Anasayfa Yazı Dizisi Gayri resmi tarih gibi 32

Gayri resmi tarih gibi 32

altSelim Çürükkaya / Mehmet Karasungur ile Varto ve köylerinde kaç gün kaldık? Şu anda hatırlamıyorum.
Ama görüşülmesi gereken herkesle görüştüğümüzü, anlatılması gerekenleri anlattığımızı biliyorum.

O bölgede ki arkadaşlar, yeterli ve sağlamdı.
Yani temelin taşları iyi döşenmişti.


Bizlere yol görünmüş gibiydi, Bingöl’ e dönmeyecektik.
Van’ a, hatta Hakkâri’ ye kadar uzanmaya niyetimiz vardı.
Tanıdığmız Bingöl’ lüleer  Van’ ın kazalarında işçi olarak çalışıyorlardı.
Depremden dolayı Van ve ilçeleri şantiye halindeydi.
Ama tanıdığımız işçilerin hangi kasabada kaldıklarını tam olarak bilmiyorduk

Karasungur “Özalp ilçesinde çalışıyorlar” dedi.

Oraya gideceğiz, ama üzerimizde çok az para var, yine otostop yapacağız!.

Bir sabahın erken saatlerinde münibüsle Varto’dan yola çıktık.
Bingöl Muş yol çatısında indik, Muş istikametine giden araçlara el kaldırdık.
Bir kamyon durdu, Tatvan’ a gidiyordu.
Hemen atladık, üstü açıktı kamyonun, hareket edince saçlarımız rüzgarla taranmaya başlandı.
Bizim için çok neşeli bir yolculuktu
Ülkemizi ilk olarak dolaşıyorduk, bir kamyonun kasasından dışarıya dikkatle bakıyorduk.
Tatvan’ da indiğimizde tanıdığımız hiç kimse ve gidebileceğimiz  hiç bir yer yoktu.

İki yabancı olarak bilmediğimiz bir yerde indik
Çarşıya yürüdük, bir kahvede oturduk, çay içtik
Gece burada kalamıyacağımıza göre Van’ a doğru yola çıkmayı düşündük.
Bir bakalda biraz ekmek ve peynir alınca yürümeye başladık.
Van Gölü Müthişti, kıyı boyunca yürümeye karar kıldık.
Masmavi suları vardı gölün.
Süphan’ nın gölgesi  içine düşmüştü.
Sakindi suları, millattan öncenin suskunluğu sinmişti sanki.

Taşlık bir girintide oturduk, gölü seyrettik, Karasungur’ a “yüzelim mi?” Dedim.
“evet” deyince soyunduk, Sodası bol gölün cennet kıyılarında yüzdük, giyindikten sonra yürüyerek karayoluna çıktık.
Yine geçen otolara el kaldırdık.
Şansımız vardı, duran ikinci kamyonun şoförü “Özalp’ a gidiyorum”, deyince teşekür edip atladık.
İkindi vakti Özalp’a vardık, ama nereye gidecektik?
Tanıdığımız işçiler hangi inşaata çalışıyordu?
 Bizde bilmiyorduk

Küçük kasabanın çarşısında rastladığımız kişilere sorduk, bize Bingöl’lü işçilerin çalıştıkları köy inşatını tarif ettiler.
Akşamüzeri köyün münübüsü ile oraya vardık

Ama tanıdığımız işçi yoktu orada, gece olmuş karanlık çökmüş ve biz dışarda kalmıştık.
İnşaatan yürüyerek köye gittik.
Şu anda köyün adını hatırlamıyorum
Ama  köyün girişindeki ilk ev bizi misafir olarak kabul etmiş, içeri almıştı.

Onlara arkadaşlarımızı aradığımızı ama bulamadığımızı söylemiştik.
Akşam yemeğini yedikten sonra, çay demlediler, kırtlama şekeri kesmek için kullanılan bir araç dikkatimi çekmişti. ve o gece çok sayıda kişi bizi geörmeye gelmişti.
Bunların içinde birisi tiyatrocuydu.
Tiyatrocu dediğim, eğitim görmüş bir oyuncu sanmayın, bu doğal bir oyuncuydu.

Yaşadığı gördüğü olayları canlandırıyordu.
Köylüler rica ettiler, bizim için oynadı, müthiş bir yetenekti, gülmekten kırıldık.

Gecenin geç saatlerine kadar sohbette ettik. Çoğunlukla kürtçe konuşuyorlardı ama türkçe de biliyorlardı. Yaşlı bir adam, köylerinde eskiden Ermenilerin oturduğunu, derenin karşısındaki mahallenin onlara ait olduğunu, fakat buraları terk edip gittiklerini söyledi.
 Sabah erken  bir araçla Van’ a gidecektik, öyle de yaptık, epeyce yol parası ödedikten sonra Van’ a ulaştık. Buradan Bingöl’ e zor bela telefon ettik. Tanıdığımız işçilerin Çaldıran kasabasında oldukları bilgisini aldık.
Muradiye’ ye giden bir araç bulduk. "Oradan yakındır" dediler, atladık ver elini Muradi’ ye, Oradan Çaldıran’ a gitmek bizim için hiç zor olmadı.
Çünkü gelip geçen kamyonlar o kadar çoktu ki!

Muradiye’ ye varır varmaz harebe bir kasaba ile karşılaştık.
Evet burası bir kasbaydı ama ayakta olan tek bir bina yoktu.
Deprem her şeyi yıkıp geçmişti
Şehirin dışında çadır bir kent kurulmuştu, yaşayanlar orada yerleşmişti.

Bu çadır kentte karşılaştığım bir tanıdığım, Çaldıran kasabasını inşaa eden Müteahitin benim tanıdığım olduğunu söyledi, adını öğrendim ve Karasungur ile birlikte Şantiyeye gittik. Müteahit ile tanıştık. Aradığımız işçilerinde bu şantiyede olduğunu öğrendik ve bir müddet sonra onların yanına ulaştık..
Devam edecek

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile