bir amacı kalmamış olduğundan,bazı vaatler karşılığında ve Apo nun yönlendireceği bir suikast ile vurulmamak için(can korkusu için) anlaşmalı olarak gelmiştir.

 

Şemdin Sakık,PKK nin suikast ile kendisini öldürmesinden korkmakta olduğu gibi,tümden amaçsız duruma düştüğünden,TC tarafından öldürülmemek ve pişmanlık yasası çerçevesinde bir süre sonra tahliye edilmek vaadi ile Türkiye ye gelmiş gözükmektedir.Şemdin Sakık ın da,Albay Mithat Işık ın da bir operasyon ile yakalayıp getirilmişliğe ilişkin söylemleri gerçeği yansıtmamaktadır. Faşist-sömürgeci ve emperyalist Türk devletinin 1996 yılında hazırlayıp,ancak suikast öncesinde olayı bazı elemanları kanalı ile  Apo ya bildirerek sonuçsuz bıraktığı Mercedes ile suikast olayı esasen PKK yi silahsızlandırmasını,aksi takdirde Suriye de güvencede olmayacağını yansıtmak içindir.Aynı zamanda bazı elemanları kanalı ile öldürme amacı taşımayan bu olayı kendisine bildirerek,güvenini sağlama,kendilerine bağlamak içindir 198O darbesinden 4 ay önce MİT ten ilişkili olduğu kişilerin artık hüküm ettikleri sınırlar içerisinde korumasını sağlamanın imkansız olduğunu,ayrıca darbenin geleceğini çıtlattıktan sonra,Suriye nin hakimiyeti altındaki topraklara geçirilirken,gelinen aşamada güvenliğinin Suriye de sağlanmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile getirilmiş görünmektedir.Abdullah Öcalan bu olaydan sonra PKK deki ordulaşmayı ve savaşı tasfiye etme çalışmalarına başladıysa da,örgütsel yapının kısa sürede bu duruma alıştırılıp getirilebilmesi ise,mümkün değildi.Ardı arkası kesilmeyen ve her zaman bir istihbaratçının kanlı ile iletilen  istem çerçevesinde, kamuoyunun önünde çift tarafın kabulüne dayanmayan ve denetleyici olarak uluslararası bir arabulucuyu de gözetmeyen dış yönlendirme ve kullanılmışlığa dayalı sahte ateşkesler yoğunlaştırıldı.

 

Ayrıca Apo tarafından,savaş pratiğinin en başaralı elemanı olarak gözüken Şemdin Sakık,her tülü eleştiri çerçevesinin dışında kameraların önünde aşağılanıp kişiliksizleştirilme sürecine alınarak,yaptığı işe ve mücadelesine yabancılaştırılıp,inancı tüketildi.Bir muhabir dahi Şemdin in karşısına oturtulup kendisini aşağılamaktaydı.Şemdin Sakık ölüm korkusu karşısında ses bile çıkaramamaktaydı PKK bir tür Apo nun kişisel malı olarak algılandığından,istediği kişiyi istediği konuma sokabilme keyfiliği içindeydi.Bu nedenle her kadroya potansiyel olarak ajan olabilecek kişilik olarak bakılırken,bütün şüphelerini ve soruların dışında tutulup yüceltilen tek kişi Apo almaktaydı Kadroların bütün bir gün ajan provaktör veya başka bir şey ile suçlanıp kirli pabuca dönüştürülüp tecrit edilmiş düz asker rütbesine indirilirken,sisteme ve APO ya teslim olduğunda ise,güçlendiği ve hatlarını bilince çıkardığı savlanarak jet hızı ile en üst yetkilerle donatılmaya başlanırdı. Bir gün asker, öbür gün komutan ve bir sonraki gün ajan diye yansıtılan her kadro kişiliksizleştirilme sürecinden geçirilmekteydi.En makbul özeleştiriler;”Ben alçaklık yaptım,düşkün durumundayım,ajan pratik yaşadım” gibi kavramlar ile kendisini ağır derecede aşağılayarak,hem bütün grubun daha ağır cümlelerine maruz kalmanın önüne geçmek,hem de yanlışlarını bilince çıkardığını da bu yolla kısa yoldan ispatlamış olmaktı.Çünkü sistemin eleştiri özeleştiri kıstası, bunu istemektedir.Çeşitli zaman ve kavşaklarda farklı kişiler,ama toplam zamanda da bütün şahıslar bu süreçlerde geçirilmiş olduğundan,özneden çıkarılıp nesneye dönüştürüldüğünden tahrip edilmemiş tek bir kişilik bırakılmamıştır.Bu sistemin sahibi Apo,sadece kendisini bu uygulamanın dışında bırakmıştır.Bu süreçlerinden geçirilen  Şemdin Sakık,Apo nun talimatı ile bütün alanları gezerek;savaşın çare olmadığı ve gereksizleştiği konusunda konuşması sağlandı.Ayrıca Apo tarafından suçlu konuma sokulup aşağılanma ve sorgulanma süreçlerinden sonra,kendisinin öldürüleceği hissi verilerek örgütten kaçması sağlandı.Apo nun kaçırtma taktiği,örgütte ve halk arasında belli bir etkinliği olan ve tanınan kadroları direk öldürerek yöntemlerini tartıştırma yerine,onları öldürebileceğine ilişkin hissi vererek,veya verdirerek, örgütten kaçırttırdıktan sonra,örgüt hukukunda ;”katli vacip” sonucuna yol açmaktı.Apo nun yaratığı bu tablo neticesinde Şemdi Sakık da örgütten kaçırtılmış  ve PKK nin örgütsel tarzında;”katli vacip” olmuştu.

 

Apo,Şemo yu bu şekilde kaçırtırken,patiği ve etkinliği ile örgütteki diğer kişileri sindirmiş bir kişiden kurtulacağı gibi,sömürgeci devlete de;”Şavaş ı adım adım tasfiye etme görevimi parça parça yerine getiriyorum,işte en çok savaşan komutan hiçleştirip, bütün alanlarda da savaşa karşı gezdirdikten sonra,önünüze atmış olmakla samimiyetimi ortaya koyuyorum.” diyordu.Kişilik olarak bitirme ve kaçırtma işleminden sonra ya Apo PKK lerden birilerine öldürtecekti,yada devlet öldürtecekti.Yani Şemdin Sakık ın kaçırtılması sömürgeci Türk devletine aynı zamanda bir göstergeydi.Apo,Şemo nun ideolojik-politik ve örgütleme açısından bir özeliğinin bulanmadığını, ve örgütten kaçırtıldıktan sonra ya PKK nin bir suikastı ile öldürüleceğini,yada suikast ile öldürülme korkusu nedeni ile teslimiyete gideceğini de öngörebilecek durumdaydı.Apo ve Şemdin birbirlerini iyi tanıyorlardı.Yani Apo,Şemdin Sakık ın Türkiye ye itilmesinde rol sahibidir.Şemdin Sakık da bazı vaatler karşılığında Türkiye ye gelmeyi kabul ettikten sonra,itiraf ve anlatımları ile Apo nun  Türkiye ye taşınması sürecine katkısını sundu. İfadelerinde Apo nun çok iradesiz olduğunu,kişilik olarak zayıf ve zaaflı olduğunu,yemeği yarım saat geciktiğinde dahi kıyamet koparan bir tip olduğunu beyan etti,kişilik özelliklerini anlattı.Şemdin Sakık, Türkiye ye öldürülmemek, ve bir süre sonra da pişmanlık yasası çerçevesinde yararlanmak vaatleri karşılığında anlaşmalı olarak geldikten  sonra,Türklerin hapishanelerindeki mahkumlar içinde leptopu olan ve interneti kullanma olanağı bulunan tek mahkum oldu.Pişmanlık yasası çerçevesinde başvuruda bulunmuş bir itirafçı olarak,yazılarında gönüllü ve zora dayalı sevişmelerini,aşklarını anlatıp kendisine acındırma çalışmaları yapmaktadır.On yaşındaki Küçük Emrah tiplemesini 5O li yaşlarda oynamaktadır.Sanki 18 yıl o dağların zor koşullarında savaşan o değil de,bir ilizyon ve yansımaydı.

Şemdin Sakık,PKK den kaçtıktan bir süre sonra, BBC ye verdiği röportajında;”Benim bir hatam varsa,o da Apo yu tanrılaştırmamdır” derken, Apo da gazetesi kanalı ile verdiği cevapta;”Tamam da kendini de peygamberim ilan ettin” demekteydi.Gerçekte bunlar PKK nin tanrısı ve peygamberiydi,ancak ikisi de uçağa bindikten sonra;”devlete hizmete hazırım,devlet fırsat verirse hizmet edeceğime de inanıyorum” demişti. Bu kadar zavalı bir duruma düşen kişiliklerden tanrı ve peygamber çıkmayacağı açıktı. Ancak bu durum PKK de kadro olmadığını, çevre ve süreçler ile sınırlı koşullandırılmış şartlandırılmış birey  olduğunu ve değişen koşullar ile şartlar altında tam tersi bir kişilik olarak gerçekleştiklerini,sistemin öğütmesi nedeni ile iki kişilikli iki düşünceli,ve iki ruhlu olduklarını ortaya koymaktadır Bu durumları ikisinin de gerçek tanrı ve peygamberlerinin sömürgeci devletleri Türkiye ve Mustafa Kemalizim olduğunu, ve bu tanrılarını hiçbir zaman beyin ruh ve kişiliklerinden çıkaramadıklarını da göstermektedir.Yani bunlarda Kürdistan dan yana hiçbir şey içselleşmemiştir,içsel kalan Türkiye dir.Kaidesiz kuralsız ilkesiz ve keyfi olup kendi ölçülerine bile bağlı olmayan her birey,gücü ele geçirdiği anda bulunduğu alanın tanrısı rolüne bürünerek despotik veya diktatör kişilik olur.Ancak her despot kişilik ve diktatör. daha büyük diktatör ve despotun yanında kişiliksizleşmeyi kabul ederek hükümsüzlüğünü kabul ederek,bulunduğu alandaki hakimiyetine cevaz verilmesini sağlayarak,taklitçisi olmaya çalışır.Feodalite de her ağa; bulunduğu alan veya yörenin bir tür tanrısıdır,muhitindeki halka karşı da amansızdır;keyfidir,ölçüsüzdür,kuralsızdır.Ancak lokal yerde hükmü olan her ağa daha büyük güce sahip olan ve daha geniş alana hüküm eden ağanın ise yanaşması durumundadır,hükümsüz olduğunu kabul ederek yaşamayı tercih etmektedir.Apo ve Şemo nun PKK nin dışına düştükten sonra, Türk devletini tanrı olarak kabul etmeleri ve zavallı bir kişilik durumuna düşerek görüntüye çıkmaları,bir ölçüde bu ağa ve despot tiplemesinde özetlediğim kişilikleri ile ilgilidir.Ayrıca tanrıları olarak da, Türk devletini beyin, ruh ve kişiliklerinden silmemiş olmalarıdır.

 

PKK nin programında son iki yüzyıllık süreçte dört sömürgeci devlete karşı kırka yakın ve sadece Türk egemenlik sistemine karşı 29 ayaklanma  çıkaran Kürt ulusu,”düşürülmüş” olarak nitelendirilerek,”utanç verici” durumda bulunduğu vaz edilmekteydi.Eğer somut bir düşürülmüşlük örneği görülmek isteniyorsa;Abdullah Öcalan,Osman Öcalan ve Şemdin Sakık gibilerin düştüğü duruma bakılmalıdır.Eğer somut bir düşürülmüşlük görülmek isteniyorsa,Demokratik Cumhuriyet-Demokratik Özerklik kavramları altında devletin Apo ya kabul ettirdiği işbirlikçi çizgiyi tekrar ederek,bedel ödeme gerekçesi yapılmış hedefleri,çizgi bağımsızlığını,hareket özgürlüğünü ve değer yargı sistemlerini red ve inkar ederek, siyasi yozlaşma sürecinin aleti  ve ortağı olan PKK nin başkanlık Konseyi nin üyelerine bakılmalıdır.Uluslararası ve bölgesel koşullar ile konjöktür her zamankinden daha fazla bağımsız bir devlet kuruluşuna gitmek için var iken,ulusal bir stratejiden ve kesin kopuş çizgisinden soyutlanmış olup,Türkiye nin AB ye girişine bağlı olarak gerçekleşebilecek kişisel dil kültür haklarına ve siyasi yetkiler hariç olmak üzere sınırlı bazı yetkilerin Vali ve Kaymakamların vasiyet denetimine tabi Belediyelere ile devletin memurlarından oluşan İl Özel İdarelerine aktarılması ve af için  fit olmaya hazır olanların bütünü durum ve anlayışları utanç vericidir.Türkiye nin Avrupa Birliğine irişi sürecinde yapılacak bazı yasal değişiklikler çözüm ise,PKK ye hiç ihtiyaç yoktu,ayrıca mücadeleleri sonrasında devletin her alanda yaptığı hak ihlalleri olmasaydı,daha erken AB ye girmiş olacakları da açıktı. Mücadeleye başlamalarından önce bir af sorunu da yoktu.Dağdakilerin ve liderlerinin af dilemesi;kendilerinin gayrimeşru ilan ederken,sömürgeci devleti meşru görmektir.Ancak Çankırı E Tipi Cezaevinde bulunduğum sırada Abdullah Öcalan nın PKK yi tasfiye etmek için;”Devlet pişmanlık yasasını yada topluma kazandırma yasasını çıkarsın,isterse pişmanlık yasası desin,buna karşın PKK de bu aftır der,gelir yararlanır” demekteydi.Bu söylemi cezaevlerine ve her yere dağıtıldı.Ancak örgüttekilere buna hazır olmadığından sindirilemedi.AB ye girişteki kimi yasal değişiklikler çözüm ise,burada PKK nin bir iradesi yoktur,çünkü önce sömürgeci devletin girmek istemesine bağlıdır,daha sonra da Fransa ve Almanya nın girişlerine onay verip vermeyeceğine bağlıdır. AB ye giriş şartı olan kimsi yasal değişiklikler çözüm ise,bu PKK nin dışında başlayıp devam eden bir süreç olduğundan,bu örgütün bütün dünya devletleri gözünde hem kendisin hem de diğer Kürt örgütlerini gereksiz anlamsız modunda ve kodunda yansıtmaktadır.Buda uluslararası meşruluk bulmaya engeldir.Sömürgeci devletin ideolojik politik tarihsel kabul referans ve ihtiyaçları üzerine oturtulmuş bileşik bir çizgi ve yapının gereksiz ve anlamsız modunda  ve kodunda yansıyacağı tartışmasızıdır.

Yorum ekle