Yeni Yıla Nasıl Girdik
Zeynel Çelik /Bir yılı daha geride bıraktık. Hep klişeleşmiş şeyler yazmak istemiyorum. Normalde ben yeni yıl yazısı hiç yazmam. Bu defa bir deneme yapayım dedim. Ben çoğunluğun yaptığı şeyleri yapmaktan yana değilim. Vardır elbet bir nedeni...Kendime bakıyorum, bir yılda çokmu değişmişim, çok tatsız şeyler mi yaşamışım? Herhalde çok şeyler değişmemiş bende. Hala sürgün hayatım devam ediyor. Yoksa bir yıl dahamı yaşlanmışım? Orasını tam bilemiyorum!
Yaşadığım bu küçük iskandinav kasabasında hep ortadoğuyu yaşamışım. Eskiden Danimarka gündemini iyi takip ederdim, ne varki geçtiğimiz son bir yılda Danimarka gündeminden tam kopmuşum. Fiziki olarak burdayım ama aklım fikrim bizim coğrafyamızda. Fiziğim burda düşlerim orada!
Yaş geldi elliye dayandı. Benim kuşağımdakilerin hayatı, hep halkı kurtarmakla geçti. Gelgör ki kendimizi dahil kimseleri kurtaramadık.
Normal yaşam bana ters geliyor, bu yüzden yaşama ayak uydurmakta zorluklar çekiyorum.. yaşamda koyun olmaktansa keçi olmayı tercih ediyorum. Bilinen sol ruzgarlar esmiyor artık.
Kuresel sermayenin estirdigi ve “insanı katılımcı” değilde “seyirci “ bıraktığı bu ruzgar bize yabancı. Yeni yıla “yel değirmenine” karşı durmakla giriyorum. Küçük şeylerden hala mutlu olamıyorum. Elimde değil. Ben hala eski solculuğumu seviyorum. 15 yaşında devrimci fikirlerle tanıştığımda çok heyecanlanmıştım, zannettimki yarın devrim olacak , ben hala o heyecanımı seviyorum.
Anlıyacağınız yeni yıla hiçte mutlu girmedim. Mutlu gireceğim bir şey de göremiyorum.Hala şaşkınlığı ve heyecanı aynı anda yaşıyorum.Elimde değil ne yapayım!.
Belki diyeceksiniz ki “ne kadar karamsar tablo çizdin?” Eeee ben size, yazıya başlarken demiştim; hiç alışkın değilim yeni yıl yazılarına. Aklıma bunlar geliyor şimdilik.
Biraz daha zorluyorum aklımı
Geçen yıl dünya biraz daha küçüldü. Küresel sermaye dünyayı tek bir sahneye çevirdi. Her şey artık tek elden yönetiliyor. Tek tip insan üretilmeye başlandı. İletişim araçlarınıda ona göre uyarladılar. Eşitsiz gelişme son hızla başını alıp gitti .
Her şey aynılaştırılmaya başlandı. Herkes aynı marka giyiyor. Dünyanın her yerinde insanlar burger yiyor. Aynı telefonu kulanıyor,herkes her şeyin yeni modellerinin çıkmasını bekliyor.. Tek tipleştirilmeye çalışılan yığınlar eski model rejimlerle yönetilmeyeceğini anlıyan “gizli eller” dünyada demokrasi rüzgarı estirmeye başladılar.
Arap Baharı ile ilk adımlarını attılar. Yeni yılda da devam edeceğe benziyor.
Yapılmak istenen “ tek düze bir insan veya robot insan” gören değil, bakan insan. Seyirci insan yaratılıyor.
Bizim coğrafyamıza bakıyorum. Neler olmuş neler! 80 yıllık Kemalist sistem tam çökertildi. Ordunun vesayeti yerini, topukçu generale bıraktırıldı. Balyoz planına, balyoz mahkeme ile son verildi.
Kemalist basın vergi dairesine kıstırıldı. Statükocuların bir kısmı silivriye diğer kısmıda Kılıçdaroğlunun boynuna bırakıldı.
Seçimler, Türkiye cephesinde, AKP ile kemalizm arasında, Kürdistanda AKP ile PKK arasında büyük bir curcuna içinde geçti. AKP her iki cephedede büyük bir fark attı, oyların büyük bölümünü aldı.
PKK nin elindeki kozları AKP aldı. Öcalanın sesi kesildi. Savaş dağlara haps edildi.
PKK imralının etrafında dönüp durdu. Bir parladı bir söndü. Kürtler için hiç bir şey üretemedi.
Devlet, Kürtleri inkar politikasından vaz geçti, Kürt sorununu kendilerinin çözeceklerini açıkladı, fakat bir türlü sonu gelmedi. Hep yarıda kaldı.
Kürt hareketi marjnalleştirldi. Kürtler her ne kadar 30'a yakın miletvekilini parlementoya gönderdilersede. Vekiller yeni yıla gene iradesiz girdi
Ortadoğu yeni yıla ”Arap Baharın’ dan geriye kalan enkaz’la girdi
Esat’ın faka basmasına ramak kaldı. Irakta harita değişeceğe benziyor.
Velhasıli kelam Kürtler yeni yıla 35 “kaçakçının” vahsice katledilmesi ile girdi.
Ortalık timsah göz yaşları ile, salya sümük. Devlet ile PKK olayıı kendi politik çıkarları doğrultusuna çekmiş durumda. Bu hadiseyi, Devlet kendisini “mahsum ve insan haklarına saygılı” pkk ise “ayaklanmanın” aracı noktasında kulanmaya calışıyor.Çekişme bu doğrultuda. Gerçekten duruma üzülenlerin sayısı çok az. En azından ben böyle görüyorum.
Bakalım yeni yılda neler olacak! Hep birlikte yaşayıp göreceğiz. Yolumuz açık ola.
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir


