Anasayfa Röportaj Süriye Kürdistan da olanlar Ne?

Süriye Kürdistan da olanlar Ne?

hulyayeHülya Yetişen Arkadaşımız röportajlar serisine bir yenisiyle birlikte yeni bir anlayışı da ekledi. Aynı konuda ve aynı sorularla farklı alanda faaliyet gösteren iki değerli şahsiyete sorular sorarak cevaplar aldı. 

Bundan bir önceki röportaj Suriye ve Suriye Kürdistan'ı (Güneybatı Kürdistan) ile Kürt edebiyatı üzerinde değerli çalışmaları ile tanınan Helim Yusuf ile yapmıştı. Helim Yusiv'in içten doyurucu cevaplarından sonra bu sefer de aynı soruları politik aktivist ve aynı zamanda Suriye Kürtleri Birleşik Partisi Almanya Sözcüsü olan Ehmed Ali'ye sordu. Ehmed Ali ile yapılan röportajın aslı da Kürtçedir. Kurdistan-post okurlarının durumunu göz önünde bulundurarak bu röportajı da Türkçeye çevirdik. Kürtçe'den Türkçeye çeviri yapan Yusuf Mıstonıj'a da ayrıca teşekkür ediyoruz. Röportajı hem Kürtçe ve hem de Türkçe olarak yayınlıyoruz.
Röportaj'da Suriye toplumunun bileşenlerini, 40 yıldır Suriye'yi yöneten Esad Baas rejimini ve bu rejimin dayandığı temel dinamikleri, bu dinamiklerin ayaklanma karşısındaki tutumlarını, Güneybatı Kürdistan dinamiklerini, ayaklanmanın nedenlerini ve olası geleceğini okuyacaksınız. 


Ahmed Ali 1961 yılında Güneybatı Kürdistan şehri olan Qamişlo'da doğdu. İlk-orta ve lise eğitimini burada tamamladı. Üniversiteyi Bulgaristan/Sofya'da bitirdi. 

1995 yılından beri Almanya'da yaşamakta ve çalışmaktadır. 

Ahmet Ali aynı zamanda Suriye Birlik Kürt Partisi'nin yürütme konseyinde yer almaktadır ve aynı zamanda Almanya Kürt Çalışma gurubunun sözcülüğünü yapmaktadır. 

Hülya Yetişen-Arap ülkeleri arasında Suriye'yi nasıl bir yere yerleştirmek gerekiyor? Suriye'nin demoğrafik yapısı hangi etnik gurup ve halklardan oluşuyor? Esad yönetiminin ülke içinde dayandığı temel dinamikler nedir?

Ehmed Ali-
Arapların İslamiyet adına gelişinden önce Suriye’de, Fenikeliler, Kenaniler, Suryaniler, Yahudiler, Rumlar, Grekler ve Kürtler (Horî, Mîtanî, Med) yaşıyordu. Hernekadar Emeviler Şam’ı başkent yapıp burda yaşayan halkları Müslüman-Arap yapmak istemişlerse de, tarihçilerin anlatımına göre 200 yıl sonra bile Şam halkı Arapça bilmiyormuş. Günümüzde de bu gerçekliği Suriye şehirlerinde, köylerinde, yerleşim yerleri ve coğrafyasında, halkında görmek mümkündür.

Yirminci Yüzyıl’ın başlarında, batılı devlertler, Osmanlı İmparatorluğuna karşı halkları kışkırtmak için Arap nasyonalizmini kullandılar ve Suriyeli Hırıstiyanlar da buna hazırdı. Daha sonra Fransa bu sürece destek verdi ve Cemal Abdulnasır’ı iyi kullandı. Bu sürecin sonunda ırkçı nasyonalist parti –Baas Partisi- iktidarı ele geçirdi (1963) ve Araplara öncülük yapmak istedi. Hernekdar Baas Partisi asimilasyon politikasını zora dayalı yürüttüyse de, bugün Suriye nüfus bileşimini şöyle açıklamak mümkündür: Yüzde 60 Arap, Yüzde 15 Kürt, yüzde 10 Süryani, Yüzde 9 Alevi, Yüzde 2 Dürzi, Yüzde 1 de İsmaililer’den oluşuyor. Ayrıca Türkmenler, Ermeniler, Çerkezler, Çaçanlar, Yahudiler de Suriye’de bulunmaktadır.

Esad rejimi 1970 yılında iktidarı ele geçirdi ve temel gücünü Alevilerden alıyor. Ancak Baas Partisi ve ekonomik çıkarlar yoluyla bir kısım Sünni Arap ve Hırıstiyan ile Dürzi ve İsmailileri kendine bağlamış durumda. Karar erkinin dar bir kesimin elinde olduğu doğru ancak çıkarlar yüzünden rejime bağlılık geniş bir kesime yayıymıştır. Esad rejimini ayakta tutan Başkanlık, Güvenlik Güçleri, Ordu ve Ekonomi yönetimin tümüne yakını (Yüzde 70 – 80) Alevilerin elindedir.

Hülya Yetişen- Suriye'de Kürtler yoğunluklu olarak hangi şehirlerde yaşıyor? Kürt nüfusunun genel nüfus içindeki yoğunluğu nedir? Türkiye Suriye sınırı boyunca yerleşik bulunan Kürt coğrafyası kaç bölgeye ayrılıyor?

Ehmed Ali-
1916 yılında imzalanan Saiks-Piko Anlaşmasına göre Kürdistan’ın bir parçası Suriye’ye bağlandı. Kürtler ayrı bir ulus olarak tanınmadılar. Ancak Kürtler asimilasyon, inkar ve ırkçı uygulamalara karşı direndiler. Günümüze kadar Kürtler, Suriye’nin Türkiye sınırı boyunca – Cezire, Kobani ve Çiyayê Kurd – çoğunluğu oluşturuyor. Ayrıca Şam, Halep ve Hama’da da Kürtler yaşıyor. Kürtlerin Tüm Suriye nüfusuna oranı yüzde 15’in altında değildir. Suriye rejiminin özel politikası sonucu Kürtlerin yaşadığı bölgeler geri bıraktırıldı ve Kürtler bütün çalışma imkanlarından yoksun bırakıldılar. Cezire bölgesinde Kürtlerin topraklarına el kondu ve Türkiye sınır boyunca “Arap Kemeri” oluşturuldu. 1962 yılından sonra 400 bin Kürdün vatandaşlığı elinden alındı ve bütün sivil haklarından mahrum bırakıldılar. Kürt kültürü ve kimliği ile bütün siyasi ve toplumsal çalışmalar Suriye’de yasaktır. Bütün bu nedenlerden dolayı Kürtler günlük ekmekleri peşinde Suriye metropollerine ve yurt dışına göç etmek zorunda kaldılar.

Hülya Yetişen Tarihi gelişim içinde Suriye Kürtleri'nin statüleri nasıl bir değişime uğramıştır? 1980'lerden sonra Esad yönetimi ile PKK arasında kurulan bir ilişkiden söz ediliyor. Öcalan da 20 yıl orada kalıyor. Bu ilişki Suriye Kürtleri'nin hakları ve statüleri üzerinde olumlu olumsuz nasıl bir etki yaratmıştır?

Ehmed Ali- Baas Partisi, bütün Suriye'yi Arap'laştırmak istedi ve bugüne kadar bunun önündeki en büyük engel Kürtler’dir. Teleb Hilal projesi, Apartahide ırkçılığını geride bırakacak ölçüde uygulamalarla yaşama geçirildi. Alevi Esad rejimi, arap ulusçuluğuna bağlılığını Kürtleri ezerek göstermek istedi. Kürtlerin vatandaşlıktan mahrumiyeti sürdürüldü. Kürtlerin yaşadığı bölgelere araplar yerleştirildi. “Arap Kemeri” ile Kürt bölgelerinde Arap köyleri oluşturuldu ve silahlandırıldılar. Araplaştırma toplum üzerinde yoğun yürütüldü. Bölge demografisinin değişimi için siyasi, kültürel ve ekonomik baskılar yoğunlaştırıldı ve Kürtler göçe mecbur edildi.

Esad rejimi, Irak ve Türkiye’deki Kürt hareketlerini kendisi için kullanmak istedi. Cûd ve CUQED’i Saddama karşı, PKK’yi de Türkiye’nin “Ixwan-almuslimin” örgütüne verdiği destek ve Fırat Suyu sorununa karşı kullanmak istedi. Batı Kürdistan Kürtleri böylece buna kurban edildi. Suriye’de Kürt kimliğinin inkarı ve ulusal haklarının reddi devam etti. Kürt genç kız ve delikanlıları da buraya aktarılarak Kürt siyasi hareketi ve sivil toplum zayıflatıldı.

Hernekadar şimdi Kürtlerin toplumsal kurumları yok ve Kürt parti ve gruplarının sayısı fazla ise de, olumlu bir havanın olduğunu ve işbirliğine açık bir durumun olduğunu söylemek mümkündür. Bütün Kürt partileri, Kürt ulusal sorununu çözümü ve Suriye’deki ulusal krizle ilgili ulusal bir konseyin oluşturulması konusunda hemfikirdir.

Hülya Yetişen- Suriye Kürtlerinin temel geçim kaynağı nedir? Hangi iş kollarında çalışıyorlar? Ekonomik ve sosyal konumları nedir?

Ehmed Ali-
Kürt Bölgeleri tarım, petrol, gaz, su ve madenler bakımından zengin olsa da, ekonomik açıdan en geri bıraktırılmış alanlardır. Kürt bölgelerindeki devlet kurumlarında çalışan memurlar Arap’tır. Bu tür kurumlarda Kürtlere iş verilmemektedir. Kürtler askerlik, diplomasi, hukuk ve yüksek öğrenimde yükselme imkanı bulamamaktadır. Halkın bölgeyi boşaltması için fabrika yapılmıyor ve sermayenin alanda barınmasına izin verilmiyor. 49 Deklarasyonu'na göre de Kürtler, toprak, mal ve mülk alıp satamıyor.

Günümüzde Suriye’de okuma yazma oranının en düşük olduğu kesim Kürtler’dir. Rençberlik gibi en ağır işleri Kürtler yapmaktadır. Suriye metropol ve büyük şehirlerinin varoşlarında açlık ve sefalet içinde bir yaşama mahkum olanların çoğu Kürt’tür. 

Hülya Yetişen- 2004 yılında başta Qamışlo olmak üzere birçok yerleşim biriminde Kürt ayaklanmasına tanık olduk. Bu ayaklanmanın nedeni neydi, neden bir sonuca ulaşmadı? 

Ehmed Ali
- 2003 yılında Irak’taki gelişmelerden sonra, Suriye Baas Partisi yönetici ve yanlıları kinlerin Kürtlere kusmak istedi ve 2004 yılının 12 Mart’ında Kamışlı’da bir futbol karşılaşması sırasında yarattıkları bir provokasyonla Vali Kabul’un emri ile 8 Kürt genci öldürüldü. Bir gün sonraki cenaza töreninde güvenlik güçleri halka kurşun yağdırdı ve bir çok kişiyi şehit ettiler. Bunun üzerine Şam ve Halep’teki Kürtler dahil bütün Kürtler baş kaldırdı ve Cezire’in bir çok şehri kurtarıldı. Bunun üzerine rejim bölgedeki asker ve Baaslı sayısını artırdı. Yürütülen operasyonlarda binlerce Kürt genci yaralandı, tutuklandı ve işkenceden geçirildi. Kürtlerin ev ve iş yerleri yakıldı, talan edildi. Suriye muhalefeti o zaman Kürtlerin yardımına gelmedi. Kürt siyasi hareketi de gelişmelerden ürktü ve başkaldırıyı soğutmaya çalıştı.

Bu serhildan ve şehit kanı sayesinde bütün dünya Suriye’de Kürtlerin zulüm altında olduğunu duydu. Hernekadar Kürt siyasi hareketi bu serhildana öncülük yapamadı ve bir düşük doğuma neden olduysa da, bu serhildan, Suriye’deki Kürt varlığının, kimlik ve ulusal sorunlarının kanıtı oldu.

Hülya Yetişen- Suriye Kürtleri'nin örgütlülüğünden söz ediliyor. En güçlü parti ve hareketler hangileridir? Bunlar Suriye Kürtleri için nasıl bir siyasal statü talep ediyor? (Federasyon, özerklik, kültürel haklar vb) 

Ehmed Ali-
Suriye’deki siyasi durum ve Kürdistan’ın parçalanmışlığı gözönüne getirildiğinde, Kürt siyasi partilerinin çokluğu ve parçalanmışlığı garip değildir. Batı Kürdistan’daki (Suriye Kürdistan’ı) siyasi parti sayısı 12’ye ulaşıyor ancak esas olanları; Yekîtî ya Kurd, Alpartî, Pêşverû, Yekîtiya Demokrat, PYD ve Azadî’dir.

Bu partiler Nisan 2011’de bir insiyatif oluşturdu ve şimdi Kürt aydın ve bağımsız şahsiyetlerden oluşan bir Konsey kurmak istiyorlar. Konseyin kurulması istemi, Suriye’de Kürtler üzerindeki baskı siyasetinin sona erdirilmesi, Suriye Anayasası’nda Kürt varlığının kabul edilmesi ve Suriyedeki Kürt sorununun çözülmesidir. Partiya Yekîtiya Kurd, Suriye Kürdistan’ı için otonomi istiyor. Diğer partiler daha azını veya daha fazlasını istiyor. Bize göre, demokrasi ve insan hakları sorunu için çokuluslu ülkelerde, ulusal sorunun çözümü kilit önemdedir ve temel ilke düzeyindedir.

Hülya Yetişen-Mayıs 2011'de yaptığınız basın açıklaması ile Suriye Hükümeti'nden somut istemlerde bulundunuz. Cuma namazlarından sonra Araplar da "Azadi" diyerek Kürtleri destekledi. Esad yönetimi de 12 Kürt partisini görüşmeye çağırdı. Ancak bu partiler görüşmeyi red etti? Görüşmenin red edilmesinin nedeni neydi? Sizce doğru bir tutum muydu? 

Ehmed Ali-
Görüşmelerin sonuç alabilmesi için hazırlık gerekiyor. Yoksa kötü sonuç alınabilir ve halkın umudu boşa çıkarılabilir. Kürt sorununun çözümü rejimin elinde. Cumhurbaşkanı, araplaştırma ve ırkçılık siyasetini kaldırabilir ve Kürt kimliğini ve Kürtlerin meşru haklarını Anayasayla tanıyabilir. Eğer serhildanlar olmasaydı bu tür konular gündeme gelmeyecekti. Rejim sadece Kürtleri kendi “işgal ve parçalama” siyaseti için kullanmak istedi. Partilerin Şam’ın devatine icab etmemeleri isabetli olmuştur. Biz diyalogun başarısı için gerekli şartların oluşmasını istiyoruz.

Hülya Yetişen- En güçlü örgütlülüğe sahip Kürtler Esad'a karşı ayaklanma sürecinde neden hep sessiz kalıyorlar? Kürtlerin muhalif hareket içinde rolleri ve beklentileri nedir? 

Ehmed Ali-
Kürtler sürekli ayakta ve hiçbir zaman demokrasi ve insan haklarını savunma mücadelesinden geri durmadılar. Suriye’deki halk ayaklanması da bu konuda tarihi bir destektir. Kürtler kendi siyasi hareketleri ve gençliği ile ilk günden beri sesini yükseltiyor, serhildanı destekliyor ve katılıyor. Kürtler de Suriye halkı gibi kanın dökülmesini istemiyor, bütün gösterilerini barışçıl bir biçimde ulusal istemlerini dile getirerek gerçekleştiriyor. Aceba rejim, son olaylarda şimdiye kadar niye Kürt bölgelerinde öldürme olaylarını erçekleştirmedi? Olabilir ki rejim 2004 yılı serhildanını hatırlıyor ve Şam ile Halep’teki Kürtleri karşısına almak istemiyordur. Kürt sorununun uluslararasılaşmasını istemiyor olabilir. Diğer yandan Arap muhalefeti Kürt ulusal sorununa yaklaşmak istemiyor olabilir veya Suriyedeki Kürt halkı için daha temiz bir alternatif sunamıyor olabilir.

Hülya Yetişen- Antalya'da "Değişim için Suriye Konferansı" adıyla bir toplantı yapıldı. Bu toplantı neden Türkiye'de yapıldı? Amacı neydi? Toplantıya Kürtler hangi düzeylerde katıldı? Ne tür istemlerde bulundular? Arap muhalefetinin Kürtlere ve istemlerine yaklaşımları nedir?

Ehmed Ali-
Bize göre, konferansların sonuçları netleşmeden ve katılımcıların ajandaları tanınmadan, bazı Kürtlerin kendi hareketleri adına bu tür toplantılara katılmamaları gerekir. Şayet her hangi bir şahsiyet, Kürt siyasi hareketi ile koordine içinde olmadan bu tür toplantılara katılırsa, temiz bir sonuç elde edemez. Sorunumuzu ve kendimizi ucuza vermemek için sözümüzü bir yapmalı, halkmızın davasını kendi bireysel veya partisel çıkarlara kurban etmemeliyiz. Antalya toplantısına 54 civarında Kürt katıldı ve her birinin ayrı bir ajandası vardı. Toplantının sonuçları Kürtler hakkında net olmadığı için bazıları katılmadı. Diğer yandan Türkiye de bu toplantıyı kendi amaçları doğrultusunda kullanmak istedi.

Ne yazık ki, Arap muhalefetinin Antalya’daki tavrı, İstanbul 1 veya İstanbul 2. toplantılarından farklı olmadı. Umuyorum ki bu tür tecrubeler bize ders olur, istem ve sözlerimizin bir olmasına vesile olur, ulusal kutsallarımızın bireysel çıkarlara alet edilmesine engel olur.

Hülya Yetişen- Sizce muhalefet hareketi nasıl bir seyir izleyecek? Muhalefetin öncülüğünü hangi hareket yürütüyor? Bu çerçevede Türkiye'nin Suriye'deki muhalefet ve hükümete ilişkin politikası nedir? 

Ehmed Ali-
Türkiye şimdiye kadar, dünya kamuoyuna karşı Suriye’ye kalkan olmuş urumda. Türkiye ve Batı, AKP modelini Ortadoğu’ya yerleştirmek istiyor. Ancak Suriye’deki muhalefet homojen değil ve tümüyle de “Ixwanelmuslimin”in elinde değil. Eğer muhalefet, iç sorunlar ve dış siyaset konusunda net bir program oluşturmazsa, o zaman mevcut rejime alternatif olamaz. Ne Suriye halkı bunu kabul eder ne de dünya kamuoyu buna razı gelir. Suryie halkının dini bir alternatifi kabul edeceğine inanmasam de Ixwanelmuslimin’in taraftarları da var ve bu örgüt rejimin siyaseti sonucu güçlendi.

Hülya Yetişen- Mevcut durumdaki muhalefetin başarılı veya başarısız olma durumlarına göre Suriye Kürtlerinin geleceğini nasıl görüyorsunuz? 

Ehmed Ali-
Bütün bu gelişmelerden sonra bir çok şey değişecek ve bu rejim ayakta kalamayacaktır. Kürtlerin kazanımı, gösterecekleri çabaya ve oluşturacakları ulusal birliğe bağlıdır. Hiç kimse Kürtlerin haklarını kendiliğinden kolayca iade etmeyecektir. Ancak hiç kimse de Suriye’deki 3 milyon Kürdü görmezlikten gelemeyecek ve paysız bırakamayacaktır. 

Hülya Yetişen- Verdiğiniz içten ve içerikli cevaplar için teşekkürler.

Ehmed Ali-
Bende Teşekkür ediyorum.

 

--

Yorum ekle