Anasayfa Yazarlar Zeynel Çelik Dikilmek istenen AĞAÇ

Dikilmek istenen AĞAÇ

UnbenanntZeynel Çelik /Ağaç denildiği zaman, akla gelen bayağı bildiğimiz ağaçtır, ağacın bir kökü, gövdesi birde dalları var, ağacı oluşturan organlar bunlar, daha sonra yapraklar, ve (eğer meyve ağacı ise) ağacın verdiği meyveler. Şimdi diyeceksiniz ki bu AĞAÇ nereden geldi ve kim getirdi?

Bu ağaç ABD'den geldi. Kim getirdi?

Çözüm için bir model gerekiyordu hem de çok acil. Prof. Dr. Volkan kendi buluşu olan Ağaç modelini getirdi. Ağacın kendisi değil modeli gerekiyordu.

 

TC Başbakanı Erdoğan, Obama'nın Başkan olduktan kısa bir süre sonra yaptığı görüşmede "demokratik açılımm veya Kürt sorunun çözümü" konusunda yardım istemiş olmalı ki, basında çıkan haberde Obama " hükümete gerekli destek verilecektir" diyor. İlk etapta bu demeç sadece PKK ye karşı bir destek olduğu biçiminde algılanmıştı. Sistemsel değişikliğe giden AKP'nin en büyük problemi "demokratikleşme ve Kürt sonunun çözümü", en çok zorlandığı nokta değil mi? Durum böyle olunca, Obama'nın hükümete vereceği destekte AKP'nin zorlandığı nokta olacaktı.

Önemli olan herkesin baktığı yöne değil, bakmadığı yöne bakabilmek! Volkan'ın sunduğu model ABD'nin Kürt sonunu için hazırladığı çözüm modelidir. Esas görülmesi gereken nokta burasıdır.

Bildiğimiz ağacın yapısının Kürt sorununun çözümünde model olarak almanın ne anlama geldiğini, Prof. Dr. Volkan, İçişleri Bakanı Atalay ile görüşmesinde şöyle açıklıyor; "Kürt sorunununun çözümünde "Ağaç" modeli gerekiyor. Bu modele göre "Kök" soruna teşhis koymak, "Gövde" görüşleri ortaya koymak, "Dallar" ise geliştirilen çözüm yolları..."; özce bu şekilde açıklıyordu. Görüşmenin yapıldığı dönem Türkiye'ye ayağını bastığı ilk günlerdi, görüşme basına bu şekilde yansımıştı. Bu açıklamayı çoğunluk, bir akademisyenin sıradan görüşleri biçiminde okumuştu ve halende öyle okumaya devam ediyor.

AKP'nin sonuçta izleyeceği modelde bu olacak, tabii ki yanına biraz daha "yerli malı" katarak, önündeki engelleri aşabildiği vede korkularını azalttığı oranda.

ABD'nin, Türkiye için veya tersinden söylersek AKP'ye çözüm için sunduğu model bu.

Obamanın "Gerekli desteği sunacağız" söyleminden hemen sonra alel acele işinin uzmanı Vamik Volkana üniversitede odası hazırlanır. "Bir modelde Türkiye için hazırla projesinin" başına sesiz sedasız bir biçimde geçirilir. Sanki akademik çalışma için Türkiye'ye gelmiş gibi görüntü sunuyor.

ABD'nin Kürt sorununun çözümünde sunduğu AGAÇ modeli , PKK'nin kalemin kırıldığının da başlangıcı biçimindedir, yazılanlarla, söylenenler onu gösteriyor. Kürtlerin, Zazaların, Dersimlilerin ve bu coğrafyada yaşayan azınlıkları en çok ilgilendiren, onların adına "çözüm modelleri" sunan güçlerin yaklaşımlarıdır. ABD'nin sunduğu "ağacı" görmezlikten gelmek, veya hiç yokmuş gibi davranmakı, hiç dile getirmemek,o toplumun kendi hakları konusunda ne kadar duyarlı olduğunun göstergesidir. Bence tartışmaya açılması gereken bu modeldir. Çünkü burada sonuçta karar verecek olan hakim gücün sunduğu "çözüm" modelidir. Başkasını bilmem ama ben oldukça önemli buluyorum.

Herkes, AKP'nin çözüm modelinin ne olduğunu tartışıp duruyor, tartışılan konular sorunun özünden oldukça uzak.' Ormandan ağacı görememek' gibi bir şeydir. Sağcısından solcusuna herkes bağırıp duruyor, ilk başlarda AKP 'ye "açılımın ne olduğunu açıkla" diye ver yansın ediyorlardı, sonra yerini kuru gürültüye bıraktıları. Akıl var mantık var. İktidar olmaya çalışan bir parti kalkıp millete, "Başkan Obama bize gönderdi bizde kırmadık aldık, buyrun size model-AGAÇ'mı desin! Hele Kemalist cephenin anti Amerikancı kesildiği bu dönemde Referandum paketi Ağaç modelinin önemli adımlarından biridir ve içinin doldurulmasıdır Diplomaside görünen değil, görünenin arkasındaki önem taşıyor. Görünüş, işin cilasıdır sadece parlatıyor.

Obama'nın bu açıklamasından kısa bir süre sonra, aslen Kıbrıs Türkü olan , ABD de yetişmiş ve kendi dalında tek lerden biri olan Prof. Dr. Volkan'ı Türkiye ye gönderdi. Kamuoyu Volkan ı, içişleri Bakanı Atalay bilinen "açılım" turunda kalabalık bir ekiple ziyaret edip görüşlerine baş vurmasıyla tanıdı.

Vamik Volkan ABD'nin etnik sorunlarından ötürü çöküşe gitmekte olan ülkelere model çizmek için gönderildiği ve bu alanda başarılıolan bir kaç CIA akademisyenlerinden birisidir.

Vamik Volkan'ın Türkiye'ye gelişinin arka planı bilinmeden, AKP'nin açılım konusundaki izlediği politika anlaşılmaz.

Sadece bumu? AKP'nin, Kemalizm ile veya günün deyimiyle statükocular ile kapışması ve görünen "yeni Türkiye'nin" nereye doğru koştuğu tam olarak anlaşılmaz.

Türkiye'de, açılım konusundaki tartışmalar cirok düzeyini aşmıyor, konu esasından çok uzak, ağacın kökü değil yapraklar tartışılıyor.

Model, son kertede içinin nasıl doldurulacağını kendisi belirler. Burada önemli olan sadece kendisinin belirlemesine müsaade etmemektir.

İlgınçtir! Bizim coğrafyamızda bir sey ya toptan kabul edilir yada toptan red edılır. ya siyah, yada beyaz, başka bir renk yokmuş gibi hareket edilir

Solcular, emperyalizmi hep kalıp olarak algıladıkları için kalıpçı vede toptancı yaklaşımları, onları gerçekleri görmelerine hep engel oldu ve halen engel olmaya devam ediyor. Kalıpçı ve keskin bakış, solcuları hep bir uçtan başka bir uca savurdu. Kemalizmin çöküşe gittiği bu zaman diliminde, büyük bölümünü hayat, ,Ergenekoncuları, çeteleri, katilleri ayni safta buluşturdu. Geriye kalan radikal veya silahlı sol, o kadar bedel ödemesine rağmen, düz ve sığ bakışı onu marjinallikten kurtaramadı, ve halen "ajitasyon ve propaganda" faaliyetlerine devam ediyorlar. "Karşında ayna kendin çal kendin oyna " misali gidiyorlar.

Neyse biz esas konumuza dönelim.

Vamik Volkan, Obamanın AKP hükümetine kıyağıdır. ' AGAÇ'!da Volkan'nın, Türiıye' ye uygun  gördüğü hediye paketidir.

Volkan bu konuda "Çözümün modeli ne olmalı?" diye bir soru soruyor, sorusuna cevabı şöyle veriyor.

"Daha önce Estonya gibi ülkelerde ağaç modelini uyguladık." Volkan ağaç modelinin ne anlama geldiğini devamla söyle açıklıyor. "Ağacın kökleri soruna teşhis koymaktır. Çatışmanın psikolojik değerlendirmesi demektir. Bu işleri anlayanlardan bir ekip kuruyorsun. İki gruptan kişiler (Kürt- Türk) burada yer alıyor. Bu şair, general olabilir. Hükümetin bir temsilcisi de isterse bu grubun içinde olabilir. Bunlar oturup konuşuyor, birbirlerini anlamaya çalışıyor ve öneriler iki tarafın temsilcilerinden geliyor. Bu da ağacın gövdesi. Bazı yerlerde bu grup ile yaptığımız çalışmalar üç yıl sürdü... Öneriler onlardan gelecek... Bir de dallar var, yukarı çıkıyor, aşağı iniyor. . Türk-Kürt işleri kimlik meselesi oldu. Onu göze almadan ne yapsanız onun bozulma olasılığı var. Yüzlerce model var ama böyle ciddi model (ağaç modeli) yok."

Sovyetlerin dağılmasından sonra, o güne kadar dünyanın fazla bilmediği "politik-psikoloji" dalı hızla ön plana cıktı. Sovyetlerden ayrılan ülkelere daha çekici gelebilecek modeller hızla üretilmeye başlandı ve bu dalın en gözde akademisyeni, uzmanıVolkan en son olarak kendi başlarına kalan Baltık ülkeleri işin içinden çıkamayınca, ağaç modelini ilk defa bu ülkelerde uyguluyor ve başarılı oluyor.

86 yıldır, Kemalist sistem Kürtleri, Dersimlileri, Zazaları, diğer azınlıkları, dindarları, komünistleri, "kuru ağaca" çevirdi, kuru ağacı ancak yakmak için toplarlar, başka bir işe yaramaz. Şimdi sıra Turkiye'de, Vamik Volkan, Kemalizmin inkar üzerine kurulu, "yorgan" modeli yerine meyve veren AGAÇ modelini sunuyor.

AKP'nin görevi bu modelin içini doldurmak olacak, zaten bu süreçlerde yapılanlarda içinin doldurulmasında karşılaşılan, gürültü ve patırtılardır. Modeli sunanlar hesabını kitabını iyi yapmışa benziyorlar.

"AKP'nin bir Kürt politikası yok ", "çözüm modeliniz nedir" "varsa açıklayın" diye tepinenlerde akıllarına doymasınlar.

Küresel sermaye yakacak odun istemiyor, üreten, yemiş veren ağaç istiyor,kuruyan dallardan meyve toplanmaz. Kemalizm kendisine hep yorgan modelini örnek aldı ve yorganı, Kürtlerin zazalarin, dersimlilerin, Ermenilerin üzerine sıkıca örttü ve o da yetmedi sürekli üzerinde tepindi. Küresel sermaye ve onun oluşturduğu Dünya konjöktürü, bugüne kadar kemalıst sistemle bu şekılde idare ettıiler, bu saaten sonra Kemaliziı, kendi çıkarlarına  engel görüyorlar.sermayeye, simdiye kadar bolgede istikrarsizik para kazanıirıyordu, şimdi ise istikrar. Bu durumdan hem egemen güçler hem de halklar rahatsız, çıkarlar bu noktada çakışmış durumda: yeiıne, içerde istikrarı sağlamiş, bölgede  belli bir saygınlık kazanmiş  ve aynı zamanda bölge içinde istikrar saglayici "yeni bır Türkiye" kurmak istıyolar. bunun içinde en basta kürt ve diger azınlık sorunlarını daha demokratik bir biçimde çözmeleri gerekiyor. kemalist sistemden kalan sorunlaırı çozmeden bir adım atamıyacaklarınıi biliyorlar.işte Vamik volkan bunun icin var.

Vamık Volkan, modelin kimlerle  ve nasıl yapılması gerektiğini şöyle açıklıyor:
'Bu girişimin yeni bir düzen, barış, yeni bir Türkiye isteyenler tarafından yapılması gerekir.'
Vamik, Abdullah Öcalan bu sürecin neresinde olmalı? Diye ikinci soruya şöyle yanıt veriyor:
Mahveder süreci. Yas tutmayı alevlendirir. Bu kadar Türk asker, bu kadar anne yas tutuyor bir yerinde olmamalı.. diyor ve ekliyor
 'Öcalan 'ben değiştim' dese bile bu çok geç'

ABD ye göre Öcalan "ben değiştim" desede nafile "muhatap alınması" halinde "sureci mahveder" diyor.

Bu ne demek oluyor? Öcalan kesinlikle sürecin içinde olmamalı! Bu konuda kararlı oldukları kesin görünüyor ve hatta Vamık Volkan bu konuda o kadar kararlı ki bir açıklamasında şöyle belirtiyor:
'Ben böyle bir kişiyi bu girişime kesinlikle sokmam' diyor.

Doğrusu yanlışı, haklısı haksızı ayrı bir konu,  kim ne derse desin ortada böyle bir gerçeklik var! Ôcalanın sürece dahil edilmesini isteyen potansiyel güç bu gerceklığı görmek zorunda, bu güç büyük bedel ödeyerek kütle haline dönüşmüştür,bu kütle  duygusal yaklaşım gösterilerek heba edilmemeli.

ABD, Kemalist cepheden Ergenekoncuların,Kürt cephesinden Ôcalanin kalemini kırmış, Öcalanı bir bütün olarak dışında tutmak isterken bunun yanı sıra DTP'yi dışında tutmadıkları acık, bu durumda PKK ve DTP'nin Öcalansız bir yaklaşımı olmalı, burada amaç bolgedekı halkların çıkarlarıdır, duygusal yaklaşım, Kürt halkının çıkarlarını önemli ölçüde zedeleyeceği ortada.
Bu modele göre "Öcalan muhatap alınma hayalini unutsun, aklına bile getirmesin" anlamı çıkıyor.
Başka bir anlam çıkaran varsa açıklasın.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile