Anasayfa Yazarlar Elif Orhan "Zone Ma“

"Zone Ma“

altElif ORHAN


„Her Dersimli tam olmasa bile bu  iki  dili konuşur.. Bu iki dilin farklılığını da  bilir, yorum da yapar..
Dersimliler eskiden   iki ayrı dil olduğunu rahat da  söylüyordular..Taa ki devrimci örgütler “ayrı dil değil, Kürtçe’nin lehcesidir"  diyenene kadar..
Sonra öyle bir dönem geldi ki ,“ Dımilki-Zazaca” başka bir dil, kürtçenin lehcesi değil demek büyük suç oldu..

Böyle başladı yazı dizisı…!
Kimi olumlu-olumsuz kimi de en uç noktada tepkiler verdi..
Ayrılık-gayrılığı neden gündeme getirdiğimi yazan çok fazlaca yorumlar geldi..Siteye, bizlere hakaret-tehditlerde geldi..Bu da yaşadığımız coğrafyanın bakış açısı-tahamülsüzlük- anlayışıyla bağlantılıdır..

 


Bir tabu vardı, ona hafifçe dokununca bin ses çıkması ilginç olduğu kadar,  farklı tepkileride normal karşılıyorum....
Özelikle "nenemin-anam"ın belirlemelerini örnek olarak vermemi küçümseyen, bilimsel bulmayanlar oldu..
Dersimin yazılı tarihi yok denecek kadar az..
Ne yazık, ki Dersim'i yok etmek isteyen, Dapiramin Keje’nin deyimiyle Rom'lar hiç bir yazılı belge niteliğinde arşiv bırakmadılar..yasaklar konuldu..
Uzun zaman kendimize „Dersimli“ bile  o coğrafyada suçtu..halada suç oluyor..
Dedim ya, Dersim'in yazılı tarihi yok, olanda sözlü anlatımlarıdir..
Yani Dapiramın Keje ve „Qal u Pir’larımızın  anlatımları, yaşadıkları-şahit olduklarıyla bizim sözlü tarihiz oluyor..Onun içindirki ben başta Dapiramın Keje olmak üzere Dersimin „Bilen-kamillerini“ Dersim tarihi olarak görüyorum..
Bu benim doğrum, savunmak da benim duruşumdur..
Ben her zaman doğru bulduğumu bedeller ödiyerek tepkiler verdim, sesimi yükselttim..
Kendimi doğruma siper ettım,  arkasında da durdum..
Yıllardır yazı yazıyorum..

Beni gerek örgüt içinde, reel yaşamda, yazı yazdığım bu ortamlarda, aile yaşamımda ve hatta çocukluğumdan beri tanıyanlar da var..

Çok sayıda yazar-sanatçı dostlarımla güzel kontaklar  kurmamam kadar uç noktalarda seyrettiklerim de var..
İnsanların farklı düşünmesine toleranslı olmaya hep gayret ettim..
Bu 'Benim duruşum'da oldu..
Bir insan doğarken ailesini-ırkını-inancını seçme şansı yok..Daha sonraki yaşam sürecinde inancını, sosyal-kültürel-siyasi düşüncesi çeşitli etmenlerle değişir, alınır..
Ben doğma büyüme Dersimliyim..
Dersim kültürü, dili, inancıyla büyüdüm..Bununla her zaman gururlandım da, yani her insan gibi..
İnsanların dil-ırk ve inancına karşı tepki, farklı bakış açım olmadı, olmasınıda doğru bulmam..
Kendi doğrumu da hiç bir çekinceyi hesaplamadan, göze alıp her yerde yüksek sesle dile getiriyorum..
Bu da benim kişiliğim..,
Kendi doğrularımı başkaların doğrusu diye asla dayatıcıda olmadım, onun içinde başkaların bu şekildeki dayatmalarınıda kabul etmedim/etmiyorum..

"Zone Ma“ üzerine röpartaj yaptım..
Röpartajlar yaptığım hiç bir katılımcının yazısını değiştirmedimde, redekte de etmedim..Halbuki daha önceleri her yazıyı redekte eder, küçük hataları düzeltirdim..
Tek yazısına sansür getirdiğim Sayın Selim Çürükkaya oldu..
Sevgili Selim Çürükkaya’nin şansür ettiğim yazısını buraya alıyorum..

 („Elif Orhan: Zaman ayırdığınız ve katkı sunduğunuz için sağolunuz..Evet Dersim xizırı başta Dersim olmak üzere, dostlarını, kültürünü, dilini ve de sizler/bizleri korusun..

Selim Çürükkaya: Bende size teşekür ediyorum. Ama Hızır Dersim' in değildir bu konuyu size açıklamak istiyorum.. Xızır' ın kendisi Yunanlıdır. Asıl adı Elias yani İlyas tır. Ama Dersim de değil Bingöl dağlarında Xızır olmuştur. Rivayete göre Mekedonyalı Büyük İskender, Araplara göre ise İskenderi zülkarneyn, Bingöl dağlarında hayat suyunun olduğunu ve onu içenin ölümsüzleşeceğini öğenmiş, askerleriyle o dağlara çıkmış, günler, haftalar ve aylarca aramış, bulamamış suyu. Askerleri yorgun ve hasta düşmüş, Elias yolunu şaşırmış, kaybetmiş arkadaşlarını, yürümüş, yürümüş, kimsleri bulamamış, karnı acıkmış, iki keklik vurmuş, tüylerini yolmuş, bulduğu bir pınarda yıkamak istemiş, keklikleri suya batırınca, kanatlanmış "pırrr" diye uçmuşlar. Elias ebuhayat suynu bulduğunu anlamış, eğilmiş kana kan içmiş. Ve o andan itibaren  kendisi herkesi görürmüş ama kimse onu göremezmiş, Senin dediğin Xızır işte bu kişidir. Yunanlıdır ama senin nenen ona tapıyordur.
Ve yine derlerki Bingöl dağından çıkan bu Ebuhayat suyu, Xarçık suyuna karışır, Dersimin ortasından  akar ve „gole çetu" olarak adlandırılan yerde Munzur nehri ile kuçaklaşır. Böyle der efsaneler „
(kestiğim kısım)
)

Onunda hoş görüşüne, anlayışına ve arkadaşlığımıza sığınarak yaptım..
Haa daha öncede yine Röpartaj yaptığım arkadaşım Sevgili Yılmaz Dersimi’n yazısınıda kısmen kısalttım, zira çok uzun yazmıştı ve diğer katılımcı arkadaşların cevapları içinde kaybolur kaygısını taşıdım..
İki güzel dostumda hiç bir olumsuz tepki duymadılar..Onun içinde burada açıklıyarak onların tekrar güzel hoşgüsünü taktir ettiğimi belirtmek istedim..

Sevgili Yazar arkadaşım Selim Çürükkaya şu anda hastanede..Ağır böbrek ameliyatı geçirdi..Kendisine burada tekrar geçmiş olsun dileklerimi sunuyor, bir an önce iyilişmesini Dersim Xizir’ından diliyorum..
Selam ve saygılarımla.
Elif ORHAN
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile