Prof. Dr.İlhan Kızılhan
YEZİDİLERİN İNANCI VE TARİHÇESİ/ /3.BÖLÜM/ 4. Yezidi dini içerisindeki hiyerarşi sistemi
Şeyh Adi´nin 12. yy.da Yezidi toplumuna girişinin önemi sadece dini değildir. Sınıf sisteminin oluşturulması ile tüm toplum yapısı değiştirildi ve gurupların birbirleri olan ilişkileri yeni bir şekil ile belirlendi. Bir tarafda şeyhler, diğer taraffa ise müridler yer alıyordu. Bu yapılanma sofilerde de görülür. Zaten var olan pirler ise, yezidi toplumundaki dini liderlik görevini kaybetmiştir. Ancak pirler Yezidi toplumunda köklü bir yere sahiptirler ve bu nedenle de toplumda önemli bir dini rol oynamaya devam edebildiler ancak şeyhlerden sonra ast durumuna girmişlerdir.Yezidi aşiretleri, şeyh ve pirlerin yönetimine bölüştürüldü. Bir aşiretten sorumlu olan her şeyh ve pir aynı zamanda diğer yol göstericiler ile ilişkide bulunmalıdır.
Pirler ile şeyhlerin birbirleri ile evlenmeleri yasaktır. Bir şeyh sınıfından sadece bir gurubun ardıları birbirleri ile evlenebilirler. Pir sınıfında ise pirler, Pir Hasan Mamans´ın ardılları ile evlenemezler. Bunun dışında pirlerin birbirleri ile evlenmeleri serbesttir. Müridlerin, Pirler veya Şeyhler ile evlenmeleri ise kesinlikle yasaktır.
Bu evlilik yasaklarının, Şeyh Adi´nin reformlarının gerçekleştirilmesinden önce de var olup olmadıkları tam olarak bilinmiyor.
Etik bakış ile bu evlilik yasakları, sınıflar arasındaki ilişkilerin netleşirilmesini sağlıyor. Bir grubun üyesi olabilmek ancak doğum ile mümkündür. Grup değiştirmek mümkün değildir. Bu net ayırım ve grup değiştirebilmenin imkansızlığı sınıflar arasında olası güç kavgalarını engellemektedir. Herkes kendi sosyal statüsünün bilincindedir ve bunu değiştirebilme olanağı yoktur. Diğer dini inançlardan olanlar ile evlenebilmek de mümkün değildir.
///Yezidilerin toplumdaki yaşamlarını belirleyen bazı kurallar:
Her bireyin sosyal hiyerarşide belli bir yeri vardır.
Topluluğun her üyesi hem kendi gurubundaki diğer üyelere, hem de dini liderlere (şeyh ve pirler) bağlılık ile yükümlüdürler.
Mirler (soylular ailesi) tartışılmazdır ve sınırsız güce sahiptir. Onların diğer sınıf gurupları ile ilişkileri net olarak belirlenmiştir.
Topluluğun bir üyesinin rolü ve pozisyonu ile devingenliğinin sınırları belirlenmiştir.
Yezidi toplumun üyesi ancak yezidi olan ailelerin doğan çocukları olabilir.
Şeyh, pir ve müridlerin diğer guruplara geçişi mümkün değildir.
Bir gurup içerisindeki görev dağılımı net olarak belirlenmiştir.
Her kişinin bir Piri ve bir Şeyhi olmalıdır. Bir bölgede Şeyh veya Pir ailelerinin üyeleri bulunmuyor ise, kendisinin ait olduğu Şeyh veya Pir ailesinin üyeleri kişiyi üsleninceye kadar geçici olarak başka bir Pir veya Şeyh edinebilir.
Topluluğun üyeleri, birbirleri ile ve kendi gurupları içerisinde dayanışma içerisinde olmalıdır.///
Ruhani sınıfı içerisinde önemli pozisyonları olan diğer guruplar:
Mir (Soylular): O, yezidilerin en üst lideridir. Geleneksel merkezi kutsal mekan Laleş´den birkaç kilometre uzaklıkta olan Baadre´dir.
Mir, Şeyh Adi ve Tausi Melek´i sembolize eder. O, Şeyh Adi´nin direk temsilcisidir ve aziz kabul edilir.
Pismir: Mir ailesinden gelirler. Kelime anlamı olarak kürtçede, „soylular ailesi ile akraba olmak“ anlamına gelir. Ancak ayrı bir gurubu oluştururlar. Pismirler, Şeyh O Bekir´in ardıllarıdırlar. Peşmir üyeleri, Mir ailesinin üyeleri ile evlenebilirler.
Baba Şeyh: O, pirler ve şeyhler de dahil tüm yezidilerin tartışılmaz lideridir. Baba Şeyhler ancak Şemsani ve Fakhradin ailelerinden olunabilir. Yezidilerin ileri gelenleri Baba Şeyh´i seçerler ve bu Mir tarafından onaylanır. Baba Şeyh yazın ve kışın 42 gün oruç tutmak zorundadır. Din ile ilgili geniş bilgi sahibidir ve tüm kutsal yezidi hikayelerini ezbere bilir. Kuzey Irak´da, Ain Sifne şehrinde yaşar. Bu şehir Musul´a yaklaşık 60 km uzaklıktadır.
Peşimam: Kelime anlamı ile birinci dereceden öğretici anlamına gelir. Peşimamların, Şeyh Hasan´ın soyundan geldikleri tahmin edilir. Sadece Adanilerin şeyh çizdisinden gelenler Peşimam olabilir. Bunlar üç ana şeyh dallarından biridir.
Şeyh
Kelime olarak arapçadır ve öğretici, lider veya önder anlamına gelir. Zerdüşt döneminde de şeyhlerin görevlerine benzer sorumlulukları olan üst düzeyde din adamları vardı. Ancak sınıf sisteminin yerleştirilmesi ile beraber yezidi toplumunda şeyhlerin pozisyonu o kadar değiştirildi ki, bunu günümüzde ancak hem pir hem de şeyhleri olan Iran´daki Ahl-i Haqq´ın din adamlarına benzetilirler. Şeyhler toplumun ruhani liderleridir. Her Şeyh ailesinin kendilerinden sorumlu olduğu belli sayıdaki müridleri vardır. Şeyh ailesi, dini sorunlar konusunda müridlere yardımcı olmak ve dini seremonileri yürütmek ile görevlidirler. Buna karşılık müridler yılda belli bir miktar para (Fıto) öderler. Bu miktar şeyh tarafından belirlenmez, mürid ne kadar ödeyebileceği veya ödemek istediğine kendisi karar verir.
Her şeyh çizgisi, tanrı tarafından yaratılan yedi melekten birini temsil eder. Bunlar Şeyh Adi tarafından belirlenen ilk şeyhlerin ardıllarıdırlar. Şeyh gurubu üç ana guruba ve birçok alt guruba ayrılır. Şemsaniler kendilerinin Mir Ezdina´nın dört oğullarının ardılları olduklarını, Adaniler kendilerini Şeyh Hasan´ın ardılları olarak kabul ederler ve Qatani´ler ise varlıklarını direk Şeyh Adi´ye dayandırırlar. Tarihi kökenlerinden dolayı bu üç ana gurup arasında bir güç çekişmesi vardır.
Pir
Mitras ve Zerdüşt döneminde de var olan en eski din adamlarıdırlar ve toplum içerisinde inancın devam ettirilmesi ile yükümlüdürler. Yezidi toplumunda önemli bir sınıftır. Inanca göre pirler dini açıdan şeyhler ile aynı statüye sahiptirler, ancak şeyhler kısmen daha üst bir statüde görülmektedirler. Pirlerin statüsü, şeyhleri ön plana çıkaran Şeyh Adi tarafından değiştirilmiştir. Adi ben Musafir olarak tanınan Şeyh Adi kendini Şeyh ilan etmiştir ve böylece yezidi toplumunda da bu yeni oluşturulan sınıfı güçlendirmiştir.
Her yezidinin, bir şeyhi ve bir piri olmalıdır. Şeyhlerin hepsinin isimlerinin arapça olması ve pirlerin isimlerinin ise kürtçe olmaları oldukça dikkat çekicidir. Pirlerin Şeyh Adi´nin çok öncesinde de yezidilerin dini liderleri olarak işlev görmüş olmaları bunu açıklayabilir. Pirler dört ana guruba ayrılmışlardır: Hesen Meman, Pir Afat, Pir Jerwan ve Pir Haci Ali.
Pir aileleri birbirleri ile evlilik yapabilirler. Pir Hesen Meman´ın ailesinin üyelerinin evlilikleri ise sınırlandırılmıştır, çünkü bu aile Şeyh Adi döneminde pirlerin başı olarak kabul edilirdi. Pir Hesen Meman´ın ailesinin üyeleri sadece kendileri ile aynı statüde olan Pir Jerwan ailesinin üyeleri ile evlenebilirler.
Qewals (dini şiir ve hikaye anlatıcısı)
Çok kısa bir süre önecesine kadar Qewaller sadece birbirleri ile evlenebilirlerdi. 1950 yılında Mir ve Baba Şeyh aldıkları bir karar ile, sayıları hızla azalan qewallerin, mürid sınıfından olanlar ile evlenebilmelerini sağladılar. Qewaller, Musul´a 35 km mesafede bulunan Basik ve Bahzani köylerinde yaşamaktadırlar.
Qewaller tüm dini şiirler ile yezidilerin sözlü dini hikayelerini babalarından öğrenir ve ezberlerler. Kutsal iki kitapları dışında Yezidilerin inançları hiçbir yerde yazılı olamadığından onlar yezidilerin dini hafızasıdırlar. Şeyh Adi´nin reformlarından beri, geleneksel hikaye, şiir ve tarihi öğrenme ve aktarma görevi qawellere verilmiştir. Yaşlı qewaller, Bahzani köyünde özel oturumlar ile genç qewallere dini bilgileri nasıl ezberleyebileceklerini öğretirler.
Qewaler, köylere yaptıkları gezilerde ve düzenledikleri seremonilerde yanlarında tavuz meleğini sembolize eden küçük bir heykel taşırlar. Dini türküler söylerler. Qewaller, kutsal ´Berat` denilen Laleş´ten getirilen toprakdan yapılan küçük, yuvarlak taşları dağıtırlar. Bu taşlar, kutsal heykelin etrafında dönerken dağıtılır. Taşlar, yezidileri hastalık ve fenalıklaran korur. Avrupa´da da birçok yezidi evlerinde bu taşlar bulunur.
Koçek
Bu kelime kürtçede iki kelimenin birleşimi ile oluşturulmuştur: Kulak anlamına gelen Guh ile çok iyi anlamına gelen Çek veya Çak. Yani iki kelimenin bileşimi ´çok iyi kulak´ anlamına gelir ve koçeklerin görünmeyen diyardan sesleri duyabildiğini ifade eder. Koçekler dini ainleri yönetirler. Şeyh veya pirin hazır bulunmadığı durumlarda geleneksel ölü yıkaması görevini üstlenirler. Ancak bir koçeğin en önemli görevi ölen ruhun kaderi hakkında bilgi vermektedir. Aynı zamanda dua ve rüya yorunları yapar. Koçek dini tören ve ainlerde görünmeyen dünya ile bağlantı kurar. Koçek olabilmek için özel doğa üstü yeteneklere sahip olmak gerekir ve bunlar Laleş´te kutsal mekanda Yezidilerin dini lideri tarafından sınanır.
Feqir
Feqir yada Fakir (yoksul), tüm dünyavi varlıktan vazgeçmiş kişidir. Feqir sadece tanrıya hizmet etmeyi yaşam vazifesi yapmıştır.
Feqir pozisyonuna ruhani veya mürid sınıfından her yezidi ulaşabilir. Feqir olmak isteyen bu isteğini Mir ve Baba Şeyh´e iletir. Istek sahibi, dini kuralları ihlal etmemiş ise ve karakteri ve kişiliği buna uygun ise feqir olabilir. Adaylığı yezidi liderler tarafından onaylanan kişi, yedi gün yalnız kalır ve bu süre içerinde kimse ile konuşmaz ve bu süre içerisinde sabahtan akşama kadar oruç tutar. Kendisine yemek getiren kişi dışında hiçbir insani temasa izin verilmez. Bu yalnızlık döneminde sürekli maditasyon yapıp dua eder. Yalnızlık süresi dolunca Laleş´de kutsal tapınağı ziyaret eder. Burada kendisine yaşam ve ölümden sonraki kardeşi „Birayê Axretê“ eşlik eder. Çeşitli dini tören ve ayinlerin ardından, kutsal tapınağın girişinde kendisine Feqir´lik ünvanı verilir. Yeni Feqir, feqirler, qewaller ve kutsal tapınaktan sorumlu olan Bave Çavuş´dan luşan bir gurubun arasında durur. Daha sonra yaşam ve ölümden sonraki kardeşi öne çıkar ve yeni feqire Kharqa denilen siyah atleti giydirir.
Feqirlerin farklı sorumlulukları vardır: Şeyh Adi onuruna yapılan kutlamalarda yakılan ateş için odun keserler ve yerel tapınaklardan sorumludurlar. Darlık ve hastalık dönemlerinde Yezidiler için dua ederler.
Micewir
Kürtçe bir kelimedir ve komşu veya bekçi anlamına gelir. Micewirler, yerel tapınakları ve kutsal mekanların korunması ve bakımı ile görevlidirler. Micewirler köylerde bir din adamı işlevi görürler ve genellikle zanaatkarlardır. Halka her konuda yardımcı olmaya çalışırlar. Mürid sınıfından olanlar da mücewir olabilirler. Micewirler köylerde saygın kişiliklerdir ve bilgilerine başvurulur.
Kebani
Kebani kürtçedir ve koruyan anlamına gelir. Kebaniler, Laleş´te cemaat haline yaşarlar ve tamamen kadınlardan oluşurlar. Tüm yaşamlarını inançlarına adamışlardır ve bekardırlar. Bu sınıfa geçmek isteyen bir kadın din kurallarını ihlal etmemiş olmalıdır ve en az iki yerel dini lider tarafından onaylanmalıdır. Daha sonra Mir ve Baba Şeyhı ziyaret eder ve bu statüye geçebilmek için izin ister. Bu statüyü edinen bir kadın yaşamını Kebani olarak kutsal Laleş´te sürdürür. Her sınıftan kadın Kebani olabilir. Kebaniler, tapınakların korunmasi ile görevlidirler. Kebaniler tapınakta kalanlar ve törenlere katılan misafirler için yemek yaparlar. Onlar da darlık ve hastalık dönemlerinde dua ederler.
Mürid
Mürid taraftar anlamına gelir. Bu terim sofiler tarafından kullanılırdı. Sofiler bu terimi, Şeyh´e (öğretmen) itaat eden „öğrenciler“ için kullanırlardı. Yezidilerde ise topluluk için kullanılır. Müridler sadece birbirleri ile evlenebilirler. Her mürid ailesinin bir şeyhi ve Piri vardır. Ancak aile bunları kendisi seçemez. Bu seçim Şeyh Adi tarafından yapılmıştır ve değiştirilemez.
Toplumsal hiyerarşide her yezidinin çeşitli ritualler sonunda ulaşabileceği üç pozisyon vardır. Müridler buna göre koçek, faqir ve micewir olabilirler. Bu üç pozisyon sosyal açıdan oldukça düşük bir statüdedir ve yezidilerin dini hiyerarşik yapısını etkileyemezler.
Kaynak:
44.P. Kreyenbroek: God and Sheikh Adi are Perfect. 2005, S.6-8.
45.Al-Jadan, Khalouf: Cate Among the Yazidis, M.A. Thesis in Rural Sociology, The Pennsylvania State University Press, 1960, S.104.
46.Lescot, 1938, S. 38f.


