YENİDEN İÇ İNFAZLAR!!!
Salih Aras-
PKK içinde binlerle ifade edilebilecek iç infazlar yeniden gündeme getirildi. Kimin, bu iç infazları gündeme getirdiği önemli değil, asıl önemli olan bu iç infazların neden yapıldığıdır. Evet, artık bilmeyen yok, Kurdistan’ın her beldesinde ve köyünde asılsız suçlamalarla katledilen binlerce Kurdistanlı var! Bunların hepside A. Öcalan’ın talimatıyla gerçekleşmiş. Hatta kamuoyunun en fazla bildiği, tanıdığı kişilere yönelik cinayetleride kendi basın organlarında gururla üstlenmişlerdi. Onlarca insan değişik dönemlerde bu sorunu gündeme getirdi. Halende getirmeye devam edenler var. Yüzyılda geçse devam edecek. Bunları başta düşünseydiniz! Hiç bir Kurdistanlı sahipsiz değildir, bu Halk kendine geldiğinde ilk soracağı hesap budur. Korkunuzda bundan, bu sorunu ilk gündeme getiren ne Kemal Burkay’dır nede İbrahim Güçlü’dür, son olarak gündeme getirenlerde onlar olmayacak! Bu cinayetlerin hesabı sorulacak, buna hazır olmanız gerekiyor, kurtuluş yok!
Açıklayın bu cinayetleri neden işlediniz? Katlettiğiniz insanların hemen hepsi Kurdistan sevdasıyla doluydu. Nasıl bunu yapabildiniz? Hangi karanlık güçler Sizi bu cinayetleri işlemeye mahküm etti? Sizin açmanız gerekiyor; bir değil, iki değil, on değil, bin değil, on binlerle ifade ediliyor! Birilerinin bu sorunu açmasından rahatsız olmanız, (daha doğrusu korkmanız) çare değil, hep karşınıza çıkacak. En doğrusu, iç infazların listesini çıkarın kendi yayın organlarınızdan yayınlayın! Bu kadarı da yetmez, nedenlerinide açıklayın, Kurdistan Halkından özür dileğin (Kabul görürmü bilemem!) Yok haklı olduğunuza inanıyorsanız, bu kez katlettiğiniz insanların ‘suç’larını açıklayın! Biliniyor, hepside T. C ajanı, muhbiri olarak ‘suç’lanmıştı.
İç infazlar PKK’nin tasfiyesi oldu, sonrada ‘Önder’lik çıktı. Parti’ye ‘tek’lik egemen kılındı, O’da kendi derdine düştü, ve bu duruma gelindi. Artık çıkmazdasınız ve herkes Siz’den hesap soracak. Öcalan’ın ‘çakmak çakmak gözleri var’, ‘inci inci dişleri var’ yok ‘dağ kartalıdır’ şiir ve nakaratlarla cevap verecek ve karşıdakini ikna edecek halinizin olmadığını artık Siz’de biliyorsunuz.
Bu sürece birden gelinmedi, arkasını Şam Yönetimi’ne dayayan, kıblesini Ankara yapan A. Öcalan ve Ekip’i baştan beri PKK içinde ve dışındaki, emek sahibi, Kurdistan Dava’sına gönülden bağlı seçkin devrimcileri sömürgeci devletlerle yarışırcasına katletmelerini nasıl açıklayacaklar? Sorun budur! Sömürgeci devletlerin tavrı anlaşılıyor, burda garibsenecek bir şey yok, düşman görüyor! Peki baştan beri hiç bir emek sahibi olmadan ve hep Öcalan’ın kontenjanından yer alan, bu günkü Qandil Yönetimi iç infazları açıklayabilir mi? Bu mümkün değil! Dolayısıyla bu konuya kim değinirse, saldırmaktan başka çareleri yoktur! Çünkü her bir cinayet işlendiğinde, ortaya çıkmaması için başka cinayetlere girişildi. Artık öyle bir aşamaya geldiki, Dünya alem duydu, Şimdi de hesap soruluyor. O’nu bunu şuçlamaya hiç gerek yok. Dahası gelecek, bu korku Sizleri sözde düşmanlarınıza mahküm etti!
Kurdistan Halkı içinde dolaşabilmek için Devlet’ten yüzlerce koruma isteyen (Kendisi, Murat’ı Cemil’i vs.vs) A. Öcalan değil mi? Peki neden gerek duyuluyor, korku ne? İşte iç infazlardır! Sadece yüzde onu bile bilinmiyor, tümü ortaya çıktığında ne olacak? Ve çıkacak, buna çare yok! Saldırganlığınızın hiç bir zaman sınırı olmayacak. Şimdilik Sizi koruyan bir güç var. Çöreklendiniz Devrim’in mirasına, O güç denetiminizden çıkıyor, Sizi ürküten budur, sonunuzu düşündükçe çıldıracak düzeyde telaşlara kapılıyorsunuz. Sizi koruyacak sömürgeci devletlerin istıhbarat örgütleri de, Kurdistan Halkı üzerinde inandırıcılığınız kalmadığı için eskisi gibi sahip çıkmayacak. Sonunuz budur, gerisini kendiniz düşünün!
T. C içinde dayandığınız güçlerin yerlerinden yeller esiyor, güvendiğiniz dağlara karlar yağdı. Eskinin farklı bir biçimi olan yeni yönetim (AKP) Sizi tanımak istemiyor. Diğerleri gibi kullandı, kenara attı. Ve Sizler (İmralı ve Qandil Yönetimi) kendi can telaşınız için K. Kurdistan’da nesilleri feda ettiniz. Öyle zannettiniz ki karşılığı olacak! Türk Irkçılığında ‘Devletime Hizmette’ karşılık yoktur, ‘Devletin devamlılığı esastır’ Boşuna beklemeyin bir ‘ev’ bile vermezler. Sizin yıkılmaz dediğiniz kaleler bile ‘Devletin devamlılığı’ için feda edildi. Kim Sizi yalnızlaşmış halinizle ne yapacak?
Her şey bir yana neden itirafçıya sahip çıktınız? Çıkmak zorundaydınız! O’nunla kader birliğiniz bunu gerektiriyordu. İtirafçılığı meşrulaştırdınız. A. Öcalan’ın itiraflarını bir başkası yapsaydı, tavrınız farklı olacaktı. Geçmişde Devletin dayatmalarını kabul edip itiraflarda bulunan tüm kişiler haklı olarak itirafçı ilan edildiler. Peki Öcalan neden korunuyor? Sizler çok zeki insanlarsınız! ‘Devletimin Hizmetindeyim’ demek ne demek? Türk Bayrağını öpmek ne demek? Kemalizmi çözüm olarak görmek ne demek? Parti hakkında tüm bilgileri Devlet’e vermek nedemek? Kurdistan Halkına yardım etmiş Devlet ve kurumları açıklamak ne demek? Sizlerin ve denetlediğiniz tüm birimlerin raporlarının İmralı’ya gönderilmesi ne demek? vb .vb. yüzlerce örnek sıralayabilirim. Siz önce bunları açıklayın!
Sizleri Devlet’e mahküm eden, Devlet’le olan sırlarınızdır. Görevinizi hakkıyla yaptınız ama hakkınızı alamadığınız için çırpınıyorsunuz! Burada Devlet’e sitem ediyorsunuz? Devlet’i bir baba olarak görüyorsunuz, Öcalan’da abiniz. ‘Baba Abimize özgürlükler ver’ diyorsunuz ama baba eski baba değil, biraz biçim değiştirmiş! Birde diğer kardeşlerinize anlatamaz, Devlet Sırlarını, anlatsa bile ciddi sorunlar çıkar, mecbur Sizide feda edecek. Ama üzülmeyin, Devletiniz yaşıyor!!! Kürtlerinde yarım asrını yediniz!!! Buda Size yetsin... En önemliside Kürtleri bitiremediniz, hak iddia edemezsiniz.
Faali muçhul demek doğru olmuyor, bazı duyarlı arkadaşlar belirtiyor, Faili belli cinayetler. Bu Hükümetinde en önemli çıkmazıdır. Eskiye karşı çıkılıyormuş gibi davranılıyor ama ,kendileride aynı faali açık-açık Devlet olan cinayetlere devam ediyorlar. Faali belli cinayetlerin sorumluları kim olursa olsun deşifre etmek insanlık görevidir. Yeri zamanı değildir demek, insanlık suçudur.
Sonuç olarak yapılan iç infazlarla KUKH tasfiye edilmek istendi, büyük yaralar alındı, zaman, emek ve can kaybı çok oldu ama, Onlarda istedikleri sonuca ulaşamadılar. Bunu yapanlar, ne yaptıklarını çok iyi biliyorlardı! Bu gün neden A. Öcalan rahatlıkla ‘Benden başka kim var’ diyebilmektedir? Çünkü kimse bırakılmadı! Amaç baştan belirtildiği gibi, Bağımsız Kurdistan olmuş olsaydı, bu gün konuşacak yüzlerce lider kadro durumunda insan olurdu. İşte iç infazlarla bunun önüne geçildi, sadece ‘Tek’e bağlı midesini düşünen, her türlü ihanete hazır, iradesiz ve yaratıklar kurumlar biçiminde serpiştirildi.
Binlece Kürdü katledenlerin Kurdistan Dava’sı olamaz. Bu gün bile hesaplarından Kürtleri katletmekten başka bir şey yok. Ne yaparsanız yapın, Bekaa’da, Lolan’da, Qandil’de ve gerekli yerlerde kazılar yapılacak!!! Kurdistan Halkı Sizleri gerçek kimliğinizle tanıyacak...
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
01.02.12



Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için