Anasayfa Yazarlar A. Kerim Saruhan BABALAR AÇILIMI

BABALAR AÇILIMI

alt

A.Kerim Saruxan /Kürdistan ulusal demokratik güçlerinin hemen hemen her parçada onurlu bir barış için çabalarını sıklaştırdığı bir dönemde,girişimlerinin operasyonlarla,tutuklanmalarla,idamlarla cevap bulması,sömürgeci güçlerin Kürdistan halkına karşı ne kadar gözü kara bir mevzilenme içerisinde olduğunu göstermektedir.
Kürt açılımı olarak yaşama geçirilmeye çalışılan konsept kısa bir süre içerisinde,demokratik açılım ardından milli birlik açılımı olarak isim değiştirdi.Açıktır ki,bu,politik manevralar devleti aklamanın ve yenilemenin rötuşları gibi gözüküyor.

Danışıklı,perde arkasında pazarlık yapılarak gündeme oturtulmaya çalışılan bir konsept.Dolayısıyla Türk devleti cephesinden Türkiye ve Kürdistandaki sorunların çözümüne yönelik bir çabadan bahsetmek safdillilik değilse yaşanan gerçeklikle alay etmektir.Yine AB den Türkiyedeki hak ihlallerine yönelik eleştirilerin verilen sözler tutulmadığından arttığı bir dönemde 30 yıldan bu yana süren,ancak,bir yandan itiraf edilen bir yandan da inkar edilen savaşın ve bunun yarattığı tahribatların sorumlusu sanki Kürt halkıymış gibi açıklamalar yapılıyor.Riyakarlığın bu kadarına da pes doğrusu.
Türkiyede defalarca başbakanlık bir defa da Cumhurbaşkanlığı yapan,baba adını verdikleri,hem Türkiye ve Kürdistan,hem de dünya kamuoyunun da yakından bildiği gibi,dün dündü bugün bugündür tekerlemesiyle ünlü bir zat tekrar sahneye çıkıyor. Gündemi suni çatışmalarla dolduran,sözde kişisel çıkışlarla,çarpıtmalara başvuran bu çevreler sonuç olarak çözümsüzlük ve muğlaklığı,kirli savaşı ve çeteleşmeyi halklarımıza dayatıyor.Sözde demokratlar platformu bülteninin son sayısında yer alan röportajında açılım konusuyla ilgili çalışmaları eleştiren demagog, açılım yanlış,Kürt meselesi diye Türk meselesi çıktı diyerek bilgi kirliliği yaratmaya,kardeşlik maskesi altında düşmanlığı halklarımızın arasına sokup,çelişkileri daha da derinleştirmeye çalışmaktadır.Ve bakın bu zat ne inciler diziyor.''Kürt meselesi vardır deyip,onu çözmeye kalkıyoruz diye ortaya çıkıp bir Türk meselesi meydana getirdiğiniz takdirde,hiçbir şeyi çözemezsiniz.Bugün olan şey,bir Kürt meselesini çözüyoruz diye ortaya çıkanların ne yapacaklarını söylememeleri sonucunda bir Türk meselesi ortaya çıkarmış olmalarıdır.''Türkiyede bir Türk meselesinin de olduğu bir yönüyle doğrudur.Ancak bu,Demirelin anladığı biçimiyle değil,Türk halkının sistemle sorunudur.Çünkü T.C nin şekillenmesinden bu yana Türk halkının hiçbir demokratik sorunu çözülmemiş,bu güne kadar oligarşik diktaların çizmeleri altında inim inim inletilmektedir.
Misaki milli sınırları içinde başka ulusların,başka inançtan insanların varlığından bahsetmek Türkiyeye büyük haksızlıkmış.Bu türden söylemler Türkiyenin imajını zedeliyor,birliğine,beraberliğine zarar veriyormuş. Sanki Kürdistanda yürütülen kirli ve özel savaşı uzaylılar yapmış.Sayın uzman unutmamalı ki,boşaltılan binlerce köyü,binlerce faili
belli cinayetleri,kelepçeleri,sürgünleri hiçbir Kürdistanlı unutmadı.
Şükürler olsun ki hafıza kaybı yaşamıyoruz.
Ancak,açığa çıkan tüm gerçeklere rağmen,özel savaş rejimi devam ediyor ve Demirel de kendi döneminde bu rejimin en suçlu üyelerinin başında geliyor.Çünkü Demokrasi,insan hak ve özgürlüklerine saygı,başka uluslardan ve başka inançlardan olan kimliklere ve kültürlere yaşama şansı tanıma gibi konular Türk hakim sınıfının,daha somut bir ifade ile
Türk devletinin karekterine ters düşen olgulardır.Böyle olmasaydı,kutsal topraklarımız kirletilmez,cennet Anadolu ve Kürdistan halklarımıza cehenneme dönüştürülmezdi.
Sonuç olarak denilebilinir ki,barış ve özgürlük düşmanı hastalıklı zihniyetlerin senaryolarını görüp oyunu boşa çıkarmak için daha fazla özveri ile demokratik gücümüzü ortaya koymalıyız.
31.01.2010 
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile