Anasayfa Yazarlar Seyidxan Kurij Aysel Çürükkaya: Politik islamcılar çifte standartlı

Aysel Çürükkaya: Politik islamcılar çifte standartlı

altSeyitxan Kurij: Sayın Aysel Çürükkaya / Geçtiğimiz bir kaç gün içinde neredeyse tüm dünya’nın gündeminde İsrail ordusunun, Gazze’ye dayanışma amacıyla giden sivil gemilere düzenlediği saldırı vardı. Saldırı neredeyse tüm dünyanın tepkisiyle karşılaştı.

Tepkiler hala devam ediyor. BM ilk kez İsrail’e karşı çok sert açıklamalarda bulundu. Bölgeye en uzak coğrafya da bulunan Nikaragua İsrail ile tüm ilişkilerini kestiğini açıkladı.Uluslarası camia’nın gündemini, İsrail’in sınır tanımayan eylemleri oluşturuyor.

Türkiye’de, başta hükümet olmak üzere devletin bütün kurumları deyim yerindeyse bir infaal yaşıyor. Halk ayakta. Filistin davasını destekleyen ve İsrail’i lanetleyen gösteriler yapılıyor. Kürdistan-Aktüel sitesi olarak bizde, bu gündemi konuşmak istedik. Bize zaman ayırıp değerli görüşlerinizi paylaştığınız için şahsım ve Kürdistan. Aktüel sitesi adına teşekkür ediyorum.

Seyitxan Kurij : İsrail’in Gazze’ye insani yardım götürdüğü söylenen, sivil gemilere yaptığı saldırıyı nasıl değerlendiriyorsunuz? İsrail’i haklı gösterebilecek herhangi bir yasal veya meşru gerekçe var mı?

 Aysel Çürükkaya : İsrail  uluslararası sularda seyir halinde olan ve içinde sivil kişilerin bulunduğu bir gemiye saldırdığı, insanları öldürdüğü ve yaraladığı için suç işlemiştir. Bu konuda İsrail’ i haklı veya bu eylemini meşru gösterecek hiçbir delili veya yasa yoktur. İsrail batının yaramaz çocuğudur, zaman zaman böyle olaylar yapar. Ve yaptıkları da yanına kar kalır. Çünkü o batının şımarık çocuğu ve orta doğunun kabadayısıdır..

Seyitxan Kurij : Uluslarası camia’nın, İsrail’e karşı tepkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz. Tepkiler yeterli mi? Çözüme katkı sunması bakımından daha somut yaptırımlar gerekir mi?

altAysel Çürükkaya :İsrail’ in Gazze’ ye ambargo koyması utanç verici bir durumdur. Bu yalınız İsrail ‘in değil, aslında dünyanın utancıdır. İnsanları toptan cezalandıran böylesi yöntemlere dünyanın, Avrupa’ nın ve Birleşmiş Milletlerin sessiz kalması, onaylanamaz. Bana göre Gazze ye konulan ambargonun aniden ve derhal kaldırılması için insanlık vicdanı harekete geçmelidir.

Gemiler ile Gazze’ye yardım götürme ve İsrail devletinin bir gemiye saldırması, Gazze sorununu gündeme getirmiştir. Sivil kuruluşlar, her kim tarafından yapılırsa yapılsın böylesi insanlık dışı uygulamaların olduğu yerlerde harekete geçmelidirler. Olay burada noktalanmamalı, Gazze de ambargo sona erene kadar, insanlık vicdanen rahat olmamalıdır. Hiçbir dinde, el hak hiçbir kitapta, insanları toptan açlığa ve sefalete mahkum etme yoktur. Eğer insanlar toplu halde açlığa mahkum edilmişse ve sizinde bundan haberiniz varsa, buna rağmen sessiz kalıyorsanız, siz ne Kur- ana, ne İncil’e, ne de Tevrat’ a inanmıyorsunuz. İnsanlığınızla bir sorununuz vardır.

Seyitxan kurij:  Türk hükümetinin, olaya bakış açısını nasıl değerlendirirsiniz. Türkiye’nin, Ortadoğu’da aktif bir dış politikaya yönelmesinin nedenleri ne olabilir? Türkiye ne yapmak istiyor? Bu bağlamda, yakın gelecekte Türkiye ve İsrail ilişkileri nasıl bir süreç evrimlenir?

Aysel Çürükkaya: Türk hükümetinin veya devletinin olaya bakışı tamamen menfaatseldir. Türk devleti, batının şımarık çocuğu İsrail’e karşı efelenerek, Arap ülkelerinin desteğini almak, Arapla’rın şımarık çocuğu olmak istiyor. Zaten orta doğunun bu ikinci kabadayısı Türk devleti pek çok yönleriyle İsrail' e tıpatıp benziyor. Hatta onun ikinci bir versiyonu, kopyası veya daha zalimidir. İsrail’ in nasıl bir Filistin sorunu varsa, Türk devletinin de öylesi bir Kürdistan sorunu vardır. Türk devleti sehtekar, iki yüzlü bir devlettir. Kendi eğemenliği altında tuttuğu Kürtlere her türlü zülmü, işkenceyi, akla hayale gelmeyecek muameleyi reva görür. Müslüman Kürt kadınlarına tecavüz eder, kameraların karşısında Kürt çocuklarının kollarını kırar, “Lailahe illalah” diye bağıran erkek Kürtlere bok yedirir. (Cizre’ nin Yeşilyurt köyünde ve Diyarbakır cezaevinde olduğu gibi    http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=%2310866471&iphone=1&__target=Topic354948565454525549
Sivil Kürtleri zorla kaçırır, ordunun kalorifer kazan dairelerinde yaktırır, asit koyularında eritir, kaçırdığı suçsuz bayanların kafa derilerini yüzer, gözlerini oyar, kulaklarını keser (1992 trihinde suçsuz ve günahsız bacıma bunlar yapılmıştır) 
  http://www.haberpan.com/kuyu-acemi-isi-biz-kazanda-yaktik-haberi/  
4000 e yakın Kürt köyünü zorla boşaltır veya ateşe verip yaktırır. Filistinlilerin nufusu kadar Kürdü kendi topraklarından sürer, Adana, Mersin, Antalya, İstanbul gibi Türkiye şehirlerinde ve Avrupa ülkelerinde muhacir durumuna düşürür.

Bütün bunları Kürtlere yapan Türk devletinin; “Gazze de İsrail Filistinlilere zulüm yapıyor” diyerek, “ben zulme karşıyım” diye dünyayı kandırarak sahneye çıkması utanç vericidir.  

altİsrail’ in Filistin’ li Müslümanlara yapamadıklarını sen Kürt Müslümanlara yapıyorsun ve sen yaptıklarından vaz geçmiyorsun! Yaptıklarını yapmaya devam ediyorsun! Bu suçlu halinle  kalkıp İsrail’ i “zalim” diye eleştiriyorsun! Söyle bakayım bana; bu güne kadar İsrail devletinin Filistinli Müslümanlara bok yedirdiğini kimse iddia etti mi? Ama sen Müslüman Kürtlere bok yedirdin! Diyarbakır cezaevinde yüzlerce tutsak, Cizre’ nin Yeşilyurt köyünde onlarca Müslüman Kürde bok yedirdin ve bu yüzden Avrupa insan hakları mahkemesinde mahkum edildin! Hala bu güne kadar kimselerden özür bile dilemedin!  Hitler yahudileri fırında yaktırdı. Ama bu güne kadar yahudilerin Filistinli Müslümanları fırınlarda yaktırdığını kim se söyleyemedi! Sen Hitlerin yahudileri yaktığı gibi Kürtleri ordunun kalorifer kazanlarına atıp yaktırdın ve yine sen Hitlerin bile yahudilere yapmadğı gibi Kürtleri asit koyularına atıp yok ettin!.
Şimdi sen hangi yüzle kalkıp İsrail’ i eleştirirsin ki?
Senin elin onunkinden bin kez daha kanlıdır!
Kendi kanlı ellerini nasıl gizler ve bize insanlıktan adaletten bahsedebilirsin ki?

Bütün bunlardan dolayı Türk devletinin İsrail e karşı olmasının nedeni kesinlikle insan haklarına verdiği önemden, adaletten, insanlıktan, Müslümanlıktan dolayı  dolayı değildir. Çünkü Türk devleti bütün bunlardan yoksundur. İsrail' in Filistinlilere yaptığı zulümü bahane edip, İslam ülkelerinin lideri, yani zalimi, yani yaramaz çocuğu olamaya soyunuyor! Türk devletinin verdiği tepkiyi ben böyle okuyorum.

Seyitxan Kurij: Türkiye’de müslümanlar, Filistinlilere karşı çok duyarlılar. Bu duyarlılığı ben şahsen takdir ediyorum., din, dil, renk, ulus farkı gözetmeksizin mazlumun sadece mazlum olduğu için, yanında yer almayı insani bir tavır olarak algılıyorum. Peki, bu müslüman çevrelerin, aynı duyarlılığı, Kürtlere karşı da göstermesi gerekmez mi? çünkü, Kürtlerin’de  yüzde 99.9 müslüman. Kürdistan’da, son on beş, yirmi yılda yerlerinden yurtlarından edilenlerin sayısı belki de İsrail ve Filistin nüfusunun toplamına eşit. Gazze gibi, yıllarca Kürt köylerine gıda ambargosu uygulandı ve askeri abluka altında tutuldu. İsrail’liler, bazı Filistin köylerini yıktılar, Türk ordusunun Kürdistan’da  yakıp, yıktığı, boşalttığı köy saysı 4000. Binlerce Kürt sivil öldürüldü, Milyonlarca Kürt işkenceden geçirildi. Cezaevleri Kürt mahkumlarla dolu. Topluca bok yedirilen, asite atılan, fırında yakılan Kürtler var. Hepsi kanıtlı. Amacım acıları kıyaslamak değil ama, Filistinliler söz konusu olunca kıyameti koparan müslümanlar, Kürtler söz konusu olunca neden seslerini çıkarmıyorlar. Bunun nedenleri nelerdir? Yada  tepki gösteriyorlar da biz mi bu çevrelere haksızlık yapıyoruz?

altAysel Çürükkaya: Maalesef Türkiye de ki politik İslamcılarda Türkiye devleti gibi bu konuda iki yüzlüdürler, çifte standartlıdırlar. İsrail polisi Filistinli Müslümanlara çarşıda plastik mermi sıkarsa, onlar Türkiye’ de sokağa dökülür, yürüyüş yapar, İsrail’ i lanetler, Filistinli Müslümanlar için dua ederler. Türkiye’ deki İslamcı entellektüeller gazete köşelerinde, televizyon programlarında, İsrail devletinin zalimliğini anlatırlar.. Ama Türk polisi veya jandarması, İslam Kürtlerini hakiki mermilerle katlettiğinde, hiç kimse sesini çıkarmaz, devletin yaptığını kimse eleştirmez, Müslüman geçinenler sokağa dökülmez, entelektüel geçinenin dili tutulur ve üstelik Türk devletinin haklılığını onaylamak için binbir dereden su getirilir. PKK nin mezalimini anlatarak işin üzerini kapatırlar..

Ey İslam kardeşim, sen zulüme karşımısın? Karşıysan her türlü zulüme karşı ol ve önce en yakınındaki zulüme karşı ol, ol ki senin samimiyetine inanyım!
Cizre’ de hakiki mermilerle Kürt kadınları tarayanlara karşı susar, İsrail’in Gazze’ lileri taraması karşısında haykırırsan, sen samimi değilsin! Gazze’ deki ambargoyu protesto etmek için Akdeniz de gemi yüzdürür, Dersimde daha dün ilan edilen yasak bölgeleri duymamazlıktan geliyorsan, iki yüzlüsün!. Gazze de İsrail polisinin vurduğu Filistinli çocuğa yüreğin yanarken, Hakkari’de kameraların karşısında polis tarafından kolu kırılan çocuğu terörist sayıp içinden “oh” çekiyorsan, sahtekarsın! Sabah Flistin sorunu deyip kalkıyorsan, akşam Filistin sorunu deyip yatıyorsan ve gözlerinin önünde Filistinlilerin bütün nufusu kadar Kürdün muhacir edildiğini görmüyorsan, çifte standartlısın!  

Türkiyede ki politik İslamcılar, Filistinliler Müsliman, İsraillilerde Yahudi olduğu için ve Yahudi devleti Filistinli Müslümanlara baskı ve zulüm yaptığı için karşı geliyorlar. Ama Türkiye devleti veya hükümetini Müslüman, Kürtleri de Müslüman kabul ettikleri için mi sessiz kalıyorlar? Onu bilemiyorum! Eğer böyle ise durum daha da  vahim! O zaman şunu kabul etmiş oluyorlar: Yahudi veya hrıstiyan müslümana zulüm ederse ona karşı gelinmelidir. Ama müslüman müslümana zulüm yapıyorsa alkışlanmalıdır?

Maalesef Türkiye deki politik İslamcıların sergilediği tavır budur.
Ama inandıkları Kur an’ i kerim, bu tutumlarından dolayı onları hakiki müslüman değil, sahtekar ilan eder.

Seyîdxan Kurij: ÎHH uzun süredir uluslararası alanda faaliyet sürdüren bir yardım kuruluşu olduğunu söyler, bu kuruluşun Kürtler yapılan zulüm karşısında bir şeyler yaptığını veya söylediğini duydunuz mu?

Aysel Çürükkaya: Bende İHH yi evimizde kablo üzeri yayın yapan Kanal 7 nin reklamlarından ve bazı gazetelerin sayfalarından duydum. Bu derneğin televizyondaki reklamından Gazze’ ye yardım edin anonsu hep kulaklarımda. Ama bir gün olsun veya bir defa dahi olsun Diyarbakır’ a yardım edin, Siverek’ e yardım edin anonsunu hiç duymadım. Yine duyduğuma göre bu derneğin Başkanı bir Sivereklidir. Bu dernek Türk devletinin Kürdistan’ da ki gıda ambargosuna hiç karşı çıkmaz! Bu dernek İsrail’ in Filistin’ de yapmadığı, ama Türk devletinin Kürdistan da yaptığı dil ve kültür katliamına karşı sessiz kalır. Bu dernek Türk devletinin yaktığı Kürt ormanları hakkında hiçbir şey demez! Filistin halkına yapılan zulüm hakkında çabası var bu iyidir, son yaptığı eylemle dünyanın dikkatini Gazze’ye çekmeyi başardı. Ama Kürtlere yapılan mezalim karşısında suskun kalması onuda çifte standarlı olamaktan kurtaramamıştır.

altSeyîdxan Kurij: ÎHH bir insanı kuruluş olduĝunu idia ediyor, ama Îsrail onun teroristlere yardım ettiĝini iddia ediyor. Ayrıca bazı baĝımsız gözlemcilerde Gaze`ye giden konvoya bazı AKP miletvekillerinin de katılmak istemelrinden hareket ile, ÎHH `nın baĝımsız bir sivil kurum olmadıĝını idia ediyorlar. Siz bu konuda ne düşünyorsunuz.

Aysel Çürükkaya: İsrail de Türk devleti gibi, kim onun zulmü karşısında sesini yükseltirse “terörist”  veya “terör yandaşı” olarak damgalar. İHH yi iyi tanıyorum desem doğru olmaz. Ama Hamas’ a mutlaka sıcak bakıyordur. Türk hükümetiyle ilişkileri çok iyidir. Hatta dirsek temasları vardır. İnsani kuruluş kimliği ile kendini tanıtıyor ama siyasi kimliği vardır. Türk hükümeti neye karşıysa oda ona karşıdır, Türk hükümeti neye yanaysa oda ona yanadır. Bağımlı bir kuruluştur zannedersm.

Seyîdxan Kurij: Îsrail`ın Gaze`ye giden gemiye saldırmasından sonra Türkiye`de protestocular, “Mehmetçik Gaze`ye” diye sloganlar atmaya başladılar. Özelikle 28 Şubat sürecinden sonra Türkiye` deki Îslami kesimin askeri vesayete ve militarizme karşı olduĝu, ordu ile arasında sorunlar olduĝu gibi bir anlayış oluşmuştu. Sizce neden bu kesimler bile sıkışınca hemen askere sığınıyorlar?

  
Aysel Çürükkaya: Türkiye deki politik İslam, ordunun kendilerine dokunan bölümünden rahatsızdır. Gerçekten askeri vesayete son verme gibi bir niyetleri yoktur. Onlarda Türkiye’ nin İslam dünyasının lideri olması için çaba harcıyorlar.

Seyîdxan Kurij: Fethullah Gülen`in bu konudaki tutmunu nasil degerlendiriyorsunuz?

Aysel Çürükkaya : Fetullah Gülen Hoca Politik İslamcıların ezberini bozdu, aynı sözü başka biri söyleseydi politik İslamcılar tarafından “İsrail ajanı” olarak damgalanırdı. Ama hocanın bildiği bir şey vardır kabilinde yorumlandı.



  Syitxan Kurij : Teşekkür ederim.
 
Aysel Çürükkaya: Bende teşekkür ediyorum

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile