Anasayfa Yazarlar Zeynel Çelik Çengelini yıldızlara asanlar (1)

Çengelini yıldızlara asanlar (1)

Zeynel Çelik /Dışarısı soğuk
Karanlıkta gölge gibi ürkek yürüyen adam
Bir ağacın altına geldi
Islanmıstı tüm vücudu kulaklarındaydı
Kuru bir yaprak düştü
Adam irkildi
Ayağıyla yaprağı yokladı
Sonra ileriye itti
Korkacak bir şey yokmuş, yaprakmış dedi
Her ses ona bir tehlikenin habercisi gibiydi.

 

Etrafı biraz daha dinledi
Sırtındakı cantayı indirdi
Üstüne oturdu çantada biraz. Bitlenmiş vede kirlenmiş çamaşır.
 Bir parçada kuru ekmek vardı
Ekmegin üzerine oturduğu aklına geldi
Kalktı ekmeği çıkardı ekmek yağmurdan ıslanmıştı.
Karnı çok açtı ekmegi yerken birtirmeyecegim dedi

Son hızla başladı yürümeye, yürümüyordu, adeta keçi gibi zıplıyordu adam
Çantasını yeniden açtı, bir tutam saç koymustu bi kenara eliyle yokladı
Saç tutamı ordaydı.
İçini bir burukluk aldı, acaba dedi, acaba vurulmuşmuydu
Yok yok dedi kendi kendine vurulmamıştı
Eger vurulsaydı perçeminden aldığı bu saç uçardı
Eli degdigi zaman sızlardı, yureği parçalanırdı.
Yok
Yok
Vurulmamıştır dedi. Gece zifiri karanlık
Adam iki eliyle kapadı kulağını
Hic sevmezdi baykuş sesini
Biliyorum gelmez bu uğursuz sesten

Percemi yüreğimdeki sevgilinin kara haberi.
Diye içinden geçirdi.
Adam yorulmuştu, ayaklarının sızladığını fark etti
Tünedi bir kayanın dibine
Etrafı dinledi,
Baykuş sesini kesmişti, sırtını kayaya yasladı
Çok acıkmıstı
Insan açlıkta tanrıyamı yakın oluyor
Yoksa sevgiliyemi diye düşündü

Sabaha kadar çatışmışlardı
Hava aman vermemışti

Ağır bir sis vardı
Kayıp etmişti arakadaşlarını.
 
Düşücesi birden dağıldı
Aklı birden çantasindaki bir tutam saça takıldı
Kim bilir, kim bilir hangi dağın başındadır

Kutu deresindeydiler,
Bir kayaya yaslanmış
Etrafı gözlüyorlardı
Birden göz göze geldiler
Dondular
Beyinleri çekildi
Gögüsleri  kabardı
Simşekler çaktilar yüreklerine
Bu bir andı
Sadece –an-

Dağın başında
Doruklarinda yakalanmıslardı aşka
Yürekleri kıpırdamıştı
Ölümle kalım arasında

Dısmal arkadaşının yanına birazdaha sokuldu
Dudakalrını arkadaşının kulağına sürdü
Fısıltıyla
“ez tora hez kenan dedi”
Sonra her taraf  toz duman oldu
Hava kurşun ve barut koktu
Dağlarda bombaların gürültüsü kulakları sagır etti
Her kes her şey bir tarafa savruldu
Dısmal kayanın altına kendini siper etti
Bevayir biraz ileriye zıpladı
Kurşunlar okşayarak gecti
Arkasına baktı
Dısmala bi şey olmamıstı
Tekrar dısmalın yanına gitti
Her taraf sarılmıstı
Kurtuluş yoktu

(Devam edecek)

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile