Suç Ortaklarına karşı
Kerim Saruxan / Amerikalıların verdikleri takvime göre güçlerinin bir kısmını
Iraktan çeker çekmez, İran, Kürdistani güçlere karşı askeri operasyonlara ve idamlara ağırlık vermekle kalmadı, bütün dünyayı atom bombası ile tehdit etti.
Türkiyenin ağır silahlarla donatılmış olan savaş uçakları Kürdistanın güneyindeki Zap ve Haftanin bölgelerini bombaladı.
bölgelerinde askeri operasyonlar, Suriyede süren seri tutuklamalar ve Kürt
gençlerini kalleşçe arkadan vurmalar bizlerin de tüm bunlar niye oluyor?
Biz Kürtler çete mantığı ile çalışan suç ortakları sömürgeci güçlere karşı ne yapmalıyız?sorularını sormamıza yol açıyor.
Kürdistanın özgürleşen güney parçasını dışında tutarak diyebilirim ki,Kürtlerin terörizm damgası yemesinden bu yana uluslararası durum çok ciddi tehlikelerle karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir.
Toplumsal gelişim ve değişimler baş döndürücü bir hızla yaşanırken,her an,
her saat,her gün yeni bir durumla karşı karşıya getiriyor bizi.Bu da bütün Kürdistani güçlere,daha çok özverili olma,daha çok netleşme ve daha açık tavrını belirleme görevini acil olarak dayatıyor.Çünkü,sömürgeci güçler, mevcut tavırları ile hem egemenlikleri altında tuttukları parçada hem de öbür parçalarda güven zedeleyici provakasyonlarla Kürtlerin sahip olabilecekleri ilişkileri darbelemek,onları sindirmek istiyorlar.Mevcut statükoyu kendi lehlerinde tutmak için hem içerideki uygulamaları hem de dışarıda biribirleriyle geliştirdikleri ilişkilerle kendilerine göre sözüm
ona,yeni çözümler üretiyor,inkar ve imha politikalarını başka araçlarla,başka yol ve yöntemlerle sürdürmeğe devam ediyorlar.
Adi suç örgütleri ve çete mantığıyla çalışan bu güçlerin oyunlarını bozmak için,biz Kürtler de halen çözümlenmemiş olan ulusal ve toplumsal sorunlarımıza doğru çözümler aramalı,uygulamalı,hem siyasi,hem askeri,hem ekonomik yönden güçlü olmaya çalışmalıyız.Yoksa bu çeteleşen devletlerle baş etmemiz oldukça zor.
Kürdistan federal devletinin başkanı sayın Mesut Barzani_nin
yıllar öncesinde yaptığı,bugüne kadar dökülen kardeş kanı son bulacaktır
açıklamalarının ardından bu güne kadar bazı ferdi olaylar dışında Kürdistani güçler arasında çatışmalar son bulmuş.Çünkü,Kürdistanın özgürleşen güney parçasından başlamak üzere oluşan halk iradesiyle bağımsızlığa doğru adım adım ilerliyor.
Kürdistanın öbür parçalarında ulusal ve demokratik çıkarları temel alan politikalar üreten siyasi çevreler parça parça ve zayıf da olsa güçlerini duyuruyorlar.Sömürgeci güçlerin statükocu,parçalanmışlığı körükleyen politikalarına karşı çağdaş
ölçüleri Kürdistan gerçekliğine uyarlamaya çalışan bu güç alternatif çözüm gücü olarak büyüyor,gelişiyor.Kürt halkının ulusal birlik ve beraberliğini sağlamak için kesin kararlıdır.Burada başlayan demokratikleşme ve birlik projesi,birliği olduğu gibi,karşılıklı anlayış
ve hoşgörüyü geliştiriyor.Daha önce parçalanmışlıkta direten siyasi yapılanmaları olumlu yönde değişime zorluyor.
Şurası çok açıktır ki,hangi halk,hangi toplumsal kesim olursa olsun,ne kadar haklı olursa olsun,eğer o,örgütlü bir güç olarak hayata damgasını vuramıyorsa haklılığı fazla para etmez.Çünkü,ister kişilerin hak ve özgürlükleri,isterse toplumsal güçlerin haklı talepleri
örgütlü mücadele olmadan elde edilemez.
Tüm bunların ışığında diyebilriz ki,Kürtlerin yapmaları gereken en önemli şey kendileriyle barışık olmalarıdır.Çünkü,kendi içinde parçalanmış,dağılmış bir Kürtlük hiçbir zaman başarı elde edemez.
İkincisi,biribirleini zayıflatmak,yenilgiye uğratmak için harcadıkları enerjiyi Kürtlere kara günleri reva görenlere yöneltmelidirler ki, sömürgeci suç çeteleri ve suç ortaklarının oyunlarını bozsunlar.
A.Kerim Saruxan 25.08.2010


