Anasayfa Yazarlar M.Kobal Aryalı KÜRTLERE BİNMEYİ KANUNLAŞTIRIYORLAR !...

KÜRTLERE BİNMEYİ KANUNLAŞTIRIYORLAR !...

altM.Kobal Aryalı/ İsrail devleti Filistin toprakların bir kısmını işgal etmiş. Türk, Acem ve Arap  devletleri Kürt topraklarını işgal etmişler. İsrail ve Filistin'e iki devletli çözümü uygun görüyorlar, şart koşuyorlar. Fakat aynı devlet hakkını Kürtlere tanımıyorlar! TC, İran ve Süriye devletlerin İsrail devletin’den, Kürtler’in Filistinliler’den ne eksiği var? Kürtler, Filistinliler’den on kat fazla öldürülmüşler. İsrail Devleti, bu devletler kadar zalim ve siyonist değildir. Filistinlilerin arkasında yirmi arap devleti ve bağlantıları vardır. Kürtler bir başına ve yalnız !  

Tabii bu durum tartışılmıyor   çünkü gerçektir, tehlikelidir. TC, işgal ordusu, Kürdistan dağlarını bombalıyor,direnişçilerini öldürüyor, siyasetçilerini izole ediyor fakat buda tartışılmıyor. İran mollalar rejimince idam edilen beş direnisçi kürd ün haberini bayram havasında veriyorlar. Bu günü dünden farklı tartışmıyorlar ama adına yeni dönemin çözüm siyaseti diyorlar.! Kendileri dışında herkesi nahır sürüsü olarak görmezselerdi, bu kadar pervasız olabilirlermiydi? Mayınları orduya döşetip, çözümünü sivillere tartıştıran bir devletten çözüm beklenmez ama hertürlü münafıklık beklenir.

Sömürgeci zulmun bombaları altında kurtuluş çığlıkların, bitmez dertlerin ve belaların yükü altında avutları çökmüş, beli bükülmüş, soluğu kesilmiş, oğullarını, kızlarını, akrabalarını, komsularını yitirmiş ve zulumlerden zulum beyendirilmiş, tanrısı değiştirilmiş, kendi alın yazısına karşı hırçın, her yönden kuşatılmış ve yetimler ordusuna dönüştürülmüş Kürt milletinden ne istiyorsunuz ? İsgalci kabadaylar olduğunuzu, bir asırdır kaderimizi tayin ettiğinizi, zorla yönetiğinizi, yanlış isimlendirerek çağırdığınızı sizde biliyorsunuz. Onbinlerce Kürt öldürerek, büyük bir devlet olduğunuzu birbirinize övünerek anlatıyorsunuz. ama islediğiniz cinayetleri kabul etmeyecek kadar küçük olduğunuz ve alçaldığınızı da biliyormusunuz?  

Bizi biz olarak çağırmazsanız ve bütün ulusal haklarımıza saygılı olmazsanız sizde rahat etmeyeceksiniz. Artık kendi kaderimizi biz tayin etmek istiyoruz. Siz yönetemiyorsunuz, çünkü bizden değilsiniz. Tuzak kurmaktan başka bir çözüm planınız yoktur. Genelkurmay Başkanı, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve diğer komuta kademeleri hiç biri bizden değil. Yabancısınız, dilimizi bilmiyorsunuz, Bayrağımızı tanımıyorsunuz, Ulusal felsefemizden, kültürümüzden habersizsiniz. Bu konumunuza rağmen bizi yönetme ısrarınız, vahşi bir ırkçılık, çıplak bir sömürgecilik değil midir?

Yıllardır işgal ettiğiniz verimli topraklarımızla karnınızı doyuruyorsunuz. Gökdelenlerinizi, şehirlerinizi, bütün zenginliğinizi omuzlarımıza basarak elde ettiniz. İşgal altında'ki toprağının sütüyle karnını doyurmaktan aciz, işbirlikçiler türettiniz. Önü ne yana dünse kapalı, yolları kesik, sınırları tel örgülerle örülü sağlıklı, güvenli bir yaşamdan yoksun Kürtleri ve Kürdistan coğrafyasını mayınlı tarlaya çevirmişsiniz, daha ne istiyorsunuz? İslevsiz sivil örgütleriniz vastasiyla sömürgeci niteliğinizi, barbarliğinizi demokratik tartışma görüntüsüyle örtbas ederek başaracağınızı, kazanacaınızı mı sanıyorsunuz ?

Kürtlere insan olma, kendileri olma hakkını tanımıyorsunuz. Kendinize benzetme, asimilasyon siyasetinizi sürdürüyorsunuz. Pişman olun, tövbe edin, teslim olun,bizim bir parçamız olun diyorsunuz. Öldürdüklerinizi, sakat bıraktıklarınızı,linç ettirdiklerinizi, sürgüne tabii tutuklarınızı unutturma çabasındasınız. Bütün bu felaketlerinizi nasıl kabul edeceğiz? Almanya'da 60 yıl önce yahudiler, Amerika’da 53 yil önce zenciler linç ediliyordu. Irkçı” Jim Crow” yasası 1964'te Yurtaslık hakları yasası ile kaldırıldı. Bugün Amerikan senatosu Afrikalılara karşı izlediği ırkçı katliamcı politıkasından dolayı bir kez daha özür dileme ihtıyacını duymuştur. Almanlar, Hitlerin tahribatlarını silmek için her türlü manevi ve maddi imkanlarını seferber ettiler. Fakat TC yöneticileri özür dilemek bir yana Kürdistan cografyasına hükmetmeyi kanun halıne getiriyorlar. Linç devam ediliyor. Hitler ölmemiş türkiye de Kemalizm ideolojisiyle yaşatılıyor. 21.yy. Kürtler'i öldürüyorlar, linç ediyorlar. Suçlarını sürdürüyorlar, yaptıklarıyla yüzleşmek istemiyorlar. Faili meçhullerin bir devlet siyaseti olduğunu halen kabul etmiş değiller. İnsanlık dışı yargıları, ırkçı yasaları yürürlüktedir. Yaşanan katliamları, acıları yaşanmamış sayıyorlar, ustelik PKK, DTP yöneticilerine'de kabul ettirerek tekrarlatıyorlar. Bize yalan söylüyorlar, inananlara daha kolay bineceklerini biliyorlar, binmeyi kanunlaştırıyorlar. Kurumlaştırıyorlar. Apoculuk bu kurumlardan biri haline getiriliyor. Federasyon bile demeyeceksin diye tövbeye getirmişler. bu tip kişiliklere ulusal lider sıfatını yüklemek talihsizliktir.

Koloniyal siyasetlerine karşı duranları afaroz ediyorlar. Her şeyi sömürgeci planın daha pekişmesi için belli bir sistem içinde sürdürüyorlar. Kardeş olduğumuzu söylüyorlar ama, nasıl tuzağa düşüreceklerini, pişman ettireceklerini, kandıracaklarını tartışıyorlar. Döşedikleri mayınları, İsrail ve benzer firmalar üzerine polemik yaratarak türk ırkçılığın tohumunu Kürdistan'dan da ekiyorlar. Zaten Kürt politikacilarını şaşkın ördek haline getirmişler, önlerine ne sunuyorlarsa onu tartıştırıyorlar. Gündemi istedikleri gibi belirliyorlar. Bütün katiller işbaşında, meydanlarda; işkence, katliam, provokasyon planlarıyla meşkuller. Hapishaneleri tıka basa doldurmuşlar. İşkence yöntemlerini daha rafine hale getirmek için tartışıyorlar. İnsan öldürmeyi, iskence etmeyi kanun maddeleriyle yasaklamıyorlar. Çünkü bütün o yasalar, Kürtlere karşı çıkarılmıştır. Bütün bunlara rağmen toplumsal barış nasıl tesis edilecek?

Aslında TC kendi kendini tahrip etmiştir, uyguladığı sömürgeci şiddet ile ölümün eşiğine gelmştir. Ancak ne yazık ki PKK yöneticileri bu gerçeğin bilincinde değiller. DTP yöneticileri’ aynı jargonu legal planda dillendiriyorlar. Sayın Ahmet Türk; “Onyedi bin failli meçhul cinayeti unutmaya hazırız yeter ki barış gelsin.” Diyor.  Emine Ayna, olumlayarak tekrarlıyor ! Sırrı Sakık; katkıda bulunarak sürdürüyor.”Türkiye’nin bütün’üne barış isteğimizde samimi olduğumuzu göstermeliyiz.”Diyor. Artık ölülerimizi'de pazarlıyorlar. Zavalı siyasetçilerimiz ömürleri kendilerini TC'ye ispat etmekle geçecek !
Kürt katillerine gösterilen samimiyet, hoşgörü Kürt milletine, kendilerine benzemeyenlere gösterilseydi çözüm çok daha kolay olacaktı. Anlaşılyor ki, bu siyaset bunlarla yapılmayacak. Direniş ve diriler karşılıksız pazarlanarak anlamsızlaştırıldı. Şimdi ölüler pazarlanıyor. Her ağzı açılan; "Bağımsız devlet, Federasyon istemiyoruz" diyorlar.Yıllardır bu apolitik önerilerle samimiyetlerini test ettiriyorlar. Daha önce bu soruları TC’nin ajan gazeteci ve memurları soruyordu. Şimdi artık onlar bu soruları sorarak test etme ihtiyacını duymuyorlar. Çünkü başarmışlar.! Sömürgeci kuşatmanın kürt versiyonu tamamlanmış gibi.

A.Öcalan, kendisinden istenenleri harfiyen yaptı. Ama halen bebek katilli olarak anıyorlar. Fakat o bundan utanmıyor, ibret almıyor. O aşağılık teslimiyetçi siyasetini şimdi başkalarına uygulatıyor. Bilindiği gibi Ali Sapan’ın başında bulunduğu ilk gurup gerillalardan oluşarak gitmişti. Şimdi o gidenler analarından doğduklarına pişman ettirildiler. Bu yetmedi ikinci gurup Aydın’ın komutasında yola çıkarıldı, onlarında kaderi malum, islah ediliyorlar. Aydın, örgüt kararı olarak bu gurupta benimde yer almamı istemişti. Ben bu durumu şiddetle reddetmiştim. Ve kendisininde gitmesini suç olarak değerlendirmiştim. Ama dinlememişti, belkide çaresizdi bilemiyorum. Yazık oluyor, yapılan yanlışlarla bu devlettin nefes borularını tıkatan değil açanları olmuşlar.
Ortalığa sömürgeci zulmun ödlekleri salınmıştır. Dilleri bağlı bir yardakçılıkla veya terbiye edilmiş ezen ulusun tortusundan oluşturdukları kimsecikleri sağımıza solumuza tünetip bizleri onlarla aldatmayı hesaplıyorlar. Pişmanlık yasasını her gün biraz daha yüksek sesle konuşmaları, bilinen tekerrürdür. Bu gün Kürtler’le türklerin arasında temel çelişki, ilk konuşulması gereken asıl baş mesele sömürgecilik ve sömürge ilişkisidir. Kürt tarafının konuşması gereken, müzakere edilmesi gereken birinci mesele budur. Zincirin baş halkası budur. Ama bunu tartışan yok. Çünkü Kürt milletine tercümanlık, sözcülük yapabilecek iradeli bir siyaset temsili yoktur. Dolayısıyla sorunun esası konuşulmuyor, yani yasak, barışçıl çözüm istenmiyor. Demek ki savaşı sürdürecekler. Sömürgecilik es geçilecek basit bir konu değildir. Sömürgecilik en hafif deyimle ırkçılıktır. Birinin her şeyi vardır! Diğerinin hiç bir şeyi yoktur! İşte bu baş mesele konuşulmadan, konuşulan her şey boştur. A. Gül diyor ki “ Kürtler kendilerini türklerin bir parçası gibi görürlerse sorun çözülür”!  A. Gül yalan söylüyor. Kürtlerin de yalan söylemesini istiyor. Çünkü Kürtler türklerin bir parçası değildir. Olmayan bir şeyi neden belirtelim? A. Gül bu cin düşüncelerini neden bir kaç yüz bin Kıbrıslı türkler için söylemiyor acaba? Veya bir elli yıl kendileri Kürtlerin bir parçası olsalar ne olur? TC bayrağı yerine Kürdistan bayrağı asılsa kıyamet mi kopar?  

Bunlar iyi niyetli değiller. Küzey Kürtlerin diğer parçalarla kan bağı ilişkisini koparmasını istiyorlar. Bu mümkün değildir. Bizi kürdistan’ın çocuğu yapan bağı ortada kaldırın önerisini nereye yerleştirececeğiz? Peki böyle bakarsak geriye yaşanacak ne kalıyor.? AKP kendini CHP nin bir parçası olarak görmeyi göze alabilir mi? Çünkü böyle bir durum olursa, Gül, Cumhurbaşkanı, Erdoğan'da Başbakan olamazdı. Küzey Kürdistan'da otuz milyonu aşkın bir millete hangi cesaretle bu saçma önerilerde bulunuluyor?

Beynine korku damıtılarak hizaya sokulan ve marifetleriyle cesur yürekleri ehlileştiren, yok ettiren ve sömürgeciliğin yenilenmesi misyonunu üstlenen teslimiyetçi artık dinlenmemelidir. Kürt milleti kendi kaderini tayin etme ihtiyacı son yıllarda daha’da siddetlenmiştir. Türk kimliğine yabancı her Kürt o kimliği korku ve mecburiyetten taşımaktadır. Benim irademe kilit vurmuşsun. İşgalci kimliğinin kabulunden vaz geçmiyorsun, her şeyimi yasaklamışsın. Yıllardır yük hayvanı gibi binmişsin. Şimdi Bu vahşeti kürt sorunun çözümü biçiminde isimlendirmekle nereye varacaksınız ? Sorunun çözümü; ölülerimize sevinen, binlerce faili “meçhullerin izini belirsizleştiren bu sömürge devlet düzeninin bütün izlerinin Kürdistan’da silinmesiyle mümkün olur.

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile