HÜSEYİN DEDESOY-RÖPT.-REA HAQ
Rea Haq : Kirmanc-Kurmanc Aleviler.
Dursun Ali Küçük: Dersim - Koçgiri Aleviliği olan Rea Haq tarihi ve kökenleri hakkında bizleri bilgilendirir mısınzı? Kürdistan Aktüel Okurlarına neler söylemek istersiniz?
Hüseyin Dedesoy: Sevgili D.Ali Küçük Kürdistan-Aktüel'de başlatmış olduğunuz "Alevi inancı, Alevilik nedir? Ne değildir?" ve Alevi inancına paralel düşen benzeri inanç biçimlerine dair Şöyleşi-Röportaj dizinizi okuyorum. Gayet zamanında ve yerinde düşünülmüş bir söyleşi dizisı. Bu düşünce etrafında "Rea Haq" inancının yerini ayrıca sorgulamak çok daha özel bir önem kazanıyor.
Dursun Ali Küçük: Rea Haq nedir, inanışı, felfefesi, kültürü, tanrıya yaklaşımı, örf ve adetleri nasıldır?
H.Dedesoy : Şunu başta belirtmek isterim. Üzerinde konuşmak ve tartışmak istenilen konu sosyal bilimlerde (İnanç biçimi, Din tarihi, Felsefe tarihi, Sosyolojiyi ve insan topluluklarının tanrı-insan, ölüm-yaşam ilişkisini inceliyen) "Teoloji" denilen özel bir alana girer. Bu türdeki sosyal bilim dallarında herkes konuşabilir ama döğru dürüst bir şey söylemek gerekiyorsa eğer, tüm bilimsel alanlarda olduğu gibi sosyal bilimlerde de en temel kiriterlere uymak gerekiyor. Bu da araştırmayi, incelemeyi, sorgulama ve sorusturmayi…, kısacasi bilimsel kriterlerle duşunmeyi zorunlu kiıan bir alandır.
Yine her bilim dalında olduğu gibi (pozitif bilim diye adlandırılan Fen-Fizik,…vs) sosyal bilimlerde de bir Üniversiter « Akedemik » eğitim dediğimiz bir eğitime sahip olmayı gerektirir. Çünkü bu işin öğrenilip araştırılmasının, bilinip konuşulmasının, bir yol ve yöntemi vardır. Her şey öyle kara düzen dediğimiz bir yöntemle anlaşılıp öğrenilemez. Bu tarz yöntemler yarardan çok zarar verir. Doğruyu ifade etmediği gibi yanlış bir yöntemle öğrenilen bilgiler, daha sonra doğru olanın da yolunu karartır. ,
Nasıl ki her alış veriş yapmasını bilen ve her ticaretle uğraşana 'Ekonomist' denmezse. Mesela köylerde dolaşan çerçide, ticaret yapıyor, pazarda salatalık satan tablacıda. Evlerde canak çömlek satan pazarlamacıda, Total petrol şirketinin direktörü ya da Merkez bankasının müdürüde ticaret yapıyor. "Cercici-pazarlamacı mi- ekonomist mı "diyeceğiz ? Banka Müdürüne mi ? Yine sağlık konusunda bilgisi olan ya da insanın herhangi bir rahatsızlığı hakkinda bilgi sahibi olan her adamin Doktor olmadigi gibi. Ya da bir doktor gibi konusma ve bilgi verme, hastaya mudahale etme hakkina sahip olmadigi gibi. toplumsal olgu ve olaylar hakkinda da her bilgisi olanin konu hakkinda dogruyu soyledigi anlamina gelmiyor, Gelmemesi gerekiyor.
Şunu demek istiyorum. Bu saydığım özellikler ve kriterler, Teoloji, Etno-Antropoloji, Sosyoloji, Tarih, Siyaset bilimi vb gibi, sosyal bilim dalları içinde geçerli olan bir kuraldır. Dolayısıyla ben Teolojist değilim. Teolojist olmadığım içinde Sorularınıza vereceğim cevapların doğruluk veya yanlışlık bazı bu anlamda bilimsel kriterlere uymuya bilir.
D.Ali Küçük: Sizin eğitim ve ilgi alanınız hangi düzeyde? Bu söylediklerinizde neye denk düşüyor.
H.Dedesoy :Evet Üniversitedeki aldığım eğitim (Antropoloji-Felsefe) bu alana yakın, Ama ben "İnanç ve din" üzerine değil "Siyaset Antropolojisi ve Felsefe tarihi" üzerine eğitim yaptım. Alevilik, Dersim-Koçgiri toplumunun İnanç biçimi olan Rea Heq hakkında söylüyeceklerim tamamen kişisel bilgilerime ve gözlemlerime dayalı olacaktır. Ailede alınan eğitim, çevrede edinilen izlenim, bu konuda söylenenleri aklın yolu sorgulayip çıkarttığım sonuclara dayali olan bilgileri içerecektır. Ama eğer herkesin yaptığı gibi ne biliyorsam onu soylememi isteniyorsa, benimde söylüyecek bir sözüm vardır elbette.
D.Ali Küçük :Alevilik genelde konuşulur. Dersim-kocgiri Aleviligi olan Rea Haq hakkinda sizce neler soylenebilinir?
H.dedesoy: Alevilik genelde Konuşuluyor, bu doğru. Dersim-Koçgiri Aleviliği olan "Rea Haq" hakkında da konuşulmaya, teoriler icad edilmeye, "en doğruyu ben biliyorum"adı altında fikirler beyan edilmeye başlandı. Doğrusunu söylemek gerekirse bunların hiç birini ciddiye almıyorum ve doğru söylenmiş, gerçeği tarif eden fikirler olarak görmüyorum. Çünkü bu alanda yazılan kitaplara bakıyorsunuz, söylenenleri okuyup dinliyorsunuz. Yazanın ve söylüyenin eğitim, bilgi ve siyasi geçmişine bakıyorsun asıl meselenin ne olduğunu anlıyorsun.
Gerek Alevilik, gereksede bugün “REA HEQ” diye adlandıra bileceğimiz, Türk ve Kürt kamuoyunda “Kürt Alevileri” diye isimlendirilen Dersim-Koçgiri Kırmançların inancı hakkında söylenen ve “Araştırma” diye sunulan çalışmaların bilimsel kriterlere denk düşen hiç bir yanı yoktur. Tamamen ideolojik ve günü birlik siyasi çıkarları içeren tespitler ve çalışmalardir.
Bu konuda bir tek Sevgili Erdoğan CİNAR’in yaptığı çalışmaları önemsiyorum ve “Aleviğin Tarihi ve İnancı” hakkında yapılan ciddi kazıların önün eserlerınde olduğunu düşünüyorum.
Gelelim Rea Heq inancı nedir sorunuza: Kelimenin tanımı söyle yapıla bilinir, Dersimlilerin kendi dillerinde bunu söylede söylerler Raa Haq, Rea Heq, Riya Heq, Dersim ve Koçgiri Alevilerin iki dili konuştukları için düşüncelerini ve inançlarını içeren kavramlarıda her iki dildeki telafus şekliyle ifade ederler. Kırmancı(Dımılı) Konuşanlar Raa-rea Heq diye telefus edebiliyorlar. Kurmancı(Kırdaşkı) Konuşanlarda Rea-rıya Heq diye söylerler.
Türkçe tanımı ve ifade ediş biçimiyle şu anlama geliyir: Hakkın yolu, doğrunun yolu, adaletin iyılığın yolu. Ama bu yanlızca Türkçedeki Hak karşılığına tekabül etmiyor. (Hani “haklı , haksız” anlamındaki hak.) Dersim-Koçgirililerdeki o Hak aynı zamanda yaradan , var eden, sahip olan ve insan anlamında düşünülüyor ve Kabul görüyor. Mesela Dersimli birine sorduğunuzda (genç kuşağı kast etmiyorum, yaşı 65-70’in üstündekileri düşünün); “Nasılsın, ne var-ne yok”? diye sorduğunuzda, Size şu cevabı verecektir: Heq raziwo bira tu sekena- heq raziwi bira tü çıto nu?
_"Hak razı olsun kardeş , sen nasılsın?" Iste burdaki kast ettiği Haq , yaratandır. Sahib olandır, var edendir. Onun razılığı istenir, o razı olursa olup bitende, var olanda, hayatın kendisinde bende iyi olurum demek istiyordur.
Dersim-Koçgiri İnancında Wahir-Xadan yani sahibin önemli bir yer tuttuğunu düşünüyorum. Çünkü tüm istek ve dua'lar o "Wahire- Xadan'a yöneliktir. Ama bu tek yaratan, ya da tek sahip anlamında değildir. Yeryüzünde ve gök yüzünde var olan her şeyin ayrı bir yaratani, yani sahibi olduğunu düşünürler. Dua ettiklerinde de var olan her seyin ayrı, ayrı sahibine seslenirler. “Yerin göğün sahibi, wahire Erdu Asmen- Xadane Herdu Azman. Kurdun, küsün sahibi. Dağın taşın sahibi. Çalı cırpının sahibi. Ekmeğin- Suyun sahibi…vs.
Soralım ve konuşalım yaşlılarımızla. Göreceksiniz ki onlar size tek tek anlatacaklardır kaç yaratanın (yanı bizim dilimizde Wahir - Xadan) olduğunu… Tüm bu var olan ve yaratanın yer yüzündeki tek sahibi, ya da temsilcisi, uygulayıcısı, bekçisi de İnsanın kendisi olduğunu. Hani Alevilikte çok yaygın bir deyim vardır ya, derler “İnsan Haq’ta , haq insanda”. Bunu diğerleri söylede yorumluya bilirler. Alevilerin, esas olarakda Dersim-Koçgiri 'Alevilerinin tanrıyı insana indirgediğini ve İnsanı tanrılaştirdiğini” söylüyorlar. Yakın bir zamanda You tube’te dolaşan Feytüllah Gülen’in bir video söyleşisi vardır. Orada bunun Müslümanlar için ne anlama geldiğini ve bunu da Müslümanlar içın nasıl bir tehlike teşkil ettiğini açıkca soyluyordu.
DEVAM EDECEK


