Haburdan düştük yola. Sonumuz hayır ola ! (1)
Zeynel Çelik /Habur açılımdan bugüne epey zaman geçti. Köprünün altından çok sular aktı. Ama aynı suda iki defa yüzülmüyor işte, öyle diyor Yunan Filozofu.Haburdan başlayıp gelelim, Sahi Habur ” açılımı” neden kapandı? Bileniniz varmı? Veya bunun muhatabı anlatsa da dinlesek. Gerçi şimdiye kadar çok şeyler anlattı PKK, Ama anlattıkları hiç tatmin edici değildi.
”Halk gelenleri karşılamaya çıkmış, çok normal bir durum. Halkın kendiliğinden gelişen eylemidir. Vb...”
Gerekçelerle açıklamaya çalıştılar. Buna çocuklar bile güler, Siz Dünya Alemi aptalmı sanıyorsunuz?.
Türk Tarafıda kendilerince bir şeyleri kamoyuna anlatmaya çalıştı.
Ne dediler?.
Anlaşmamız böyle değildi. Gelenler sesizce gelip geçecekler. Haburda kurulan göstermelik Mahkemeden sonra yollarına devam edeceklerdi. PKK gösterisi, gövde gösterisine dönüşmeyecekti, Böyle anlaşmamıştık dediler.
Habur “Açılımı” açılmasıyla kapanması bir oldu. AKP, Muhalefetin Partilerinin, diline düşmenin telaşı içinde Haburda sınırı kapattı, PKK ise Haburu, gövde gösterisine dönuştürmenin kendisine çok şey kazandıracağı hevesine kapıldı, birden zafer sarhoşu oldu.
Sonuçta sıfır elde var gene sıfır. Kürt tarafına kazandırdığı hiç bir şey olmadı.
Halbuki, Habur açılımını Kürt tarafı olumlu yönde zorluyabilirdi.
AKP nin, siyasal mücadele zemini açıktır, Arap baharına biz öncülük ediyoruz diye böbürlendiği dönemde, Ne Hikmetse PKK savaşı yeniden alevlendirdi.
PKK Ramazan ayı içinde, Ortalık sakin, suskun iken birden eylemlerine hız Verdi. Her gün onlarca Asker, Polis öldürmeye başladı. Ortalık birden alevlendi. Devlet adeta izledi. Neden izledi? Çünkü durumu kendi lehine bu dönemki kadar hiç bir zaman çeviremezdi. AKP Dünya Aleme şunu duyurdu. Siyasal Mücadelenin ortamı ve şartlarını açmışız. Buyrun siyasal Örgutlenmeniz vasıtası ile Mücadelenizi yürütün. Ha diyeceksiniz ki ama Devlet bu söyleminde samimi değil. Orası başka bir bir durum. Sen Siyasal Mücadeleyi bir araç olarak kulanırsın sana kapılar açılmadığı zaman, O zaman Dünya Aleme dersin ki Bakın işte ” Ben siyasal Mücadele verdim ama olmadı Devlet engelledi” O zaman günah senden gitmiş olur.
Her şeyin bir zamanı var.
Savaşında bir zamanı var,
Barışında bir zamanı var derler..
Politik Mücadelede bunlar bir birine karışırsa ne olur; Toplumsal kaos olur.
Kazananı, kaybedeni belli olmayan bir Hukumdarlık yarışması..
Olan, ölenlere ve onların geldikleri ocaklara oldu; Ateş düştüğü yeri yaktı. Bir kuşak toptan yok olmak üzere…...
Kürdistan Topraklarında, AKP ile PKK arasında bir paylaşım mücadelesi son hızıyla sürüyor.
Zamanı Halkın çıkarlarına göre ayarlamayan, Yelkovanı sadece ve sadece ÖCALAN'a kuran PKK, istesede Siyasal Mücadele zeminini değerlendiremezdi. Çünkü kendisini sadece şiddet üzerinden şekillendirmişti. Siyasal zeminin yarattığı Legal Mücadele zeminini, Her zaman kendisi için tehlike olarak gördü.
Barışçıl ortamda, tiranlar maskara olurlar.
Eğer böyle olmasaydı, Ramazan Ayının ortasında birbire, Halk ayaklanmasının provasına girmezdi ve şideti son hızla yükseltmezdi. Hesap hatası demek mümkün değil. Düşünebiliyormusunuz, BDP legal bir Parti olmasına rağmen, onların başına KCK denilen İlegal Sivil bir Örğütü dikti. Varlığı iradesizlik üzerinde şekillenmiş olan BDP dahada şekilsiz bir duruma sürüklendı. Kağıttan Kaplan oldular.
Sahi,PKK nin 30 Yıllık Mücadelesi Kürt Halkına ne kazandırdı?.
Bilen varsa anlatsın dinleyelim.
Birisi çıkıp diyebilir,”İşte Efendim PKK olmasaydı, Kürtler bu kadar uyanmıyacaklardı. Veya Bugün Siz Kendinize Kürdüm Diyorsanız bu PKK' nin Sayesinde oldu.”
“Özürün Kabahatinden Büyük” Demezlermi insana?
Mantığa bakın, Kürtler'in kendilerine Kürt diyebilmeleri için 40 Bin İnsanın ölmesi, 4 bine yakın Köylerin boşaltılması, bir Kuşağın yok olmasımı lazımdı?. Yazık. Kaldı ki Kürtlerin uyandığını kim söyledi size? Tam olarak uyku komasına girmişlerdir.
Pekii, şimdi gelelim su noktaya? Savaş neden ve de birden alevlendi ve birden keskin biçakla kesilir gibi kesildi. Ne olduda başladı ve ne değiştide birden bitti?. Bu nasıl acıklanabilir? Sorulması gereken sorular bunlardır.
TC veya devleti eline geçirmiş olan AKP, baktı PKK siyasal zemini değerlendirmek istemiyor, veya şöyle diyelim, kaçamak olarak Kürdlere sunulan siyasal zemin pkk tarafından sabote ediliyor. Hemen harekete geçti. Dünyayı arkasına alarak ”Bakın biz siyasal zemini Kürdlere sunduk ama pkk, sunulan bu zemini ”açılımı” sabote etti vede etmeye devam ediyor” dedikten sonra. Orduyuda tam teşeküllü bir biçimde yeniden organize ederek, buda yetmedi, genel kurmay başkanını, Gül ve turbanlı hanımının karşısında ”topuk selamı”na durararak son hızla harekete geçti.
Bence ”Topuk selamı” bir dönüm noktasıydı.
Neyin dönüm noktası? Normal kapitalist devletlerde ordunun rolu neyse, TC ordusunada o rol verildi. ”Topuk selamı” bir son ve aynı anlama gelen bir baslangıç oldu.
Erdoğanın, Ferqin' de 14 askerin PKK tarfindan ”bir ergenekon komplosuna getirilerek” öldürülmesi ve bu olayın yarttığı ”infial” den sonra yaptığı konuşmayla, devletin PKK ye karşı verdiği savaşta, yeni bir konseptin başlangıcı oldu.
Belleğimizi kaşıyalım, ne demişti Erdoğan; ”bundan sonra musamaha yok, iyi niyetimizi su istimal ettiler, izleyin! Bundan sonra neler olacağını göreceksiniz. Nefesimizi her an enselerinde his edecekler.” pkk, Erdoğanın bu konuşmasını ”sahnelenmiş oyunun, perdesinin açılması olarak” algılamadı. Basite aldı. Halbuyse, başta PKK olmak üzere tüm kürd halkının, en ciddiye alması gereken konuşmaydı. Altı dolu olan bir konuşmaydı.
Bu konuşmadan sonra, topukçu genel kurmay başkanı kazan vadisi operasyonunun başına geçti. Diğer taraftan Arınç geçti basının karşısına, ne dedi arınç; ”komutanlarımız operasyon sonuçlanana kadar eve dönmiyecekler.” ve eve dönduklerinde. Sonuç; 37 kömürleşmiş ceset. Pkk Hakkari saldırısında 24 askeri kışlanın bahçesine serdi, Devlet kazan vadisinde öldürdüğü 37 gerillanın cesedi içinden 24 kömür parçası seçip malatya Devlet hastahanesi morguna serpiştirdi. Kısasa-kısas; yeni konseptin piskolojik boyutu oldu.
Akp nin yeni savaş konseptine destek gerek. Bu destek nerden gelecek? ABD başkanı Obama buna hazır. Arap baharından geriye suriye kalmış, buna askeri mudahale gerekebilir. Bunuda ancak Erdoğan’nın başında bulunduğu bir ordu yapabilir. Kazın geleceği yerden tavuk esirgenmez. Son hızla PKK engeli kaldırılmalı ve ne gerekiyorsa yapılmalı... Ve bunun için ne gerekiyorsaTC ye verilmesine karar verilmiştir. Egemen guclerin politikasi bu duzlemde iken
Pkk nin savasi birden alevlendirmesinin ne anlama geldigini anlamak cok zor. Halk savasini baslatmis diyorsaniz. Halkin savasa katildigi falan yok. Daha ziyadesiyle ergenlik çağındanda aşağıda olan cocukların taş, molotof attığını tv lerden izliyoruz
Öyle halkın veya geniş kutlenin ayakladığını felan görmüyoruz.. Siyasal mücadelenin zemininin açık olduğu bir dönemde savaş kararının verilmesi ie başlayan süreç yenilgiye mahkumdur.
Devletin açık açık geliyoruz dediği bir zamanda, son teknolojiye karşı kendisini ayarlayamadığını, kamuoyuna yansıyan ölümler göstermektedeir.
Ülke içindeki önemli kampların devlet tarafından ele geçirilmesi, büyük bir yenilginin işaretlerinide veriyor.
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir



Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için