Can çıkar Huy çıkmaz
Nihat Budan / Sivas’ta, Dersim’de, Maraş’ta, Kürd Alevileri yakanlar kimlerdir?
Yakma yoluyla katliamlar yapan ve bizlere inanılmaz acılar veren bu zülüm ve zalimlikler ne zaman son bulur?
Her yıl, iki Temmuz’ da Sivas Madımak Katliamını anma görüntülerini Televizyonlarda izliyor acı çekiyoruz.
Bu acıları tekrar tekrar yaşamak ve çocuklarımıza yaşatmak zorundamıyız?
Ne diye bu sanatla uğraşan insanlar yakılsın?
Yakmanın gerekçesi sanat olabilir mi?
Gerçekten bu vahşeti işleyen insanlar kimlerdir, kimlerdir ki bunlar böyle rahat adam kesiyorlar, yakıyorlar?
Yakmaların, kesmelerin İnsana getirdiği acının tarifi tabi ki zor!
Ancak İnsana daha çok acı veren ve ruhumuzu inciten, bu vahşetlerin arkasında duranların kimlerin olduğu daha çok öneli? Çünkü tanımı doğru yapılmayan düşman en kokutucu düşmandır!
Bu acı acıların en zorudur.
Bu yaşananların tanımını doğru yapmadan her yıl anma günlerinde toplanıp ağlamak sefaletimizden başka ne olabilir ki.
Dersim, Maraş, Sivas olaylarını, Kerbelanın devamı demek, zalimleri gizlemenin gayretinden başka ne olabilir?
Alimlik adına, Sivas katliamını aydınlatmak üzere, Tv ekranlarında toplanıp zalimi gizlemek, zalimlerin zulmini tek başına anlatmak, insanların kafasını bulandırmak, başta ilme, sonra İnsanlığa ihanettir.
Kendilerine Prof, Gazeteci, araştırmacı unvanını takmış birtakım kimseler, Sivas katliamına, suni İslam gerici insanların işi olduğu iddialarını teori haline getirme çabalarında. Bu yaklaşım ne insan ve nede ahlakidir. Aptallık derecesinde olan bu sanaryolarla yaşanmış gerçekleri gözlerden ıraklaştırmaya çalışanlara, şunu sormakta sanırım fayda var?
Farz edelim ki, Suni İslam gericileri, Dersim, Maraş, Sivas’ ta toplanıp Alevi Sunu gerekçeleriyle bu hadiseleri gerçekleştirdiler. Peki, bu suni gericiler neden bir gün Gümüşhane, Tokat, Afyon gibi Türk, Türkmen Alevilerin yaşadıkları Şehirlerde kimseleri yakılmıyor, kesilmiyor da, Kürd Alevilerin olduğu ilerde bu kesmeler, yakmalar hep yaşanıyor?
Acaba hiç düşünüyormuyuz bu gün, Hasret Gültekin’i ve arkadaşlarını sebepsiz, günahsız yere ateşe verenler ile dün hozan, Şair pir Abdal sultanı ateşe verenlerin akrabalıklarını?
Hani yılar önceydi, katli vajip emri İstanbul’dan buyruldu, Pir haydarın. Oda sebepsiz ve günahsızdı, darağacına çekildiği vakit dilinde sadece şarkısı vardı.
Darağacına çekilen, Pirimize taş atanlar, Allah, Allah değip Arapça değil, Farsça değil, hele Kürdçe hiç değil, Türkçe konuşuyorlardı.
Maalesef, yılar önce Sivas elinde yaşanan bu acı olaydan sonra, yine Sivas elinde, Hasret Gültekin ve otuz yedi can, Madımak otelinde, Allah Allah nidaları arasında yakıldılar.
Bu sesin ve salavatın sahipleri dün, Pir Haydara taş atanların torunlarından başkaları olamazlar.
Dersimi Türkleştirme adına yaktılar, sebebine gelince, gerici bölücüler, cumhuriyetimize isyan etiler de bahaneler arayıp durdular.
Maraş’ın verimli topraklarından Kürt Alevileri söküp çıkarmak, verimli arazileri paymal etmek için, Faşistler, Alevilere saldırdı. Sahneleri düzenlendiler.Sivas’ ta imha ve inkar yoluyla silinmiş Kürtlük bilinci ve kültürü bir daha canlanmasın diye Hasret Gültekin’leri yaktılar.
Eğer dün Pir haydar, bu gün Hasret Gültekin’e ağlamak ve anmak için toplanacaksak, eğer bir daha bu zalimliklerin yaşanmasını istemiyorsak, o zaman gelin bu zülmin sahiplerini doğru tanımlayalım ve tanıtalım.
Eğer sorun gerici Sunilerin, ilerici Alevileri katl ediyorlar meselesiyse, o zaman bu gericiler bir kere yolunu şaşsınlar Tokat, Giresun, Amasya’ya gitsinler.
Bu işin arkasında Suni ve Kamalist rejim sahiplerinin dışında kimseleri aramak yanlıştır. Sorun Kürdi imha ve inkar yoluyla, Türk ulusunu yaratma çabasıdır!
Unutmayalı ki bu çabanın sahiplerine karşı, darağacına yürüyen Pir Seyid Rıza şu sözleri her halde boşuna karanlığa bağırmamış.
Her kes bilsin ki ben, kavmim birçok zora zorbalığa baş geldik, ancak biz bu gün burada bizleri idam edenlerin hile ve entrikalarına baş gelmedik. Umarım biz Kürdler, Pir Seyid Rızanın o tarihi feryadından bir netice çıkarır, Alevilik, Sunilik, Solculuk, Sağcılık adına kimlerin kimleri niye yaktıklarını doğru anlarız.
Biz Kürdler çok eskilerde sahip olduğumuz edep ve terbiyemiz gereği, Alim insanlar yalan konuşmazlar inancına sahiptik.
Ama velakin zaman içerisinde insanları yakmayla bizlere yaşatırdığınız acılar yanında, Alimlerinde yalan konuştuğunu da öğretiniz. Alimlerin yalancı, siyasetçilerin talancı olduğu bir düzende, Hızır paşa, Kemal paşa çok yaşar, Pir Haydar darağacına koşar.Günler gelir, yılar geçer, gerçekleri görmeyenlerin zamanı hep ağlamakla geçer.
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir


