Dersim Katliam Tartışmaları Sulandırılıyor!

 

dersim tersimNihat Budan / Türk devlet yöneticileri gerçekten hindirler.
Rahmetli Pir Seyid Rıza, darağacına giderken, kendisini idam edenler şöyle der. 
“Ben bu yaşıma geldim, sizin hile ve entrikalarınıza karşı baş edemedim, bu bana dert oldu. 
Ama sizde şunu bilin ki, ben de, sizin gibi haram zadelere karşı boyun eğmem, buda size dert olsun” der ve onurluca darağacına yürür. Pir Seyid Rıza’nın bu onurlu duruşu, Kürd halkının zorlu kavgasında her daim, torunları için dik durmanın ilham kaynağı olmuş ve olacaktır. Bizlere bu onuru bağş eden tüm Kürd dava adamlarına şükran minnet borçluyuz. 
Dersim; Türk devletinin, Kürd halkına karşı uyguladığı jenosidin son halkasıdır. Zalimlerin, aziz milletimize karşı imha yoluyla egemenlik kurma gayretlerinin käfi gelmediği, katliamdan geri kalanlarımızı ise çeşitli yolar ve yöntemlerle sürgünlere yolladıkları, asimlasyiona tabi tutukları acı halimizin yakın zamanıdır.
Acılarımızın taze, yaralarımızın kabuk bağlamadığı diyardır Dersim.
Birkaç günden bu yana, Kürdlerin ve Türklerin gündemine, Dersim katliam tartışmaları tekrardan gelmiş oturmuş. 
Tabi ki bu tartışmalar her iki kesim içinde önemli.  
Bu tartışmaların doğru neticelenmesi nihayetinde Kürd halkının maduriyeti, Türk Devletinin ise katil olduğu ispatlanacak.
İşte tartışmaları önemli kılan gerçeklik bu!
Eğer değerli okurlarımız hatırlıyorlarsa, AKP ilk 2009 yıl’ından itibaren bu sistem böyle gitmez, halkımız demode olmuş kanunlarla idare edilmez, eğer Milletimiz ikinci bir defa daha bizleri bu görevlere layık görüp seçerse, Allahın izni ile en başta Kürd sorunu, Alevi ve diğer azınlıkların sorunlarına çözüm getireceğiz ideasında bulundular.
AKP’nin, gündeme getirdiği, Kürd sorununa siyasi açılım tartışmalarına karşı, Faşist duyguları kabaran Onur Öymen(CHP Milletvekili) “gerekirse, 38’de Dersim’de analar ağlamadı mı, o gün yapılanlar tekrar yapılsın, ama PKK ve Kürdlere kaşı her hangi bir taviz verilmesin” açıklamasında bulundu. 
Öymen’in bu açıklaması, aslında ırkçı bir rejimi var eden insanların yıllardır gizlemeye, üstünü çeşitli numaralarla örtmeye çalıştıkları duyguların itirafı olmuştu. 
İşte kıyamet bu noktada koptu.
Kürdleri, Türkleştirme suretiyle, Kürdistan’da ve Anadolu’da bir Türk ulus devletini inşa etmek amacında olanlar, gelecekte karşılaşacakları zorlukları önceden hesapladıkları çok net anlaşılıyor. 
Çünkü Kürdler, hangi alanda olursa olsun, gündeme getirdikleri bir sorunu, Türk tarafı çok sıkıştığı durumda gündeme gelen hadiseyi tartışmaya açar ve hata bu yaklaşım, Kürd tarafında beli bir rahatlamaya da yol açar.
Ancak; Türk tarafı, tartışmaya açılan sorunu ve yapılan tartışmaları, biz Kürdlerin halende derinliğini anlamada uzak yöntemlerle içinden çıkılmaz hale getirip ortadan kaldırmayı başarıyorlar. 
Dolayısıyla, Dersim katliam tartışmalarında da benzer bir yol izlendiğini büyük kaygıyla izliyorum. 
Baksanıza, Dersim katliam tartışmaları, Gürcü kökenli Tayip Erdoğan’ın kahramanlığına, Türkmen kökenli Kılıçdaroğlu’nunda teresliğine dönüştü.
Oysaki yüreği yaralı Kürd insanı, Türk tarafına derdini duyurmak için büyük zorluklar içerisinde yılardır kapı, kapı dolaşmış, şurada burada bulduğu küçük belge ve bilgileri yan yana sabırla getirmiş. 
Uzunca bir zamandan bu yana iç içe yaşamış kirvelik, akrabalık bağları oluşmuş en başında vicdanı kararmamış adalet sahibi, Türk aydınlarına birde siyaset adamlarına derdimizi anlatırız da, en azında kendileri adına geçmişten bu yana, halkımıza karşı yapılmış olan katliamların açığa çıkmasında doğru şahitlik edecekler diye. 
Ama gelin görünki, insanımızın olan beklentisinin tam tersi, dün darağacına giden aksakalı Pirimizin altını çizdiği hilenin, dalaverenin tüm numaraları ve figüranları yine devreye girdi.
Hani deniliyor ya; yetmiyor bazen yiğit olmak, haklı olmak, yetmiyor bazen yalana dolana baş gelmek. 
İşte yine bugün, bu sahneyle karşı karşıya gelmiş Kürd insan!  
Tabi ki yüreği kararmış, aklı bozulmuş, midesi ve cinsel güdüsü ön planda olan ve Dünya işlerine bu pencereden bakan kimi kardeşlerimiz, AKP saflarına, kimi kardeşlerimizde CHP cephesinde saf tutmuşlar. Bu parti ve örgütlerde yer alan Kürdler tabi ki başımıza ümmetçi ve enternasyonal kesilirler.
Hata düşman elini güçlendiren bir takım yanlış anlayış ve davranışa da ön ayak oluyorlar. 
Başkada şanları olmaz!
Ancak, yine de hakkı teyit edilirse, şahidi olmuş bunca zulme, zalimliğe, inkär ve asimilasyona rağmen, kim ne derse desin görörüleceki Kürd insanı kadar kimliğine, benliğine sahip bir millet görülmez, bulunmaz. 
İşte, Öymen’in itirafına karşı en başta, Dersimli ve diğer Kürd insanının ortaya koyduğu milli tavır.
Yiğittir Kürd inansı, nazlıdır Dersim evladı.
Kolay, kolay kendisine yapılan haksızlığı unutmaz.
Bin bir çabayla acılarını yüreğine gömmüş, fazlasını ise torbalara doldurarak, bu gün yine dayanmış zalimlerin kapısına.
Fakat gelin görünki, bu gün şartlarında hafızası silinmiş, 
Dili unutulmuş, Ruhsal dünyaları kirletilmiş, tarihsel gelenekleri yozlaştırılmış halkımızın başına ve dibine, bizden olmayan, acılarımızı paylaşmayan bazı kimseleri yönetici, temsilci diye hem başımıza ve hemde gövdemize yerleştirmeyi fevkale başaranlar, utanmadan, sıkılmadan birde bu haramzadelerin eliyle, diliyle bizlerle alay etmekteler. Kürdün doğru adamı vuranlar, sahtesini başımıza bela edenler, sonra Kürdlere dönüp işte Kürd böyledir demeleri insanın canını incitiyor, nefesini daraltıyor. 
Elinde hiçbir belge, bilgi olmayan, kimliği ve dili yasak olan bir milletti karalamak kolay!
Düzmece kitaplarda, sahte Filmlerde, insanımızı karalama, aşağılama adına yazılmış, çizilmiş sanaryolar ortada belge diye dolaşırken, gerçekte belge olan tek bir käğıt parçası gün yüzüne gelmemiş. 
Sonra katliamdan geçirilmiş bir halka ağlamayı yasaklayacak kadar zalim olanlar, bu halkın kavgası karşısında béçare kalınca, demokratik açılım tezlerini ortaya atılar. 
AKP’nin bu tartışmalarda, CHP’yi köşeye sıkıştırmak için, Kılıçdaroğlu’nun kimliği üzerinde, Kemalist rejimle hesaplaşma yöntemi ve dili, biz Kürdleri yaralıyor.
Hüseyin Aygün ise Avukatlık mesleğini icra ediyor. 
Kendisine verilen görevi yerine getiriyor kanısındayım? 
Çünkü Türk Sunileri ile Kemalistleri, Alevileri, Solcuları kendi aralarında hesaplaşırken,  halkımızın acılarını bu işlere alet etmeleri ahlaksızlıktan öte değildir. 
Umarım tarihin bu gününde, Kürd insanı bu oyunlara fırsat vermez.
Ağrı’lı, Bingöl’lü, Dersim’li insanımız aynı gerekçenin kurbanı.
Suni AKP karşısında sıkışan Kemalist CHP, Dersim Katliam gerekçesi, Alevilikti ideasıyla sulandırılmamalı! 
Sonra, sözde er gibi bu katliamın tartışmasını açıkladığını zırvalayan Erdoğan’ada pirim verilmemeli! 
Hele dansöz gibi kıvırtan Kılıçdaroğlu şahsında, işte Kürdler böyledir anlayışı da lanetlenmelidir. 
Bu idea sahibi kimseler bilmelilerki, Kürd insanı çok fazla kıvırtmasını bilmez, becermez.
Bu işlerde marifetli olan aslında idea sahibi olanlardır.
Hüseyin Aygün’ün, Meclis gündemine taşıdığı, katlim kararına şiddetle karşı çıkan CHP’li bazı kişiler ise aslında kendi partilerinin faşist, ırkçı görüşünü ortaya koydular.  Oysaki CHP üzerinden Alevi örgütlenmesi bir devlet projesidir.  
Bu kesinlikle gözden kaçırılmamalı! 
Büyük bir ihtimaldırki, Kılıçdaroğlu bu amaç doğrultusunda bir operasyonla CHP’nin başına getirilmiştir.
Bu tartışmalar karşısında Kılıçdaroğlu’nun serinkanlı haline ve onun ne denli kıvrak bir adam olduğunu dile getirip şaşanlar ise aslında onun gerçek kimliğini bilmediklerindendir. 
Yoksa kimsenin şaşmasına gerek yok!
Ateş düştüğü yeri yakar.
Hiç kuşkusuz, Kılıçdaroğlu ve ona benzer kişiler, Kürd halkının bir neferi olmuş olsaydılar, inanırım onlarda yüreği yaralı Dersimin diğer evlatları gibi acılar içerisinde olacaklardı. 
Aksi taktirde, aklı başında hiç bir insan oğlunu bu acılar karşısında kıvırtmaz, duygularını gizleyemez.
 
Kemalist CHP safında ve yanında, Dersim katlim tartışmalarını ısrarla, Alevi katliamı biçiminde bilinmesini isteyen, gösteren bir diğer kesim ise, Yavuz selimin, Kuyucu Murat Paşanın katliamından kaçıp Kürdistan’a sığınan Türkmen ve Azeri Alevileridir. 
Tabi ki Kürd, alevileri yasaklanmış mezheplerine sahip çıkmalılar, dini inançlarını özgür bir biçimde yerine getirmeliler. 
Ancak Dersim Kürd alevileri üzerinde, alevi olduklarını dilendiren Türkmen, Azeri Alevilerin sorunu ile Kürd alevilerin sorunu kimse bir birine karıştırmasın.
Ve bu Ali Cengiz oyunlarıylada daha fazla gündemi bulandırmasınlar.
Recep; Yavuz Selim olsa, Kemal Şah İsmail olsa ne yazar biz Kürdler için. Çünkü dünkü hatayı bu gün tekrar yapmanın ne faydası olur biz Kürdlere.
Neticede ikisinin de halkımıza ve ülkemize katliamdan başka ne yararları olmuştur.
 
Dersim Katliam gündemini sulandırılmasında, Türklerin Sunisi, Alevisi, Solcusu, Faşisti takındığı bu tavır onların ne denli hint olduklarını göstermekte.  
Bundan dolay bu saatten sonra, Sunilik ayağı ile AKP’de, Alevilik ayağıyla CHP’de kalmak, Kılıçdaroğlu’na güvenmek haramzadeliğin alası olur. Ve Sonra Kürdler kendi acıları üzerinde kimsenin fazla laf etmesine fırsat vermemeleri gerekir.
CHP’nin ve Kılıçdaroğlu’nun, köşeye sıkıştıklarını gören Kemalistler hemen özel savaş kurumlarını harekete geçirmişler. 
Erdoğan’ı “Yavuz Selim ilan etmeye başladılar”.
Bu tür toplumsal psikolojik vakalarda uzman olan Türk devleti özel savaşın birinci ayağı olan din ve mezhep işlerini hemen devreye koyarak olan tartışmalara, alevi, Suni boyut kazandırmaya çalıştılar. 
AKP’yi yeşil faşizmi getirecek telalarını çalarak, Erdoğan’ı da Yavuz Selim rütbesine çıkardılar. 
Bunun başka bir izahı ve aklı olamaz.
Oysaki bu tartışmaların ana özünü oluşturan, CHP’den Milletvekili olan Onur Öymen’in ağzından dökülen o sözlerin üstünü örtmek ve bu tartışmaları sulandırıp ortadan kaldırmaktan öte bir mana taşımıyor Türk tarafı için.
15.12.2011
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Yorumlar  

 
-2 #1 serif 27-12-2011 09:08
sayın budan zaza halkının kırımını komşu halka siyasi menfata alet etmeniz ne kadar ahlaki onun muhasebesini okurlara bırakıyorum acaba ümründe kaç zazanın ben kürdüm diyişine tanık olmuşsun tabi bu bazı kişilikleri erozyona uğramış kaburgasızlar hariç hani halkların eşitliyi dillerin üzgürlüyü bukalemum gibi gerçek niyetlerinizi zaza halkından gizliye bildiniz az bi erk eldebildiyiniz an da gerçek yüzünüzü güsterdiniz yalnız şu bi gerçek bu mezapotamyada zaza halkını dikkata almadan bir çivinin dahi bir yerden sükülemiyeciğin i bi çivininde çakılamıyacağın ı türk halkı ve kürt halkıda farkında zaza diline kültürüne coğrafyasına sizleri saygıya davet ediyoruz
Alıntı
 

Yorum ekle