01 Kasım 2009
Hüseyin Dedesoy
"Konuşmamızın konusu yine Dersimdi. Bazı arkadaşlar “Dersimde artık kan istemiyoruz” diyorlardı. Bazılarıda susmanın ve geri durmanın daha kötü olacağnı söylüyorlardı. Kimisi de en iyisi biraz daha beklemek gerektiğini savunuyorlardı. Yeni gelen arkadaşa sordum “sen ne düşünüyorsun, ne yapmak lazım sence” dedim. Oda şunu söyledi: “ Burda insanlar yıllarca silah ve şiddetin dışında bir şey tanımadılar, otuz yılı geçkindir hiç ara vermeksizin, burda silahların gölgesinde bir yaşam sürdü gitti. Herkes militarize olmuş durumda."
Kuşatılmış Kentın Özgürlüğü..!
DersimNews Neden Kapandı Sizce?
DersimNews.com bir yil öncesinde, Türkiye’de birkaç Dersimli genç ögrenci tarafında kurulan Dersim eksenli WEP haber sitesiydi. Çok mütevazi , bir büyük iddaları olmuyan bir siteydi. Bir süre sonra bu haber sitesi Dersim etnik kültürel kimliğini savunan ve öyle bilinen bir çok şahsiyetin de düşüncelerini dile getirdikleri ve fikirlerini paylaştıkları bir yer oldu. Dersim News, Dersimliler tarfında sahiplenilen ve savunulan bir « haber yorum sitesi” haline geldi. Sitenin kurucularından biriyle konuşmuştum “ Bu fikir nerden cıktı” diye sormuştum. Gencimiz gayet mütevazi ve saygılı bir edayla ”ağbi biz başta hiç bu kadar ilgi duyacağını tahmin etmemiştik, vaktimizin coğunu birlikte geçirdiğimiz bir kaç arkadaştık. Dersim kimliği ve sorunları üstünde zaten konuşuyorduk, tartisiyorduk, düşünüyorduk. Böyle bir şeyin eksikliğinin farkına vardık, ihtiyacını his ettik ve acmaya karar verdık…, nerden bilecektik bukadar ilgi duyacağını, yada tepki alacağını.”
Bilgisayarınızın acıp acıp şöyle bir bakın. Belki onbinlerce yerel ve ulusal capta siyasi, kültürel, etnik, ekolojik, feminist, kommüniste, sol, sosyalist, Kürtcü, Türkcü, ulusalcı, bağımsızlıkcı, özgürlükcü, demokrat, ilerici, dinci, gerici, apocu, bozkurtcu, milliyetci, … internet sitesine ulaşırsınız. Hem Türkiye sınırları içinde , hemde uluslar arası iletişim ağları dahilinde gayet rahat izleyip okuya bilirsiniz.
Hadi diğerlerini bir tarafa bırakalım. Sadece ‘Dersim’ ismi ve eksenli onlarca wep sitesi kurulmuş ve yayınına devam etmektedir. Kimisi aciktan belli siyasi cevrelerin propağandasını yaparken, bazıları ise bunu daha üstü kapalı ama aynı şeyleri başka versıyonla dile getirmektedir. Buraya kadar her şey iyi, hatta çokta sevindirici bir durum. Yıllarca sansürün eğemen olduğu ve yüzlerce basın mensubunun yazdığı yazılarından dolayı ceza alıp mahkum olduğu, hatta kurşunlanarak öldürüldüğü bir ülkede, internet olayı ve olanağı iletişimde bir devrim yaptı. Herne kadar bunun önüne geçmeye çalıştılarsada engelliyemediler ve başa çıkamadılar.
Bir süre önce DersimNews’te şöyle bir haber yayımlandı. “…DersimNews ekonomık sıkıntılardan dolayı yayın yaşamını devap edemiyecek duruma geldi. Bun sorunu aşmak için bize madı yardımda bulunmanızı rica ediyoruz. Reklam vb katkılarınızıla bunu gidereceğimizi düşünüyoruz, aksi taktirde , yayınımızı sürdüremiyeceğiz…”. İletişim olanaklarının ve özgürlüğünün bukadar yaygınlaştığı ve demokratikleştiği bir ortamda DersimNews neden yayınını sürdüremedi? Noldu da DersimNews kapanmak zorunda kaldı? Gerçekten söylendiği gibi “ekonomik sıkıntılardan dolayı”mı, yoksa başka bir sebepten dolayımı kapandı ?: İnternet sitelerin işleyişini bilen ve bu işte anlıyan herkes bilirki bu gerekce dogru bir gerekce değildi, asıl sebep başka olmalıydı. DersimNews’in tüm teknik giderlerini ve servör masraflarını üstleneceklerine dair Zaza RADYO yöneticileri açıklama yaptılar ama sorunu çözmedi. Öyleyse asıl mesele başkaydı.
Şunu çok acık bir şekilde görüyorduk. DersimNews’in yayın anlayışı ve izlediği politika belli bir cevreyi gittikce rahatsız eder duruma gelmişti. Dersimin etnik kültürel kimliğinin ve özerkliğinin dile getirilmesi bölgeyi tekeline alan bu cevrelerin işine gelmiyordu. Bundan dolayıda o çevreler tarafından bu sitenin varlığı hazm edilemiyordu. Son dönemde Dersim kimliğini savunanların ve destekliyenlerin artması, belli cevrelerde tanınmış yazarlarında gelmesi bunları iyice rahatsız etti. En son sitenin yazarlar grubuna Sayın Dursun Ali Küçük ve Elif Orhan’ın da gelişi Dersimliler tarafında sevinçle karşılanırken o sözü edilen cevreler tarafından isi bir panik havası yaratmıştı. Sayın Dursun Ali Küçük’ün yayınlamış olduğu ilk yazısından sonar, arkadaşımızın köşesi sesiz sedasız kaldırıldı ve hiç bir acıklama yapılmadan suskunlukla olay geçiştirilmeye çalışıldı. Defalarca sorumlu arkadaşlardan acıklama istememize rağmen bir cevap alamadık. Bu şunu gösteriyord. DersimNews’in sorumlu ve bilinen çalışanları ciddi bir baskı ve tahdit altındaydılar. Aldıkları tehditi acıklama cesaretleri dahi yoktu. Onları gayet iyi anlıyoruz. Silahların ve faili mechul cinayetlerin hakim olduğu bir yerde, kim ne kadar kendini özgürce ifade edebilirdiki? Kisa bir süre sonrada arkadaşlar “DersimNews’in maddi sıkıntılar içinde olduğunu ve bu yüzden de siteyi kapatacaklarının » haberini verdiler. Anlıyan anlamıştı, biz mesajı almıştık.
Halkının ve bireyin özgürlüğü için mücadele ettiğini söylüyen bir kişinin, bir cevrenin veya siyasi bir hareketin, partinin başkaların özgürlüğünü yok saymasi baski altina almasi ,onu nasil bir ozgurluk savunucusu ve yandasi yaparki? Kendi halkının bağımsızlığı ve özgürlüğü için mücadele ettiğini söylüyen kişiler yada bu iddaları taşıyan siyasi partinin yandaşları, başka bir halkın, diyer etnik grup ve yapilanmaların özgürlük istek ve taleplerine nasl düşmanca yaklaşa bilirki? Düşünce özgürlüğünü savunan, demokrasiyi savunan, bireyin hak ve hürriyetinden yana olan, barışı, halklar arası kardeşliği eşitliği savunanlar nasıl olurda başkaların bu isteğini fazla görür, onlara baskı ve terrör uygular, şiddete baş vurmaya kalkışır? Her zaman söylediğim sözü birdaha söylemek istiyorum. Kimse düşmanına benzememelidir, celladına hayranlık duyan ondan beter olur.
Munzurun kıyısında yeni gelen misafirlerle oturmuş sohbet ediyorduk. Yanımıza birileri geldi. Ben tanımıyordum, herkese selam verdi ve bir sandalya alıp oda aramıza katıldı. Konuşmamızın konusu yine Dersimdi. Bazı arkadaşlar “Dersimde artık kan istemiyoruz” diyorlardı. Bazılarıda susmanın ve geri durmanın daha kötü olacağnı söylüyorlardı. Kimisi de en iyisi biraz daha beklemek gerektiğini savunuyorlardı. Yeni gelen arkadaşa sordum “sen ne düşünüyorsun, ne yapmak lazım sence” dedim. Oda şunu söyledi: “ Burda insanlar yıllarca silah ve şiddetin dışında bir şey tanımadılar, otuz yılı geçkindir hiç ara vermeksizin, burda silahların gölgesinde bir yaşam sürdü gitti. Herkes militarize olmuş durumda. Devlet güçleri de Ulusalcilar da. Devrimci olan da öyle, olmuyan da. İşte bu yüzdende önce bu militarist mantık ortada kalkmalı, sonra belki konuşa biliriz.”
Bu arkadaşımızın söyledikleri her şeyi özetliyordu. Militarize olmuş bir ortamda hangi demokrasi anlayışı hayat bulabilir ki? Geçenlerde Tiroj dergisinde Sosyolog H. Neşe Özgen’in “Tuncelin’de Yaşam” adlı makalesini okudum. Sevgili Neşe Özge bu yaz Munzur festivali için kırk yıl sonra döndüğü Dersimdeki gözlemlerini yazmış ve birtakım tespitlerde bulunmuş. Makaleyi okuyun ve sizde göreceksiniz ki ne kadar dogru şeyler söylemiş. Kullandığı şu sözler her şeyi özetler durumda: “Gün boyu başımdaki ağrının sebebini irtifa farkına bağlamıştım. Şimdi anlıyorum: burasi bir kamp! Kendimi hiç güvende hissetmiyorum. Bütün o sloganların ardından ürkekce başımı kaldırıp tepelere bakmayı adet edindim. Başım cenderede gibi sıkışıyor. Bu korku bildiğim eski korku, durumun yumuşamış olması, yeni dönemin ‘acılımlarının’ insanları büyük oranda rahatlattığını bilmek bile korkumla baş etmemi saglamiyor.”
DersimNews susturuldu yada kapatıldı. Ama Dersimli yazarlara, düşünürlerine, dostlarına ve bütün aydınlık yüzlü insanlarına yeni bir haberim olacak. Dersimlilerin sesi, soluğu ve gözü olacak yeni bir internet sitesi yolda. Büyük Dersimin etnik kültürlerini, dillerini, inançlarını ve derin hümanist felsefesini dile getirecek bu siteye başarılar dileriz.
Sevgilerimle.
Hüseyin DEDESOY
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
28/10/2009


















