Dersimi CHP Vurdu!.
Elif ORHAN
„Neden bize „Dersim“ sözcüğü yasak oldu?
Neden okullardaki tarih kitaplarında bize „Dersim soykırımını anlat madınız, tepkileriniz olmadı sayın başbakan ve yetkili devletin sahipleri..!
Neden şimdi aniden Dersim katliamında gazla diridiri yaktığınız, ya da ismini havaalanina verdiğiniz bilmem kaç madalyalı Sabiha Gökçen hakkında bir suç duyuruşunu yapmadınız/ yapmıyorsunuz?
Bize neden masal anlatıyorsunuz?
Biz zaten bunları biliyoruz, bunların ağıtlarını-ciroklarını dinliyerek büyüyen üçüncü-dörtünçü nesil olduk.
Buyrun gereğini yapınız..
Dersimli biri yazmıs, ki doğrudur da..Bizim Kılıçdaroğlu, Kemal Anadol, Kamer Genc’imizde bizim gibi sizden korkuyorlar..“
Dersimi CHP Vurdu!.Doğrudur ...
Halbuki bügüne kadar bunu konuşmak, sözünü etmek suç, tutuklama kararı, en büyük bozguncu-devletin düşmanı .. terörist olmaktı.
Dersimi CHP Vurdu!.
Bunu, şimdi devletin en yüksek mertebesindekiler bağırarak söylüyorlar..tarif ediyorlar..nasıl-neden yapıldığını da bir güzel anlatıyorlar
Peki ne değişti de devletin en başındaki böyle söylüyor..!
Yok yok iyiki söylediler..itirazımız yok..Xızır seslerini daha da yükseltsin..bizim dilimizi yıllardır bağladılar, ancak işlerine gelince sonunda böyle bir şekilde konuşuyorlar....bizim söylemekten korktuğumuzu, korktuklarımızı bizim yerimize ne güzelde söylüyorlar..keşke yürekleriyle, cayır cayır mağaralarda yaktıkları çocuklarımız için vicdanları sızladığı için söylesinler....yok yok yine bir şekilde bizi kendi amaçlarına ulaşmak için kulaniyorlar.
Dersim'i CHP Vurdu!.
Ancak; bunları devletin birinci derecedeki yetkili sahipleri söylüyorsa gereğini de yapmalılar..eğer onlar yapmıyorlarsa; Dersimliler bu defa seslerini birleştirerek bağırsınlar bağıra bildikleri kadar..öyle kuru gürültüyle de değil..
Ortada suç var..devlet de itiraf ediyor..artık gereğini resmileştirmenin tam sırası.. Bu devletin zülmünü Qal u Pirlerimizden günümüze kadar iyi tanımış durumdayız..yarın yine kendi aralarında anlaşıp bizi kapının dışına bırakırlar..yani!.
Tuzak..!
Kelime anlamına bakıldığında;
Kuş veya yaban hayvanlarını yakalamaya yarayan araç veya düzen.( Dersim de buna“ Qapan“ diyorduk)
Mecazi olarak da, „düşmanı tehlikeli bir duruma düşürmek için kurulan düzen, komplo“
Tuzak görünmeden, umulmadığı anda düşmanın ayağına takılmalı, kurbanını. kendine çekmeli ve heveslendirmeli;... yolun gidişatının ona iyi olacağının sinyalleri güclü olmalı.. kötü bile bilinmemeli, iyilik kılığına bürünmeli... uzak duranları ayıplanmalı..
İşte tuzak böyle bir şeymis..!
Bu bana bügünlerde yüksek sesle Dersim soykırımını ve Kılıçdaroğlu için söylenenleri hatırlatıyor…!
Dersim’i CHP Vurdu!.
Orta yerde yillardir duran katliam var!..
Bu itirafları, katliamı söylüyen Başbakan gereğini yapmıyor, amaci kendilerine rakip gördükleri partiyi bitirmek-alt etmek oluyor...
Anliyoruz ki, Dersim için değil, mağaralarda yakılan ceddimiz için yapmıyorlar..kendi çıkarı-kariyeri, gelecekleri için yine bizi malzeme yapıyorlar…
Ne diyor Türkiye Başbakani; “Vergi vermediler diye Dersim’in köylerini kim bombaladı? O zaman Cumhurbaşkanının emriyle, kim di? İsmet İnönü CHP’nin başındaydı. Yani CHP bombaladı., 50 bin kişinin yargısız infaz edildiği söylenir… Gelin de siz bunu temizleyin önce.” Diyor..
Böylelikle başbakan da Onur Öymen gibi Dersim 38 katliamini hatırlatıyor...
.. suç duyurusunu yapıyor..!
Yanlızca söylüyor..gereğini yapmıyor/yapmazda.
Ancak;
Bu işte bizim tam da aradığımız ve şimdiye kadar elimize geçmediği güclü bir fırsat.
Buna da sükür diyelim.. bizi şimdiye kadar nasıl yok ettiklerini biz büyüklerimizin ağıtlarında yanlızca dinledik..kimseye de dinletemedik..her kes bu konuda sağır-dilsizi oynuyordu..
Fırsat tam da gökten araken avucumuza düştü.
Dersim’i CHP Vurdu!.
İşte tuzak da burada..ancak işimize yarıyan türden tuzak oldu..
Tuhaf bir ikilem..bir çark dönüyor..ne yapıyorlar, sanki Dersim halkının dramını yeni fark etmişler gibi feryadı figana başlamışlar!..vah vahh… Qal u Pirlerimiz 38 soykırımından beri bunun yasını tutuyor, agıtlarımız-klamlarımız bunu dile getiriyor, ciroklarımız, çocuklarımıza söylediğimiz masallarımızda ya da korkutmak için kaf dağın gerisindeki korkumuz da bu.
Başımızın üzerinde „demoklasın kılıcı „gibi sürekli salladiklari.. „sizi 38 de bitiremedik sanmayın, şimdide bitireceğiz“ oldu..
Şimdi kendimizle yüzleşmenin zamanı .. kendimize ve karşımızdakilere;
Biz neden doğrudan „ biz Dersimliyiz“ diyemedik?
Neden bize „Dersim“ sözcügü yasak oldu?
Neden okullardaki tarih kitaplarında bize „Dersim soykırımını anlatmadınız, tepkileriniz olmadı sayın başbakan ve yetkili devletin sahipleri’..!
Neden şimdi aniden Dersim katliamında gazla diridiri yaktığınız, ya da ismini havaalanina verdiğiniz bilmem kaç madalyalı Sabiha Gökçen hakkında bir suç duruşunu yapmadınız/ yapmıyorsunuz?
Bize neden masal anlatıyorsunuz?
Biz zaten bunları biliyoruz, bunların ağıtlarını-ciroklarını dinliyerek büyüyen üçüncü-dörtünçü nesil olduk.
Buyrun gereğini yapınız..
Dersimli biri yazmıs, ki doğrudur da..Bizim Kılıçdaroğlu, Kemal Anadol, Kamer Genc’imizde bizim gibi sizden korkuyorlar..
Ne yapalım ki korkuda insani bir duygu tıpkı ağlamak-gülmek,kızmak-öfkelemek gibi, değil mi?
Bizi diri diri mağaralardan yaktığınız… ceddimiz gibi , biz de çocuklarımızla sizden korkuyoruz..
Hala korkuyoruz doğru…
Bana misafirliğe gelen Dersim38 Sözlü Tarih Projesi Koordinatörü sevgili Dicle Akar’a soruyorum bu korku olayını..bana başında geçen korkuları anlatıyor..
Anlıyorum ki biz bir bütün olarak bu devletten korkmuşuz..
Ben, başta kafataşçi Öymen olmak üzere ve başbakana teşekür ediyorum..karanlığa gömülen, üzerine ölü toprağı serpiştirilen, tabu -suç olan Dersim soy kırımını böylelikle dünyanın ortasına bomba gibi taşıdılar..
Bundan sonra O’top Dersim katliamını yapan partinin başına gelen kişiden ziyade Dersim cephesi-kurumları-aydın-yazar-akıl sahiplerine düşüyor.
Haydi Dersimliler kapalı kapıların gerisinde yakınmayı artık bırakalım, bakın yol açıldı ,itiraflar en yüksek mertebede yapıldı..Kayıp mezarlarimizi- akrabalarınızı, çocuklarınızın akbibetinin peşini bırakmayalim..
Dersim hukuk bürosunu kurmanın tam sırası..
Akıl adamların olusturulmasının tam zamani..
Seslerinizin birleştirilmesinin tam da günü..
Kimseye de bel bağlamayın, hele hele Kılıçdaroğlu-Kamer Genç-KemalAnadol gibilerine asla..
Türk başbakanı tekrar altını çizerek belirtiyor ve Kılıçdaroğlun’dan hesap soruyor“
., „CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’ Neden göğsünü gere gere Dersimli olduğunu söyleyemiyor. Burada bir incelik var. Dersim katliamının altında ne yatıyor. On binlerce insani orada kim katletti, CHP katletti. Sayın Genel Başkan, ‘ben o zaman doğmamıştım’ diyor. Biz sana işin faili sensin demiyoruz ki ”yanı senin başında olduğun parti, o partinin başında bir zamanlar olanlar yaptılar..senin soyunu-halkını kırdılar..sesin çıksın..onların devamı olduğunu söyleme“…diyor. Bunları söylemekle kötü etmiyor, ancak;
CHP’ eliyle Dersimlilerden elli bin kişinin katlettiğini vurguluyor, hatta buna çok üzülmesi, gözlerinin yaşarmasını hep birlikte okuyoruz- dinliyoruz...ne yürekli, kalbi tertemiz müslüman Türkiye’nin aydınlık yüzülü devlet adamı deniliyor!…meydan okuduğu hatta sitem ettiği Kılıçdaroğlu’nun ataları, ailesi de belirtilen katliamda büyük oranda nasibini almıştır..
Buna karşılık devletin başbakanı yetkilileri devam ediyorlar;
„İsmet İnönü’nün 1938’de vergi vermiyorlar diye 50 bin Dersim’liyi bombalayarak öldürmüs. ve “işte CHP budur Dersim katliamı, M.Kemal ve İsmet İnönü yaptı.”
Tam da bu iste.. bunun ismi itiraf; kanıt-suç unsuru ortada..daha ne bekleniliyor?
…
„Atatürk’ün son dönemidir. Herkesin üzerinde Atatürk vardı. „ deniliyor..her ne kadar İmralıdaki yeğen bunun tersini söylüyorsa da, gerçek budur.
Dersimi CHP Vurdu!.
Kılıcdaroğlu ayni pişkinlik-korkaklıkla;“Ben Dersim’in bombalandığı tarihte daha doğmamıştım“ demesi açemice sakladığı utancı, suçluluk, mevkisini kaybetme korkusudur..!.
Dersimli Kılıçdaroğlu korkuyla, dehşetle ve birazda pişkinlikle kendisine bu konuyu soran gazeteciye de ;
““Devrimin tarihsel meşrülüğu içinde böyle şeyler olağandır. Dersim olayını da devrimin özel koşulları içinde değerlendirmek lazım“ diyor.
Utanilacak durum ..
Devletin başbakanı da 50 bin Dersimlinin öldürülmesinin bir insanlık suçu -dram -soykırım olduğunu vuurguluyarak, bunun hiç yoktan yapıldığını, suçsuz-mahsum Dersimlileri neden öldürdüklerini aralıksız söylüyor..!
Soruyor mu?
Kimden soruyor devletin başbakanı?
Aynı zamanda partisi iktidarda, kendi partisinin milletvekilini kendisi cumhurbaşkanı yaptı..
Ortada tuhaf bir durum sergileniyor..
Yinede biz böyle konuşan ilk Türk başbakanına teşekür ederiz..
Avrupa’daki iki Dersim federasyonunun genel başkanları Yaşar Kaya ve Özkan Tacar, “Dersim’in Çığlığını duyun, geregini yapin, İstismar Etmeyin“diyerek bir çağrı yayımladılar..
Bu çağrı tüm Dersimlilere olsun.
Elif ORHAN
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir


