Biz Kürdler Niye Birlik Olmak istiyoruz?
Nihat Budan / Kürdler neden birlik olmak istiyor? Sorusuna isabetli bir cevap bulmak için, başta Kürd siyaseti ile uğraşmış 40 insanımıza bu soruyu sorarak cevap aramaya çalıştım.Neden birlik ve nasıl bir birlik kurulmalı sorusuna cevap aramamda amacım, Kürd ulus birliğini dile getiren insanlarımız , hangi temel hedeflerde birleşmemizi istiyorlar veya bu hedefi tanımlıyorlar. Hedef belirtilmeden ulus adına birlik çağrılarında bulunmak ne kadar isabetlidir? Ulusu ilgilendiren hedeflerin dışında ulusal birlik çağrısında bulunmak nasıl bir siyasetin ve kültürün ürünüdür?
Birlik çok genel bir kavram olduğuna göre, Kürdler için gerekli acil birlik hangi nihai hedefe göre olmalı.
Yada, Kürdler arası bir birlik nasıl sağlanmalı?
Eğer bu sorulara cevap arama noktasında çoğunluk itibarıyla aynı hedefte buluşma ifadesi ortaya çıkmışsa, demek ki, Kürdler arası birlik sağlanabilir.
Yok, eğer buluşma noktası ve buluşma hedefinde farklı ve birbirinden uzak ifadeler dile getiriliyorsa, demek ki birlik kurma isteklerimizde ya bir bilinç kayması yaşanıyor veya bu isteğimizde bir tutarsızlık söz konusudur.
Çünkü Kürdlerin birliği hemen her Kürd tarafından en fazla dile getirilen, istenilen bir taleptir.Bu sebepten otuz yılı aşkın, yakın tarihimizde kesintisiz Kürdistan’ın dört parçasında sürdürülen birlik olma mücadelesi kesin bir anlayış birliği ve ortak söylemi oraya çıkarması lazımdı.
Kürd ulusunun birliği ve bağımsızlığı için kurulan örgütler, istisnasız Kürdlerin devlet kurma hakkını programlarına aldıklarına göre, örgütün ve örgüt üyelerinin, biz Kürdler arası birlik nasıl olmalı sorusuna, ulusun kendi kaderini tayın hakkını elde etme noktasında dahada anlaşılır açıklamaları olmalı diye düşünüyorum.
Çünkü bu denli uzun bir zaman diliminde, örgütler arası birlik çalışmalarının bir dili ve kültürü oluşması kaçınılmaz olarak gelişmelidir.
Şayet bu mücadele sürecinde ortak dil ve kültür gelişmemişse o zaman, örgütlerin amacında ve hedefinde kesin bir sorun vardır.
Yada Allahın, bizlere bir düşmanlığı!
Düşünsenize bundan dört yüz yıl önce, Ahmedé Xani, Kürd beylerine, Ağalarına şu çağrıda bulunmuş.
“Ey beyler, ağalar gelin kendi aralarında bir birlik oluşturun, bizimde bu mavi gökyüzü altında bir devletimiz, tahtımız, tacımız olsun”.
O gün bugündür Kürd halkı kesintisiz devlet kurma mücadelesi vermektedir.Tüm Kürd Siyaset adamları, Şairleri, Edebiyatçıları, Sanatçılarının eseleri incelendiğinde, Kürdler arsı birliğin önemini dile getirmişler. Ahmedé Xani, Mealyé Ciziri, Feqiyiyé Teyran, Seyda Cigerxün bu feryadı dile getirenlerin başında gelmekteler.
Sonra hiçbir Millet, devlet kurma yolunda, Kürdler kadar, liderleri ve evlatları darağacına gitmemişler.
Unutulmasın ki, tüm yurtsever Kürd örgütleri, bu Siyasi miras değerler üzerinde kuruluş gerekçelerini halkımıza ilan edip, halktan destek aramaya çalışmışlar.
Ve Kürd halkı, bu kutsal amaç adına tarihin her döneminde hiçbir fedakarlıktan kaçınmamışlar.
Bu doğruya hangi Kürd itiraz edebilir veya inkar edebilir.
Peki, dört yüz yıl önce, devlet adına birlik çağrıları, neden bu gün cılız ve zayıf ifadelerle dile getiriliyor?
Yada, Kürd sorunu ile Kürdistan sorunu arasında ki fark neden anlaşılır bir netliğe kavuşturulmamış bu otuz küsür yılda?
Çok gerilere gitmeden; yetmişli yılardan bu yana, kuzey Kürdistan’da ortaya çıkmış, büyük küçük tüm örgütlerimizi bir masaya yatırmakta yarar olduğunu düşünüyorum.
Bir kere; Kuzey Kürdistan’da ortaya çıkmış hemen nerdeyse tüm yurtsever örgütler, sol düşünce temelinde kurulmuşlar?
Sonra bu örgütlerin programlarına bakıldığında küçük bazı ayrıntılar dışında genel ilkeler aynıdır.
Bir birlerine bu denli yakın olan örgütler neden birlik kurma, birlikte yol yürüme noktasında zorlansınlar?
Kim kimden farklıdır, bu farkı kimler nasıl açıklaya bilir?
Eğer Kürd davasına ideolojik temelden bakılıyorsa, hangi ideoloji ulusal birliğimizin önünde engeldir, onu kaldıralım!
Yada hangi örgüt bu birliğin gelişmesi önünde engel durumda, o zaman diğer tüm örgütlerimiz birleşip, engel durumunda olan örgütü aşalım.
Bir ağacın gövdesinde, boy vermiş daların uzaklığı neyse bizim örgütlerin uzaklığı o kadardır.
İdeolojik kardeşliğimizde cabası.
Peki, bu denli aynı olan örgütlerimiz, acaba neden ayrıyız diyorlar?
Yok, eğer örgütlerimiz aynı, insanlar olarak birlik konusunda ulusal birlik, ruhumuzu, bilincimizi, kültürümüzü yitirmiş diyorsak, o zaman durum farklıdır!
Tabi ki bu durumda, kimsenin, kimseden birlik istemesine ve birlik çağrısında bulunmasına gerek yoktur.
Aksi taktirde karşılıksız kalan çağrılar, bir birlerimize olan sevgimizi, saygımız zedeler.
Eğer buhalktan iki doğru insan yoksa, zaten bu işlerle uğraşmamıza gerek kalmaz.
Sonra Melik ahmed meydanında halay çekmek içinde ulusal birlik çağrıları yapılmaz.
Unutulmamalı, örgütlerin birliğinden önce, aynı milletin evlatları olduğumuzun birliği gereklidir.
Çünkü aynı milletten olma bilinci ve kültürü olmayanların ulusal dava diye bir dertleri de olmaz, başarı şansları da.
Ulus adına bir birlerinden birlik bekleyenler, her şeyden önce bir birlerine güvenleri olmalı ve bir birlerinin varlığından keyif almalılar.
Eğer bir millet adına büyük hedeflerde buluşmak adına, kendimizi yeterli, başkalarını yetersiz buluyorsak, yetersiz olan kardeşlerimizi neden kutsal dava adına birlik olmaya davet ediyoruz ki?
Sonra örgütlerimizi bir tarafa bıraktığında, her Kürd Siyasetçisi bir diğeri ile günü birlik hayat ilişkileri içerisinde tanıyor.
Sanırım bazı PKK’li örgüt üyeleri dışında, diğer tüm Kürd örgütleinin üyeleri bir birleriyle olan dostane ilişkileri sonucu birbirlerine karşı, kapıları çalmadan rahatlıkla evlerine misafir olabiliyorlar, hata birçok konuda da dertleşebiliyorlar.
Devam edecek
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir


