Açılım Tiyatrali
Zeynel Çelik / Batı, islamın karşısında zedelenen imajını, Türkiye’yi model haline getirmekle düzelteceğine inanıyor. Ve bu doğrultuda son hızla model dizaynı yapıyor. Bunun için ne gerekiyorsa sunuyor.
Türkiye, batının islam modeli olma yolunda son surat ilerliyor.Fakat bir takım pürüzler var. Bu pürüzler onu epeyce zorluyacağa benziyor. Yeni bir imaj, yeni bir dönüşümü olmazsa olmaz kılıyor. Türkiye için “açılım” yeni bir dönüm noktasıdır. Bu dönüm Türkiye için bir bölünme noktasıdır. Bölünme noktası model yaratmanın olmazsa olmazıdır artık.
İmaj düzeltmekle yeni modelle doğru gidiliyor.
Küresel sermaye, Türkiye’yi bu modele çok yönlü hazırlıyor.
Ekonomik, sosyal, kültürel, her alanda hazırlıyor.
İleri adımlarıda barındırıyor, ancak ne kadar ileri olacak tam net değil. Tam bu noktada Kürd sorunu da model için hal edilmesi gerekenler içine alındı.
Batı kafkasların, orta doğunun enerji kaynaklarını kendisine ulaştırma heyecanı içinde.
Tiyatral olarak baktığımızda, karşımızda kalabalık bir sahne var sahnede, saflaşmalar var... Galibi şimdilik görülen AKP var.
Bir tiyatro sahnesi düşünün sahnedeki her kese bir rol verilmiş, burada mesele oyuncuların oyunlarını seyircileri fazla kızdırmadan nasıl oynayacakları???. Sahnede bir tarafta Ergenekon ve onun siyasal temsilcisi CHP diğer taraftan AKP ile anlaşmaya çalışan Öcalan ve siyasi temsilcisi DTP. Sahnenin gerisinde her iki tarafa da küsmüş var gücüyle AKP’ ye bağıran MHP, sahnenin en önünde Batının islamik temsilcisi AKP.
”Açılım projesini siz hazırlayın biz gerekli desteği sunarız” denilmiştir AKP’ye…. Zaten destek sunulmazsa dayanmaları mümkün değil.
Vamik volkan bölünmenin derinliğini aza indirgeme ve bölündükten sonra toplama işlemi için gönderilmiş. Bunu kendi yazılarında açıkça belirtiyor. Piskolojik destek veriyor.
Açılım, Ergenekonla CHP arasındaki ilişkiyi aşikar etti. Aynı eksen üzerine MHP’yi de getirdi.
Bu açılıma sivil kurumlar ve aydınlarda destek veriyor.
Kürdlerin bir bölümünün ekseni ”Kürd açılımında değil” onlar için sorun Öcalan açılımında, Kürd sorunu var ama Apo sorunu en başta gelir!!!. Tarikat yaklaşımı. Bu yaklaşım kendi içinde bir kaosu da barındırıyor. ”Ne oluyoruz”misali….
Bu açılım, Kürdlerin hak ve hukuku üzerindeki zorbalığı hafifleteceğe benziyor. Bu yanıyla zorlanmalı demokratik düzenlenmenin sınırları genişletilmeli. Bu yanıyla bakarak desteklenmeli.
MHP ve CHP tarafından, Kürdlerin lehine gelişen bu süreç gerilirken bu germe kervanına Öcalan da katıldı. Öcalan Kürd sorunun eksenine aktör olmak istiyor. Kürd halkı için istediği devletin sunmak istediğinden fazla değil, aktörlüğü devam ettirmek istiyor. Bensiz müzakere olmaz diyor.Kendisini resmen sürece aktör olarak dayatıyor.
Zorla dayatmak istemesi yeni dönemde büyük bir kaosun yaşanacağının da habercisidir. Öcalan’nın MHP’ye karşı söylemi aslında AKP’ye yöneliktir.
Sürece dahil olurken, sürecin büyük aktörlerinin saflarında değil, farklı mesafelerle duruş belirlemek en akılıca olanıdır. Bu duruşun çıkıs noktası halkların çıkarları, kişi hak ve özgürlükleri olmalı.
”Açılım süreci” Türkiye’yi 3 büyük parçaya bölecek. Bu bölünme biraz daha derinlere inecek. Parçaların kapışması yer yer kanlı olsa da yerini bir toplamaya bırakacak. İstenilen toplam Batı açısından ”istikrarlı ülke” olacak.
Coğrafyamız insani açısından kısmi demokrasi olacak.


