Siyaset Çöplüğü
Av Medeni Ayhan / Sömürgeci Türk devletinin kabul ve referanslarını esas alırken,Kürdistan ulusal mücadelesinin temel kabul ve referansları tasfiye edilmektedir.Lozan antlaşması Sömürgeci devletin ve sömürge sisteminin kuruluş belgesidir.
Yok edilen Ermeniler ve Rumlar birer azınlık olarak bu kirli antlaşmada geçerken,Kürtler ve Süryaniler azınlık olarak dahi bu antlaşmada yer bulmamıştır.
Lozan ı restore etmek isteyen sömürgeci devlet ile politik zihinleri siyasal çöplüğe dönüşmüş Kürt siyasetçi ve aydınları ile partilerinin Kürtleri birer azınlık olarak bu antlaşmanın 39. maddesine ve devletin Avrupa Birliği konseptine monte teme çalışması yürüttükleri görülmektedir.Kendilerini Kürt siyasi hareketi olarak tanılayan örgütler,siyasetçiler ve aydınlarımızın ulusal bilinci bir çöplüğe dönüşmüştür.Ülke olarak Kürdistan,siyasal statü,iktidar ve diğer dünya ulusları ile eşitlik hakkı olarak bağımsızlık ve Kürdistan ulusu olarak kolektif usul hakları üçlüsüne dayanan bir bilinç ve tercihleri olmadığından, içerisine sürüklendikleri çöplük sömürgeci devletin çöplüğüdür.Kürdistan ulusal konsepti ve paradigması bu üçlünün(ülke(toprak),bağımsız iktidar,ulus) tartışılmazlığı ve devredilmezliği ile vazgeçilmezliği üzerine oturtulmak zorundadır.Kürdistan sorunu,her ulusal sorun gibi toprağa, siyasal bağımsızlığa ve ulusal aidiyetin kolektif olarak varlık ve kabulüne bağlıdır.
Bu nedenle bireysel haklar ve azınlık sorununa karşılık gelen Kürt sorunu yerine,Kürdistan sorununun(ülke sorununun) kavram olarak esas alınması zorunludur.Sorun,sömürgeci devletlerin bir iç sorunu olarak değil,sömürgeciliğe dayanan yabancı egemenlik(dış egemenlik) olarak ortaya konulmak durumundadır.Bu çerçevede çözümün ara kavşakları olsun olmasın,sömürgeci devletlerin Kürdistan dan tasfiyesine indirgenmek zorundadır.Buna paralel olarak da, var olan zulümler sömürgeci devletlerin kendi sınırları içresindeki insan hakları ihlalleri ve demokrasi sorunu olarak değil,Cenevre savaş hukuku ile Soykırımın sözleşmesi çerçevesinde savaş suçu,insanlığa karşı suç ve soykırımın zorunlu kıldığı bir devrim ve ulusal kurtuluşçuluk ile sömürgeciliğe karşı direniş hakkı olarak belirtilmesi mecburidir.Belirttiğimiz temel ideolojik politik referanslar dışında, Kürdistan ulusal Mücadelesine bir hukuki temel aranacaksa,bu Lozan veya Avrupa Birliğinin bireysel haklar konsepti ile Yerel Yöntemler Özerklik Şartının çerçevesi olmaz.
Kürdistan ulusal sorunu sömürgeci devletin 2003 yılında imzalamış olduğu ikiz sözleşmeler üzerine(BM nin Kişisel ve Siyasal Haklar Uluslararası Sözleşmesi ve BM nin Ekonomik ve Kültürel Haklar Uluslar arası Sözleşmesi üzerine) oturtulmalıdır.Bu sözleşmeler sömürge veya başka statülerle bağımlı olan halkların imza toplayarak siyasal örgütleri kanalıyla bağımsız devlet olmak için başvuru haklarını düzenlemektedir. Bu sözleşmelerde Birleşmiş Milletlerin başvuru sonrasındaki süreci denetleme mekanizması da düzenlemektedir.Kürdistan ın bütün parçaları üzerinde semsiye bir çatı görevi görecek,bütün Kürdistani örgüt ve çevreleri sevk edebilecek,temel konularda karar alıp uluslararası alanda muhatap olacak,örgütler arası ilişkilerde hukuk söyleyecek Kürdistan Ulusal Kongresi kurulmalıdır.Açık alandaki partilerin görevi; Kürdistan ulusunu Türk egemenlik sisteminin hem kurbanı, hem de dayanağı ve payandası haline getirmek değildir.Açık alandaki partilerin görevi;sömürgeci devleti bütün kurum ve kuruluşları ile sivil itaatsizlik ve kendi meşruluğu temelinde seferberlik ruhu ile pratik krizler yaratarak,ülkemizdeki bütün sömürgeci kurum ve kuruluşları işlemez hale getirmektir.Aksi yoldaki her parti,çevre yada siyasetçi ile aydın; ulusal konsept ve paradigmadan yoksun olmak zorundadır.Keklik gibi herkesi içerisinde bulundukları siyasi çöplüğe çekmeye çalışmayı başarı ve maharet zan etmektedirler.Kürdistan daki siyaset,görülmedik oranda konformist(biçimsiz), ilkesiz durumdadır, temel değer,hedef ve amaçlar ile konsept ve paradigmasından yoksundur.
Kürdistan da devrimcilik ve yurtseverlik,oluşturulmuş çöplüğe ve konformizme katılmamak,tersine bağımsızlık çizgisi üzerinden siyaset yaparak,Kürdistani ve ulusal çapta bir konsept ve paradigma yaratma temelinde bir araya gelip mücadele etmektir.Kürdistan ulusal Kurtuluş Hareketi;devrimci olmak zorundadır,devrimci olabilmek içinde bağımsızlıkçı olmaya, ve bağımsızlık çizgisi(kesin kopuş çizgisi) temelinde yol ve hat belirleyerek siyaset yapmaya mecburdur.Her ulusal kurtuluş mücadelesinin üzerinde sürüklenebildiği temel değer yurtseverlik düşünce ve duygusudur.Sorunu, ulus sorunu olmaktan çıkartmak,yurtseverliği gereksiz ve gereci değerler içerisine atmaya çalışmak; tasfiyecilik ve işbirlikçilikten kaynaklanmaktadır.
Kürdistan sorununu Türkiye nin iç sorunu ve diğer bir değiş ile de demokrasi sorunu olarak yansıtmak,sömürgeci devletin hiç kimseyi muhatap almamasın temel nedenidir.Çünkü bir devletin iç sorunu, yada demokrasi sorunu ise,haliyle herşey sömürgeci devletin başına gelenlerin iradesine kalmaktadır.Bu durumda da, kimseyi muhatap alma gereksinimi doğamamaktadır.Bu çerçevede devlet kendi konsept, program ve referanslarını esas alarak, tek başına irade koymaktadır.Kürdistan sorunu, dış egemenlikten kaynaklanan ve dış egemenliğin tasfiyesini gerektiren uluslararası bir sorunu olarak ortaya konulduğunda ise, Kürdistan ulusu yanında,uluslararası kurumların oturtabileceği bir masada çözülecektir. Sorun, bir halkın kendi devletini kurma sorunu olarak ortaya konulmadığından,taleplerde ulusal taleplerden çıkartılıp sömürgeci devletin referanslarına oturtulduğundan,uluslararası kurum ve güçler yönünden de amaç ve hedefin belirsizliği ortaya çıkmaktadır.Hedef ve amaçlarının belirsizliği ile sömürgeci devletin kabul ve referanslarına oturmuş olmak,aynı zamanda demokratik Cumhuriyetçi PKK inin uluslararası alanda meşru kabul edilememesinin ve “terörist” şeklinde damgalandırılmasının temel nedenidir.


