Biz nerede hata yapıyoruz?
Murat Dagdelen/ Bir ulusun gelecek nesillerine yapılacak en büyük kötülük, onlara utanacakları kanlı bir miras bırakmaktır.
Geçmişte Türkiye’yi yönetenler, kendilerinden sonra yaşayacak olanların sırtına, suçlardan oluşmuş bir kambur yüklediler.
Bugünkiler bu kamburun altında ezilip duruyor.
Türk tarihi ayıplı bir tarihtir.
Geçmişe dönüp nereye baksan orada ötekilere karşı işlenmiş büyük günahlar görünüyor.
Hangi tarih sayfasını çevirsen, orada mazlumların çığlıkları kulakları tırmalıyor.
Gerçekle yüzleşeceksin!
Hangi gerçekle?
O kadar çok gerçek var ki!
Say say bitmez.
Ermeniler, Kürtler, Rumlar, Aleviler.
Geleceğe yapılacak en büyük kötülük, onlara utanacakları bir geçmiş bırakmaktır dedik.
Daha da utanılacak durum, geçmişin suçlarını savunmak ve devam ettirmeye çalışmaktır.
Uludere’de sivil 35 Kürdün bombalarla paramparça edilmesi geçmişin devamı.
Yeni bir şey yok, bizim için çok tanıdık.
Kendimi bildim bileli doğduğum coğrafyada Türk devletinin “ötekilere” yaptığı zulümler anlatılırdı.
Kimilerinin daha yeni yeni “Duyduğu ” ve “Yapma ya! Bunlar gerçekten olmuş mu? “ dediği şeyleri biz daha neredeyse “anamızın karnındayken” biliyor/ yaşıyorduk.
Bizim çocukluk masallarımız, katledilen insanların trajedileri ve Türk askerlerinin yaptığı zulümlerinin öykülerinden oluşurdu.
Bizler, o coğrafya da yaşayanlar, Kürtler, Ermeniler, Suryaniler vs. Bizim için Türk devleti demek, ölüm, işkence, hapis, aşağılanma, kimliksizlik,
açlık, sefalet, cehalet ve hiçlik demek(ti).
Buydu işte ne bir eksik, ne bir fazla.
Buraya kadar her şey tamam da eksik olan şeyler var.
Ben bu devletin yaptıklarına hiç bir zaman şaşırmadım.
Kendi adıma mihnette etmedim.
Türk devletidir yapar dedim.
Başka türlüsü beni şaşırtırdı.
Çünkü biz başka bir Türk devleti görmedik, tanımadık.
Beni üzen, kızdıran, lanet olsun dedirten başka şeyler var.
Nedir biliyormusunuz?
Amiyane tabirle, af buyurun ama söylemek zorundayım.
Biz hiç bir zaman doğru dürüst adam olamadık.
Ne savaşımız, nede barışımız adam gibi oldu.
Ne siyasetimiz siyaset,
Ne partilerimiz parti,
Ne muhalafetimiz muhalefet oldu.
Türk devletinin yürütücüleri kendi duruşlarında istikrarlı bir yol izliyorlar.
Ya biz.
Biz öylemiyiz.
Ne geçmizimizden ders alıyor nede geleceğe ilişkin doğru bir yönelişin sahibi oluyoruz.
Sorun bizde!
Onların duruşlarında sorun yok
Biz doğru dürüst bir şey olsaydık eğer
Bu güç ve olanaklarla şimdi çoktan bize katliam dayatanlara külahlarını ters giydirmiştik.
Uludere katliamı, bize şapkalarımızı önümüze alıp yeniden düşünmemiz için iyi bir olanak sunuyor.
Biz nerede hata yapıyoruz?
Biz neden bize dayatılan kaderimizi tersine çeviremiyoruz?
Şimdi sorma zamanı
Uludere’de bedenleri parçalanan kardeşlerimiz, bize bu imkanı sunuyor.
Kendimize dönmemizin, kendimizi sorgulamamızın zamanı gelmedimi?
Murat Dagdelen 3 Ocak 2012
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir


