Anasayfa Yazarlar Orhan Zuaxpayıc ZEKÎ ADSIZ'IN "Kek Saleh"ANISINA 2.BÖLÜM

ZEKÎ ADSIZ'IN "Kek Saleh"ANISINA 2.BÖLÜM

 Orhan Zuexpayıj/ "Hatıratlarımız ölümün elinden kurtardıklarımızdır."

Zeki Adsız'ın yaşam öyküsüne girmeden evvel kendisiyle yaşadığım iki anekdotu  önce yazmak istiyorum. Ayrıca, PSK'den ayrılma gerekçesi ile Kemal Burkay'ın hatırat-2'de kendisi hakkında yazdıklarından bazı kesitler sunacağım. Kürd aydınlarında son dönemlerde hatırat yazma geleneği çok olumlu,tarih bilinci açısından önemli kaynak oluşturuyor. Değerli bir ağabey ve dostumun hatıratlar üzerine eksikte,yanlışta olsa mutlaka yazılmalıdır.Çünkü gelecek kuşaklara araştırma ve inceleme mantığının sergilenmesi açısından çok önemlidir.

 
 Zeki Adsız'la ilk anekdotum 1977 Çolig'de yerel seçimler üzerine olmuştu. Bu seçimde Zeki Adsız'ın bacanağı ve aynı zamanda dayısı sayılan Sait Aymaz CHP'den Belediye Başkan adayıyıdı. Zeki Adsız o dönemde Çolig'de cezaevindeydi. O dönemde bizde Çolig'de bağımsız adaylığını koyan Edip Bürçü'nü destekliyorduk. Hafızam beni yanıltmıyorsa Edip Bürçün,Zeki Kılıç bir iki kişi daha vardı,beraber Zeki Adsız'ı cezaevinde ziyarete gittik.
 Edip bağımsız aday olduğunu Zeki'ye açarak Özgürlük-Yolu hareketinin kendisinin desteklenmesi için yardım istedi. Zeki Adsız'ın cevabını çok iyi hatırlıyorum, biz örgüt olarak Çolig'de CHP'yi destekleme kararını çoktan almışız. Bağımsız adaylığınızı koymadan gelip bizimle görüşseydiniz o zaman durum değerlendirmesi yapardık. Tabi Zeki Adsiz'la cezaevinde yaklaşık 1 saat sohbet etikten sonra ayrıldık.

   *****************************************************************
Zeki Adsız'la ilgili ikinci ankedotum aynı zamanda en son buluşmamız oldu. 1980 Diyarbakırdaki Özgürlük-Yolunun organize ettiği Newruz'a Çolig'den birkaç dolmuşla yaklaşık 4 saatlik bir yolculuktan sonra gittik.O dönemlerde Darahıni-Lice arasındaki yol asfalt değildi. Ilkbahar mevsiminin azizliğine uğradık.Çoligden hatıramda kalan kişilerden aynı dolmuşta Sıracettin Hoca,Ramazan Adıgüzel  ilk akla gelen isimlerdendi.Newruz dönüşünde Lice-Darahıni arası yol çok bozuk olduğu için Maden-Elazig güzergahını kullanarak 5,6 saatlik bir yolculuktan sonra Çolige ulaştık.
Zeki Adsız hemşerilerinin geldiği tüm dolmuş ve diğer araçları Diyarbakırda karşıladı. Newruz öncesi epey sohbetimiz oldu. Gecenin organizatörlerin başında Zekı Adsız geliyordu.PKK tarafından o dönemde şehit edilen  Mustafa Çamlıbel'in büyük bir posteri salona asılmıştı. Newruz'un sunucusu uzun boylu,gür ve siyah saçlı bir gencin Kürtçe hitabeti ve o davudi sesi salonu inletiyordu. Bu genci yıllar sonra o geceye katılan PSK'li hemşerilerime sordum; Rojan Hazım'ın olduğunu söylediler. Zeki Adsız işte bu Newruz'da öldürülen bir üstteğmenden sonra illegaliteye çekildi. Zeki Adsız'ın bu olayla ilgili kendisi adına düzenlenen  siteden alıntıyı aktarıyorum.
Bu tarihte "1980", Newroz kutlamasına yönelik çalismalar esnasında Diyarbakır Dilan sinamasında meydana gelen ve bir üsttegmenin ölümüyle sonuçlanan bir eylemin ardından TKSP’ye yönelik geniş çapli bir polis operasyonu başlatıldı. TKSP, o zamana kadar bir parti olarak bilinmiyordu. Grup, daha çok legal olarak yayınlanmakta olan Özgürlük Yolu dergisinin veya legal faaliyet yürüten Devrimci Halk Kültür Derneği (DHKD)’nin adıyla anılıyordu. Polis bu operasyon sırasında partinin tüzüğünü ele geçirmiş, örgütü deşifre etmişti. Diyarbakır’da faaliyet gösteren bazı komite elemanları da tutuklanmıştı. Tehlike büyüktü. TKSP, belirli kadrolarını Diyarbakır’ın dışına çikarma kararı aldı. Zeki de bunlardan biriydi. Karar uyarınca Diyarbakır’dan ayrıldı, örgütsel çalismalarina Ankara ve İstanbul’da devam etti.
Bu dönem, TKSP açısından oldukça sıkıntılı bir süreçtir. Çünkü henüz polis operasyonlarının yarattığı tahribatlar giderilmeye çalisilirken 12 Eylül askeri darbesi geldi ve işler iyice içinden çikilmaz bir hal aldı. Zeki Adsız’ın kararlılığı bu dönemde kendini bir kez daha açığa vurdu. Yılgınlığa kapılmadı. Deşifre olmuş, aranır duruma düşmüş parti kadrolarının ve taraftarlarının Doğu Kürdistan’a (İran) aktarılmasını sağladı. Bir merkez komitesi üyesi olarak darbeyle felç olmuş örgütsel yapıyı yeni koşullara uyarlamaya yönelik çesitli çalismalar yaptıktan sonra kendisi de (parti kararı uyarınca) Doğu Kürdistan’a çıktı.

****************************************************************

   Zeki Adsız ve PSK arasında yaşanan sorunlar.  Zeki Adsız'ın adına düzenlenen sitesinden bazı alıntılar?
Zeki Adsız'ın PSK ile olan sorunları ailesinin , adına düzenlediği internet sitesinde ayrıntılar yazılmıştır. Yine Kemal Burkay Hatırat-2 kitabında biraz daha ileri giderek Zeki Adsız'ın isminide vererek epey detaylara girmiştir. Benim bu konuya değinmem ,Zeki Adsız'ın yaşam öyküsünü yazdığım için kısada olsa değinmek zorunda kaldım. Özgürlük-Yolu,PSK ile geçmişte hişbir ilişkimin olmadığını belirtmek isterim. Zeki Adsız ve Kemal Burkay arasındaki sorunlar zaten her iki taraf Kürd kamuoyuyla paylaşttıkları için benimkisi hatırlatmaktır. Yoksa başka bir amacım yoktur.
Zeki Adsız'a itham edilen cümleler şuanda hayata olmadığı için tek taraflı yorum olarak algılamak gerekir. Înaniyorum ki hayatta olsaydı Zeki Adsız kendisine itham edilen suçlama ve eleştirilere cevap verirdi. Kemal Burkay'ın anılar-1 kitabi maalesef birçok Kürd aydını tarafından ağır eleştirildi. Örneğin Mümtaz Kotan bu konuda Kemal Burkay'ın kendisi hakkında sarf ettiği sözlere çok ağır tepki gösterdi. Yine, Hatırat-2 kitabında PSK nin bir dönem Awrupadaki sorumlularından Süleyman Dilan hakkındaki Kemal Burkay'ın eleştiri ve suçlamalarına çok ayrıntılı cevap vermiştir.
 Süleyman Dilan ve Mümtaz Kotan dışında birçok Kürd siyasetçiside nasibini almıştır. Örneğin Hüseyin Yıldırım bir dönem PKK'nin Awrupa sorumlusu hakkında Kemal Burkay'ın Hatırat-1 de yapttığı eleştirilerin çok haksız ve yersiz olduğunu kendisiyle yapttığım sohbete detaylı anlattı. Bu konuda Kemal Burkay'a özel mektup yazdığını,bu mektubu Kürd kamuoyuna yansıtmadığınıda söyledi.

  *******************************************************
Zeki Adsız'in PSK ile olan sorunları ve ayrılması ile ilgili adına düzenlenen sitede "TKSP’DE İÇ TARTIŞMALAR VE AYRILIK" başlıklı yazıda ayrıntılar yazılıdır.Kısaca özet teşkil eden bir iki cümleyi alıntı olarak aktarmak istiyorum.
- Zekı Adsız'la  TSKP’nın Avrupa örgütünde yer alan bazı arkadaşları arasında tartışmalara ve çekişmelere neden oldu. Zeki bu yoldaşlarını “sağcı”, “kariyerist” vb. olmakla eleştirirken, onlar Zeki’nin “sol” bir çizgi izlediğini ve “geçimsiz olduğunu” iddia ettiler.
  - Zeki bu konularla ilgili görüşlerini 1982 Merkez komitesi toplantısına sundu. Geçmişin değerlendirilmesi, günün gereklerine uygun yeni bir politikanın tespiti, PKK eleştirisindeki aşırılıkların arındırılması (TKSP, PKK’yi terörist, hatta yer yer ajan bir örgüt olmakla suçluyordu), ve örgütün askeri politikasının belirlenmesi konularında ısrarcı davrandı. Onun bu ısrarı parti içindeki sağ anlayışı tedirgin etti. Zeki, hareket içinde “sol tehlike” olarak görüldü ve örgüt içinde hizip çalışması yapmakla suçlanarak bir yıl süreyle parti ile ilişkilerinin dondurulmasına karar verildi.
Zeki Adsız özet olarak bu anlayışlara karşı PSK içinde mücadele ederek,partiden ayrıılmıştır.

*****************************************************************
Kemal Burkay Hatırat-2 kitabında Zeki Adsız'la yaşanan PSK içinde iç tartışma ve ayrılma gerekçesi hakkındaki değerlendirmeleri.
Kemal Burkay Hatırat-2 kitabı'nın  156,255,263,264,294,296,297,299,300 sayfalarinda epeyce anekdotlar vardır.Ben sadece dikkat çeken cümlelerden birkaç kesit sunmak istiyorum.
 - Zeki Adsız'ın sol sekter ve maceracı bir yol izlediğinden örgüte ters düşmüştür. Urfan Alpaslan'da Zeki tarafından yanıltıldı ve heder edildi.
 -Zeki Adsız 1981'de Iran'da "opurtünizme karşı Leninist tutum" adı altında hizip çalışması yapmış,bu arada bir yoldaşı tokatlamıştır.
  -Zeki çok hırslı,içten pazarlıklı,ve yoldaşlarına karşı kıskançtı.Lümpen bir geçmişi vardı.
  -Diyarbakırda Newruzda öldürülen Üstteğmen olayı Zeki'nin maceracı tutumunun ürünüydü.
  -Zeki Şam'daki 1982 MK toplantısına katılıp, üç gün üst üste önemli-önemsiz birçok konuya değindi. Konuşmasi düzeysiz ve bıktırıcıydı.Ilk iki gün çok gür çıkan Zeki'nin sesi ,üçüncü gün ise artık bir sinek vızıltısı gibiydi.
-MK toplantısından sonra Zeki Adsız kendini Awrupaya atmak istiyordu.Amacı partiyle ipleri koparıp , güç toplayarak kafa bulandırmaya çalısıyordu. Bunları bilmeme rağmen onu bekletmeye tenezzül etmedik. Biletini alıp,yolcu ettik.

 *************************************************************
Zeki Adsız hakkında Kemal Burkay'ın bu sözleri oldukça düşündürücü, sekter bir yaklaşımdır. Maalesef Kürd örgütleri içinde bu tür yaklaşımlar sıkça rastlanmaktadır. Yine PSK sadece Zeki Adsız değil,geçmişte MK düzeyinde önemli görevlerde görev yapmış birçok kadrosuna karşı vefasızlık örneği
göstermiştir. Örneğin Nazif Kaleli PSK nin Türkiye sorumluluğunu yapttığı öne sürülüyordu. PSK'den ayrıldıktan sonra Şerafettin Elçi'nin DKP başkan yardımcısı olmuştur. Nazif Kaleli’yi DKP başkan yardımsıcı olarak katıldığı bir DBP kongresinde yuhalattılar. DBP Türkiyede legal zeminde PSK'ye yakın siyaset yapan bir partiydi. Nazif Kaleli öldükten sonra PSK tarafından bir açıklama dahi yapılmadı.
Kürd siyasetinde maalesef bu vefasızlıklar vardır. Ama hiçbiri Zeki Adsız kadar vefasızlık bir tarafa muzadarip olmadı.
Sonuç olarak, Bu bölümde Zeki Adsız'la PSK ve şahsında Kemal Burkay'la örgüt içi tartışmalar ve ayrılık gerekçeleri ile benimle Zeki Adsız arasındaki anekdotları yazdım. Üçüncü ve son bölümde Zeki Adsız'ın hayat hikayesi,çocukluk,aile,okul,sendikal mücadelesini kronolojik olarak bir özetini  yazarak sonlandıracağım. Çoligin renkli ve keskin bakışlı  Kürd siyasetçisi Zekı Adsızın anısına  zazaca yazdığım bir şiiride son bölümde bulacaksınız, Selam ve saygılarımla,


                                                                                                                                       Orhan Zuexpayıj

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile