Seçim ve sonrası tahlliller

dusAv. Medeni Ayhan / AKP Türkiye şehirlerinde daha büyük oy oranına ulaşmak ve MHP yi küçük bir oy farkı ile de olsa % 10 luk barajın altına sürerek,tek başına Anayasayı değiştirebilecek sayısal çoğunluğa ulaşabilmek için,nüfus oranı açısından daha az seçmeni barındıran Kuzey Kürdistan’ı bir ölçüde de olsa gözden çıkartarak, adeta BDP ye terk etme siyasetine geldi.

MHP nin barajın altında kalması durumunda çıkartabileceği 60 milletvekilinden 10 kişisi CHP ye giderse, asgari 50 milletvekilinin ise avantadan AKP ye geçeceği kesindir.

En kötü sonuçla dahi, 320 üzerinde milletvekili çıkartabilecek AKP nin, MHP nin baraj altında kalması durumda ise, 370 milletvekilinin üzerine çıkarak Anayasayı tek başına değiştirme çoğunluğuna ulaşacağı aşikardır.AKP bir önceki genel seçimlere nazaran Sadet Partisinden, MHP den,Genç Parti den,ANAP ve  doru Yol Partisini bünyesine alan Demokrat Parti den bir ölçüde oy alacaktır.AKP 2010 yılında yapılan Anayasa referandumunda evet oyunu kullanmış olanlardan önemli bir bölümünü de kendisinde tutmuştur.


MHP nin baraj altına sürüklenmesi,CHP nin Avrupa Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Şartı çerçevesinde bir düzenleme yapma noktasına gelerek itirazını kaldırması ve Apo nun Demokratik Cumhuriyetçi PKK si ile BDP nin yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve af edilebilmesi karşılığında, sorunu saptırıp Kürdistan ulusunu manipüle etmeye hazır olmaları nedeni ile bu çerçevede sahte bir çözümün gündemleştirilerek yapılacak Anayasaya alınabileceği kanısındayım.Başkanlık sistemini getirme hedeflerini de ciddi olarak gündeme getireceklerdir.Bu durumda meclisteki üç partinin üzerinde uzlaştığı ve 1963 ten bu yana Kemalist devletin konsepti olan bu çerçeveye itiraz ederek ses çıkartabilecek bir parti(MHP) de mecliste olmayacaktır.MHP li on genel merkez yöneticisi ile milletvekili adayının kasetlerinin internete verilmesi de MHP nin baraj altında kalmasına ve MHP nin saldırgan gençlik tabanını denetim altında tutan Devlet Bahçeli nin genel seçimlerden sonra yaptırılacak bir kongre ile tasfiye edilerek, Ergenekon davasından tutuklananlarla ilişkili bir yönetimin oluşturulması içindir.Anlaşılan seçimler sonrasında da yeni kasetlerin internete verilmesi devam edecektir.


 Ya Devlet Bahçeli indirilecek yada kuşatılıp daha sert politikalara yeniletilerek bu partinin gençlik tabanı saldırgan faaliyetlere pratize edilerek en küçük çaplı değişimlerin yapılmasının dahi önüne geçirilirken,yol açacakları çatışma ortamı sonrasında ordunun darbesinin koşullarını bir daha oluşturarak, Kemalist iktidarı bir daha sağlamaya yöneleceklerdir.MHP nin barajı aşması halinde ise,Devlet Bahçeli nin genel başkanlıktan alınması mümkün değildir.Ergenekon nun avukatı olduğunu söyleyen Deniz Baykal ın, CHP deki 18 yıllık iktidarına son verilmesinin nedeni de,avukat olmaktan çok Ergenekon üyesi gibi hareket etmemesinden,iktidarı boyunca yapılmış her kurultay ve kongrede bir küskünler grubunun yaratılmış olmasından,itici olmasından,imaj olarak yıpranmış ve başarısız bulunması ile onun liderliğinde Kürtleri, hatta Kemalizm müptelası haline getirilmiş Alevileri bile partide tutarak düzen için kullanma ihtimalinin gözükmüyor olmasından kaynaklanmaktaydı.Bu nedenler nazar alındığında, Ergenekoncular yapılacak genel seçimlerde iktidar mücadelesi içerisinde oldukları AKP ye karşı bir denge gücü olarak çıkma ihtimallerinin dahi olmadığını görüyorlardı.Baykal la secime girecek bir CHP ise, en fazla % 15 oy alırdı.


Bu açından olmalıdır ki,Ergenekoncular kendi avukatlıklarını yapan Baykal a istifa edip gitmesini istediler.Baykal direnince, kaseti piyasaya sürdüler.Parti meclisinden bu kasetlere rağmen, Baykal la devam edilmesi gerektiğini söyleyenler çıktığında da, Önder Sav ın;”Yeni kasetler ortaya çıkarsa ne yapacaksınız” diyerek,sahiplenmeye takoz koyduğu söylenmektedir.Bu tür bir sürecin sonunda,yolsuzluk tartışmalarında AKP ye karşı popülarite kazanan,politikada yeni olduğu için yıpranmayan ve her kongre-kurultayda çatışmış partililerle pek bir çatışma-çelişki yaşamamış olan,yerel seçimlerde İstanbul da partinin oy oranını artıran,Küt-Alevi bilenmesi nedeni ile Kürtlerin ve Alevilerin de oyunu geri çekebilecek ve yapılacak genel seçimlerde mevcut iktidar partisine karşı bir denge gücü olmaya olanak sağlayabilecek kişi olarak Kılıçdaroğlu seçilmiş oldu.


Kemal Kılıçdaroğlu da,”Ergenekon varsa, gidip üye olacağım” diyerek ve Ergenekon tutuklularından Mehmet Haberal,Balbay,Cihaner ve Sinan Aygün ile Ergenekoncular gibi düşündükleri bilinen Demirel ve Tansu Çiler den bakiye kalan  Doğru Yol Partisinden bakiye bakan ve milletvekillerini aday göstererek, Baykal dan daha işlevsel olduğunu ispatlamaya çalıştı.Ancak genel seçimlerden sonra dört yıl kazanılacağından ve Kılıçdaroğlu nun işlevi biteceğinden,ayrıca aday gösterdiği ve gösteremediği  Ergenekon sanıkları ile bu partinin faşist çizgisini yumuşatmak isteyip Avrupa Birliğinin bireysel haklar konseptini savunan Binnaz Toprak,Sencer Ayata,Sezgin Tanrıkulu,Gürsel Tekin gibi kişilerinde kendisini farklı bir noktaya çekmek üzere bir ölçüde etkili olmaları nedenleri ile genel seçimlerden hemen sonra, CHP de yeni bir kongre yapılacaktır.Ergenekoncular hem üye olmak için adres soran, hem de bir arada bir derede kalabilen ve yeni CHP den bahseden bir genel başkanı tasvip etmeyeceklerinden, ya balans ayarını kabul edecektir,yada kongre yapılarak karşısına aday çıkartacaklardır.


Kemal Kılıçdaroğlu nun % 40 oy alacağını deklere ettiğinden, % 35 veya % 30 oy oranına dahi ulaşmadığı ve başarısız çıktığı savlanarak, şu anki yönetimin bir bölümü ile birlikte genel başkanlıktan indirilmesi istenecektir.Kılıçdaroğlu yönetiminin % 30 oy oranını bulup aşması mümkün olmadığından,her halükarda kendisine kongre dayatılacaktır.Kılıçdaroğlu nun dillendirdiği yeni CHP söylemi,uluslararası burjuvazinin de bir istemidir.Yeni CHP nin olabilmesi için de, öncelikle Kemalizm’in ve bu partinin milliyetçilik ve devletçilik ile diğer aidiyetlerin varlık ve haklarını tanımamaya yönelik statükosunun kökten red edilmesi gerekmektedir.Buda CHP türü statüko kurucu partilerde mümkün olmadığından, parti içi mücadelenin genel seçimden hemen sonra bir kongreye yol açması, kongrede de tasfiye ve ayrışmanın gerçekleşmesi kaçınılmazdır.Kongre sonrasında CHP içinden grup kurabilecek bir parti çıksada,çıkmasa da; aşınan ve tasfiye sürecine giren Kemalizm ile birlikte, adı geçen Kemalist partinin de tasfiye sürecine gireceği ve 4 yıl sonra yapılacak genel seçimlerde bu süreçte alacakları oy oranından dahi çok daha düşük bir oy oranı alabilecekleri görülecektir.


CHP mevcut delegesi ile kongre yapmak zorunda olduğundan ve mevcut delegasyonda da ağırlıklı olarak Önder Sav ve Baykal etkili olduğundan,buna karşın Gürsel Tekin ve Kılıçdaroğlu nun daha az bir delege üzerinde etkileri bulunduğundan,milletvekili adayı olan Ergenekon sanıklarından birinin(örneğin Dr Mehmet Haberal) yada bunların onay vereceği diğer bir isimin ise, genel başkanlığa getirilmesi büyük ihtimal dahilindedir.Buna paralel olarak Ergenekoncuların MHP de de Bahçeli yerine kendilerine daha yakın(örneğin Prf Özdağ benzeri) bir kişiyi ekibi ile birlikte yönetime getirmek isteyecekleri anlaşılmaktadır.CHP de hiç kimseyi bulmazlarsa ve hiç kimsede uzlaşmazlar ise, yeniden Baykal ı allayıp pullayarak geri getirmeleri veya Kılıçdaroğlu nun tümden kuşatılıp iradesi denetim altına alınaak, bir süre yola devam edilmesi  daha küçük ihtimal dahilindedir.

AKP nin üç genel seçimde oyunu artırarak tek başına iktidar olabilmesi,aslında muhalefettin zayıflığından, yada yokluğundan kaynaklanmaktadır.Kemalizm’in tedavülde tutulması, emperyalizm destekli darbelere bağlıydı.Kemalizm ordu aygıtı ile iktidara oturduğu sürece, Kemalist partiler de sistemde varlık gösterebiliyordu.Uluslararası emperyalizm, Kemalizm den desteğini çekmiştir.Bu nedenle kemalizim halk nezdinde tasfiye görmekte ve tutunamamaktadır. CHP, DSP ve diğer Kemalist partilerin erimesi,aslında Kemalist ideolojinin ve temsil ettiği statükonun çözülmesi ve tasfiyesidir.1999 yılına kadar yakılıp yıkılan köyler ve sürülen dört milyon insan ile 125 bin faili meçhul öldürme yaralama ve kundaklama olayı nedeni ile Kürdistan ulusu elli yılı toparlanamayacak kadar tahribat gördü.1999 yılına kadar Türk ekonomisinin savaş nedeni ile gördüğü tahribat ise,hazinenin boşalmasına, dış borcun artmasına ve bu durumun 2001 yılında büyük bir ekonomik kiriz olarak yansımasına yol açmıştı.


 2002 yılında ilk iktidarını yaşayan AKP nin döneminde ise, savaş durduğundan Sömürgeci devlet kendisini ekonomik açıdan kısa sürede toparladı ve gelişmeye başladı. Düzelmeye başlayan ve gelişen ekonomi ise, AKP nin her seçimden başarı ile çıkmasını sağlayan diğer bir faktördür.AKP in uluslararası burjuvazi yanında içerdeki burjuvazi tarafından desteklenmesi,bir medya gücünü arkasına alması,ev ev halk ile diyaloga girerek örgütlenmeleri,muhafazakarlığı kullanmaları,manipülasyon ürünü de olsa değişimin temsilcisi olarak ortaya çıkmaları veya diğer Kemalist partiler kadar katı statükocu kesilmenin emperyalist ekonomilerinin dışarıya açılmasına olanak vermeyeceğini görmeleri nedeni ile, uluslararası kurumların istemi çerçevesinde detay bazı değişikliklere gitmeleri alternatifsiz iktidar olmalarının diğer nedenleridir.AKP nin bu başarı sebepleri ise,diğer partiler açısından başarısızlık nedenleri olarak okunmalıdır.

 

Yorum ekle