Anasayfa Yazarlar Zeynel Çelik Neler Oluyor

Neler Oluyor

 Zeynel Çelik /Turkiye cografyasında gündem ”şoklama” etkisiyle degişiyor. Her gündem, taraflara şok etkisiyle geliyor.
Askerlerin şimdiye kadar kendi aralarinda neleri konustugunu kimse bilmezdi, bu konusmalar internet ortamına düşünce dinleyenler şaşırıyorlar, konuşanlarda şok etkisi içerisine giriyor olmalılarki  ” bu toplantı doğrudur ama ses kaydı düzenlenmiştir” diyorlar, neresi eklenmistir neresi doğrudur neresi yalanlan  o konuda bir açıklama yok. Zaten acıklamasıda olmaz, bir ülkenin genel kurmay baskanı avrupanın göbeğinde yemekli toplantıda  kendisi ile ilgili askerlerin, ”başbuğu takmadilar girdiler” kuşkusunu bertaraf etmek için  olmaliki ”ben izin vermeseydim nah girerlerdi.”  diye, istanbulda herhangi bir mahle kabadayısının  ayarında bir cümle sarf ediyor.

86 yillik zihniyet –don tuman- pazara çıkmış vaziyette, lanlı-lunlu konuşuyorlar. Bu zihniyetin dili zorba ve

lumpen.  Bir orgeneral düşünün evinde oturmuş telefonda arkadaşına ”çagıracaksın o savcıyı ayağına, gel lan diyeceksin sen kim oluyorsunda beni yargılıyorsun defol git işine diyeceksin” diyor  ve bizim cografyamizda bu lumpenlerin hükmü altında.
Artık her olay bir gündem oluyor, her gündem bir onceki gündemin adeta bellegini siliyor.
Kürtlerin bir bölümünün temsilcileri ergenekona yakın gündem oluyor.statukoculara yakın gundem olmayanlarda ergenekon yargısı tarafından akarte ediliyor, Ahmet Türk ve Aysel tuğluk gibi.
Ahmet Türk, erdogan tarafından muhatap alınınca, hem statükocuları hemde öcalan cephesini ürküttü
Ahmet Türk ün akarte edilmesinde her iki gücünde ortak çıkarı var.

Cepheler arasındakı savaş son günlerde daha derinleşmeye başladı, HSYK nın erzurum savcısını ve yardımcılarını görevden alması bu erkler savasına yeni bir derinlik kattı. Daha onceki yazılarımdada deyinmiştim. Statükocular ile acilimcilar arasindaki savas daha cok derinlesecege benziyor. Ancan bunun sokağa taşmasına ne kadar engel olabilecekler onuda gelecek gönler gösterecek.
şimdilik yargı askerin önünde kendini siper etmiş durumda , darbe yapmadan duramıyan veya darbe planlamaktan baska işi olmayan genel kurmay, darbe yapma planları tutmayınca yargıya darbe yapma gorevini vermek zorunda kaldı, basbuğ ”sabrımızı fazla zorlamayın” demesiyle HSYK nin erzurum savcısını gorevinden alması arasında bir hafta var, daha kamuoyunun ”sabrını zorlarsak ne olur general” demesine bile firsat olmadan,  basbuğ ” sabrımızı zorlamayın” söylemini  ”bari biz ağız tadıyla darbe yapamadık durun size hakimler savcılar darbesi yaptırayımda görün” biçiminde okumak gerekiyor.

Önümüzdeki dönemde savaş ağırlıklı olarak yargı ile hükümet arsında ceryan edecek,savcılar her hangi bir subay hakında tutuklama kararı çıkarınca hemen hsyk devreye girecek ”komutani” kurtaracak. Ergenekon cephesi elindeki önemli kozları hızla devreye koymaya basladı. Hsyk ile birlikte chp lilerde başbuğun bu söyleminden sonra hızla devreye girdiler. 3. ordu komutanın sorguya cagrilması ile sıranın basbuğa gelecegini biliyorlar. Kendilerininde arka cephesinin tehlikeye girdiğinin telaşına girerek, al acele hsyk yi, tutuklu savcıyı gruplar halinde ziyarete gittiler ilk defa bu kadar açıktan desteklerini sunuyorlardı. Aralarındakı görüntü mesafesini  hızla kapatmaya çalışıyorlar.
Saflar,savaş kızıştıkca daha netleşmeye baslıyor, ordu, yargı, chp. Ve eski darbeci”solcular” bir birlerine dahada kenetlenmeye basladılar. Mhp ergenekon cephesine  biraz küskün gibi duruyor,ordu ile aralarında 12 eylülden kalma bir dargınlık var.Diger taraftan hükümet ve açılım yanlısı olanları, ve ilerici kamu oyunun desteğini hızla almaya basladı. Ancak, hükümet genel kurmayın üzerine gitmede oldukça temkinli ve korkak,
Kendi planlarını uygulamadaki korkusu, karşındakinin genel kurmay olduğundan fazlaca göze alamıyor. Her ne kadar arınç arada bir ”xırtlık” yapıp askerden korkmuyoruz diyorsada. Asker korkusu hepsinin üzerinde kalmis. Erdogan bu korkuyu ”paslaşma ” noktasında tutuyor.
Kürdler kendi içerisinde ikiye ayrılmış vaziyette öcalan cephesi diger taraftan akp ve açılım isteyenler cephesi.
Ocalan, ergenekon  ile akp arasındakı savaşta arada bır hükümete göz kırpması ve kürd açılımına kendi sağlığını oturtması . Kendi özgürlüğünü ön planda tutarak, hem kendi canını kurtarmak hemde staukocu cepheyi rahatlatmaktan baska ne olabılır. olmayacak dua ya amin demesinin baska ne izahı olabilir.

Statükocularla aynı eksen üzerınde duran öcalan cephesi açılım kapısını  cografyamızdaki halkların ekonomik,sosyal ve siyasal talepleri doğrultusunda zorlamaları  gerekir iken ve gene bölge halklarından topladıkları 1 mil imzayı BM ye referandum talebi olarak sunması gerekir iken, kalkıp bu kadar imzayı  Birleşmiş mılletlere ’ocalanın nefes borularının acılması’  için feda etmek bu toplumu kurdili -hıcazkar makamında körleştirmekten başka ne olabılır 

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile