Dostluğa sahip çıkalım
Dersim abluka altında,Perwaride operasyon
genişliyor, İnsan hakları ihlalleri Türkiye`yi
zorluyor,Sınıra yığınak devam ediyor.
Diyarbakırda hava hareketliliği,
düsünceye özgürlük komitesi kuruldu,
açlıktan ölmemizi bekliyorlar,Çatı partisi kuruluyor.Işte günlük
basından birkac başlık sadece.
Bugün ister Kürt,ister Türk,isterse başka
milliyetlerden biri olsun,bir bütün olarak
Kürdistan ve Türkiye`de yaşananların,çekilenlerin
ve ağırlaşarak devam eden büyük can kaybının
asıl sorumlusunun,Diyarbakir zindanında,kasaplar
deresinde,asit dolu ölüm kuyularında görüldügü gibi vahşeti ve barbarlığı
kendisine sanat edinen sömürgeci Türk devleti
olduğunu bilirler.
Ve hemen hemen kendisinde
az da olsa vicdan taşıyan herkes,oralardaki
kayıplar istatistiğine bakınca bunun
büyüklüğünün dehşetiyle irkilir.Katledilen,
göçertilen insanlar,yakılıp-yıkılan köyler,
yüzlerce kilo ağırlığındakı bombalar ve
zehirli gazlarla tahrip edilen doğa.Işte T.C
devletinin şan ve şerefinin artması uğruna
ortaya çıkan tablo.Böylesi bir tablonun,
politik bir yaklaşımın ne kadar gözü
karaca olduğu çok açıktır.
Açıktır ki,bundan,sivil-asker ve bürokrat
bir azınlıgın dışında kimsenin çıkarı yoktur.
Savaşın yükü,çıkarılan yasa ve kararnamelerle
iscilerin,köylülerin,memurların üzerine yığılmaktadır.
O halde bunu görüp dur demek gerekmiyor mu?
Kürdistan`a taşırılan 500 binin üzerindeki
sayısıyla,sözüm ona kahraman Türk ordusunun
saflarında yer alanlar,daha bugün internet
sitesine Türk Neferleri adı altında yazı
göndererek bütün Kürtlere cehennem bileti
keseceğini,daha da ileri giderek,kahraman
bir kürt evladının ismini vererek,öleceksin
diye tehdit edenler sizlerin çocuklarınız
değiller mi?Eğer çocuklarınızsa,devlete
kızgınlığınızı belirtmenize rağmen,Kürdistan`da
yürütülen inkar ve imhaya dayalı kirli savaşa
neden alet olmaktasınız?Bunların Kürdistan
toprakları üzerinde ne sebeple tutulduğunu
hic merak ediyormusunuz?Yoksa,siyah Afrika`ya uygarlık
götüren beyazlar gibi,Türk sömürgeciliginin
Kürdistan toplumuna uygarlık götürmek istediği
düsüncesini sizler de mi paylaşıyorsunuz?
değilse,yaratılan bu kadar tahribata daha
ne kadar seyirci kalacaksınız?
Kírli ve suçlu cumhuriyet bizim olduğu gibi
sizin de düşmanınızdır.Bu canavarın kolları
ve bacakları Kürdistan`ın güneyinde koparılmıştır.
Botan,Serhat,Dersim,Qamislo ve Mahabad bunu izlemektedir.
Yani Ortak düşmanımız olan sömürgeciler
bir bozgunu yaşamaktadırlar.Sonları için
kafalarının kesilmesi gerekmektedir.Bunun için
halkımızın sizin dayanışmanıza büyük ihtiyacı vardır.
Çünkü bu sömürgeci caniler içeride halklarımızı
merhametsizce yağmalamakta,sülükler gibi kanımızı
emmektedirler.Dış politikalarına gelince ,
başta batılı efendileri olmak üzere,baş eğip,
diz çökmekte,el-eteklerini öperek ülkelerimizi
onlara hem de bizim adımıza peşkeş çekmektedirler.
Yazık değil mi?Bu kadar sefilleşen bir avuç
sefahat çetesinin cezalarını ödemek
için halklarımızın günahı ne?
Halklarımız böyle acı bir durumda yaşarken,
eller ve kollar bağlanarak ölüme mi mahkum olmak gerekir?
Hayır!!!Hicbir zaman hayır!Ve çok yüksek sesle bağırıyorum!
Dostluğunuza ve kardeşliğinize sahip çıkınız.
Çünkü Kürt halkı 40 milyona yaklaşan nüfusuyla
köleliği yok etmek azmindedir.En son,on yıllardır
ulusal bağımsızlık ve özgürlük için,durmadan,
dinlenmeden mücadele etmekte,zafere giden yolda
canlarını feda etmekten çekinmemektedirler.
Bütün devrim şehitlerinin destansal yiğitlikleri
taptaze hafızalarımızdadır.Ebediyete kadar da
yaşatılacaktır.Miyonlarla ifade edilen halkımız
ülkeyi kurtarmak için her an görev başındadır.
Varolan ülkesel,bölgesel ve küresel çelişkilerin
Kürdistan`a yansımalarından da cok açık
bir biçimde anlaşılmaktadır ki,Sömürgeciler
aldıkları tüm desteklere rağmen,ülkemize hükmedemez
duruma düşmüşlerdir.
O halde,dostluğa sahip çıkalım. Kürt halkının gösterdiği
kahramanlık örneğini izleyelim.Bu dava bütün
ezilenlerin ve sömürülenlerin ortak davasıdır.
Ona katılalım.Beyinde,yürekte ve eylemde birlik olalım.
Gün birlik günüdür.O kutsal dayanışma ruhu ki ,
özlemidir tüm Kürtlerin.Şairin dediği gibi:
Çalsın artık mabetlerde hışımla çanlar
Vursun artık gizlerini açığa çınar
Kaynasın su
Kükresin dağ
Çatlasın tohum
..............
Gün devran günüdür
Gün Ferhat günüdür
Gün Haydar günüdür.........
14.01.2009 Abdulkerim Saruhan


