Anasayfa Yazarlar A. Kerim Saruhan ORGANİZE LİNÇ

ORGANİZE LİNÇ

alt

A.Kerim Saruxan /Sömürgeci işgal ve istilalar sonucu hep ezildik, katledildik,
yerimizden, yurdumuzdan koparıldık, sürgünlere yollandık.
Köylerimiz, ormanlarımız yakıldı, yıkıldı.
Evlatlarımızın yanmış cesetlerini bile alamadık.
Mezar taşları bile yok kimisinin, nerede olduğu bilinmiyor.Kayıp.
T.C' nin tankları arkasında sürüklendi cesetleri kardeşlerimin.
Kulaklarımızdan kolleksiyonlar yapıldı sevgilileri için,
artistik pozlar verildi kesik başlarımızın üzerinde.
Pislik yedirildi insanlarımıza ve daha niceleri,şimdi de linç olayları.


Buna rağmen,öbür herşeyde olduğu gibi, şehitlerimizden
 ve gazilerimizden bile söz etmek yasak oldu bize.
Birkaç gündür bilcümle iblisler takımı halaya durmuş.
El birliği, söz birliği etmişçesine Onur Öymen'in
şahsında Kürt halkına karşı, başta Dersim Katliamı olmak üzere
uygulamalarını haklı çıkartmak için Kürtler'i karalama kampanyasi yürütüyorlar.
Halklarımızı yanlış bilgilendirip çamura çekmek istiyorlar. Çamura batmak
isteyenler, batmakta özgürdürler. Ama masum
 insanlari kendilerine alet edip halklar arasına düşmanlık tohumları ekmekte haksızdırlar.
T.C devletinin resmi politikaları sonucunda,
hangi hükümet zamanında ya da hangi partiler yönetimde iken
 ortaya çıkarsa çıksın, daha önceleri Afrikalı kardeşlerimize yönelik
ırkçı beyazların linç girişimlerini Türkiyede de hem de binlerce yıldır
birlikte yaşadıkları Kürt kardeşlerine karşı organizeli olarak
meydana geldiğini , daha da kötüsü bu çirkin
ve tehlikeli oyunun devletin en yetkili yöneticileri tarafından,
vatandaşın tepkisi ya da vatandaşın kendisini müdafaa hakkı
olarak savunulması bazı önlemlerin acilen alınması gerektiğini
 ortaya çıkarmaktadır.
  Toplanan binlerce kişinin Türkler buraya, Kürtler dışarı,
Kahrolsun PKK, Şehitler ölmez vatan bölünmez
diye slogan atarak, Kürtlerin evlerine saldırı düzenleyenlere
şunu sormak istiyorum. Sizin deyiminizle adı geçen ülke sizin
olduğu kadar o insanların da ülkesi değil mi? Çeşitli nedenlerden dolayı ülkesini terketmek
ve oralara yerleşmek zorunda kalan kardeşlerimiz dediğiniz
insanlardan ne gibi bir zarar gördünüz?
Kürdistan'da yürüttüğünüz kirli ve haksız savaşta
ölenlere şehit sağ kurtulanlara gazi adını veriyorsunuz.
Buradaki ölçüleriniz nedir? Demek ki, bir başka ülkeye gönderilmiş, orada savaştırılmışlar.
O halde itiraflarınıza ne diyeceksiniz?
Katliam ve işgalleri yapan siz değilmisiniz?
 Bu ne biçim kardeşliktir?
Diyanet işleri başkanlığının fetvalarında, Allah
yolunda, din, vatan ve millet uğrunda ölenlere şehit,
sağ kalanlara da gazi denir. Bu tanıma göre
Kürdistan'da savaşa sürülen askerlerden savaşta
ölenlere şehit, sağ kalanlara gazi denilebilinir mi?
Bazıları da, zülme ve adaletsizliğe karşı barışın
temini için ölenlere şehit diyorlar. Bu bakış
açısını Kürdistan'a uygularsak Türk askeri
açısından durum ne olur acaba?
Bu baylar gerçekleri söylemekten ve yazmaktan
korkanlardır. Kendi doğrularından başka doğruları
söyliyenlerden korkan mürekkep yalamış solucan
aydınlardır.
   Şimdi gercekleri eğip, bükmek, çarpıtmak
istiyorlar. Peki öyleyse,
bu beyefendilere şunu sormak sırası değil mi?
Mazlum Kürt halkına bu kadar kafayı takıncaya kadar,
kendi efendilerinizin, katiller sürüsünün sarfettikleri
sözlerden bir tekini bile kurcalamaktan
neden kaçınıyorsunuz? Bir aydın, bir yazar olarak ta başından
beri sormanız gereken şu soruları neden bir kez
dahi olsun sorma gereğini duymadınız.Türk askerlerinin
Kürdistan'da ne işi var? Orada kiminle ve
neden çarpışıyorlar? Niçin ölüyor veya öldürüyorlar?
Askerlerinizi Kürdistan'a gönderme sebebiniz
olan bu "YÜCE DAVA" nedir?Orada neyi elde etmeye
çalışıyorsunuz? Kürtlere, Türklere ve dünya halklarına
neden yalan söylüyorsunuz? Bölücülüğü,ayrılıkçılığı
körükleyen ve yapan siz olduğunuz halde neden mazlum
Kürt halkının günahına giriyorsunuz?
Esaret zincirlerini yavaş yavaş kopararak
özgürleşme yoluna girmek isteyen Kürt
halkının da en az sizin kadar kendi topraklarının efendisi olma hakkı yok mudur?
Pekala hepsini biliyorsunuz. Ve bile bile şehitlik ve gazilik
mertebelerini de kirletiyorsunuz. Ve şimdi size
soruyorum: Şehit ve gazi kime denir? Linç olayları daha ne kadar devam edecek?
Türkiye halklarının Çocukları bir kez daha kendi
toprakları dışında, yani Kürdistan toprakları
üzerinde bir avuç sivil-asker-bürokrat için
bir çıkmaz yola sokuluyor. Askerlerin analarının
yüreği yanıyor. T.C bayrağına sarılı tabutların başında sahte gözyaşları dökülüyor. Tabi,adı
geçen çevreler "IYI AILE COCUKLARI", vatan millet edebiyatı yaparak şehitlikten bahsediyor.
Biz ise susuyoruz. Çocuklarımızı ateşin orta yerine göndermeyiz.Yeter canımızı aldığınız diyecek
anne-babalar nerede? Halkın otoritesi niçin sokaklara dökülmüyor?
Daha ne kadar organizeli linç olaylarına seyirci kalacağız?
26.11.2009      
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile