Anasayfa Yazarlar A. Kerim Saruhan Korkmamalıyız!

Korkmamalıyız!

altA. Kerim saruxan / Orta.Kuzey.Batı Kürdistanda düşüncede dahi olsa feodalizmin yaşaması, toplum içinde burjuva anlamda da olsa bir demokrasi anlayışının kökleşmemiş olması, mevcut politik güçlerin de kendilerini o illetten kurtaramaması aynı tahribatların toplumun bütün sınıf ve katmanları, yani halk güçleri arasındaki ilişkilere de yansımasını beraberinde getirmiştir.

Bunun sonucunda sağlıklı ve dengeli ilişki geliştirilemediği için, hakim olmak,emretmek,değerlerine sahip çıkamamak, sorgulama gücünü ve özgür iradesini kullanamamak insan yapısının birer özellikleri haline gelmiştir.


Şüphesiz ilişkilerdeki bu sağlıksız gelişme kendiliğinden doğmadı.Tarihsel ve toplumsal nedenleri vardır.O halde bu durumu bir kader olarak kabul etmemek gerekiyor. Bu eksiklikleri gidermek için ulusal demokratik güçlerin tüm ulusu kapsayacak açılımlar,düzenlemeler yapması, güven unsurunu geliştirmesi gerekiyor. Bunlar yapıldığında bugüne kadar son derece olumsuz bir yönde etkileyen o kötü miras ortadan kaldırılabilir.

Bunun için uzun vadeli mücadeleye gereksinim var.Herkesin kendisini gözden geçirmesi, halk demokrasisi ve ulusal sorun konusunda doğru bir anlayışa ulaşması gerekir. Antik çağdan kalma despotik anlayışlarla kendi gibi düşünmeyenleri sindirmeye ya da tasfiyeye çalışmak sorunları çözümsüzlüğe ve kaosa dönüştürür.

Son dönemlerde kavram karışıklıkları almış başını gidiyor. Siyasi arenada hep bir arada görmeğe alışık olduğumuz ve birbirinden ayrılamaz olarak bildiğimiz demokrasi ve hukuk kavramlarının inanılmaz çelişkisi, yaşanan kirliliğin bireyinden ailesine, partilerinden her türlü kurum ve kuruluşlarına kadar toplumlarımızı getirdiği tabloyu acı, hüzün ve gözyaşlarıyla izliyoruz.

Doğru ve yanlış bir arada, bazen de iç içe geçmiş. Demokrasi adına her türlü anti demokratiklik, hukuk adına her türlü hukuksuzluk almış başını gidiyor. Vicdan sahibi hiç kimse bu halkın karanlık labirentlerin içine çekilmesine izin vermemelidir .Herkes bilmelidir ki, demokrasi ve hukuk her insan için eşit bir biçimde vardır ve işlemelidir. Yoksa, bindiğimiz dalı keseriz.
Kürtlerin kendi aralarındaki ilişkilerde yöntem hataları hemen hemen bütün  tarihi dönemeçlerde değişik biçimlerde ciddi ve haklı olarak eleştirildi. Düzeltilmesi için çağrılar yapıldı. Bunun için, halkına en sadık politik şahsiyetlerin, kurumların, kuruluşların, partilerin temsilci ve üyelerinin yani devrimci tutumda direnen ve en zorlu düşmanlara karşı çarpışan yurtsever, demokrat insanlarımızın afişe çıkarılıp, düşmanca yaklaşılmasını yerinde bulmuyorum.

Böyle bir yaklaşımı, değerlendirmeyi ve tavrı hiçbir taktiksel düşünce, özellikle de ortak hukuğumuz arasındaki iç taktikler haklı gösteremez. Çünkü bizler bu yanlışlıkların acılarını çok yaşadık .Bu davranışlar bize traji komik geliyor. Yaptığımız çalışmalar özel amaçlı, gizli şeyler değil, mevcut sürece doğru bir müdahele, bir özeleştiri, bir aydınlatmadır. Bunun için birbirimizle iyi ilişkiler içerisinde olmalı, geçmişte yaşanan eksiklik ve hataların telafisi için görüş alışverişinde bulunmalıyız.

Bu çok doğal olduğu kadar biz Kürtlerin hakkıdır da. O halde ortak davamıza zarar verebilecek davranışlardan özenle kaçınmalıyız. Sorunlar açıkken neden bazı yanlış eylemlerimizle aramıza husumet sokmaya çalışıyor, halkımız ve ülkemiz için karmaşık durumlar yaratmak zorunluluğunda oluyoruz? Gerçekleri halkımıza açıklamak,onların ufkunu karartmak isteyenlere karşı perspektif verip uyarmak konusundaki tutumumuzda, gerçek bazılarına acı gelse bile doğru her zaman doğrudur ve açıklanmalıdır ilkesinden hareket ediyoruz.

Düşüncelerimizde samimi olduğumuzu, düşündüklerimizi açıkça ve dostça, ulusal kurtuluşumuza en iyi bir biçimde hizmet edeceği şekilde söylüyoruz. Çünkü.halkımızın büyük ve içten birliği her şeyin üstündedir. Bunu gözümüzün bebeği gibi korumaya devam etmeliyiz. Bunun için de tam bir açıklığa ihtiyaç var.

Öyleyse, gözükara davranışlardan uzak durmalı en kısa sürede halk olarak bizi yutmaya çalışan ahtapottan kurtulmalıyız. Kürt halkı yaşamın en adil olanına ,en demokratik olanına layıktır. Hakkını vermeliyiz.

A.Kerim Saruxan 24.03.2009 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile